Süper Lig'de 26. hafta sonunda da Galatasaray
"Ali Sami Yen Takımı" olmaya devam etti. Trabzon'un 1-0 kazanması sürpriz değildi.
İki sezondur transferde şampiyon olarak ezeli rakibi Fenerbahçe'nin bu unvanını kemiren Galatasaray, bir zorlu deplasmandan daha eli boş döndü. Sarı-kırmızılılar böylece son iki sezonda Süper Lig'in ilk 7 sırasında bulunan takımlarla dış sahada yaptıkları maçların hiçbirini kazanamadı
.
10 sezonluk Kadıköy sendromuna Bursa deplasmanı ilave edildi, Kayseri'de beraberlik geleneği bozulmadı, İnönü'de galibiyet korunamadı, Eskişehir maçları derbi havasında geçmeye başladı. Tablo 12 deplasmanda elde edilen 4 beraberlik, 8 mağlubiyet.
Galatasaray, Frank Rijkaard yönetiminde 26 haftada 53 puana ulaştı. Hayal kırıklığı yarattığı geçen sezonki performansının sadece 6 puan üzerine çıkabildi. Peki bu noktada suçlu kim?
Taraftarlara göre; bir Emre Belözoğlu ya da Fabian Ernst etmeyen Mustafa Sarp, Barış Özbek, Mehmet Topal, Ayhan Akman dörtlüsü!
Peki Elano'ya 7 milyon Euro bonservis ödeyebilen yönetimin, Giovani Dos Santos uğruna Nonda'yı feda eden Rijkaard'ın hiç mi suçu yok? Ya da Trabzonspor kalecisi Onur'un oynadıkça yakaladığı form ortadayken, Ufuk'a aynı şansın verilmemesine ne demeli? Galatasaray,
"Nonda yerine Leo Franco'dan vazgeçilemez miydi?" özeleştirisini yapabilmeli.
FİNAL MAÇLARI YÜREK İSTER
Sezon başında bonservisi elinde diye Gökhan Zan'ı kadrosuna katan ve bunu transfer başarısı sayan anlayış, aynı koşullara sahip Lugano ile ilgilenmedi.
Lugano'da sorun Fenerbahçe'den gelmesi ise Selçuk Yula ve Baliç'in de sarı-kırmızılı formayı giydiğini hatırlatmakta fayda var.
Galatasaray tüm bu plansızlıklara rağmen hala şampiyonluk şansına sahip. Camia, son üç şampiyonluğunun şifresini çözebilmeli.
2002'de Hasan Şaş, Ergün Penbe, Arif Erdem; 2006'da Hasan Şaş, Hakan Şükür; 2008'de Servet, Mehmet Topal, Arda'nın üstlendikleri roller, yerli oyuncuların final maçlarında yüreklerini ortaya koyarak rakiplerine üstünlük sağladıklarını gösterdi.
Galatasaray'ın "transfer şampiyonluğunda" Fenerbahçe ile giriştiği yarıştan alması gereken en büyük ders,
"Yabancı yıldızlarla maç kazanırsınız; şampiyonluk için yerli liderler gerekir" olmalı.