Mersin'in Tarsus ilçesinde yaşayan Emine Akgül, 11 ay önce lösemiye yakalandı. Psikolojik danışman olarak mesleğine atanmak için KPSS'ye hazırlanmak üzereyken kötü haberi alan Emine Akgül, tam umutlarını kaybettiği sırada annesinin bağışladığı ilikle hayata tutundu. Ailesinin fedakarlıklarıyla hayata yeniden tutunduğunu belirten Emine Akgül, yaşadıklarını SABAH'a anlattı.

MEZUN OLDUKTAN 3 GÜN SONRA KANSERE YAKALANDI
Antalya Akdeniz Üniversitesinde Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümünden geçtiğimiz yıl mezun olan Emine Akgül, mezun olduğuna sadece 3 gün sevinebildi. Psikolojik danışman olup ailesinin üzerindeki yükü hafifletmenin hayalini kuran Emine Akgül'e, yüksek ateş ve kalça ağrısı şikâyetiyle gittiği hastanede Akut Milut Lösemi (AML) teşhisi konuldu. Hastalığı nedeniyle KPSS'ye de giremeyen Emine Akgül'ün bu süreçteki tek tesellisi ise okulundan mezun olabilmek oldu.

ANNEMLE YENİDEN DOĞDUM
Hastalığı süresinde çok ağır tedaviler gördüğünü belirten Emine Akgül; "Geçtiğimiz yıl kemoterapi almaya başladım. Bir süre sonra bana daha ağır tedaviler uygulandı. O kadar zor bir süreçten geçtim ki 76 gün hastanede yattım. Bu süreçte bana uygun ilik bulunamadı. İki ağabeyimin ve babamın da ilikleri olmadı. Annemin iliği yüzde 45 uyumlu çıkınca annem bana donör oldu. Nakilin ardından annem dinlenmeye bile fırsat bulamadan bana refakatçi oldu. Tek kızı olduğum için beni bir türlü bırak istemiyor, sürekli yanımda kalmak istiyordu. Annemin fedakarlığı inanılmazdı. Kendi acısını unutup benimle ilgilendi. Şuanda onun sayesinde hayata tutundum. Annem bana yeni bir hayat vererek beni adeta ikinci kez doğurdu. 2 Nisan artık benim ikinci doğum günüm." diye konuştu.
AİLE TEK GERÇEK SERVETMİŞ
Lösemiyi ailesinin desteği sayesine yendiğini belirten Emine Akgül; "Ailem bu süreçte en büyük destekçimdi. Annem babam ve ağabeylerim sürekli peşimden koştular. Ben ne kadar hastanede yattıysam annem de o kadar yanımda kaldı. Biz aile olarak birbirine çok bağlı insanlardık. Ama bu hastalık bizi birbirimize daha çok kenetledi. Çünkü bu hastalıkta en çok morale ihtiyacınız var. Sağ olsun ailem bu konuda hep yardımcı oldu. Ağabeylerim çamaşırlarımı bile yıkayıp getirdiler. Kan ihtiyacım olduğumda ağabeyim koordine yapıp birilerini buluyorlardı. Hiç birinin hakkını ödeyemem. İnsan böyle durumlarda ailesinin değerini daha çok anlıyor. Bu süreçte hem maddi hem de manevi çok zor duruma düştüğümüz anda ise AHBAB Derneği, Türk PDR Derneği ile LÖSEV'de bize destek verdi." dedi.

"KIZIM İÇİN DEĞİL İLİK CANIMI BİLE VERİRİM"
Kızı Emine Akgül'e ilik bağışı yaparak yaşama bağlayan Ayşe Akgül ise; "Doktor kızınız kan kanseri deyince dünyam başıma yıkıldı. Biricik meleğimi kaybedeceğim diye çok korktum. Benden onun için iliğimi değil canımı istesinler veririm. İkimizde aylarca hastanede çok yıprandık ama birbirimizden umudumuzu asla kesmedik. Nakilden sonra kızıma ķüçük bir bebeğe bakar gibi baktım.O benim için çok değerli. Bu zorlu mücadelesinde ailece yanında olduk. Tünelin sonu aydınlık biz hep buna inanıyoruz. Allah bu hastalığı bize gösterdi ama başka kimseye göstermesin." ifadelerini kullandı.