MURAT ÖZBOSTAN: G.Saray üst üste 4. kez şampiyon oldu. Bileği bükülmüyor. Sizce neden? Galatasaray neyi iyi yapıyor? Türkiye'nin Bayern Münih'i olma yolunda gidiyor mu Galatasaray?
LEVENT TÜZEMEN: G.Saray'ı Türkiye'nin Bayern Münih'i olma yolunda ilerlemesine izin vermezler. Fatih Terim ile G.Saray 4 yıl üst üste şampiyon olmasına ve UEFA Kupası'nı kazanmasına rağmen o dönem medyadaki bazı yazarlar, 'G.Saray'ın önü kesilmeli' şeklinde yazılar yazdılar. G.Saray neden başarılı oluyor? Özellikle Dursun Özbek yönetiminde net gözlemledim, ayaklar yorganına göre uzatılıyor. Ödeme planları, kulüp ve sponsorluk gelirlerine göre yapılıyor. Örnek mi? Bu sezon Şampiyonlar Ligi'nden 60 milyon Euro para geldi. Tribün gelirleri 500 milyon TL'nin üzerine çıktı. Sponsorluk gelirlerini saymıyorum. Osimhen alınırken bir plan doğrultusunda transfer gerçekleşti. Özelikle Osimhen'li G.Saray, Şampiyonlar Ligi'nde son 16'ya kaldı, ciddi gelirler elde edildi. Ayrıca mağazacılıkta satılan ürünlerin toplam rakamı 1 milyarı aştı. Başkan Dursun Özbek'in lafıdır: "Haziran 2025 ile Şubat 2026 dönemini 15 milyar TL hasılat ve 734 milyon TL ile kârla kapatmış bulunuyoruz. Rakiplerimiz arasında kar açıklayan tek kulüp G.Saray'dır." Başkanın açıklamalarına baktığımız zaman G.Saray'ın ekonomik ve idari açıdan ne kadar doğru yönetildiğ-i nin belgesini görüyoruz.

GÜRCAN BİLGİÇ: Son sezonu bir kenara koyarım, diğer üç tanesindeki 'düdük etkisini' unutmayalım derim. Çok büyük bütçeler ile takım kurdular ve zora düştüklerinde de kurtarıldılar. Galatasaraylılar da bunun farkındalar. Öyle olmasa Okan Buruk tartışmaya açılmazdı camiada. Sürdürülebilir bu performansta rakiplerinde aynı tempoda koşamamaları da etkili oldu elbette. F.Bahçe dışında o bütçelere kimse çıkamıyor, dolayısı ile rekabetin içinde dengeler de değ-i şiyor. Elbette yönetimin 'kriz çözme' hüneri, sorunları sessizce halletmeleri de takdir edilmeli.
AHMET ÇAKAR: G.Saray maalesef Türkiye'nin Bayern Münih'i olma yolunda gidiyor. Maalesef demem sizi şaşırtmasın. Bir ülke futbolunda bir takımın uzun yıllar şampiyonluk yaşamış olması o ülke futbolu için iyi bir şey değil. Sosyolojik olarak da değil sportif olarak da değil. Gelelim bu başarının sebebine... Bunun pek tabii ki başkan, yönetim, teknik kadro ve oyunculara kadar uzanan aslan payı oranları var. Bana göre aslan payı yönetimindir. Çünkü Okan Buruk'u getiren, onunla devamlı sözleşme imzalayan kurum G.Saray yönetimidir. Teknik kadronun istediği oyuncuları alan, bu konuda maddi imkânları zorlayan yine yönetimdir. İlk olarak aslan payı onlarındır. Pek tabii ki Okan Buruk'u da yabana atamayız. G.Saray gibi bir takımı 4 yıl arka arkaya şampiyon yaptı. İlk 3 sene hariç 4. senesinde Avrupa'da da başarılı oldu. Fakat başarı sadece saha sonuçlarıyla olmuyor. Buruk'un maç sonu sığındığı bahaneler, kenarda yaptığı hareketler, yaşanan olaylara baktığımızda asla sağlıklı ve doğru davranmadı.
ÖMER ÜRÜNDÜL: G.Saray, 4. senede de şampiyonluğa ulaştı. Öncelikle G.Saray iyi yönetiliyor. Transferler genelde doğru seçiliyor. Bütün bunlarla birlikte takım ligde istikrarlı bir grafiğe kavuştu. Kadrosu da güçlü. 'Türkiye'nin Bayern Münih'i olabilir' demek için henüz erken.
SABIRSIZLIK F.BAHÇE'Yİ YIKTI
ÖZBOSTAN: Fenerbahçe 12 yıldır şampiyonluğa hasret. Büyük bir camia için zor kabul edilebilen bir durum. Neden Fenerbahçe başaramıyor?
BİLGİÇ: Jesus ve İsmail Kartal dönemlerinde şampiyon yapılmadı Fenerbahçe. Kırılma noktalarında 'yapının' devreye girmesi, kendi iç savaşlarıyla zayıf kalmaları en büyük etken oldu. O yüzden Aziz Yıldırım birlikten bahsediyor. F.Bahçe'nin kaliteli kadrosu var. Krizi fark edemeyen, önlem alamayan yönetimleri de var. Plana sadık kalıp, fırtınaları atlatmayı becerebilen iletişim yeteneğine sahip olurlarsa, önlerini de açarlar. Bu noktada tribünlerin de kulübün arkasına geçmesini sağlamalılar.

TÜZEMEN: F.Bahçe, sabırlı bir camia değil. Kaybedilen her şampiyonluktan sonra hoca gider, yenisi gelir. Oyuncularla yollar ayrılır, yenileri transfer edilir. İstikrar F.Bahçe'de yoktur, tamamen planlar 1 yıl üzerine yapılır. Başarı gelirse kadro korunur, hoca görevine devam eder. G.Saray'ın 4 yıl üst üste şampiyon olduğu dönemde en başarılı isim, İsmail Kartal'dı ama gitti, Mourinho geldi, kaos bitmedi, Tedesco geldi, gitti. F.Bahçe, başarılı olmak istiyorsa gündeminden G.Saray'ı çıkartmalı.
ÇAKAR: F.Bahçe, özellikle Ali Koç'un tüm iyi niyetine ve F.Bahçe sevdasına rağmen sportif anlamda birçok şeyi yanlış yaptıkları için başaramadı. Şimdi Aziz Yıldırım tekrardan gelmek istiyor. Rakibi ise güçlü bir aday. "Tarihin en önemli kadrosunu kuracağım" diyor. Muhtemelen seçim öncesi hocayı ve birkaç yıldız transferi açıklayacak.
ÜRÜNDÜL: F.Bahçe'de yönetim yanlışları gündeme geliyor. Transfer politikası başarısız. Devre arası iki santrfor bırakıldı, bir santrfor alınmadı. Ora sahada aynı görevi yapan çok oyuncu varken, kalitesi tartışılmaz ama belli bir yaşa gelmiş Kante'ye büyük ücret verildi. Bu arada Tedesco'ya da tekrar bir eleştiri getirmek istiyorum. Santrfor sıkıntısı baş ağrıtırken kendisine birkaç defa, 'Niye Montella modelini denemiyorsun' diye tavsiyede bulundum. Eyüp maçında Kerem'in santrfordaki performansı yine haklılığımı ortaya çıkardı.
EN DOĞRU İSİM BİLİC
ÖZBOSTAN: Beşiktaş'ta hep kaos var. Artık başarısızlık bir gelenek gibi oldu. Sergen Yalçın ile de yollar ayrıldı. Yeni teknik direktör yerli mi olmalı yoksa yabancı mı?
BİLGİÇ: Beşiktaş'ın inişli-çıkışlı grafiğinin temelinde samimiyetsizlik yatıyor. Sergen Yalçın ikinci haftada takımın başına geldi. Onu hoca yapan, yorumculuğu sırasındaki iddialı cümleleri ve mevcut kadronun çok daha iyisini yapabileceğini iddia etmesiydi. Göreve geldiğinde ise zaman istedi, transfer dönemlerinin altını çizdi. Rafa Silva'yı kaçırdılar ellerinden. Bu dönem içinde en samimi konuşan Sergen Yalçın'dı. Ama bu bakış açısı, beklentilerin karşılığı değildi. Sahada çözüm de bulamadılar, oyun gücü oluşturamadılar. Hakem kararları da kırılma anlarında önlerine çıktı. Serdal Bey'in çıkıp en az üç sezon yapılanma istemesi, taraftarını ikna etmesi, bütçeyi doğru kullanarak zirveye oynayacak takım kalitesine ulaşmaları lazım. Bunu yapabilecek teknik adamı "yarışmacı profilden" seçmeleri lazım.

TÜZEMEN: Beşiktaş öncelikle yönetim istikrarını kazanmalı. Gelenler sürekli gidenleri suçluyor, maalesef yönetim istikrarsızlığı hem teknik adam seçimlerine hem de futbolcu transferlerine olumsuz olarak yansıyor. Sergen Yalçın'ın "Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olmadığım bir işin bedelini ödüyorum" açıklamasında haklılık payı olsa da şikâyet payı olmamalı. Sezon başındaki kadroyu kurmadı, kampı yapmadı, Avrupa maçlarında oynamadı ve kurulmuş bir kadroya geldi. Ama Sergen hoca gelirken bunları biliyordu, kabul etmeseydi. Başarısızlıktan sonra böyle bir mazereti kabul etmiyorum. Beşiktaş yabancı hoca alacaksa camiayı tanıyan biri olmalı, en doğru isim de bence Bilic olur.
ÜRÜNDÜL: Beşiktaş'ın şu andaki maddi portresiyle çok büyük transfer hamleleri yapmasını mümkün görmüyorum. Yalnız transferlerle de ilgili değil. Mühim olan elindeki malzemeyle takım olmak. Beşiktaş bunu da başaramıyor. Tabii böyle büyük bir kulübün şampiyonluk yarışında sürekli erken havlu atması gerçekten üzücü.
ÇAKAR: Sergen Yalçın, 40 yıldır tanıdığım, sevdiğim bir kardeşim. Ona yayın yoluyla, "Beşiktaş'ta göreve gelme' demiştim. Nitekim haklı çıktım. Başarısız oldu, hayal kırıklığı yarattı. Şimdi ayrılıyor, bana göre doğru yapmıyor. Sezon başı kampı ve yeni transferleri Sergen Yalçın yapıp, son kozunu oynamalıydı. Peki Beşiktaş şimdi ne yapacak? Asla yabancı olmamalı, olması da zor görünüyor. Yabancı biri gelecek, Türk futbolunu, kadroları, şehirleri tanıyana kadar üç ay geçecek, bir de bakmışs-ı nız da tıpkı geçmiş yıllardaki gibi kasımda Beşiktaş ligden kopacak. Beşiktaş bu riski alamaz. Mutlak yerli olmalı. Kim olur? Şenol hoca mı olur, Rıza hoca mı olur, pek tabii ki karar başkan ve yöneticilerin.
TAKVİYE ŞART
ÖZBOSTAN: Trabzonspor mütevazi kadrosuyla başarılı oldu. Teknik direktör Fatih Tekke için neler söylersiniz?
BİLGİÇ: Ayağı yere basan, gelişmeye çalışan, oyuncularını görünür hale getiren, her şeyden önemlisi Trabzonspor taraftarını yanına alan bir yönetim ve anlayış ortaya koydular. Fatih Tekke'nin sahada doğru pozisyonlanma üstüne hassasiyeti var. Bu istikrar aslında diğer oyuncuların da performansını yükseltti. Çünkü oyuna hakim oldular, sonra da kozlarını oynadılar. Trabzon emin ellerde.

TÜZEMEN: Başarılı olup olmadığının cevabını cuma günü kupa finalinde göreceğiz. Fatih Tekke, dar kadroyla mücadele ettiği ama Avrupa'ya ayak basmadığı bir dönemde eğer kupayı kazanırsa başarılı sayılır. Başarı ancak şampiyonluk veya kupayla taçlandırılır.
ÇAKAR: Trabzon'un mütevazi kadrosuyla Fatih Tekke başarılı oldu. Sadece hocalık ve saha sonuçları değil insani değerleriyle de ön plana çıktı. Çünkü birkaç oyuncuyu dışarı aldığımızda Trabzonspor kadrosu mütevazi bir Anadolu takımı görüntüsündeydi. Yapması gereken, Tekke ile devam edip nokta transferlerle takımı güçlendirmesi.
ÜRÜNDÜL: Fatih Tekke genelde benim de methettiğim bir teknik direktör. Ama G.Saray galibiyetinden sonra geçen süreç olumsuz. Hele hele genç takımla çıkan G.Birliği'ne karşı yarı final kaybedilseydi Trabzon'da büyük bir deprem olurdu. O yüzden biraz eleştirilerde temkinli olmakta fayda var