Avrupa Birliği'nin finansal desteği ve Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) Derneği'nin koordinasyonuyla hayata geçirilen ve yürütücülüğü konusunda Hayata Destek Derneği, İhtiyaç Haritası, Temel İhtiyaç Derneği ve Toplum Gönüllüleri Vakfı'nın yetkilendirildiği "Afet Risk Yönetiminde Sivil Toplumun Kapasitesinin Desteklenmesi" projesinin kapanış toplantısı İstanbul'da düzenlendi.
24 Ocak 2020 tarihli Elazığ depreminin ardından sivil toplum kuruluşlarının ve paydaşların bir araya gelmesiyle oluşan sivil toplum ağı Afet Platformu, kuruluşundan bugüne kadar gerçekleştirdiği faaliyetleri ve projeye ilişkin sonuçları kamuoyuyla paylaştı. Toplantıya, Afet Platformu adına Temel İhtiyaç Derneği Genel Müdürü Nil Tibukoğlu, Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği Genel Koordinatörü Dr. Tezcan Eralp Abay, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Daire Başkanı Gülşah Alakara Özcan, Avrupa Birliği Delegasyonu Enerji ve İklim Değişikliği Program Sorumlusu, Ateşe Christian Ballaro ve Afet Platformu Genel Sekreteri Sevim Kahraman katıldı.

NİL TİBUKOĞLU: "SİVİL TOPLUM STRATEJİK ORTAK OLMALI"
Afetlere karşı; akademi, kamu, özel sektör ve sivil toplum örgütleri ile iş birliği içerisinde çalışmasının önemine değinen ve Afet Platformu adına toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren, Temel İhtiyaç Derneği Genel Müdürü Nil Tibukoğlu, "Afet Platformu olarak geride bıraktığımız 1 yıllık proje çalışma dönemini; ülkemizde afet yönetim kapasitesinin standartlaşması adına atılmış stratejik bir adım olarak görmekteyiz. Proje kapsamında Hayata Destek Derneği tarafından yürütülen eğitim çalışmaları kapsamında 26 farklı teknik başlıkta oluşturulan eğitim modülleri geliştirilmiş bu eğitimlerle toplam 804 kişiye erişildi.
İhtiyaç Haritası'nın desteği ile "Sıfırıncı Saat" hazırlığı kapsamında; Afet, Lojistik ve Gönüllü Haritaları ile Sosyal Pazaryeri gibi dijital enstrümanlar modernize edildi. Toplum Gönüllüleri Vakfı'nın afet gönüllüğü alanında geliştirdiği içerikleriyle Türkiye'nin 41 iline yayılan 1161 eğitimli gönüllü ve yetiştirilen uzman eğitmenler ile yerel kapasiteyi güçlendirdik.

Temel İhtiyaç Derneği olarak da Afet Platformu'nun kurumsallaşmasına böylelikle sürdürülebilir ve afet risk yönetiminin tüm aşamalarına entegre bir yapı kurmayı esas aldık. Sonuç olarak burada inşa edilen yapı, sadece bir proje sonucu değil; ülkemizin afetlere karşı oturmuş bir sivil bilincinin yaygınlaştırılması için önemli bir kurumsal adımdır. Ortak akıl ve kolektif kaynak yönetimiyle, sivil toplumu 'yardımcı unsur'dan, 'stratejik ortak' seviyesine taşımak en önemli unsurlardan biridir" dedi.
TEZCAN ERALP ABAY: "6 ŞUBATTAN SONRA KOORDİNASYONUN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNU GÖRDÜK"
Toplantıya katılan Sivil Toplum Geliştirme Merkezi Derneği Genel Koordinatörü Dr. Tezcan Eralp Abay ise "6 Şubat depremlerinden sonra koordinasyonun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük. Koordinasyon kadar, neyin koordine edileceği ve bunun kapasitesi konusunda ihtiyaç gördüğümüz alanlara odaklanarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.

GÜLŞAH ALAKARA ÖZCAN: "GÖNÜLLÜ BULMAK ÇOK ZOR"
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Daire Başkanı Gülşah Alakara Özcan da afetlerde gönüllü bulmanın zorluğuna dikkat çekerek "Afet sahasında yapılan hizmetlerin sürdürülebilir olması için kamu ile el ele çalışılması önemli. Afet olmadan afet konuşuyorsak doğru bir yerdeyiz. Müdahalenin riskini değil, yapısal riskleri konuşmamız gerek. Türkiye Afet Müdahale Planı'nı hem sivil toplum olarak paydaşlarımıza hem de kendi gönüllülerimize anlatalım" diyerek sözlerini sonlandırdı.

CHRİSTİAN BALLARO: "ÜLKENİN EN ÖNEMLİ DEĞERİ SİVİL TOPLUM KURULUŞLARIDIR"
Avrupa Birliği Delegasyonu Enerji ve İklim Değişikliği Program Sorumlusu, Ateşe Christian Ballaro, Afet Platformu'nun kendini adamışlığı ve diğerlerine yardım etme tutkusunun takdire şayan olduğunu belirterek, "Sivil toplumun bu tür zor anlarda bir araya gelmesi önemli. Ülkenin en büyük değeri sizlersiniz, buna canı gönülden inanıyorum. Sivil toplum örgütleri, afetin en ön cephesinde yer alanlardır. Afet platformu bu konuda çok önemli bir köprü görevi görüyor. Sivil toplum örgütleri ile kamu kurumları arasındaki bu iş birliğini gerçekleştirmek, aynı zamanda yerel örgütlerle de iş birliği halinde olmak, daha demokratik ve güvenli bir geleceği taahhüt edebilir. Uluslararası il ortakları da bu taahhüdü ortaya koymalı" diye konuştu.

SEVİM KAHRAMAN: "AKADEMİ , ÖZEL SEKTÖR, KAMU VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİYLE PAYDAŞ DÖNGÜSÜ OLUŞTURUYORUZ"
"Afet Risk Yönetiminde Sivil Toplumun Kapasitesinin Desteklenmesi" projesi sunumunu yapan Afet Platformu Genel Sekreteri Sevim Kahraman ise konuşmasında şunları söyledi: "Önümüzdeki dönemde akademi, özel sektör, kamu ve sivil toplum örgütleriyle bir paydaş döngüsü oluşturmayı hedefliyoruz. Akademi ile sahadan gelen deneyimleri ortak araştırmalar, politika notları ve yayınlara birlikte dönüştürmeyi, risk azaltma ve hazırlık boyutunu içeren uygulamalı dersler ve atölyeler geliştirmeyi, öğrenciler ve genç araştırmacılar için saha çalışması, staj ve tez konuları üzerinden ortak alanlar açmayı ve akademik bilgi üretimini, kamu ve yerel yönetimlere sunulan kanıta dayalı politika önerileriyle buluşturmayı istiyoruz. Afet Platformu olarak 2026 yılında, Kamu ve Yerel Yönetimleri, kurumlar arası koordinasyonu güçlendirecek pilot iş birliklerini hayata geçirmeye; Özel Sektörü, afetlere hazırlık odaklı, uzun vadeli ve ölçülebilir iş birlikleri geliştirmeye; Akademik Dünyayı ise sahaya dayalı, uygulanabilir ve karar süreçlerini besleyen bilgi üretmeye davet ediyoruz."