Yaklaşık 600 kişilik üst düzey katılımla gerçekleştirilen Türkiye Plastik atık Çalıştayı açılış oturumunda Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, katılımcılara hitap etti. Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin alabora olması sonucu hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, aileleri ve yakınlarına başsağlığı dileyen Bakan Ersoy, çalıştayda yaptığı konuşmada yaralılara acil şifa temennisinde bulunarak arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü kayıp vatandaşlardan güzel haberler almayı ümit ettiğini belirtti.

Çevre sorunları, plastik atıklar, döngüsel ekonomi ve Türkiye'nin Sıfır Atık hedeflerine ilişkin olarak çalıştayda değerlendirmelerde bulunan Ersoy, dünyanın çok büyük ve zorlu değişimlere gebe bir dönemden geçtiğini belirterek, "Savaşlar, insani krizler ve siyasi gerilimlerin gezegenin varoluşsal sorunlarını gölgelediğini söyleyerek atık sorunu, çevre kirliliği, ormanlık alanların tahribi ve iklim krizinin, herkesin huzur içinde yaşamasına yetecek gezegeni yaşanmaz hâle getirme potansiyeli taşımaktadır. Doğal afetler, yaşam alanları yok edilen hayvanlardan bulaşan salgın hastalıklar ve zehir barındıran gıdalar karşısında insanlık çaresiz kalmaya devam ediyor. Çevre sorunları arasında plastik atıkların etkisi artık herkes tarafından görülebiliyor" dedi.
PLASTİK ÜRETİMİ 70 YILDA YAKLAŞIK 230 KAT ARTTI
Plastiğin hemen her üretim alanında ve ürün grubunda kullanıldığına işaret eden Bakan Ersoy, dünya çapındaki plastik üretiminin son 70 yılda yaklaşık 230 kat artarak 460 milyon tonun üzerine çıktığını belirterek, "Bu denli yaygın kullanılan bir ürün ciddi bir çevre sorumluluğunu da beraberinde getiriyor. İnsanlık bu sorumluluğu omuzlamakta başarısız oldu. Bazı ülkeler kendi sınırları içerisinde başarılı uygulamalar ortaya koydu. Ancak plastik atık yönetiminde küresel bir standart oluşturulmadıkça sorunun çözülemeyecektir. Özellikle kirlenmeye büyük ölçüde kaynak teşkil eden yoksul ülkelerde sistemin uygulanma koşullarının oluşturulması ve mevcut altyapının iyileştirilmesi gerekir" şeklinde konuştu. Bu ülkelerin altyapı sorunlarını tek başına çözebilecek imkâna sahip olmadığını belirten Ersoy, güçlü ekonomilerin ve başarılı sonuçlara ulaşan ülkelerin iş birliği, uygulama ve teknoloji paylaşımına gitmesi gerektiğini kaydetti. Ersoy, küresel ortak duruşun devletlerin politikası hâline gelmesinin önemini vurguladı.

PLASTİK ATIĞIN YALNIZCA YÜZDE 9'U GERİ DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR
Dünya genelinde plastik atık seviyesinin 353 milyon tona ulaştığını açıklayan Bakan Ersoy, üretimin dörtte üçünden fazlasının atık olarak ortaya çıktığına dikkati çekerek, "Mevcut tabloyu şöyle Plastik atıkların yalnızca yüzde 9'u nihai olarak geri dönüştürülmekte değerli misafirler. Sadece ve sadece yüzde 9. Kalan yüzde 19'u yakılıyor, yüzde 50'si ise depolanıyor. Kontrolsüz olarak yönetilen ve çevreye karışan plastik atıkların oranı ise yüzde 22. Günümüzdeki atık miktarı dikkate alındığında yaklaşık 78 milyon ton plastiğin kontrol dışında kaldığını ve ciddi oranda doğaya karıştığını görüyoruz. Bunun toprağı, nehirleri ve okyanusları zehirlediğini, canlı ekosistemine ciddi zarar verdiğini gözlemliyoruz. Mevcut atık yönetim sisteminin sorun karşısında çaresiz kalıyor. Plastiğin yapısının geri dönüşümü sınırlandırdığını, yakmanın sera gazı salımını beslediğini, depolamanın ise sorunu yalnızca geciktirdiğini ve mikroplastiklerin toprak ile su kaynaklarına karışmasına yol açmaktadır" dedi. Doğayla barışık ciddi bir alternatif maddenin en önemli çözüm başlıklarından biri olduğunu söyleyen Ersoy, bazı ülkelerin ekonomik çıkarlarının çözümün önünde engel oluşturabileceğini de kaydetti.

"MÜMKÜN OLAN HER BİR ÇÖZÜM BAŞLIĞI DEVREYE ALINMALI"
Küresel politikalarla mücadelenin sürdürüleceğini ancak artık zaman kaybetme lüksü bulunmadığını vurgulayan Ersoy, mümkün olan bütün çözüm başlıklarının devreye alınması gerektiğini söyledi. Gereksiz kullanım ve israfın azaltılmasından ikincil ham madde kullanımına kadar bütün plastik döngüsünün ele alınması gerektiğini belirten Ersoy şöyle konuştu: "Bizlerin artık zaman kaybetme lüksü yok. Dolayısıyla mümkün olan her bir çözüm başlığı devreye alınmalıdır. Burada bütüncül bir yaklaşım olmalı; gereksiz kullanımın ve israfın azaltılmasından ikincil ham madde kullanımına kadar bütün plastik döngüsü masaya yatırılmalıdır. Bu mücadelenin kazanılmasının her şeyden önce gezegene can suyu olacaktır. Aynı zamanda üretim, ihracat, pazara erişim, ham madde güvenliği ve sanayi rekabetçiliği bakımından Türkiye'ye ciddi kazanımlar sağlayacaktır" dedi.

"GERÇEKLERE HİÇBİR ZAMAN GÖZÜMÜZÜ KAPATMADIK"
Türkiye'nin plastik atık konusunda kat etmesi gereken aşamalar bulunduğunu belirten Bakan Ersoy, sorunların görmezden gelinmesi hâlinde çözüm üretilemeyeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayelerinde, Emine Erdoğan'ın öncülüğünde yürütülen çevreyi koruma ve Sıfır Atık yaklaşımının hem Türkiye'de ciddi bir değişimi tetiklediğini hem de uluslararası alanda karşılık bulduğunu vurgulayan Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti'nin bu alanda açık, gerçekçi, akılcı ve kararlı adımlar attığını ifade etti. Ersoy, "Gerçeklere hiçbir zaman gözümüzü kapatmadık, kapatmayız. Aksi takdirde çözüm üretmek mümkün olmaz." dedi.
90 MİLYON ATIK EKONOMİYE KAZANDIRILDI
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının verilerine göre Sıfır Atık çalışmaları kapsamında tüm atık türlerinde geri kazanım oranının 8 yılda yüzde 13'ten yüzde 37,53'e yükseldiğini açıklayan Ersoy, bu ilerlemeyle 90 milyon ton atığın ekonomiye kazandırıldığını ve yaklaşık 365 milyar liralık katkı sağlandığını bildirdi. Ersoy, geri kazanım oranının 2035 yılında yüzde 60'a, 2053 yılında ise yüzde 70'e çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti.

PLASTİK DÖNGÜSEL EKONOMİDE YEDİ ÖNCELİKLİ SEKTÖRDEN BİRİDİR
Bakan Ersoy, 2025–2028 Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı'nda plastiğin yedi öncelikli sektörden biri olarak belirlendiğini söyledi. Planın altı stratejik hedef ve 53 eylem üzerinden atık önleme, döngüsel ürünler, ikincil ham madde, izleme, teşvik ve sektörel dönüşüm alanlarında yeni bir uygulama çerçevesi oluşturduğunu kaydeden Ersoy, birincil ham maddeye bağımlılığın azaltılmasının en önemli hedef olduğunu belirtti. Ürün ve ambalajların döngüsel tasarım ilkelerine göre geliştirilmesi, tek kullanımlık ve kısa ömürlü ürünlerin azaltılması ile kaynağında ayrı toplama ve geri dönüşümün miktar ve kalitesinin yükseltilmesinin sağlıklı bir atık yönetimi için şart olduğunu ifade etti. Tarımsal plastiklerin etkin biçimde yönetilmesi ile deniz ve kıyı kirliliğinin önlenmesinin de insan sağlığını doğrudan ilgilendiren olmazsa olmaz başlıklar olduğunu söyleyen Ersoy veri, denetim ve izlenebilirlik altyapısının oluşturulması ile merkezî yönetim, valilikler, yerel yönetimler, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum arasında güçlü koordinasyon kurulmasının hedeflenen dönüşümün gerçekleşmesi açısından önem taşıdığını kaydetti.

"BUGÜN GEREKEN ADIMLARI ATMAK ZORUNDAYIZ"
"Al-kullan-at" prensibine dayanan lineer ekonomi modelinin tüketimi ciddi seviyelere taşıdığını ve plastik kirliliğini artırdığını belirten Bakan Ersoy, mücadelede bireysel yaklaşımın kilit önemde olduğunu söyledi. Alışkanlıkların ve tercihlerin değiştirilmesi gerektiğine işaret eden Ersoy, ilk aşamada rahatlıktan ödün veriliyormuş gibi görünse de orta ve uzun vadede sağlık, konfor ve refahta sürdürülebilir kazanımlar elde edileceğini belirtti. Ersoy, üzerinde yaşanılan gezegeni, toprakları, nehirleri, denizleri ve havayı korumak için yapılan hiçbir şeyin ödün olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, bir sonraki yemekten, sudan ve alınacak nefesten ödün vermemek için bugün gereken adımların atılması gerektiğini söyledi. Ersoy, döngüsel ekonomi yaklaşımıyla atıkların ciddi oranda azaldığı, mevcut atığın ekonomik kaynak olarak değerlendirildiği, kurumlar arası iş birliği ve bilinçli bireylerden oluşan toplumun sistemi güvence altına aldığı bir geleceği birlikte inşa edeceklerini ifade etti.
BAKANLIK YEŞİL MİMARİDEN ALTYAPIYA DESTEĞİNİ SÜRDÜRECEK"
Bakan Ersoy, bu alandaki öncü ve kararlı duruşuyla değişimin önünü açan Emine Erdoğan'a şükranlarını sundu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile çalışma arkadaşlarını hayata geçirdikleri projeler ve kısa sürede ulaştıkları sonuçlardan dolayı tebrik eden Ersoy, Samed Ağırbaş'ın şahsında Sıfır Atık Vakfı gibi bu alanda aktif çalışan kurum ve kişilere de teşekkür etti. Kültür ve Turizm Bakanlığının sorumluluğundaki alanlarda tesisleşmeden altyapı yatırımlarına, çevre düzenleme projelerinden yeşil mimariye kadar üzerine düşeni yapmaya devam edeceğini belirten Ersoy, diğer bakanlıkların, özel kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının attığı adımlara da destek vermeyi sürdüreceklerini söyledi.
SAMED AĞIRBAŞ, "TÜRKİYE PLASTİK ATIK ÇALIŞTAYI'NI BU NEDENLE ALTI TEMEL EKSEN ÜZERİNDE KURDUK'
Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, "Hedefimiz kendi kaynaklarını döngüde tutan, kendi atığını etkin yöneten ve yüksek katma değer üreten güçlü bir geri dönüşüm ekonomisi olmak zorunda. Bir başka mesele mevzuat ve denetim. Kurallarımız, denetimlerimiz ve cezalarımız elbette var. Gerekirse plastik atık ithalatının yasaklanmasını da konuşmak zorundayız. Çevreyi plastik atıklarla kirletenlere yönelik hapis cezası da dahil daha ağır yaptırımları da tartışabilmeliyiz. Çünkü ortak akıl yalnızca kolayca uzlaştığımız konuları konuşmak değildir. Ortak akıl, zor soruları aynı masa etrafında konuşabilmektir. Plastik kirliliğinin görünmeyen bir boyutu daha var. Plastik meselesi yalnızca bir atık ve çevre kirliliği meselesi değildir. Gıda güvenliği meselesidir, insan sağlığı meselesidir, aynı zamanda iklim, ekonomi ve rekabet meselesidir. Türkiye Plastik Atık Çalıştayı'nı bu nedenle altı temel eksen üzerinde kurduk. Atık, kirlilik, çevre, ekonomi, gıda güvenliği, insan sağlığı. Bizim hedefimiz çevre ile ekonomi arasında bir tercih yapmak değil, çevreyi koruyan, ekonomiyi güçlendiren ve insanı merkeze alan bir dönüşümü hep birlikte gerçekleştirebilmektir. Bütün bu çalışmaların sonunda ulaşmak istediğimiz hedef çok net: Türkiye'nin plastikle kurduğu ilişkiyi yeniden tasarlamak. Kaynaklarını verimli kullanan, kendi atığını toplayıp ekonomimize kazandıran, sanayinin rekabet gücünü artıran, çevresini, gıda güvenliğini ve insan sağlığını koruyan büyük bir Türkiye hedefliyoruz" diye konuştu.
Plastik Atık Çalıştayı iki gün boyunca Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden katılan bilim insanları, yöneticileri ve bakanlık temsilcilerinin katıldığı dört oturumla ele alınıp sonuç bildirgesi hazırlanacak.