Adana'daki bir otelde, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi ortaklığında yürütülen 'Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi Avrupa Birliği-Avrupa Konseyi Ortak Projesi' kapsamında Proje Kapanış Töreni ve Adana Bölge Toplantısı gerçekleştirildi. Programa Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya'nın yanı sıra, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanı Adem Albayrak, Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, Adana Valisi Mustafa Yavuz, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Başkanı Vasip Şahin, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Metin Yıldırım, Adana Cumhuriyet Başsavcısı Altuğ Kürşat Şahin, Adana Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Ferhat Karakuş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mehmet Yüksek, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Bestami Tezcan, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Yönetişim Bölüm Başkanı Jean Barbe ve Avrupa Konseyi Ankara Program Ofisi Başkanı William Massolin katıldı.

"MİLLETLERİN HAFIZASINDA İZ BIRAKAN ŞEHİRLERDEN BİR TANESİ"
Etkinlikte konuşan Adana Valisi Mustafa Yavuz, kentin tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirterek Adana'nın dayanışma kültürüne dikkat çekti. Yavuz, Adana'nın geçmişten bugüne farklı medeniyetleri barındıran kadim bir şehir olduğunu vurgulayarak, "Adana, tarih boyunca milletlerin hafızasında iz bırakan şehirlerden bir tanesidir. Toroslara vakıf duruşunu ufkunda taşıyan Adana'mız tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bu kadim şehir, geçmişten bu güne dayanışmanın önemli şehirlerinden bir tanesi olmuştur. Bu topraklar asırlar boyunca devlet geleneğinin ve milletimizin hakkaniyet duygusunu aynı zeminde buluşturmuştur. Adalet, mülkün temelidir. Bu tür programlar vatandaşlarımızın adalete olan güveninin pekişmesine katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi.

"ÇAĞDAŞ VE ÖNEMLİ BİR KAZANIM"
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanı Adem Albayrak, bireysel başvurunun Türk hukuk sisteminde önemli bir dönüşüm sağladığını ifade etti. Albayrak, sistemin temel hakların korunmasında önemli bir kazanım olduğunu belirterek, "Bireysel başvuru ülkemizde temel hak ve özgürlüklerin daha iyi korunması ve standartlarının yükseltilmesi amacıyla getirilmiş çağdaş ve önemli bir kazanımdır. Türk Anayasa Mahkemesi'nin önüne gelen bireysel başvuru sayısının fazla olması hem işin önemini, hem yürütülüşünü, hem de sıkıntıları birlikte getiriyor. Bu fazlalık öyle bir fazlalık ki, iyi uygulayan Avrupa ülkelerindeki rakamlara baktığımızda 10-12 kat daha fazla. 47 ülkeden başvuru alan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin bile üstünde Türk Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru geliyor. Bu sayının çokluğu konusunda hiçbir şüphemiz yok. Bu artan iş yüküyle Anayasa Mahkemesi'nin başa çıkmak için mümkün olduğunca ve en kısa sürede bu başvuruları sonuçlandırmak için yoğun ve fark edilebilir bir çalışma içerisinde olduğunu görüyoruz" diye konuştu.

"HUKUK DEVLETİNİN GÜCÜ NORMLARIN ETKİLİ UYGULAMASINDAN KAYNAKLANMAKTA"
Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, hukuk devletinin temel gücünün yalnızca normların varlığında değil, bu normların etkin uygulanmasında ortaya çıktığını belirtti. Özkaya, anayasal güvencelerin gerçek etkisinin uygulamaya yansımasıyla görüldüğünü ifade ederek, "Bilindiği üzere hukuk devletinin gerçek gücü, yalnızca normların varlığından değil, bu normların etkili şekilde uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Aynı şekilde anayasal güvencelerin gerçek anlamı da yalnızca mahkeme kararlarında değil, o kararların toplumsal hayata, yargısal uygulamalara ve kamu otoritesinin işleyişine yansımasında ortaya çıkmaktadır. Esasen anayasa yargısının nihai amacı yalnızca ihlal tespiti yapmak değildir. Daha önemlisi, ihlallerin tekrarını önleyecek anayasal bir bilinç ve uygulama kültürü oluşturmaktır" ifadelerini kullandı.
"RAKAMLAR, MAHKEMEMİZİN İŞ YÜKÜNÜN BÜYÜKLÜĞÜNÜ GÖSTERMEKTE"
Bireysel başvurunun Türk hukuk sistemi açısından önemli bir reform olduğunu vurgulayan Özkaya, sistemin geldiği noktayı verilerle paylaştı. Özkaya, "Bireysel başvuru mekanizması, hiç kuşkusuz Türk hukuk tarihinin en önemli reformlarından biridir. Bireysel başvuru sisteminin bugün ulaştığı nokta, yürüttüğümüz çalışmaların ve kurumsal iş birliğinin ne denli önemli sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir. Güncel veriler incelendiğinde, bireysel başvurunun kabul edilmeye başlandığı 23 Eylül 2012 tarihinden bu yana Anayasa Mahkemesi'ne toplam 739 bin 417 başvuru yapıldığı görülmektedir. Bu başvuruların 637 bin 274'ü sonuçlandırılmış, böylece başvuruların yaklaşık yüzde 86'sı karara bağlanmıştır. Derdest bulunan başvuru sayısı ise 102 bin 143'tür. Bu rakamlar, bir yandan vatandaşlarımızın Anayasa Mahkemesi'ne ve bireysel başvuru mekanizmasına duyduğu güveni ortaya koyarken diğer yandan mahkememizin karşı karşıya bulunduğu iş yükünün büyüklüğünü de göstermektedir" dedi.
"87 BİN İHLAL KARARI VERİLDİ"
Özkaya, Anayasa Mahkemesi'nin bugüne kadar verdiği ihlal kararlarına ilişkin verileri de paylaştı. Özkaya, "Anayasa Mahkemesi tarafından bugüne kadar makul sürede yargılanma hakkı dahil yaklaşık 87 bin ihlal kararı verilmiş olması, bireysel başvurunun hak eksenli hukuk kültürünün gelişmesinde ne kadar önemli bir işlev gördüğünü ortaya koymaktadır. Bireysel başvurunun temel amacı, bireyin temel hak ve özgürlüklerinin ulusal düzeyde daha güçlü şekilde korunmasını sağlamaktır. Bunun yanında bireysel başvuru, insan haklarına ilişkin uyuşmazlıkların uluslararası mercilere taşınmadan önce ulusal hukuk sistemi içinde çözülebilmesine imkan tanıyan etkili bir iç hukuk yolu niteliği taşımaktadır. Nitekim bireysel başvurunun uygulanmaya başlamasıyla birlikte temel hak ve özgürlüklere ilişkin birçok uyuşmazlık ulusal hukuk sistemimiz içerisinde çözüme kavuşturulabilmiş, böylece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne yapılan başvurularda azalma yaşanmış ve insan haklarının korunmasında iç hukuk mekanizmalarının etkinliği önemli ölçüde güçlenmiştir. Başvurunun başarısı sadece Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararlarla ölçülemez. Asıl önemli olan, bu kararların ilk derece mahkemelerine, bölge adliye mahkemelerine, bölge idare mahkemelerine, idari uygulamalara ve toplumsal hayata etkili şekilde yansımasıdır. Özellikle ilk derece mahkemeleri tarafından Anayasa Mahkemesi kararlarının daha etkin uygulanmasına yönelik hazırlanan yol haritası, kararların hayata geçirilmesinde karşılaşılan sorun alanlarını tespit etmiş ve uygulama süreçlerinin güçlendirilmesine yönelik son derece değerli öneriler sunmuştur." şeklinde konuştu.