Bir erkeğin tek rakibi, sevgilisine göz koyan ya da koyacak olan başka adamlardır. Yani rakibi tanıdık, gelebilecek hamleler bellidir.
Tehlike sezdiğinde gardını kolayca alır, o an icap ne gerektiriyorsa onu yapar, konu olumlu kapanır.
Ama bir kadın için durum farklıdır.
Bir kere eski sevgiliymiş, uzaktan göz koyanlarmış, yok potansiyellermiş falan, bunlar bir kadına vız gelir tırıs gider.
Çünkü o da işi kendinden bilir, yani hemcinslerinin yapacağı bütün numaralardan önceden haberdardır.
Numara, sır, gizli kapaklı iş ona sökmez.
Sesini çıkarsa da çıkarmasa da -ki, günün birinde o ses illa ki çıkar- erkek istediği kadar saklamaya çalışsın, kadın her türlü duruma hakimdir.
O yüzden bir kadının rakibi aslında diğer kadınlar değildir.
Peki kimdir? Aile mi?
Yok, o da değil...
KADIN DA ÇUVALLAR!
Bir kadının en büyük rakibi sevdiceğinin erkek arkadaşlarıdır! İşte orada, kadın çok fena çuvallar.
Çünkü nasıl kız kıza enteresan ve erkeklerin tam olarak çözemediği bir dünyamız varsa, erkeklerin de kendi aralarında bizim bütünüyle hakim olamadığımız ve olamayacağımız bir ilişkileri vardır.
Bir kere kadın kısmı şunu bilmeli: Adam sizin yanınızda dünyanın en romantik insanı olabilir. Size olan sevgisini her an, her saniye söylemekten belli etmekten çekinmeyebilir.
Sizi ilgi, alaka manyağı yapabilir, dibine kadar da şımartabilir. Ama işte bunu sadece siz ve sizin çevreniz bilir.
Yani bir kadın sevgilisinden başını tavana vurduracak bir jest gördüğünde bunu sadece kendine saklamaz. Ailesine, arkadaşlarına anlatır, mutluluğunu sevdiği herkesle paylaşır.
SERT ADAM ROLLERİ
Ama, işte Ademoğlu öyle değildir.
Erkek arkadaşlarının, o jestlerini, evin içindeki âşık adam hallerini öğrenmesinden, daha da fenası onlara tanık olmasından ödü kopar.
Sert ve ilgisiz adamı oynamak erkekliğin şanındandır.
"Ne o len, hanım köylü mü oldun kılıbık!" cümlesini duymamak için elinden geleni yapar.
Sevgilisiyle evlilik, çocuk muhabbetleri yaparken, erkek arkadaşları konuyla ilgili soru sorduğunda "Yok be oğluuum ne evlenmesi, deli mi öptü beni?" çeker.
Ve işte, bu ikili oyun yüzünden de, bir süre sonra sevgilisiyle erkek arkadaşları arasında sıkışır kalır.
Arkadaşları kendilerine ait günler, geceler planlar yaparken, 'Ben kimseyi takmam çeker kapıyı, sizinle gelirim' havasındayken, evde sevdiği kadına 'Ben arkadaşlarıma dışarı çıkacağım, tatile gideceğim' cümlelerini nasıl sarfedeceğini, kara kara düşünür.
Hele ki, bir de evlenmeye falan kalkarsa o erkek arkadaşları adama bildiğin tavır alır.
Erkek bunu bildiğinden, bu kararını uzun süre, hatta son ana kadar arkadaşlarından saklamayı uygun görür.
Yani uzun lafın kısası bütün bunlara uyanamayan kadın kısmı, rakip diye başka kadınlara karşı gard almaya çalışırken, aslında en büyük tehlikenin farkında değildir.
KOYVERİN GİTSİN!
Bir erkeğin aklını en kolay yine bir erkek çeler.
Bütün bunları akşam istihareye yatıp uydurmuyorum tabii...
Çocukluğundan beri tüm yakın dostları erkek olan, bir kadının edindiği yüzde 100 güvenilir bilgilerdir.
Bazı erkek arkadaşlarımın sevgilileriyle olan ilişkilerini bana, adeta pijama partisindeki kız kıza muhabbet rahatlığı ve ayrıntılarıyla anlatırken, erkek arkadaşlarımız yanımızdayken nasıl da ketum davrandıklarına defalarca şahit oldum.
Lafı da, yazıyı da çok uzatmayalım. Kısacası eğer ilişkinizi b.ktan gitmeye başladıysa, bence 'Bir başkası mı var?' diye endişe edeceğinize, şöyle bir düşünün bakalım...
Acaba adamı erkek arkadaşları mı etkiliyor, dolduruyor? Ve yine acaba siz, onlarla daha fazla zaman geçirmesine trip atarak buna zemin mi hazırlıyorsunuz?
Bence biraz rahat bırakın, koyverin gitsin... Ya da arkadaşlarıyla iyi geçinmeye bakın.
Yoksa eğer bir savaş başlamışsa, emin olun siz zayıf halkasınız. Kolay değil tabii ama, kabul edin!