İstanbul Tuzla'da geçtiğimiz yıl Mayıs ayında, evlerinde çıkan tartışmada öfkesine hakim olamayan kadın, yüzde 76 fiziksel engeli ve kısmi felci bulunan resmi nikahlı eşini göğsünden iterek kafasının yatağın başlığına çarpmasına ve yaralanmasına neden oldu. Alt katta oturan ve gürültüler üzerine çiftin evine çıkan görümce de kavgayı ayırmaya çalışırken elindeki terlikle kendi kardeşine vurdu. Ailelerin araya girmesiyle şikayetten vazgeçilse de kamu adına açılan dava sonrasında adli süreç başladı.

ENGELLİ EŞİNİ DARP ETTİ
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameye göre, 13 Mayıs 2025 tarihinde mağdur Eyüp Çaytaş ile şüpheli eşi Betül Hilal Çaytaş arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Betül Hilal Çaytaş, eşini darp etmeye başladı.
"EŞİMDEN ŞİKAYETÇİYİM"
İfadesinde olay gününü anlatan Çaytaş, "Eşim tartışma sırasında beni göğsümden itekledi. Düşerek kafamı yatağın başlığına vurdum ve yaralandım. Soruşturma aşamasında aileler araya girdiği için şikayetimden vazgeçmiştim ancak boşanma davamız devam ediyor, kendisinden şikayetçiyim" dedi.
SUÇLAMALARI REDDETTİ
Sanık Betül Hilal Çaytaş ise savunmasında suçlamaları reddederek, "Olay tarihinde eşimle sözlü tartışma yaşadık. Kesinlikle onu darp etmedim, fiziki temasta bulunmadım. Boşanma davasını ben açtım. Beraatimi talep ederim" diyerek kendini savundu.

CEZASINDA ARTTIRIM UYGULANDI
Mahkeme, dosyadaki darp raporu, ifade tutanakları ve tüm delilleri inceleyerek sanık eşin basit yaralama suçunu işlediğini sabit gördü. Sanığın eylemi 'beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda olan eşe karşı' işlemesi nedeniyle cezasında yarı oranında arttırım yapıldı. Mahkeme, sanığın 'Eşe karşı kasten basit yaralama' suçundan 16 bin 800 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Mahkeme ayrıca Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına (HAGB) karar verirdi.
ŞİDDETTİN CİNSİYETİ YOKTUR
Mağdur Eyüp Çaytaş'ın Ceza Hukuku Uzmanı Av. Okan Göler, "Bu dosya, Türk ceza hukukunun yalnızca kadınları değil, aynı zamanda erkek bireyleri de şiddete karşı koruma altına aldığını açık biçimde ortaya koymaktadır. Ceza normları cinsiyetten bağımsız olarak, eşler arasında gerçekleşen fiziksel şiddeti yaptırıma bağlamakta ve mağdurun kimliğine bakılmaksızın koruma sağlamaktadır. Bu yönüyle karar, aile içi şiddet vakalarında hukuk düzeninin tarafsız ve koruyucu niteliğini bir kez daha teyit etmektedir" dedi.