Murat Özbostan sordu Levent Tüzemen cevapladı

Ay-Yıldızlı Takımımız, Romanya'yı zor da olsa yenerek finalde Kosova'nın rakibi oldu. Ben oynanan futbolu çok beğenmedim ama kazanmak tabii ki önemliydi. Sizin Romanya karşılaşmasına dair tespitleriniz neler?
Milli Takım için Dünya Kupası'na gitmek çok değerli. 'İyi oynamış, kötü oynamış' yorumlarının yapılacağı maçlar oynamıyoruz. Bizim için tabelada 'Türkiye kazandı' sözünü duymak önem taşıyor. Romanya maçında iyi oynamıyor göründük ama Lucescu'nun öğrencileri, klasik savunma anlayışı içinde metrekare hesabıyla alan savunması yaptılar. O duvarı delmek çok zordu. İki kez net şans bulduk, birinde Arda ile golü atamadık, diğerinde Ferdi ile final kapısını açan golü attık. Romanya maçında şunları gözlemledim: Bir grup oyuncu bireysel oynuyor, bir grup ise kendi havalarında pas oyunu yapıyor. Özelikle Kenan Yıldız, Juventus'taki gibi çok fazla paslarla beslenmiyor. Kerem de çok koşmasına, mücadele etmesine rağmen kafaca sanki rahat olmadığını bana gösterdi. Milli Takım'ı genelde stresli gördüm.

MURİQİ VE VOJVODA'YA DİKKAT!
Şimdi rakip Kosova. Slovakya karşılaşmasını izledim. Çok diri bir takım, kolay pes etmiyorlar. Enerjik ve disiplinliler. Sizin Kosova'ya dair söyleyeceğiniz neler var? Dikkat edilmesi gereken noktalar neler?
Slovakya-Kosova maçını televizyonda izledim. Slovakya baskın oynamasına rağmen Kosova, sonuç odaklı ataklar yaptı. Vedat Muriqi ve arkadaşları, yürekten mücadele ediyorlar ama savunma açısından ciddi pozisyonlar veriyorlar. Biz Kosova'nın bu zaaflarını lehimize çevirecek ve pozisyonlar üretecek oyuncu grubuna sahibiz. Uyarıyorum; Kosova maçında Millilerimiz, rakibin temaslı oyunu karşısında sinirlenmemeli, karşı tepkide bulunup kart görmemeli. Ayrıca Vojvoda isimli bir oyuncuları var. Çok zeki, ayağına hakim ve pas kalitesi yüksek bir futbolcu. Dikkat etmeliyiz, Vojvoda'nın rahat top kullanmasına izin vermemeliyiz. Bu arada Vedat Muriqi'in yüksek toplardaki kafa etkinliğine mutlaka önlem almalıyız.

HER ŞARTTA MONTELLA DEVAM ETMELİ
Eğer Dünya Kupası hayalimiz gerçek olmazsa Montella görevine yine de devam etmeli mi? Bu konuda neler düşünüyorsunuz?
Ben bu Milli Takım'ın Dünya Kupası'na gideceğine tüm kalbimle inanıyorum. Aksilik olacağını düşünmüyorum ama futbolun içindeki olası bir ters skor yaşanırsa Montella ile devam etmenin doğru olacağına inanıyorum. Çünkü İtalyan hoca, yabancı kimliğini yerli teknik direktör kimliğiyle harmanlayıp oyuncular üzerinde ciddi saygı görmeyi başardı ama Montella devam eder mi, onu bilemem. Çünkü ülkesinden birçok kulüpten teklif aldığını biliyorum.

ARDA GÜLER SERBEST OYNAYINCA COŞUYOR
Arda Güler'in attığı pas, Avrupa'da ve dünyada gündeme oturdu. Bu asist için siz ne yorum yaparsınız?
Arda Güler'in yükselişini keyifle izliyorum. Real Madrid'e kendini kabul ettirmek, oyunun direksiyonuna geçmek, özellikle Vinicius Junior, Mbappe ve Valverde gibi devedişi şeklindeki oyuncuları yönetmek, onları attığı paslarla gol yoluna sokmak her yiğidin harcı değil. Arda'yı Montella, kenara hapsetmeyip tıpkı Romanya maçındaki gibi serbest oynatmalı. Arda'nın yaptığı orta, 'Armut piş ağzıma düş' şeklindeydi. O kaliteli ortayı, İngiltere'de büyük aşama kaydeden ve defalarca ayın futbolcusu seçilen Ferdi'nin yaptığı koşu, top kontrolü ve gol vuruşu alkışlanacak güzellikteydi. Ayrıca Ferdi'nin, Kenan Yıldız ile arkalı önlü oynaması, Milli Takım'a soldan daha fazla hücum zenginliği sağladı.

PARAGÖZ MENAJER İCARDİ'YE ZARAR VERİYOR
Lige ara verildi. Özellikle Galatasaray'da İcardi ile ilgili haberler çıktı. Arjantinli futbolcunun sarı-kırmızılı kulüple olan meselesi nedir? Tamamen menajerin oyunu mu bunlar?
İcardi'nin menajeri Pino, G.Saray'da sıkıntı yaratmaya devam ediyor. Ben bu kadar paragöz bir menajer görmedim. Kendi menfaati uğruna İcardi'ye zarar veriyor. Ben dijital kanalımız Libero TV'de İcardi'nin 4 milyon Euro'luk ihtarnamesi için şunu söylemiştim: "Osimhen'in 75 milyon Euro'luk parasını ödeyen bir kulüp, 4 milyon Euro'yu ödemez mi? Komik bir ihtarname." Hatta mecazi anlamda Osimhen'in parasının yanında imaj hakları adına İcardi'nin menajeri Pino'nun istediği parayı, bahşiş olarak vurguladım. İcardi, G.Saray tarihine adını altın harflerle yazdırmış, taraftarın gönlünde taht kurmuş, birçok çocuğun G.Saraylı olmasına katkı sağlamıştır. Ama ışıldamayan demir pas tutar. İcardi, Osimhen'in olmadığı süreçte, taşın altına elini değil gövdesini sokmalı, G.Saray'ı gol yollarında sırtlamalı. Bir daha vurguluyorum, her aile sorununda kendisine yardım eden Okan Buruk ve Başkan Dursun Özbek'e bir vefa borcu vardır. Arkadaşları, başkanı ve hocasından özür dileyerek golcülük ünvanıyla G.Saray'da işbaşı yapmalıdır. Ayrıca yönetim de menajere davranışından dolayı hesap sormalıdır.
ALGI OPERASYONLARI G.SARAY'I YIKAMAZ
Özellikle sosyal medyada ve YouTube hesaplarında G.Saray'a karşı bir operasyon yapıldığını düşünüyor musunuz?
Sadece sosyal medya ve YouTube'da değil bazı görsel ve yazılı medyada da G.Saray üzerine topla tüfekle saldıranlar var. Örnekler vereyim;
1-Barış gidiyor mu?
2-Torreira, Boca'yı istiyormuş.
3-Kaleci Uğurcan'a Avrupa'dan teklifler varmış.
4-İngiliz kulüpleri Sara'nın peşine takılmış. Bir dönem bazı spor müdürleri, G.Saray'ın başarılı olduğu dönemlerde şöyle manşet atıyorlardı: 'G.Saray'da 11 oyuncu satılık'.. Yalan bir manşetti ama bunu atanlar şunu diyordu: "Ben kendim inanmadığım yalanı yazmam." Yıllardan beri G.Saray, Türk medyasındaki bu algı operasyonlarıyla yıpratılmasına rağmen ayakta durmayı başarıyor.

OSİMHEN DERBİDE İLK 11'DE OLACAK
Osimhen ameliyat oldu. Birçok kesim, 'Fenerbahçe maçına yetişebilir' diyor ama önce sağlık. Nijeryalı futbolcunun son durumu nedir?
Bir aksilik olmazsa Osimhen, F.Bahçe maçında ilk 11'de olacak. Türkçe'de eskilerin söylediği bir söz vardır: 'Kırılan kemik, kişinin yaşı kadar geçen sürede kaynar.' Ben bu yoldan hareket ederek, bugünkü tıbbın teknolojik gelişimine değer vererek ve G.Saray'ın başarılı doktoru Yener İnce'ye inanarak, Osimhen'in derbide sahada olacağını düşünüyorum.

DURSUN ÖZBEK 2 YIL DAHA BAŞKANLIKTA KALMALI
G.Saray'da seçim var. Eğer takım şampiyon olamazsa bu durum başkan Dursun Özbek'i zor duruma sokar mı?
Başkan Özbek, seçime girecek ve 2 yıl daha G.Saray'ı yönetmeye talip olacak. G.Saray camiasında pazarlıklar olmaz, başkanların icraatları gözden geçirilir. Dursun Başkan, G.Saray'daki 4 yıllık icraatında sadece sportif başarı elde etmedi, kulübü ekonomik açıdan da düzlüğe çıkardı. Bankalar Birliği'ne olan borcu ödeyip kulübü sırtındaki yükten kurtardı, Kemerburgaz gibi mükemmel bir tesisin yapılmasını sağladı. Şimdi stadın oradaki salon tesislerini de yapacaklar. Ada'nın tapusunu aldığı gibi yeniden yapılandırdı. Daha güçlü bir hale getirdi. G.Saray, Dursun Başkan döneminde sponsorluklar açısından zirve yaptı. Ben G.Saray'ın şampiyonluğun en büyük adayı olduğunu düşünüyorum. Camianın da Dursun Başkan'a iki yıl daha görev vereceğine inanıyorum. Dursun Başkan döneminde G.Saray, UEFA'lık ve FIFA'lık olmadığı gibi oyuncuların alacakları hep ödendi, futbolcuların son ödemeleri de yapıldı ve borçsuzluk kağıdı alındı. Bu da Dursun Özbek'in ekonomik olarak G.Saray'ı ne denli doğru yönettiğinin kanıtıdır.
MİLLİ ARA SONRASI LİGİN KADERİ BELLİ OLACAK
Milli maçlardan sonra Galatasaray, Trabzon'a gidiyor. Fenerbahçe ise Beşiktaş'la karşılaşacak. Bu iki müsabaka ligin bundan sonrasının kaderini tayin eder mi?
Lig yarışında şekillenecek bir hafta yaşayacağız. Duvardaki fotoğrafa baktığımız zaman ya yarışın kızışacağını göreceğiz ya da G.Saray'ın yarışta çok büyük engeli aştığına tanık olacağız. Beşiktaş, F.Bahçe'yi; G.Saray ise Trabzon'u yenerse Okan Buruk ve öğrencileri, zirvede derin bir 'oh' çekerler.
ELEŞTİRİLER HAKSIZ, SARAN DEVAM ETMELİ
F.Bahçe sıkıntılı bir süreçten geçerken imdada milli ara yetişti. Tedesco'ya ültimatom verildi. Bu karmaşık yapı içinde F.Bahçe'nin şampiyonluk şansını nasıl görüyorsunuz?
F.Bahçe'de başkan, taraftar, teknik heyet ve futbolcu dörtgeninde çalkantılar var. Tedesco'nun isteğiyle bazı oyuncularla yollar ayrıldı. Yönetim devre arasında yüksek maliyetle transferler yaptı. F.Bahçe hâlâ kupadaki şansını sürdürüyor, ligde de yarışın içinde. Sadettin Başkan'ın göreve gelişi daha 1 yılı bulmadı, eleştirilerin haksız olduğunu düşünüyorum. F.Bahçe, seçime mayıs sonunda gider mi bilmiyorum ama ben olsam Saran'ın, Sayın Ali Koç'un bıraktığı dönemi tamamlamasını isterim.