Tescilli güzellerden Didem Uzel, iş adamı Selim Sarı ile evlenip
Amerika'ya yerleşmişti. 11 yıldır memleketinden uzakta yaşayan Uzel, geçen yıl
Türkiye'ye dönüş yaptı. Uzel ile mutlu evliliğini, anne olduktan sonra yaşadıklarını, oğlu Aslan ile ilişkisini konuştuk...
Huzurlu bir yuvanız var... Hem basınla iç içe, hem de mesafeli. Bu dengeyi nasıl kurdunuz?
Aslında basınla çok iç içe değilim, genelde mesafeliyim. Sadece sosyal medyada varım. Orayı da son 5 yıldır aktif kullanıyorum. Sosyal medya benim kendi gazetem ve televizyonum gibi. Gerçekten orayı idare etmek zor. Söylediklerin ve yaptıkların, senin kişiliğinin yansıması. Denge kurmak çok önemli. Ama kendiniz gibi olduğunuz zaman hata bile yapsanız affediliyor. Bu arada sosyal medyada SMA hastası çocuklarla ilgili bu kadar yoğun yardım kampanyasını ilk defa Türkiye'de görüyorum. Herkesin destek olmasını diliyorum.
AMERİKA'DA ÇOK KORKTUK
Amerika'dan Türkiye'ye neden döndünüz?
Pandemi yüzünden döndük. Salgın
olunca ilk zamanlar ne yapacağımızı bilemiyorduk,
bu işin nasıl sonlanacağına
dair korkutucu senaryolar vardı. Amerika'nın
çıkardığı istatistikler de kötüydü.
Çevremizdeki arkadaşlarımız da oradan
ayrılmıştı. Bu beni çok korkutmuştu. 3
ay evden çıkmadan yaşamak zor oldu.
Orada tek başımıza kaldığımız için korktuk.
Ağustos ayına geldiğimizde pandemi
hâlâ bitmeyince Türkiye'ye dönmek istedim.
Evimizi taşıyıp yerleştik. 10 yıl New
York, 1 yıl Miami'de yaşadık. Aralarda
gidip geliyordum ama Aslan doğduktan
sonra çok az gidip geldik. Son iki yıldır
da gelmiyorduk. Şimdi ülkemde kendimi
güvende hissediyorum. Ailemle, tanıdıklarımla
aynı saat diliminde yaşamak bile
mutluluk verici.
Yurt dışında en çok neyi özlemiştiniz?
Ailemi, annemin yemeklerini, ailemle
ve arkadaşlarımla sohbetleri özledim. Bir
de Boğaz'da gezmeyi.
Buraya geldiğinizde ilk ne yaptınız?
Yazın geldik, büyük sıkıntıdan çıktığımız
için gelir gelmez annemlerin yanına
gittik Datça'ya. 1.5 ay orada kaldık ve
İstanbul'a geri döndük. O dönemde sadece
annemin dizinin dibinde yattım diyebilirim.
Nasıl bir anne oldunuz?
Olmak istediğim ve hayal ettiğim gibi
bir anne oldum. Sadece büyüdükçe çok
farklılaşan bir çocuğa sahibim. O yüzden
planladığım şeyleri bazen yapamadığımı
görüyorum.
Oğlunuzla birlikte neler değişti?
Annelik mutluluğumu katladı.
Aslan'la bütün dünyam değişti. Çok
daha düzenli bir hayatım oldu. Bir
insan yetiştiriyorsunuz. Kendime
elbette zaman ayırıyorum ama hayatımın
büyük kısmı Aslan'a adanmış
vaziyette. Çok istedim Aslan'ı,
bu yüzden de onunla birlikte bütün
hayatımın değiştiğini söyleyebilirim.
Bütün alışkanlıklarımı, gezmelerimi,
yediğim içtiğim her şeyi değiştirdi.
ÇOCUKLUĞUMUN BAYRAMLARI GÜZELDİ
Bayram size ne ifade ediyor?
11 yıldır yurt dışında yaşadığım için
bayramlardan uzak kalmıştım. Bayramlar
bana çocukluğumu hatırlatıyor. Küçük bir
yerde büyüdüğüm için bütün gelenekleri
yerine getirerek kutlardık.
El öpmeler, harçlık almalar,
bayram sofralarında
kalabalık yemekler...
Hepsi çok güzeldi. Keşke
bayramları hep çocukluğumdaki
gibi geçirebilsek.
Oğlunuza bayram geleneklerini aşılıyor musunuz?
Aslan 4.5 yaşında.
Beni tanıyanlar çok iyi
bilir, yurt dışında olduğumuz
dönemde oğlumun
evde Türkçe'yi çok iyi
öğrenmesi için ısrarcı
oldum. Gelenek
ve göreneklerimizi,
bayramlarda
aile büyüklerini
araması
gerektiğini hep
öğrettim. Yurt
dışında yaşayıp
büyüdüğü
için buradaki
sıcak aile
ortamından uzak
kalmasını hiç istemedim.
Şu an buradayız.
Bu bayramı nasıl geçireceksiniz?
Bu bayramı evde Selim,
ben ve Aslan birlikte geçireceğiz.
Bayram için hayallerim
vardı ama maalesef olmadı.
Annemi bile en son Kasım
ayında gördüm. Datça'ya gittiler.
Hiçbir şey planladığım
gibi gitmiyor ama yine
de Türkiye'de olmak,
ailemle aynı saat diliminde
yaşamak içimi
rahatlatıyor. Aslan
büyüklerini ziyaret edemeyecek
ama biz anne
babası olarak elimizi
öptürüp ona harçlık
veririz.
SELİM EV İŞLERİNDE BANA ÇOK YARDIMCI
Eşiniz ev işlerinde size yardımcı oluyor mu?
Selim ev işlerinde gerçekten bana çok yardımcıdır. Pandemi sürecinde özellikle üçümüz çoğunlukla evden çıkmıyoruz. Eşim, mutlaka benimle eşit derecede her şeyi paylaşır. Yemeği ben yapıyorsam sofrayı o toplar, bulaşıkları makineye yerleştirir. Aslan'ı ben yıkıyorsam, o uyutur. Ben çalışıyorsam, Aslan'la o ilgilenir. Ben oğlumuzla ilgileniyorsam, evde bahçeyi sular. İnanılmaz bir iş bölümümüz var. Kimse bunu ben niye yapıyorum demez. Bu kadar tutarlı ve güzel bir ilişkimizin olmasının sebebi bence karşılıklı anlayış ve paylaşımcı bir çift olmamız.
EVDE DOMİNANT BİRİYİM
Dominant biri misiniz? Evde kararları kim alır?
Kesinlikle dominant bir yapım olduğu söylenebilir. Selim de hem ev, hem de hayatın içinde idare edilmeyi seven bir adam. Düzeni sever, hayatındaki bütün akışın düzenli bir şekilde ilerlemesini sever. Bunu ben daha kontrollü ve iyi bir şekilde yaptığım için evde daha ağırlıklı bir karakter olarak gözükebilirim.
DİZİ OYUNCULUĞU YAPMAK İSTİYORUM
Ekranlara dönme planınız var mı?
Dizi oyunculuğu yapmayı düşünüyordum ama Türkiye'de olmadığım için düşüncede kalıyordu. Çok istiyorum ama salgından da çok korkuyorum. Daha rahata çıkmamız gerekiyor. Acele etmiyorum, kaçırılmış bir şey yok. Artık Türkiye'deyim, bir yapımcı ya da yönetmen isterse konuşuruz.
ERKEK ÇOCUĞUNUN HAMURUNU İLK ANNESİ YOĞURUR
Oğlunuza vereceğiniz en önemli nasihat ne olur?
Aslan'a hep "Kadınlar çok narindir, hepsi çiçektir ve tüm kadınlara çok iyi davranmamız gerekir" diyorum. Bir hikaye uydurarak karşı cinsin çok nazik, kırılgan olduğunu söyleyip onlara değer vermesi gerektiğini öğütlüyorum. Önce kendimden örnek veriyorum, annesine nasıl davranmasını gerektiğinden başlayıp tüm kadınlara neler yapması gerektiğini söylüyorum. Bir insan yetiştiriyorsunuz ve ilmek ilmek işliyorsunuz. Aslan'a vicdanlı ve adaletli olmayı, paylaşmayı, sevgiyle her şeyin üstesinden gelebileceğini ve her şey için teşekkür etmeyi öğretmeye çalışıyorum. Çünkü bir erkek çocuğunun hamurunu ilk annesi yoğurur. Fikrimce biz iyi erkekler yetiştirirsek; dünyadaki tüm kadınlar mutlu olur.