İstanbul'da Sultangazi'de 2 Ağustos 2015 gecesi arkadaşlarıyla yolda yürüdüğü sırada nereden geldiği belirlenemeyen kurşunla boynundan vurularak boyundan aşağısı felç kalan Ahmet Emre Çavuş (17), solunum cihazına bağlı hayata 2 yıl dayanabildi. Çavuş'un ölümünün ardından açılan davada sanık delil yetersizliği gerekçesiyle beraat etti, aile ise kararı istinafa taşıdı. Oğullarını kimin vurduğunun ortaya çıkarılmasını isteyen aile SABAH'a konuştu. "Sanık değilse bile oğlumu birisi vurdu" diyerek olayın faili meçhul kalmaması çağrısında bulunan acılı anne ve baba, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in konuya yaklaşımından umutlu olduklarını ifade etti.

Ahmet Emre Çavuş'un ölmeden önce verdiği ifadede, olay günü arkadaşlarıyla yürürken Devrim Aksoy'un, bulunduğu gruba garip şekilde baktıktan sonra arkadaşlarından Fatih'in havaya 3 el ateş ettiğini, ardından kendisinin yere yığıldığını ve yerdeyken 2 el daha silah sesi duyduğunu anlattı. Çavuş, kendisini vuran kişinin Devrim olduğunu belirterek şikâyetçi oldu. Ahmet Emre'nin vefatının ardından Devrim Aksoy, "kasten öldürme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından yargılandığı davadan delil yetersizliği gerekçesiyle beraat etti. Sanığın başka suçlardan cezaevinde tutuklu bulunduğu öğrenildi. SABAH'a konuşan Ahmet Emre'nin annesi Zeynep Çavuş, "Bir silah ateşlendi ve o silahın kurşunu benim oğluma geldi. Ahmet Emre 2 yıl yaşam mücadelesi verdi ve hayatını kaybetti. O silah kendi kendine ateşlenmedi, bunun bir sorumlusu var. Bizim istediğimiz tek şey, oğlumuzu kimin vurduğunun bulunması ve o kişinin cezasını çekmesi." Acılı baba Bülent Çavuş ise; olayın ardından çevrede bulunan kişilerin kendilerine Devrim Aksoy'un ismini verdiğini belirtti.
ACILI BABADAN ÇAĞRI
Baba Çavuş, son dönemde faili meçhul dosyaların yeniden gündeme gelmesinin kendileri açısından da umut olduğunu belirterek, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in bu konudaki yaklaşımından umutlu olduğunu söyledi. Çavuş, mücadelelerinin yalnızca Ahmet Emre için olmadığını vurgulayarak, "Bizim bu saatten sonraki mücadelemiz başka Ahmet Emre'ler ölmesin diye. Çünkü sıktığında mermi gökyüzünde kalmıyor. O mermi indiğinde ya birini sakat bırakıyor ya da öldürüyor" dedi.