DİDEM BALÇIN
Eşim de kayınpederim de avukat. Çok eğlenceliler, ama eşim Can gizli komiktir.
Evlendikten sonra sözleşmelerimi artık eşim okusun dedim. Demez olaydım. Hayatımda hiç imzaladığım sözleşmeyi okumamıştım, bana 4 gün bir sözleşme okuttu. Madde madde üstünden geçtik teker teker. O gün son oldu. Bir daha hiçbir sözleşmemi ona okutmadım. Yoksa bir daha hiçbir filmde oynayamam.
Şule Senin Hikayen dizisinde oynadım. Keyifli ve huzurlu bir setti. Hakan Yılmaz ile partnerdik, eşimi oynuyordu. Gerçek bir hikâye olması beni çok etkiledi. Kurgusu da çok güzeldi.
Sersem Kocanın Sersem Karısı oyunu 10 gün diye yola çıktı. Seyirci sevdi, devam edeceğiz gibi görünüyor.
Özel tiyatro yapmak zaten zor, tiyatro sahibi olmak işletmek daha zor. Kendi kazandığımızı yine bu işe yatırdığımız için hem hayallerini gerçekleştirmek istiyorsun hem de temkinli olmak zorundasın. O yüzden tiyatro yapmak zor ama vazgeçebileceğim bir şey değil.
Beni en az yoran şey annelik. Oğlumla öyle uyumlandık ki. O benim hayatıma adapte oldu. Doğurduğum zaman sete geri döndüm, Kuruluş Osman devam ediyordu. Sete götürdüm, oyuna geldi. O yüzden sistemi çok iyi biliyor. Oyunculuk yeteneği olduğunu düşünmüyorum, daha hayat insanı. Bizim evdeki meslekleri yapsın istemiyorum. Sevdiği işi yapsın.
Çakallara Dans 8 geliyor. Müthiş seri. Bu kadar uzun süre devam eden başka bir film yok diye biliyorum. İlker Ayrık'ın eksikliğini hissediyorum. Onu çok seviyorum, onunla oynamaktan vakit geçirmekten çok mutlu oluyorum. Fatma'yı oynamak çok keyifli. Benim gerçek hayatta asla yaşayamayacağım her şeyi yaşıyor.
SOSYAL MEDYAMDAN 800 KİŞİYİ SİLDİM
Sosyal medya yanıltıcı olabiliyor. Şen şakrak olduğum zaman sosyal medya paylaşımı yapıyorum. Bu sefer de hep öyleyim sanıyorlar. Özel hayatımı paylaştığım bir yer değil. Sosyal medyayı eğlenmek için kullanıyorum. Geçtiğimiz günlerde sağlam bir sosyal medya temizliği yaptım ve 800 kişiyi sildim. Babamın vefatından sonra gelen bir şey bu. Ben yıllardır toplu atılan bayram mesajlarına bile cevap vermiyorum. Babam ölmüş yazmamışsın, görmek istemiyorum. Böyle diye diye sildim çok kolay oldu. 1-2 günümü aldı. Duygusal bir dönemimdeyim. Trip atanlar hiç umurumda değil. Bir iki arkadaşım yazdı neden sildin çok üzüldüm dedi. Neye üzüldün dedim, en son 2 yıl önce emoji atmışsın. Biri de menajerimi değiştireceğim kimi önerirsin diye mesaj atmış. DM'den menajer arama dedim. Hâlâ çok kişiyi takip ettiğimi düşünüyorum yeni bir temizlik gelebilir.
İlk dizim reyting yüzünden bittiğinde günlerce ağlamıştım. Çok küçüktüm. İkincisinde iki gün ağladım üçüncüsünde kısmet dedim. Sonra alıştım artık takmıyorum. 'Rızkımı veren Hüda'dır, kula minnet eylemem' diyorum artık. Ben bir diziye bel bağlamıyorum, bir dizinin başrolü olmak gibi bir çabam yok. Ana kadroda olayım ya da bir sahnem olsun. Çok iyi sahne olsun, tek sahne oynayayım akılda kalsın diye düşünüyorum.
AYŞE BALIBEY
EN BÜYÜK FOBİM BAVUL HAZIRLAMAK
Çok eskiden beri Didem'le arkadaşız ailece görüşüyoruz. Yıllar sonra fark ettik ki ikimiz de birbirimizden habersiz bir filmde oynamışız.
Ayşe'nin Bavulu olarak biliniyorum. En büyük fobim bavul hazırlamak. Korkuların üzerine git denir ya ben de bu bavul metaforunu sevdim. Senarist, radyocu avukat kimliklerim öne çıkıyor.
Uzun süre avukat olarak çalıştım üniversitede hocalık da yaptım ama 2010 yılından sonra bıraktım, senaryoya yöneldim. İyi bir avukattım aslında ama kafamdaki senaryoların peşine düştüm. Yazmaya başladım. Andaç Haznedaroğlu'nun senaryo atölyesine katıldım. Blog da yazıyordum, onu okumuş. 'Kalemin güzel bir film var, aldatılma senaryosu yazar mısın?' dedi. Hemen yazarım dedim. 3 ayda bitti. 'Özcan Deniz çok beğendi o da oynamak istiyor' dedi. İlk filmimi Andaç Hoca yönetti, Özcan Deniz, Hande Doğandemir ve Şükrü Özyıldız oynadı. Onun sayesinde girdim sektöre. Sonra yolum açıldı. Gelin Takımı, Her Şeyin Başı Merkür, Annem, Aslı Gibidir, Konuşan Hayvanlar gibi filmleri yazdım. Senaryo yazarken çok avantajı oldu hukuk okumanın. Hayata hazırlıyor bizi. Bir olayı 3-4 açıdan görmeyi öğretiyor hukuk, senaryonun matematiği de öyle.
Annem babam endişelendi tabii ki bu kararı alırken, 30 yaşından sonra kızımıza biz mi bakacağız dediler. 3 ay sonrasını göremeyeceğin bilinmezliklerle dolu bir sektör. Ama şanslıydım açıkçası. Bence sevdiğiniz işi yapınca bir şekilde yolunuz açılıyor. Avukatlık benim bileziğim korkmayın, işler yolunda gitmezse ben yine avukatlık yaparım dedim. Sağ olsunlar destek oldular. Şimdi çok gurur duyuyorlar. Filmlerimi sinemada izleyince onlardan aldığım geri bildirimler beni çok mutlu ediyor. Biraz da onlar için yapıyorum filmleri.
Televizyonda ve platformda iş yapmak çok farklı. Süreler çok belirleyici oluyor. Dizi süreleri uzun olunca kısa sürelerde iş yetiştirmeye çalışmak sektörün kanayan yarası. Bir iş iyiyse ünlü bir oyuncuya bile ihtiyacı olmadan çok izlenebiliyor. Bir stara ihtiyacı yok iyi bir işin. Zaten görüyoruz çok iyi isimlerin de dizileri kalkabiliyor.
Yeni senaristler yetişiyor. Erkek egemen dünyada kadın senaristler komedyenler ve yönetmenler de yetişiyor. Zaten varlar ama artıyor. Gişe kaygısıyla iş yapılmaz ben öyle yapmıyorum.
60 yaş üstü aşk hikayesi yazmayı çok isterim. Dünyada çok örneği var. Cesaret etmek gerekiyor. Yeni bir komedi yazıyorum. Didemle de bir komedi yapmak istiyorum. Gelin Takımı 3 istiyoruz.
Yazın dram işi tutmaz diyorlardı. Altı Üstü İstanbul çok güzel ters köşe yaptı. Reytingleri çok iyi.

MELİKJOY
TÜRKÜLERDEN BATI MÜZİĞİNE EVRİLDİM
Müziğe ilk 6 yaşında bağlamayla başladım. Babam bağlama kursuna yazdırdı, sonra oradaki hocam beni bırakmadı batı müziğine de yönlendirdi. Türküleri batı müziğini birleştirdik. Viyola mezunuyum. Senfoni orkestralarında çok çalıştım. Konservatuvarı bitirdikten sonra Viyola eğitimim için Kanada'ya gittim. Gitar çalmaya başladım. Hem dil hem müzik eğitimi sırasında sahneye de devam ettim. 1.5 sene kaldım sonra kendi sanat merkezimi açtım İzmir'de. Ama sahne programlarım yoğunluğu sebebiyle onu kapatmak zorunda kaldım. Müzikal yapmak istiyorum.

NİL KARATAŞ
HAYATTA HEP BİRİNCİ OLMAYI TERCİH ETTİM
Adanalıyım orada okudum bitirdim. İstanbul'a en kötü sokak müzisyeni olurum diye geldim. Hiç korkmadım. Sırtımda kemanla geziyordum. Zor zamanlarım oldu. Evimi paylaştığım arkadaşım ev borcumu bana bırakıp kaçtı. İlk kazığımı ev arkadaşımdan yedim. Beni çok kamçıladı bu durum. Sonra tesadüfi Ajda Pekkan ile tanıştım, vokalisti oldum bir süre. O Ses Türkiye 2013'te benim dönüm noktam oldu. Finale kaldım, elendim iyi ki birinci olmamışım. Çünkü bu tür yarışmalarda birinci olanlar parlayıp sönüyorlar. Ben hayatta birinci olmayı tercih ettim. Haksızlığa uğradığımı düşündüm ama halktan büyük destek aldım. Devam etmeliyim diye düşündüm ve 10 yıldır şarkıcılık yolunda ilerledim.