1977 yılında askerden geldikten sonra iş bulamayınca baba mesleği olan semaver yapımcığına başladığını ifade eden 65 yaşındaki Mustafa Sofu, Amasya da geleneksel olan teneke semaverciliğinin yanı sıra bakır semaverciliği ilk kez Amasya da kendisinin imal ettiğini ve el sanatı olarak da işlemeleri ile birlikte Amasya kültürüne yerleştirdiğini söyledi.
Sofu " Amasya da ilk bakır semaverciliği ben başlattım. Bakır semaverciliğin yerleşmesi için çok gayret ettim.Bakır üzerine işleme yaptım. İlk zamanlar günde bir semaver yapar ve üzerini işlerdim. Onun için bana Jet Mıstık adını takmışlardı." dedi.
SEMAVER ÜZERİNE DESEN İŞLEMEYE BAŞLADIM
Sofu "Semavercilik ülkemizde gelişti ama fabrikasyon olarak gelişti. El sanatı olan bakır semavercilik her geçen gün azalıyor. Bu kültürün yok olmaması gerekir. Zamanla yaptığım semaverler üzerine desen ve motifler koymaya başladım. Daha çok geleneksel Türk ve Osmanlı motifleri koyarak başladım. İşlemeleri daha sonra geliştirerek şimdi fotoğraftan isme kadar her şeyi işliyorum. Bunların hepsini elle yapıyorum. Özellikle kentimize gelen turistlerin ilgisini çekiyor. Onlarda sipariş veriyorlar.El sanatı olduğu için de fiyatlarımız onlara cazip geliyor. Bana el sanatının bedeli olmaz diyorlar. "dedi
MOTİFLERDE HER ŞEKLİ KULLANIYORUZ.
Jet Mıstık lakabıyla bilinen Mustafa Sofu "Semaver üzerine işlediğimiz motiflerde geleneksel Türk Osmanlı motifleri dışında sipariş üzerine verilen her objeyi kullanabiliyoruz. Ama tercihim genelde bizlerin nereden geldiğimizi unutturmayacak öz kültürümüzü simgeleyen objeleri kullanmaktır. Bu mesleğin devamı için endüstri meslek liseleri el sanatlarına usta yetiştirmeli. Amasya'da el işi bezeme ve rölyef ile semaver üreten son usta benim. Türkiye'de ise sayılı usta kaldı. Bakır semaver üreten ustalar giderek azalıyor'' ifadelerini kullandı.
Yaptığı semaverlerin sağlıklı olduğuna dikkati çeken Sofu, semaverlerin içinin kalaylı olduğunu, dış yüzeyindeki işlemeleri ise kimyasal madde ve boya kullanmadan yaptığını belirtti.