Anayasa Mahkemesi, dün Genel Kurul gündeminde Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde hüküm altına alınan yoksulluk nafakasının 'süresiz olması'na ilişkin düzenlemenin iptali için yaptığı başvuruyu görüştü. Yüksek Mahkeme, ilgili düzenlemenin oy çokluğuyla iptaline, iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Kararın ardından "Bundan sonraki süreç nasıl işleyecek?" sorusunu gündeme taşındı. Kararın gerekçesinin ilerleyen günlerde yazılacağı belirtilirken, gözler Meclis'in atacağı olası yeni düzenlemeye çevrildi.
"TARİHİ BİR GELİŞME"
Türkiye Aile Hareketi Başkanı İlhan Ergincan kararı 'aile hukuku açısından tarihi bir gelişme' olarak nitelendirdi. Ergincan, "Anayasa Mahkemesi'nin kararı, nafaka hakkına ihtiyaç duyan kişilerin korunması ile nafaka yükümlüsünün haklarının dengelenmesi konusunda yeni bir dönemin başlangıcı olabilir" dedi.
10 ay evli kalıp 5 yıl boyunca nafaka ödeyen mağdur Harun Çebi, "2018'de çocuksuz bir boşanma sürecinde asgari ücrete yakın nafaka ödüyordum. Bu süreçte hayatımdan 5 yıl gitti. Ödediğim nafakaların karşılığını da geri alamadım. Boşanmanın hızlı şekilde gerçekleşmesinin ayrı, diğer uyuşmazlıkların ise ayrı davalar olarak devam etmesi gerekiyor. İnsanlar boşanamadığı için yıllarca yıpranıyor, yeniden hayat kurma imkânları gecikiyor" ifadelerini kullandı.
ŞİMDİ NE OLACAK?
Kamuoyuna yansıyan taslak çalışmalarda, yoksulluk nafakasında evlilik süresinin dikkate alınması ve belirli sürelerle sınırlandırılmış bir sistem oluşturulması üzerinde duruluyor. Taslaklarda; 3 yıl evli kalanlar için 5 yıl, 5 yıl evli kalanlar için 7 yıl, 10 yıl evli kalanlar için ise 12 yıl nafaka ödenmesi gibi formüllerin değerlendirildiği öne sürülüyor. Sürenin sona ermesinin ardından oluşabilecek mağduriyetlerin ise sosyal destek mekanizmalarıyla giderilmesi seçenekler arasında yer alıyor.