Hikayesini Levent Kırca'nın yazdığı, oğlu Oğulcan Kırca'nın yönettiği 'Son İstasyon' adlı filmde, 'Önder' karakterini canlandıran oyuncu Korel Cezayirli, iki yıldır üzerinde çalıştığı projeden alnıın akıyla çıkabilmek için çok çalıştığını söylüyor. Filmde, Levent Kırca'nın canlandırdığı karakterin, giderek bir suçluya dönüşen isyankar oğlu 'Önder'i canlandıran Cezayirli, zaman zaman senaryo yazımına da katıldığını belirtiyor.
*LEVENT KIRCA FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ...
Film projesi size nasıl ulaştı?
Bu film aslında iki yıl önce dizi olarak düşünülüyordu. O dönemde Oğulcan Kırca'yla tanıştık. Bana kafasındakileri anlattı. Daha sonra projeyi bir sinema filmi olarak düşündüklerini duyunca çok sevindim. İki yıldır üzerinde düşündüğümüz ve çalıştığımız her şeyi filme yansıtmaya çalıştık. Senaryonun yazım aşamasında benim de fikirlerime değer verdiler.
ÇOK GERÇEKÇİ BİR FİLM OLDU
Senaryoda sizi ne etkiledi?
Başlangıçta çok gerçekçi olması, uydurma olmaması beni çok etiledi. Oynadığım karakterin gelişimi, üzerindeki aile ve toplum baskısı ve bunlara verdiği tepkiler de yine çok gerçekti. Filmin hikayesinin Levent Kırca'ya ait oladuğunu söylemeselerdi, tahmin edemezdim. Bu kadar güçlü bir kalemi olduğunu, hikaye yazmakta da bu denli usta olduğunu bilmiyordum.
Filmde canlandırdığınız karakteri anlatır mısınız?
Filmde 'Ruhi'nin asi oğlu 'Önder'i oynuyorum. Annesi-babası ve ablasıyla yaşayan Uşaklı bir genç. Mahallenin dominant delikanlısı. Toplumun ona gösterdiği ve öğrettiği şekilde davranıyor. Ve bu davranış biçimi bir gün, onu ve ailesini geri dönüşü olmayan yollara sokuyor.
Levent Kırca'nın performansı nasıldı?
Olağanüstüydü. Birçok konuda hepimize örnek oldu. Çok değerli bir usta olmasının yanı sıra davranış şekliyle, çalışkanlığıyla, eşitlikçi yönüyle; kendisine duyduğum büyük saygı kat kat arttı. Levent Abi'nin oyunculuğu üzerine yorum yapmak bizim haddimize düşmese de ne kadar büyük bir usta olduğunu, böylesine bir dramda da ne kadar etkileyici oynadığını belirtmek isterim. Sette onunla birlikte olmak çok keyifydi. Kıvrak mizahi yönü, insanların sette çok neşeli olmasını sağlıyor. Etrafına saçtığı neşeyle, bulunduğu yeri güzel bir yer haline getiriyor. Levent Kırca artık kesinlikle bol bol drama da çekmeli.
DUBLÖR KORKUNCA BEN ATLAMAK ZORUNDA KALDIM
Oğulcan ve Levent Kırca filmdeki performansınızı çok beğendiklerini açıkladı...
Bu, benim için büyük bir onur. Bir oyuncu, 'Ben çok iyi oynadım, aman müthiş döktürdüm' diye yorumlar yapamaz kendi kendine. İzleyenlerin, özellikle de ustaların bu tür övgü dolu sözler söylemesi geçekten çok güzel.
Bir sahnede dublör kullanmamışsınız...
İkinci kattan arabanın üzerine atlama sahnesi çekilecekti. Çok zor ve tehlikeli bir sahneydi. Dublörümüz atlayamadı. Bunun üzerine Oğulcan, birinci kattan atlayıp atlayamayacağımı sordu, ben de 'Atlarım' dedim. Oğulcan, bir oyuncudan istediğini, önce kendisi yapıyor. Önce o gösterdi istediği sahneyi ve ayağını sakatladı. Ben de sahnenin üzerinde çok çalıştım. Bütün güvenlik önlemleri alındıktan sonra arabanın üzerine atladım. Sahne çok gerçekçi oldu, bana da bir şey olmadı.
EKİP OLARAK FİLMLE GURUR DUYUYORUZ
Rolünüze nasıl hazırlandınız?
Mesleğim gereği her çeşit insanı gözlemliyorum ve bu gözlemleri gerek beynime, gerek kağıtlara sürekli not alıyorum. Zamanı geldiğinde de role hazırlanırken, karakteri oluştururken bu notları kullanıyorum. Bu filmde de; kendi kişisel ön hazırlığım dışında Oğulcan'la çalışmalarımız ve Levent Kırca'yla olan paylaşımlarımız da rolü çıkartmamda çok yardımcı oldu.
Nasıl bir film oldu?
Bence film çok güzel oldu. Bu kadar film yoğunluğunda ve sinema salonu paylaşımında gişesi ne olur bilemiyorum. Ama tüm ekip olarak gurur duyacağımız bir iş yaptık. Bazı işlerden para kazanılır, bazı işlerle sansayon yaratılır ama bazı işleri insan kendisi için yapar. Benim gözümde 'Son İstasyon', kendim için yaptığım bir iş. Beni geliştiren, bana yeni şeyler öğreten, beni çok zorlayan ve sonucundan memnun olduğum bir iş.