Müzik dünyasını nasıl görüyorsunz?
Anadolu'daki o, aşiretler geleneği şehirlerimize de yayıldı. Türkiye'de sahne aşiretleri var. Bütün her şeyi onlar yapıyor. Toplasan 100 kişidir. Bu 100 kişi, dizide rol alır, albüm de yapar... O diziden, reklama geçer. Bir tek kişi de 'yeni bir yüz getirelim' demez. Devamlı o yüzle devam eder. Bir sahne aşireti doğmuştur. Türkiye'de işler karşılıklı ahbap çavuş ilişkisiyle yürür. Türkiye şöhret, para ve mevkiyi taşıyamıyor. Şarkıcılar 'güzel sesimle para kazanıyorum, başka bir şeye gerek yok' diye düşünüyor. Ya halk sizi en tepelere götürüyor ya da görmüyor. Dinleyici, tapınacak bir idol peşinde. Yüzde 90'ının iyi müzik talebi yok.
SADECE MAAŞ ALDILAR
Siyasete girmeyi hiç düşündünüz mü?
Sanatçının mensubiyeti olamaz. Bana siyasetten büyük teklifler geldi ama kabul etmedim. Çünkü bu benim işim değil. Bu kadar zaman meclise, sanatçı kökenli bir sürü insan girdi. Sadece milletvekili maaşı aldılar. Hiçbir şey yapamadılar ve yapamazlar. Çünkü siyaset önemli bir iş... Hem orada oturup siyaset yapacaksın hem de oturup şarkını yapacaksın. Bunlar ütopya...
SESİM ÇIKMAYACAK
Önümüzdeki dönemde yeni çalışmalarınız olacak mı?
Türk müziği albümüne girdim. Hazırlıklar devam ediyor. 14 Şubat Sevgililer Günü'ne çıkarmak istiyorum. Sonra kendi bestelerim var. 2000 yılından sonra yaptığım besteler. Onları çıkartacağım. Bir caz albümü var. Üç tane daha albüm yapacağım. Ondan sonra bir zaman gelecek ya sesim çıkmayacak ya da ihtiyarlayıp yorulacağım. Daha pasifize olduğum zaman kitaba yoğunlaşayım diyorum. Bu enerjimi şimdi canlı kayıtlarda kullanayım da... Notlarımı bir tarafa alıyorum. Yazıp çizmeye devam ediyorum işte...