Süper Lig'de şampiyonluk payı (resmi adıyla "Şampiyonlar Payı") uygulaması, yayın gelirinin %11'lik kısmının sadece geçmişte şampiyon olmuş 6 takıma (Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor, Bursaspor, Başakşehir), şampiyonluk sayılarına göre dağıtılması anlamına geliyor. Konuyu iyi analiz etmek lazım.. Mart itibarıyla TFFYönetim Kurulu, bu uygulamayıkaldırma kararıaldı. Bu sezon (2025-2026) son kez uygulanacak ve yaklaşık 718 milyon TL (her şampiyonluk başına 10,4 milyon TL civarı), bu 6 takıma gidecek. 2026-2027 sezonundan itibaren ise bu %11'lik pay tamamen kalkıyor ve ligdeki 18 takıma eşit dağıtılacak. Artıları davar eksileri de bu kararın.. Pozitif bakarsak.. Ligdeki ekonomik uçurum birazcık azalır. "Şampiyonluk geçmişine dayalı ayrıcalık" mantığı zaten tartışmalıydı; şampiyon olamayan kulüpler, sürekli dezavantajlı kalıyordu. Rekabeti teoride artırabilir. Alt sıralardaki takımlar daha motive olur, küme düşme korkusu, maddi rahatlama ile daha iyi kadro kurabilir. Ya negatif tarafı. Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş gibi takımlar ciddi gelir kaybı yaşar. (Özellikle G.Saray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın çok şampiyonluğu var) Şampiyonluğun maddi getirisi azalıyor. "Şampiyon olmanın zaten Şampiyonlar Ligi getirisi var" dense de iç lig motivasyonunu bir miktar düşürebilir. Performans odaklı primler (%46) zaten yüksek; eşit payın bu kadar artması "ne kadar kötü olursan ol garanti para alıyorsun" algısını güçlendirebilir. Tahkim'den birsonuç çıkacağını düşünmüyorum. Dolayısıyla %48 eşit pay biraz fazla kaçıyor. Premier Lig gibi modellerde eşit pay daha düşük (%40-45 civarı), performans primi daha ağır basıyor. Bizde de eşit payı %40-42'ye çekip performansı %52-55'e çıkarmak ideal olur. Yoksa bazı takımlarda "Kötüolsak da garantiparavar" tembelliğini artırabilir.