Elazığ depremi sonrasında en güvenli bina olan ve hasar almayan Fethi Sekin Şehir Hastanesi'nde Sismik izolatör bulunduğu belirlendi. Binlerce vatandaşın sığındığı yapının mimarı konu ile ilgili açıklamalarda bulunurken Elazığ'da bu sistemle donatılan tek binanın orası olduğu tespit edildi. Afet sonrasında kesintisiz hizmet verebilen bu yapı vatandaşların dikkatini çekerken internet üzerinden Sismik izolatör nedir sorusunun yanıtı aranmaya devam ediyor. İşte 6.8'lik Elazığ depreminde en güvenli binada bulunduğu söylenen "sismik izolatör" ile ilgili merak edilen tüm detaylar…
ELAZIĞ Sivrice merkezli 6.8 büyüklüğündeki depremden etkilenmeyen ve şehrin en güvenli yapısı sayılabilecek Elazığ Fethi Tekin Şehir Hastanesi'nde, zemininde bulunan 872 deprem izolatörü sayesinde kesintisiz sağlık hizmeti verilebildi. Fethi Tekin Şehir Hastanesi'nin mimarı Ahmet Akyüz, "Depremden 5-10 dakika sonra evimden çıkıp hastane binasına koştum. Elazığ'da şu anda sismik izolatör sistemi ile donatılmış tek yapı burası. Hastanenin ne kadar güvenli ve sağlam olduğunu biliyordum. Geldiğimde buradaki insan kalabalığı dikkatimi çekti. Vatandaşlar da güvenli buldukları için zannediyorum depremden hemen sonraki dakikalarda soluğu burada almışlardı" dedi.
İşte diğer detaylar...
Sismik izolasyon, deprem etkilerine karşı koymak konusunda geleneksel tasarım yöntemine yeni bir alternatiftir. Sismik izolasyonun dayandığı temel düşünce, yapıların doğal periyodunu, rezonans tehlikesi bulunan aralıktan uzaklaşacak şekilde değiştirerek, deprem nedeniyle oluşan eylemsizlik kuvvetlerini azaltmak ve deplasman ve enerji sönümleme talebini bu amaç için tasarlanmış olan sismik izolasyon ve enerji sönümleyici cihazlar üzerinde yoğunlaştırarak karşılamaktır.
Sismik izolasyonun temel amacı; yapının rezonans frekansını zeminin frekansından olabildiğince uzak tutmaktır. Sismik izolasyon, deprem etkilerine karşı koymak konusunda geleneksel yapı tasarım yöntemlerine kıyasla, depreme dayanıklı yapı tasarlamak için önemli bir yaklaşımdır.
Sismik izolasyonun binalarda kullanımı Amerikalı mimar Frank Loyd Wright ile başlamıştır. Wright'in kendi tasarımı olan Imperial Oteli'ni 1921'de tasarlarken, otelin inşa edildiği bölgede yaklaşık 20 cm. kalınlığında iyi bir toprak zeminin hemen altında yumuşak çamur olduğunu farkeder. Wright'in düşüncesi bu binayı yumuşak çamur üzerinde yüzdürerek sismik etkilerden yalıtmaktı. Bunu, binayı yumuşak çamurun üst kısımlarına kadar uzanan kazıklarla bağlayarak gerçekleştirdi. 1923 Büyük Kanto depreminde etrafındaki birçok bina göçerken depremi az-orta hasarla atlatan bu tarihi yapı, 1968 yılında yıkılarak yerine bir kopyası Japonya Nagoya'daki Meiji Mura Müzesi'nde yeniden inşa edilmiştir
Elazığ Fethi Tekin Şehir Hastanesi'nin mimarı Ahmet Akyüz, inşaatın başından beri burada görevli olduğunu söyleyerek, "Ben bile depremden 5-10 dakika sonra evimden çıkıp hastane binasına koştum. Elazığ'da şu anda sismik izolatör sistemi ile donatılmış tek yapı burası. Hastanenin ne kadar güvenli ve sağlam olduğunu biliyordum. Bu nedenle ben de depremden hemen sonra yaralı olmadığım halde hastaneye geldim. Hatta geldiğimde buradaki insan kalabalığı da dikkatimi çekti. Vatandaşlar da güvenli buldukları için zannediyorum depremden hemen sonraki dakikalarda soluğu burada almışlardı. Otopark vesaire normal zamanlarından çok daha yoğundu, depremden hemen sonraki dakikalar içinde. Daha sonra yaralılar da zaten getirilmeye başlandı" dedi.
Mimar Akyüz, 6.8 büyüklüğündeki depremin üst katlarda artçı gibi çok hafif hissedildiğini belirterek, "Siz evinizde otururken 3.1 gibi artçı depremi nasıl hissediyorsanız, o gece 6.8 büyüklüğündeki deprem de hastane katlarında bu şekilde hissedilmiştir. Sismik izolatörler bu artçı depremleri yukarı yansıtmıyor. Artçı depremler ise çok küçük şiddette kaldığı için deprem sonrası meydana gelen yüzlerce artçı deprem hiç hissedilmedi. Her kolon üzerinde bir tane sismik izolatör var. 872 tane kolon var, izolatörlü. Bu izolatörler taşıtlarda stabilize yola girdikleri zaman arabanın sarsıntısını izole etmeye yarayan amortisörler gibi işliyor. 4 yöne doğru 50 santimetreye kadar salınım mesafesi var bu izolatörlerin. Yani bina zemini deprem sırasında 50 santimetreye kadar 4 yöne doğru salınım gösterebiliyor. Bu sayede de deprem sırasında yukarıdaki işleyişte hiçbir aksaklık olmuyor. O akşam ne bir elektrik kesintisi ne de mekanik sıkıntılar yaşanmadı. Sağlık hizmeti kesintisiz sürdürülebildi" diye konuştu.
Depremden sonra izolatörlerin işlevini görüp görmediğini de kontrol ettiklerini anlatan Akyüz, "Binada tek bir hasar bulunmuyor. İzolatörler de deprem anında yüzde 100 kapasite ile ve görevini yapmış durumda. Son zamanlarda yapılan şehir hastanelerinde izolatör sistemleri kullanılıyor. Örneğin Yozgat'ta, Manisa'da, İstanbul'da diğer bazı hastanelerde bu sistem kullanılıyor" dedi.