Herkes onu sesi ve fiziğiyle tanıyor. Türkiye'deki tenorların en ünlüleri arasında sayılıyor. Kimden mi bahsediyoruz? Tabii ki Hakan Aysev'den... Aysev, bugün Metrocity'de Işın Karaca, Kubat ve Sibel Tüzün'le birlikte 'Pavarotti& Frends'in (Pavarotti ve Arkadaşları) Türkiye versiyonunu gerçekleştirecek. Geliri Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı'na (Koruncak) bağışlanacak olan konserde Karaca; ünlülerle birlikte aryalar söyleyecek. Hakan Aysev'le bu konseri konuştuk.
ÜÇÜ DE BENİ ÇOK ETKİLEDİ
Bu proje 'Pavarotti&Friends'in Türkiye versiyonu mu olacak? İzleyeceğimiz gösteri nasıl ortaya çıktı?
Ben üç yıl boyunca Luciano Pavarotti'nin öğrencisi olma şansını yakaladım. Bana "İnsan ve sanatçı idolünüz kim?" diye sorsanız, kesinlikle 'Pavarotti' derim. O da Tracy Chapman, Ricky Martin ve Gloria Estefan gibi isimlerle birlikte arya söylemişti. Yaklaşık iki yıldır, benim de hayalimde bu proje vardı. Şu an bunu gerçeğe dönüştürdüğüm için çok mutluyum. Açıkça söyleyebilirim ki; bu konser benim misyonumun en önemli noktalarından biri olacak.
Bu etkinlikle sizinle birlikte olacak isimleri nasıl seçtiniz? Sibel Tüzün, Işın Karaca ve Kubat'ın daha mı iyi arya söyleyeceğini düşündünüz?
Işın Karaca, Kubat ve Sibel Tüzün; seslerinin farklılığı ve yorumlarıyla beni hep en çok etkileyen sanatçılar oldular. Özellikle Kubat ve Işın Karaca, benim çok yakın dostlarım... Ve yıllardır beraber olduğumuz ortamlarda hep şakayla karışık aryalardan örnekler verirlerdi. Sibel Tüzün'ün özellikle müzikallerde çok başarılı olduğunu gözlemlemiştim.
DANS ETTİK HASAR VERDİK
Konsere ne kadar zamanda hazırlandınız?
Yaklaşık bir aydır çok sıkı bir şekilde çalışıyoruz. Bu projede yine en büyük şansım; Cem Öget önderliğinde üç senedir beraber çalıştığım orkestram.
Bu üç isim, opera söylerken zorlandı mı?
Hayır hiç zorlanmadılar. Zaten üçü de çok profesyonel ve başarılı sanatçılar. Onun için de kısa sürede adapte oldular, Çok keyifli çalıştık. Özellikle Kubat'la bir zeybek düeti yapıyoruz, zeybek dansı yapalım derken eve epey bir hasar verdik.
YENİ ALBÜM GELİYOR
Operanın daha çok sevilmesi için böyle popüler işlerin yapılması gerekiyor değil mi?
Kesinlikle. Opera; içinde tiyatro, bale ve senfonik müzik gibi farklı performansları barındırıyor. Ve bu denli algılanması zor bir sanatın sadece dört duvar arasında, devlet kurumlarında kalması doğru değil! İnsan neredeyse opera da orada olmalı! Yani konser mekanı bir park ya da cadde olabilir.
Tenorlar tanınmaz ama halka 'Operacı iki isim söyleyin' deseler Pavarotti'yi ve sizi söylerler. Bunu nasıl başardınız?
İnanır mısınız, beni 'Sen neden bu kadar ünlüsün' diye eleştirdiler. Ama hayatta hiçbir şey tesadüf değildir. Türkiye'de ünlü olmak çok kolay; bir günde bile herkesin tanıdığı biri olabilirsiniz... Ama insanların sevdiği biri olmak önemli bir altyapı gerektirir. Ben 22 senedir birçok ülkenin en önemli müzik merkezlerinde mesleğimi icra ediyorum. Yaklaşık dört yıldır asla kategorize etmeden, yüzlerce TV programına katılıp röportajlar verdim. Ve artık benzin alırken, pompacı bir çocuğun 'Abi senin sesin çok güzel' demesi bana çok gurur veriyor.
Geçen yıl pop şarkılarından oluşan bir albüm çıkarmıştınız ve bazı kesimler tarafından da eleştirilmiştiniz. Pişman oldunuz mu, yeniden böyle bir albüm yapma planınız var mı?
Piyasa adına çok iddiası olmayan ama müzik adına iddialı bir albümdü. Bana insanların geri dönüşü hep pozitif oldu. Şimdi Rafet El Roman'la yeni bir pop opera albümü yapacağız.
HAKAN AYSEV FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN