15 Temmuz 2016 gecesi Üsküdar'da çalıştığı işyerindeki televizyonda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın halkı meydanlara davet ettiğini görüp bir darbe girişimi yaşandığını anlayınca bu duruma kayıtsız kalamayarak hemen Üsküdar Meydanı'na indiğini söyleyen Irmak, "Meydana ulaştığımda karşımda 9 tank vardı. Tanklardan birinin üzerinde bulunan genç bir askerin büyük bir korku yaşadığını fark ettim. Vatandaşların askere doğru yöneldiğini görünce, onu güvenli bir şekilde yanımıza aldık.

Kendisine neden orada bulunduğunu ve amacının ne olduğunu sordum. 'Bize de bomba atıldı. Bizi tatbikat yapılacağı söylenerek buraya getirdiler. Yaşananlardan hiçbir haberimiz yok.' dedi. Daha sonra telefonundaki mesajlaşmalarda komutanlarıyla yaptığı yazışmaları gördüm. Darbe girişimini o anda öğrendiği anlaşılıyordu. Hatta şaşkınlık içinde, 'Polis mi darbe yapıyor?' diye mesaj yazmıştı. Bu ifadeler, bazı askerlerin yaşanan olaylardan habersiz şekilde görevlendirildiğini açıkça gösteriyordu" dedi.

O gece çektiği videoda kendi hayatıma dair de bir gerçeği paylaştığını belirten Irmak, " Sağlık gerekçesiyle polis okulundan ilişiğimin kesildiğini anlattım. Ancak o gün de ifade ettiğim gibi, beni polis olmaktan alıkoymuş olabilirler ama bu vatana ve millete hizmet etmekten, şerefli evlatlar ve bilinçli nesiller yetiştirmekten kimse alıkoyamaz. Bugün öğretmen olarak en büyük görevimin, vatanını ve milletini seven gençler yetiştirmek olduğuna inanıyorum" diye konuştu.

O gece yaşananları kayıt altına aldığını, çektiği görüntüler, yargılama sürecinde önemli delillerden biri olarak değerlendirildiğini söyleyen Irmak, "Bu görüntüler 45 askerin beraat etmesine katkı sağladı. O gece söylediğim bir cümleyi bugün de aynı inançla tekrar ediyorum: 'Bu ülke bir daha darbe yüzü görmeyecek.' Allah'ın izniyle Türkiye, iradesini sandıkta ortaya koyan, demokrasisini seçimlerle güçlendiren bir ülke olmaya devam edecektir. En büyük temennimiz; milletimizin bir daha böyle acılar yaşamaması, birlik ve beraberliğimizin daim olması ve ülkemizin her zaman demokrasiyle, hukukla ve millet iradesiyle yönetilmesidir" dedi.
