ASLINDA HER ŞEY ANLAMSIZ
Ölüm korkunuz var mı?
Hayır. "Hayat pamuk ipliğine bağlı" derler ya, bunu yaşamadıysanız anlamazsınız. O yüzden de kimseye tavsiye etmiyorum ama bende bıraktığı etki; gittim, geldim ve ondan sonra her şeyin ne kadar anlamsız olduğunu idrak ettim. Televizyona çıkan bazı insanları eleştirirdim; ben o olayı yaşadıktan sonra herkesi dinler oldum. Yoldan geçen simitçiye bile kulak kabartıyorum, çok daha duyarlı oldum. Yalanla aram yok çünkü yalana ihtiyacım yok artık. Kendi içime kapandım.
Sertab Erener'le boşandınız ama hâlâ görüşüyorsunuz...
Aslında bütün ilişkilerimde aynı şeyi görebilirsiniz. Genelde günlük hayatla ilgili sohbet ederiz ama üçdört ayda bir konuşuruz. Albüm tanıtımı sırasında gördüm; "Albüm mü yaptın? Ben de yapsam" dedi. Ona albümümü hediye ettim.
ÇOCUĞUM OLURSA MÜZİK YAPAMAM
Evlenip aile kurma gibi bir hayaliniz var mı?
Hayır, yok çünkü ben yalnızlıktan yana biriyim. Yalnız olmayı seviyorum; yalnız başıma duvarlara bakmayı, televizyon izlemeyi seviyorum. Arkadaşlarım var, kız arkadaşım var. Herkesin yeri ayrı. Evlenince aynı evde yaşıyorsunuz. O paylaşma durumu, bazen olmuyor. Çocuk konusuna gelince, acayip istiyorum ama bir yandan da çok korkuyorum. Çocuğum olduğu zaman ben direkt çocuğa odaklanırım, müzik yapamam. Herkese "Ay bak, ne güzel benim çocuğum" diye gösteririm. Emre Altuğ ve Çağla Şıkel'in oğulları Uzay'ı aldım kucağıma, deli oluyorum ona. Emre ve Çağla'nın evliliğine de bayılıyorum.
SİNEMANIN TADINA BAKTIM, LEZZETLİYMİŞ!
Tiyatro ya da sinema yapmayı düşünüyor musunuz?
Tiyatro yapmayı asla düşünmem çünkü bu özel yetenek gerektiriyor. Sinemada ise 'Gönderilmemiş Mektuplar' filmiyle bir deneyim yaşadım. Sinemanın tadına baktım yani; lezzetliymiş.
En beğendiğiniz yönetmen kim?
Yavuz Turgul'u çok beğeniyorum. Şimdi bir sit-com projem var. Bakalım, daha görüşme aşamasındayız.
ERKEKLER BENİ EŞLERİNDEN KISKANMIYOR
Hayranlarınız size sevgilerini nasıl gösteriyor? İlginç davranışlar oluyor mu?
Beni hastalık derecesinde beğenen bir-iki hayranım var. Mektup yazıp konserlerime geliyorlar ve çok edepliler. Bana "Ay ne tatlı ve güzel çocuk" diyorlar. Sahnede yer alış biçimimi, sesimi sunmamı seviyorlar. Beni kız arkadaşından ya da karısından kıskanan adamlar yok. Bir arkadaşım anlattı; yaşlı bir adam "Bu Levent Yüksel'den illallah geldi. Benim kadın, o çıkınca eriyor, bitiyor. Öldüreceğim bu adamı" diyormuş gülerek...