İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 11 Kasım'da İBB yolsuzluk soruşturmasını tamamlayarak 107'si tutuklu, 7 'si yakalamalı toplam 407 şüpheli hakkında 3 bin 806 sayfalık dev iddianamede hazırladı. 143 eylemde 161 milyarlık kamu zararının tespit edildiği asrın yolsuzluk ve rüşvet davasında 2 bin 352 yıla kadar hapsi istenen örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 107'si tutuklu 407 sanık hakim karşısına çıkacak.
DAVADA 16. GÜN
Davanın 16. gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda görülecek duruşma öncesinde, salon ve çevresinde jandarma ekiplerince güvenlik kontrolü yapılıyor.
MAĞDUR VE MÜŞTEKİLER
TC Maliye Bakanlığı, TC İçişleri Bakanlığı, TC Enerji be Tabii Kaynaklar Bakanlığı, TC Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Şişli Belediye Başkanlığı suçtan zarar görenler olarak yer aldı. Adem Kameroğlu, Mustafa Keleş, Muzaffer Beyaz, Seyfi Beyaz ve Mehmet Torun iddianamede hem müşteki hem şüpheli olarak yer alırken, 16 müşteki olarak ise Alaattin Kameroğlu, Avni Çelik, Fatih Erdoğan, Kaan Yücel, Murat Özyeğin, Sedat Kapıdağ, Abdulkerim Fırat, İlker Keleş, Münir Özkök, Nezih Barut, Salahattin Özgül, Ziya Yılmaz, Çetin Gül, Mehmet İlhan, Bahattin Uçar, Serbülend Danış yer aldı.

YÖNETİCİLER VE ÜYELER
Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün örgütün yöneticileri olarak yer aldı. Örgüt üyesi konumunda bulunan şüpheliler arasında Yakup Öner, Emrah Bağdatlı, Resul Emrah Şahan, Necati Özkan, Tuncay Yılmaz, Mustafa Akın, Mehmet Pehlivan, Seza Büyükçulha, Hüseyin Köksal, Ali Nuhoğlu, Ali Sukas, İbrahim Bülbüllü ve Melih Geçek bulunuyor.
16 SUÇTAN 2 BİN 352 YILA KADAR HAPSİ İSTENDİ
İddianamede örgüt lideri olarak 142 eylemden sorumlu tutulan Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi" "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delilerini gizleme" "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", Vergi Usul Kanunu, Orman Kanunu ve Maden Kanunu'na muhalefet suçlarından 2 bin 352 yıla kadar hapsi istendi.
SAVUNMALAR DEVAM EDECEK
Geçtiğimiz hafta avukatların tahliye taleplerinin dinlenmesinin ardından mahkeme, 18 sanığa tahliye kararı vermişti. Yeni hafta savunmalarla devam ediyor. İBB Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Daire Başkanı Seyfullah Demirel savunma yapıyor.
"GÖREVDE OLMADIĞIM DÖNEMDEN SUÇLANIYORUM"
Aylık gelirinin 70 bin TL olduğunu söyleyen Demirel, Savunmasına 137 nolu eylem dosyasıyla başladı. Demirel, söz konusu dosyadaki suçlama tarihinin Aralık 2022 olduğunu, ancak kendisinin Temmuz 2022'de görevden ayrılarak mühendis kadrosuna geçtiğini belirtti. Demirel, "Emniyetteki ifadelerde imzamın olmadığı ve görevde olmadığım açıkça belirtilmesine rağmen ismimin hâlâ dosyada geçmesi, iddianamenin biz dinlenmeden hazırlandığının göstergesidir" dedi.
"YETKİYİ İSTANBUL İÇİN DEĞİL DE ERZİNCAN İÇİN Mİ KULLANACAĞIM"
İş deneyim belgesi oranının %50 olarak belirlenmesinin rekabeti engellemediğini savunan Demirel, "Bu yetkiyi İstanbul için kullanmayacağım da Erzincan veya Kütahya için mi kullanacağım? 2005'ten bu yana bu oranlar %40-%50 bandında uygulanmıştır. Biz de kanunun verdiği üst sınırı kullanarak işi sağlama aldık" ifadelerini kullandı.
MAHKEME BAŞKANI: "BİLİRKİŞİ NEDEN ÇARPITSIN?"
Duruşmada Mahkeme Başkanı ile Demirel arasında "bilirkişi" diyaloğu yaşandı. Mahkeme Başkanının, "Bilirkişinin ne gibi bir çıkarı olabilir, neden çarpıtsın?" sorusu üzerine Demirel, "Bizim dosyamıza gelince böyle yazmaları manidar. Neden olduğunu inanın ben de bilmiyorum sayın hakim" dedi.
İMAMOĞLU İLE "TUZ" DİYALOĞU
Duruşmada söz alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Demirel'e görev teklifi sürecinde aralarında ideolojik bir bağ olup olmadığını sordu. Demirel, "Hiçbir ideolojik yakınlığımız yoktu" dedi. Demirel ayrıca İmamoğlu ile ilk anısını paylaştı: "Başkanımız bana, 'Beylikdüzü Belediye Başkanı iken benden bir kamyon tuzu esirgediler. Siz parti ayırmadan kim ne istiyorsa vereceksiniz' talimatı verdi. Hiç kimseden gayrimeşru bir teklif almadım."

ZAFER KELEŞ SAVUNMA YAPTI
İddianamede örgüte aktarılacak paraları toplamakla görevlendirildiği iddia edilen ve rüşvetin teminine aracılık etmekle suçlanan İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in ağabeyi Zafer Keleş savunma yaptı. Aylık gelirinin 25 bin TL olduğunu söyleyen tutuklu sanık Keleş, "Benden 2 ay önce kardeşim Fatih Keleş tutuklandı. Benden 1 ay sonra oğlum ve yeğenim tutuklandı. Tutuklanmadan önce Kocaeli, Trabzon ve İstanbul arasında biraz fazla seyahat ediyordum. Kocaeli'ne gitme sebebim cezaevindeki kardeşimi ziyaret etmek ve hasta olan annemi ziyaret etmemdi. Gözaltına alınmadan önceki gece yine Trabzon'daydım, bir düğün için İstanbul'a geldim. Daha sonra da Fatih'i ziyaret edip Trabzon'a dönecektim. Düğünün bir gün öncesinde gözaltına alındım ve tutuklandım. 11 aydır Silivri cezaevindeyim." dedi.
"KONUŞTUKLARIM AİLE DOSTUM VE AKRABALARIMDI"
HTS ve Baz kayıtlarındaki hareketleri hakkında konuşan Keleş, "Ben genç yaşından beri ekmeğimi taştan çıkaran biri oldum. Bizim ufak bir birikimimiz var. Devlet memurluğu yapıp bıraktım, fabrikada çalıştım, inşaat işleriyle uğraştım. Bizim bahsi geçen suçlamalarla alakamız yoktur. Baba, yeğen, kardeş buradayız. Böyle bir hayat yaşamışken tutuklandık. Hiçbir zaman bir örgütle alakam olmamıştır. Benim konuştuğum kişiler aile dostum ve arkadaşlarım. Ben sık sık Fatih'in de evine gidip otururum. Beni şimdi burada bu kişilerle konuşmalarım örgüt üyeliği sayılacaksa benle konuşan herkes örgüt üyesi olacak. Bunlar benim aile dostum. Trabzon'a gelip beni ziyaret ederler. Örgüt üyesi olsalar kardeşim bile olsa işim olmaz. Bazılarını CHP ilçe teşkilatından da tanırım. Benim İBB veya başka bir kamu kurumunda hiçbir işim ve pozisyonum kesinlikle yoktur."
SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Keleş, "Benim burada olmam kardeşim Fatih Keleş ile alakalıdır. Fatih'in de olayı İmamoğlu ile yol arkadaşı olmasıdır. Ben tutuklanırken hakkımda bir beyan vardı. O beyanda da ben Bakırköy Belediye binasından Florya'ya kardeşime para taşımışım. Böyle bir şey olabilir mi? 100 bin kişinin olduğu yerde adam mı yok da ben para taşıyacağım. Ben 65 yaşındayım, bankadan para bile çeksem yanıma 3 adam alıyorum. 3 - 5 milyonla ben İstanbul'un içinde mi dolaşacağım? Benim ne işim olur para taşımakla? Ben bu suçlamaların hiçbirisini kabul etmiyorum." ifadelerini kullandı.
"SADECE BEYAN VE BAZ VAR"
Sanıklardan Süleyman Atik'in ifadesinde, kendisine bir çanta içerisinde 500 bin dolar verdiği, bu çantayı ertesi gün Zafer Keleş'e teslim ettiği iddialarına ilişkin konuşan sanık Keleş, "Sadece beyan ve baz var. Benden 7 kilometre uzakta duruyor. Ya ben Fatih'in yanına uğramışımdır ya da kafeteryada çay içiyorumdur. 3 aydır düşünüyorum. Olmayan şeyi anlatmak da zor. Bunun neresinden tutayım, perişan oldum." şeklinde konuştu.