Turkcell Süper Lig'in 24. haftasında Eskişehirspor ile Galatasaray arasında oynanan karşılaşma 2-1 ev sahibi Eskişehirspor'un üstünlüğü ile sona erdi.
LEVENT TÜZEMEN: Pellegrini-Rijkaard (SABAH)
Lig yarışı sürerken araya sıkışan milli maçlar için İtalyan ve İspanyol medyası "FIFA virüsü" der. Bu milli maçlar kulüplerin ritmini bozar, sakatlıklara ve yorgunluklara neden olur. Eskişehir maçında Galatasaray bu virüse yakalanmıştı.
FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYINIZ...
Galatasaraylılar bu virüsü yenilgiye mazeret göstermemeli. İğneyi önce kendilerine batırmalı. Başta da oyuna elini sokmayan Rijkaard!
Kasımpaşa maçının yıldızı Giovani ile başlamak gerekirken güçsüz Elano'yu tercih etmek de büyük hataydı. Neill-Emre Güngör ikilisi birbirini tamamlıyor. Neill kontrollü, Emre çabuk. Servet tek hamleli ve ağır. Atletico maçında Reyes'ten yediği "Feyk"e karşılık veremedi. Servet'in bu zaafını iki golde de Koray affetmedi. Rijkaard'ın Neill- Emre ikilisini bozması bence çok anlamsızdı.
ÖMER ÜRÜNDÜL: Koşan, yürekli bir takım (SABAH)
Galatasaray ilk yarının tamamında oyuna hükmeden taraftı. Eskişehirspor'un orta sahasının aralarında kolektif uyum sağlayamaması ile iki santrforun sprint ve adam eksiltme özelliklerinin olmayışı Galatasaray'ın oyunu kontrol altına almasına olanak sağladı.
Farkın bire inmesi G.Saray'a moral verse de oyunu aşırı zorlamasından kaynaklanan fiziki sıkıntı son bölümde beraberliği getirmedi. Rijkaard'ın geçen haftanın en başarılısı Santos'a ilk 11'de yer vermeyişi bence önemli bir teknik adam hatasıydı.
Hakem Bülent Yıldırım için oyunun gidişatına göre zorluk derecesi yüksek bir maç oldu. Genel yönetimi iyiydi ancak Eskişehirspor'un ilk golünde Koray'ın elle düzeltmesini göremeyerek neticeye etki eden önemli bir hata yaptı. Ayrıca yine Koray'ın kendi ceza sahası yayında kritik bölgedeki elle oynamasını da göremedi. Tabi bunlar notunu düşürecek yanlışlardı. G.Saray lehine verdiği penaltıda hareket içerde mi dışarda mı, oldukça tartışmalı idi.
HAKAN DİLEK: Ellerin muradı (FOTOMAÇ)
Maçın en kilitlenmiş anlarından birinde Eskişehirspor'un Koray'ı çıkıyor eliyle önüne aldığı toptan bir jenerik güzelliği yaratıyor attığı golle. İlk yarı bitiyor. İkinci yarı başlıyor hemen başında yine bir el hareketiyle önüne aldığı topu G.Saray filelerine kendisinin ikinci golü olarak yazdırıyor.
Oysa rakibinden iki kez daha diri olması lazım; olmuyor beklenen. Giovani 'rüzgarından' ürettiği penaltı da yetmiyor sarı-kırmızılı armadaya. Oyunun 70 dakikasında biraz kıpırdanarak maç kazanmaya çalışmak lüks bir aldanıştır bizim için. Şöyle geçiyor içimden; Arda mücadele etmez, Keita top taşımazsa zaten santrforsuz oynamaya alışmış olan lider şampiyonluğun kapısına hüzün ve pişmanlık taşır olsa olsa... Alem maça galibiyeti ellerinde taşıyarak çıkıyor çünkü...
BÜLENT TULUN: Toparlanma vakti (FOTOMAÇ)
Şampiyonluk yolunda en önemli adımlardan biriydi Eskişehir deplasmanı. Mutlak 3 puan için sahaya çıkan Galatasaray, karşısında savunma ağırlıklı oynayan bir Eskişehir buldu. Orta sahasını beşleyen ve savunma göbeğini hiç ileri çıkarmayan Rıza hoca ilk yarıda girdiği tek pozisyonu da golle sonuçlandırdı.
2-0'dan sonra yapacağı müdahale kısıtlı olan Frank Rijkaard, Önce Santos sonra Emre Çolak hamlelerini yaptı. Bol miktarda doldur boşalt uzun Eskişehir savunmasına 'tık' demedi. Baskı karşısında sinirlenen Galatasaraylı oyuncular oyun disiplininden de kopunca, kördöğüşü gibi bir oyun ortaya çıktı. Hakem Yıldırım ilk yarı ceza alanı yayı üzerinde önemli bir elle oynamayı, Galatasaray lehine değerlendirmeyerek ciddi bir hata yaptı. Galatasaray lehine verilen penaltı da bana göre tartışmalıydı. Şampiyonluk yolunda çok önemli bir 3 puan kaybı, gelecek zorlu maçlar için Galatasaray adına endişe verici. Bu son düzlükte, hiçbir zaman havaya girmeden, ciddiyetle oynamak lazım. Mental olarak yorgun görünen Galatasaray bir düşüşe geçmeden toparlanmalı.