Bihbehani Muhammed Bakır kimdir?

1116 (1704-1705) veya 1118 (1706-1707) yılında İran'ın o zamanki başşehri ve en büyük kültür merkezi olan İsfahan'da doğdu. Babası Molla Muhammed Ekmel, İran Şiî ulemâsının başlıca simalarından olan Molla Muhammed Bâkır el-Meclisî'nin talebelerindendi ve onun kardeşinin kızıyla evlenmişti. Meclisî XVII. yüzyılın son çeyreğinde İran'ın dinî hayatı üzerinde tam bir hâkimiyet kurmuştu. XVIII. yüzyılın sonunda ise İran'ın dinî ve siyasî tarihi üzerinde önemli bir etki bırakan Bihbehânî aynı mevkide görünmektedir. Muhammed Bâkır babasının vefatı üzerine İsfahan'dan ayrılıp Necef'e gitti. Orada Âgā Seyyid Muhammed Tabâtabâî'den felsefe ve mantık, Seyyid Sadreddin Kummî'den fıkıh ve usul okudu. Necef'te yaklaşık otuz yıl kaldıktan sonra tanınmış ve kendinden emin bir âlim olarak Fars eyaletinin eski bir ilim merkezi olan Bihbehân kasabasına yerleşti. Orada uzun süre ikamet ettiği için Bihbehânî nisbesiyle meşhur oldu.

Bihbehân'ın Ahbârî fıkıh mektebinin (Ahbâriyye) merkezi haline geldiğini gören Bihbehânî, taraftarı olduğu Usûlî mektebini (Usûliyye) yaymaya ve Ahbârîler'le mücadele etmeye başladı. Ca'ferî fıkhı içerisinde Ahbârî-Usûlî çatışması eski olmakla beraber XVIII. yüzyılda bu çatışma had safhaya ulaştı. Ahbârîler'e göre on ikinci imam gaybet*te iken fıkhî bir hüküm arayanların tek çaresi Kur'ân-ı Kerîm'e ve Hz. Peygamber'le on iki imamın rivayetlerine başvurmaktan ibarettir. Usûlîler ise o kaynakları esas alıp aklî metotlar kullanarak ictihadda bulunmayı câiz ve hatta zaruri kabul ediyorlardı. Bihbehânî, Usûlîler'in tezlerini müdafaa eden ve Ahbârîler'in fikirlerini çürüten bazı eserler yazdı. Aynı zamanda kasaba camisinde müessir vaazlar vererek halkın ve âlimlerin çoğunluğunun Usûlî mektebini benimsemesini sağladı.

Bihbehânî 1746 yılında Irak'a dönüp Kerbelâ ilim merkezlerini de Ahbârî mektebinin tesirinden çıkarmaya karar verdi. Kerbelâ'ya varır varmaz Ahbârîler'in reisi olan Şeyh Yûsuf Bahrânî'nin arkasında namaz kılmanın ve onun ders meclislerine devam etmenin haram olduğunu ilân etti. Ahbârîlik'ten vazgeçip Usûlîler'e katılmaya hazır olduğu söylenen Şeyh Yûsuf da kısa zamanda ortadan çekildi. Bunun üzerine Ahbârî ulemâsının bir kısmı Usûlî mektebine geçti, diğerleri de Kerbelâ'yı terketti. Bu yenilgiden sonra Ahbârî mektebi bir daha canlandırılamadı. Bihbehânî tarafından sağlanan Usûlî zaferi, İran'da siyasî işlerde de sözlerini geçirebilen kuvvetli bir müctehid sınıfının ortaya çıkmasına sebep oldu; hatta bu gelişme ile İran İslâm Devrimi arasında bir ilgi kurmak mümkündür.

1206 (1791-92) yılında ölen Bihbehânî, hayatta iken her gün ziyaret ettiği İmam Hüseyin'in türbesinin yanına defnedildi. Vefat tarihi bazı kaynaklarda 1208 (1793-94) olarak da geçmektedir. Yetiştirdiği birçok talebe arasında, Ni'metullāhî dervişlerine karşı beslediği kinden dolayı "Sûfîküş" (sûfîleri öldüren) diye anılan en büyük oğlu Âgā Muhammed Ali Bihbehânî, meşhur Şiî âlim Bahrülulûm-i Tabâtabâî, Usûlî fıkhına dair değerli eserler telif eden Şeyh Ca'fer Kâşifülgıtâ en-Necefî, İsfahan'da vali ile rekabet edecek kadar büyük nüfuz kazanan Hâc Muhammed İbrâhim Kelbâsî ile Seyyid Muhammed Bâkır Şeftî ve İran Şahı Feth Ali Şah üzerinde büyük etkisi olan Mirza Ebü'l-Kāsım el-Kummî sayılabilir.

Bihbehânî'nin çok sayıdaki eserlerinden başlıcaları şunlardır: Hâşiye ʿalâ Minhâci'l-makāl (Tahran 1306); Edebü't-ticâre (Tahran 1294, 1316; Bombay 1299); Hâşiye ʿalâ Medâriki'l-ahkâm (Tahran 1268, 1274, 1298); Kitâbü'l-İctihâd ve'l-ahbâr (Tahran 1314, 1317); İbtâlü'l-kıyâs; Risâletü hücciyyeti'l-icmâʿ ve el-Fevâʾidü'l-Usûliyye.

Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi

BİZE ULAŞIN
BİZE ULAŞIN