Son dakika haberleri: Orta Doğu'da dengeleri değiştirebilecek ABD-İran anlaşması için geri sayım sürerken bölgeden peş peşe kritik açıklamalar geliyor.
ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın kısa süre içinde imzalanacağını duyururken İran cephesi mutabakat zaptının pazar günü imzalanacağına yönelik açıklamasının kesin bir hüküm olmadığını belirtti.
Öte yandan İsrail'de ise olası uzlaşının İran yönetimini güçlendireceği ve Tel Aviv'in aylardır sürdürdüğü askeri stratejiyi sekteye uğratacağı yönündeki endişeler giderek büyüyor.
Pakistan ise ABD ile İran arasında anlaşmaya varıldığını duyurdu.
İşte ABD/İsrail-İran savaşında son durum ve son gelişmeler…
Recep Tayyip Erdoğan sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “ABD ve İran arasında varılan mutabakatı, bölgemizde sulh-u sükûnun hâkim kılınması adına önemli bir gelişme olarak görüyor, memnuniyetle karşılıyorum. Tüm dünyanın uzun süredir ihtiyaç duyduğu bu haberin bölgemizde kalıcı huzur ve güven ortamının tesisine vesile olmasını yürekten temenni ediyorum” dedi.
İmzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak söylem, tahrik ve eylemlerden kaçınılması ve olası sabotajlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Erdoğan, “Bu neticenin alınmasında ABD ve İran liderlikleri başta olmak üzere müstesna ara buluculuk gayretleri için Pakistan’a teşekkür ediyorum. Ayrıca Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik girişimlere sağladıkları desteği takdirle karşıladığımı ifade etmek istiyorum. Türkiye olarak bölgemizde barışın, istikrarın ve huzurun tesisine yönelik her türlü çabayı desteklemeye, diplomasi ve uluslararası hukuk temelinde kalıcı çözümlere katkı sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz. Söz konusu mutabakat, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi yolunda önemli bir merhale teşkil etmektedir. Tamamlayıcı görüşmelerin de yapıcı bir tutumla sürdürülmesini ümit ediyoruz” dedi.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, ABD ile İran arasında bir barış anlaşmasına varılmasından memnuniyet duyduğunu belirterek, artık Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ve açık kalmasına odaklanmak gerektiğini ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump'ın yanı sıra Pakistan ve Umman gibi ara bulucular ve çözüme katkı sağlayan tüm tarafları tebrik eden Starmer, "Uzun süredir tansiyonun düşmesi çağrısı yapıyoruz. Bu, bizim görmek istediğimiz bir gelişmedir. Artık Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve kalıcı olarak tamamen açık kalmasını sağlamak amacıyla mutabakat zaptının tam olarak uygulanmasına ve nükleer anlaşmanın ayrıntılı unsurlarının nihai hale getirilmesine odaklanmak gerekiyor." değerlendirmesini yaptı.
Starmer, teknik görüşmelere her türlü desteği vermeye hazır olduklarını vurgulayarak, "Bizim önceliğimiz kalıcı ve güvenilir bir barışın sağlanmasıdır. Buna destek vermek için uluslararası ortaklarımızla birlikte çalışacağız." ifadesini kullandı.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ile anlaşmaya varıldığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını bildirdi
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in "ABD ile İran arasında barış anlaşmasına varıldığını duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz." açıklamasının ardından, İran devlet televizyonunda konuya ilişkin verilen haberde, “Silahlı kuvvetlerin ve halkın cani düşman karşısındaki direnci, ABD’yi savaşın sona erdiğini kabul etmek zorunda bıraktı” ifadesine yer verildi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılan barış anlaşmasının tamamlandığını, Hürmüz Boğazı'nın açılarak ABD'nin deniz ablukasının derhal kaldırılacağını belirtti
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İran'ın İsrail'in Lübnan'a gerçekleştirdiği son saldırıya karşılık vermeye hazırlandığı bir süreçte taraflar arasındaki barış anlaşmasının yürürlüğe girdiğini duyurdu.
Şerif sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Yoğun diplomatik görüşmelerin ardından, ABD ile İran İslam Cumhuriyeti arasında bir barış anlaşmasına varıldığını memnuniyetle duyuruyoruz. Taraflar, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde yürütülen askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etmiştir" ifadelerini kullandı.
Şerif, anlaşmanın resmî imza töreninin, 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de gerçekleştirileceğini belirtti.
Pakistan Başbakanı, "Çatışmaya diplomatik bir çözüm bulunması yönündeki kararlılıkları dolayısıyla ABD ve İran'a teşekkür etmek isteriz. Ayrıca, bu arabuluculuk sürecindeki kardeşlerimiz olan Katar'ın büyük liderliğine, anlaşmaya varılmasına sağladıkları destekten ötürü en içten şükranlarımızı sunuyoruz. Bunun yanı sıra, Suudi Arabistan'ın vizyoner liderliğine ve Türkiye'ye bu süreçteki değerli katkıları nedeniyle özellikle teşekkür etmek isterim" açıklamasını yaptı.
ABD Başkanı Trump, "Bölgeye barış getirecek anlaşmaya çok yakınız. Buna Lübnan'da dahil." dedi.
İran, İsrail'in Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine yönelik saldırısını kınadı.
İran Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Lübnan'a saldırılarına ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, İsrail'in, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine saldırısının "terörist bir eylem" olduğu ve İran ile ABD arasında 8 Nisan'da varılan ateşkesi ihlal ettiği belirtildi.
İsrail'in Dahiye'ye yönelik eylemlerinin, Lübnan'ın ulusal egemenliğine ve toprak bütünlüğüne bir saldırı niteliği taşıdığı vurgulanan açıklamada, saldırı kınandı.
Açıklamada, İsrail'in eylemlerinin sonuçlarından ABD'nin sorumlu olduğu ve İran'ın İsrail saldırılarına karşı gerekli önlemleri alacağının altı çizildi.
İsrail ordusu, bugün Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenlemişti.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Lübnan'ın başkenti Beyrut'a saldıran İsrail’e misilleme yapmaması karşılığında maddi teklifte bulunduğu öne sürüldü.
İsrail'de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun haberinde, İsrail ordusunun Beyrut'un Dahiye bölgesine saldırısının ardından Trump'ın misillemeyi önlemek adına mali menfaatler içeren bir teklifte bulunduğu iddia edildi.
Kanal 12'ye konuşan Batılı kaynaklar, İran'ın Trump'ın yaptığı söz konusu teklifi hala değerlendirme aşamasında olduğunu söyledi.
Öte yandan, Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan İsrailli yetkililer, Trump'ı "İsrail’e saldırılmasını normalleştirmekle" suçladı.
İranlı yetkililer, İsrail’in Beyrut’a yönelik saldırılarına karşılık vereceklerini duyurmuştu.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhammed Bakır Zülkadir, "İslam savaşçılarının cevabı yakındır” ifadesini kullanmıştı.
ABD Başkanı Trump ise İsrail’in Beyrut'a düzenlediği saldırının İran ile anlaşmayı geciktirdiğini ancak imza töreninin "önümüzdeki birkaç saat içinde gerçekleşeceğini" söylemişti.
İsrail ordusu, bugün Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenlemişti.
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Lübnan'ın başkenti Beyrut'a saldırısına ilişkin, "Bibi (İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu) neden böyle kahrolası bir saldırı düzenlemek zorunda kaldı ki? Çok sinirlendim. Ona bunu söyledim. Hiçbir muhakeme yeteneği yok." ifadelerini kullandı.
Trump, Fox News kanalına telefonda yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Netanyahu ile görüştüğünü bildirdi.
Kanal muhabirinin aktardığına göre, Trump, İsrail'in Beyrut'a saldırısına işaret ederek, İsrail Başbakanı Netanyahu için "Bibi neden böyle kahrolası bir saldırı düzenlemek zorunda kaldı ki? Çok sinirlendim. Ona bunu söyledim. Hiçbir muhakeme yeteneği yok." dedi.
Trump, "(İran-ABD) Anlaşmayı bu sabah imzalamamız gerekiyordu ancak Beyrut'taki İsrail saldırısı bunu geciktirdi. Sanırım imza töreni bugün, önümüzdeki birkaç saat içinde gerçekleşecek." ifadelerine yer verdi.
Netanyahu ile görüşmesinde ona "Sen ne yaptığını sanıyorsun?" dediğini belirten Trump, ondan Hizbullah'a yönelik başka saldırı düzenlememesini ve böylece anlaşmaya varılmasını engellememesini istediğini kaydetti.
Trump, İran ile anlaşmanın 2-3 saat içinde elektronik olarak, gelecek hafta Avrupa'da bir yerde de yüz yüze imzalanacağına inandığını bildirdi.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD-İsrail ile savaşta komşu ülkelerle yaşadıkları krizlere işaret ederek, "Körfez ülkeleriyle yaşanan birçok konu ve yanlış anlaşılma çözüm yoluna girmiştir." dedi.
İran Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre, Pezeşkiyan, ülkesindeki basın kuruluşlarının temsilcileriyle başkent Tahran’da bir araya geldi.
Pezeşkiyan burada yaptığı konuşmada, komşu ülkelerle iyi ilişkilere sahip olmanın birçok sorunu çözmeye yardımcı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"ABD ve İsrail’in temel hedeflerinden birisi de İran ile bölge ülkeleri arasında ayrılık meydana getirmekti. Ancak yaşanan son olaylara rağmen komşu ülkelerle çok iyi ilişkiler tesis edildi. İşbirliğimizin seviyesini düşürmek için sebep yok. Bölgesel işbirliklerinin artırılması ülkeye önemli katkılar sunabilir. Son haftalarda diplomatik girişimlerle birlikte (Basra) Fars Körfezi ülkeleriyle birçok konunun ve yanlış anlaşılmanın çözüm yoluna girmiş olması memnuniyet verici." ifadelerini kullandı.
ABD ile yürütülen müzakerelere işaret eden Pezeşkiyan, diyalog kurmanın temel ilkelerden vazgeçmek anlamına gelmediğini, ülkesinin "zorbalık" karşısında boyun eğmeyeceğini söyledi.
Pezeşkiyan ayrıca, ABD ile müzakere kararının İran lideri Mücteba Hamaney’in onayı ile gerçekleştirildiğine atıf yaparak, "Savaş ve müzakere hakkında karar almak, Rehberlik ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nin yetkisindedir. Milli birlik bugün ülkenin en önemli önceliğidir. Ekonomi ve halkın geçim konusu hükümetin en önemli endişesidir." diye konuştu.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, İsrail'in Beyrut'un Dahiye bölgesine gerçekleştirdiği saldırıya "sert" yanıt vereceklerini belirtti.
Azizi, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda İsrail’in Lübnan'a düzenlediği saldırıya tepki gösterdi.
İsrail’in Dahiye’ye saldırısının "ABD’nin güvenilirlikten yoksun ve zayıf olduğunu kanıtladığını" ifade eden Azizi, söz konusu saldırıya "sert bir yanıt verecekleri" tehdidinde bulundu.
İsrail ordusunun öğle saatlerinde Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine düzenlediği saldırıda 3 kişi hayatını kaybetmişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Lübnan’ın başkenti Beyrut'a düzenledikleri hava saldırısına karşı İran'ın misilleme yapabileceği endişesiyle güvenlik kabinesi toplantısını sığınakta yapacağı belirtildi.
İsrail'de yayın yapan Kanal 13 televizyonunun haberinde, Netanyahu'nun güvenlik kabinesi üyeleriyle bu akşam saatlerinde bir araya geleceği aktarıldı.
Haberde, İsrail ordusunun öğle saatlerinde Lübnan’ın başkenti Beyrut’a yönelik hava saldırısına karşı İran’ın misilleme yapabileceği endişesiyle toplantının gizli bir sığınakta yapılması kararı alındığı kaydedildi.
Öte yandan The Times of Israel gazetesinin haberinde, Netanyahu’nun toplantıda İran’dan yapılabilecek misillemeleri ve Tahran yönetimiyle anlaşmaya varması beklenen ABD ile yaşanan anlaşmazlıkları ele alacağı belirtildi.
İsrail ordusu, Dahiye saldırısı sonrası İran'ın olası misillemelerine karşı hazırlık yaptığını ve ülke genelinde yeni kısıtlamalar getirdiğini duyurmuştu.
İsrail ordusunun öğle saatlerinde Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine düzenlediği saldırıda 3 kişi hayatını kaybetmişti.
İran ordusu, İsrail'in Lübnan'a saldırılarının cevapsız kalmayacağını bildirdi.
İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Denetim Başkan Yardımcısı Tuğgeneral Muhammed Cafer Esedi, Fars Haber Ajansı'na konuya ilişkin açıklama yaptı.
İranlı Komutan, İsrail'in Beyrut'un Dahiye bölgesine yönelik saldırılarının cevapsız kalmayacağını söyledi.
İsrail, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta Dahiye bölgesi ve ülkenin güneyine hava saldırısı düzenlemiş ve en az 8 kişi hayatını kaybetmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail'in Lübnan'ın başkenti Beyrut'a yönelik saldırısına ilişkin, "Beyrut’a yönelik saldırı gerçekleşmemeliydi. Özellikle de İran ile bir barış anlaşmasına bu kadar yaklaşmışken böyle bir saldırının düzenlenmesi doğru olmadı" dedi.
Trump, "Lübnan da dahil olmak üzere bölgeye barış getirecek bir anlaşmaya çok yakınız ve tüm taraflar gerilimi azaltmalı. İsrail'in Lübnan'da herhangi bir noktaya yönelik yeni saldırılar düzenlememesi gerekiyor" dedi.
ran'ın, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine düzenlenen İsrail saldırısı öncesinde, Katar heyeti üzerinden ABD ile irtibat halinde olduğu belirtildi.
Yarı resmi Fars Haber Ajansı'nın, İranlı müzakere heyetine yakın bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Tahran yönetiminin İsrail'in Dahiye saldırısından önce Katar heyeti üzerinden mutabakat zaptına ilişkin ayrıntıları ve beklentilerini Washington'a ilettiği aktarıldı.
Haberde ayrıca, mutabakat zaptında İran'ın tüm taleplerinin karşılanması halinde dahi anlaşmanın ABD Başkanı Donald Trump'ın açıkladığı tarihte imzalanmayacağı ifade edildi.
İran Başmüzakerecisi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, İsrail'in Lübnan'a düzenlediği son saldırıya tepki göstererek, "Siyonistlerin Dahiye'ye yönelik saldırısı bir kez daha gösterdi ki, Amerika ya kendi taahhütlerini yerine getirme iradesine sahip değil ya da bunu yapabilecek kapasiteden yoksundur. Rejime yeşil ışık yakarak hiçbir kazanım elde edemezsiniz" dedi.
İran'dan İsrail'in Lübnan'a düzenlediği son saldırıya tepki geldi. İsrail ordusunun saldırı hakkında bilgilendirdiği ABD'ye mesaj gönderen İran Başmüzakerecisi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, "Siyonistlerin Dahiye'ye yönelik saldırısı bir kez daha gösterdi ki, Amerika ya kendi taahhütlerini yerine getirme iradesine sahip değil ya da bunu yapabilecek kapasiteden yoksundur" dedi.
Galibaf, "Rejime yeşil ışık yakarak hiçbir kazanım elde edemezsiniz. Kötü polis-iyi polis oyunu artık geçerliliğini yitirmiştir. Eğer taahhütlerinizi yerine getirme iradesine ve kapasitesine sahip değilseniz, yolu sürdürmekten söz etmek mümkün değildir" ifadeleriyle üstü kapalı bir tehditte bulundu.
Öte yandan İran Devrim Muhafızları Ordusu'na (DMO) bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı'ndan yapılan açıklamada Dahiye saldırısının "karşılıksız kalmayacağı" bildirildi.
İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Denetim Başkan Yardımcısı Tuğgeneral Muhammed Cafer Esedi, Fars Haber Ajansı'na İsrail’in Beyrut saldırısına ilişkin açıklama yaptı.
İranlı Komutan, İsrail'in Beyrut'un Dahiye bölgesine yönelik saldırılarının cevapsız kalmayacağını söyledi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, X sosyal medya platformundaki hesabından İsrail’in Beyrut saldırısına ilişkin açıklama yaptı.
İsrail'in Lübnan'ın Dahiye bölgesine yönelik son saldırılarına tepki gösteren Kalibaf, "Siyonistlerin Dahiye'ye saldırıları ABD'nin verdiği taahhütleri yerine getirme iradesinden yoksun olduğunu ya da bunu yapabilecek gücü bulunmadığını bir kez daha ortaya koydu." ifadesini kullandı.
"Kötü polis iyi polis" oyununun eskide kaldığını belirten Kalibaf, "Eğer taahhütlerinizi yerine getirme iradeniz ve kapasiteniz yoksa, (müzakere) sürecinin devamından söz etmek mümkün değil." sözleriyle müzakere sürecinin durabileceği uyarısında bulundu.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail savaş uçakları sabah saatlerinde ülkenin güneyindeki Nebatiye kentine bağlı Düveyr beldesinde eski Belediye Başkanı Abdülaziz Kansu'ya ait evi hedef aldı. Saldırıda ev tamamen yıkılırken 3 kişi hayatını kaybetti.
Sur kentindeki Huş Mahallesi'ne düzenlenen saldırıda ise 1 kişi yaşamını yitirdi, 4 kişi yaralandı.
Başkent Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesine düzenlenen İsrail saldırısında 3 kişi hayatını kaybetmişti.
Ülkenin güneyindeki Zehrani bölgesinde Musaylih yolu üzerinde bir araca düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısında da 1 kişi yaşamını yitirmişti.
Öte yandan İsrail ordusu öğle saatlerinden bu yana Lübnan'ın güneyindeki Keferdunin, Burç Şemali, Bazuriyye, Mecdel Zun ve Zıbkin beldelerini hava saldırıları ve topçu atışlarıyla hedef aldı.
Sur kentinde ise Semaiyye-Şaitiyye yolu üzerinde bir motosiklet, İsrail'in İHA saldırısına hedef oldu.
Lübnan'ın güneyindeki Mecdel Zun ile Zıbkin arasındaki bölge İsrail hava saldırılarıyla hedef alınırken, Zıbkin ile Mecdel Zun ve Mansuri arasındaki Meşa bölgesi de yoğun topçu atışlarına maruz kaldı.
NNA'nın haberine göre, Mecdel Zun'a ayrıca fosfor mühimmatıyla saldırı düzenlendi.
İran Dışişleri Bakanı'nın resmi Telegram hesabından yapılan açıklamaya göre, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, başkent Tahran'da toplumun önde gelen isimleri ve din adamları ile bir araya geldi.
Söz konusu toplantıda yaptığı konuşmada Arakçi, İran'ın bölgesel güvenlikte önemli bir aktör olduğuna işaret ederek, "Bölge güvenliği İran'ın görmezden gelinmesi temelinde şekillenemez." ifadesini kullandı.
İran'ın savaşta başarı elde etmekle kalmayıp stratejik kazanımlar sağladığını belirten Arakçi, bölge ülkelerinin son savaşla birlikte, bölgedeki kalıcı güvenliğin ve ekonomik kalkınmanın karşılıklı iş birliği ile mümkün olabileceğini anladığını belirtti.
Arakçi, İran'ın yaptırımlara bağlı olarak uluslararası camiada zayıf bir ülke olarak algılandığını ancak savaşla birlikte bu algının değiştiğini ve ülkesinin gücünü gösterdiğini ifade etti.
AA muhabirinin aktardığına göre, İsrail savaş uçakları, ön uyarı yapmadan Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesini bombaladı.
Bölgeden 2 patlama sesi duyulurken, hedef alınan noktalardan dumanlar yükseldi.
İsrail ordusu, bir açıklama yaparak, Dahiye bölgesine düzenlenen hava saldırısını üstlendi.
Açıklamada, Dahiye bölgesine düzenlenen saldırıda Hizbullah'a ait hedefin vurulduğu öne sürüldü.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, Dahiye'nin Gubayri Mahallesi'nde bir apartman dairesini hedef alan saldırıda 3 kişi yaşamını yitirdi, 15 kişi yaralandı.
Saldırı sonrası çevredeki binalarda maddi hasar oluştu.
İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenledi.
İranlı üst düzey bir yetkili, ABD ile yürütülen müzakerelerde hazırlanan nihai mutabakat taslağının detaylarını Reuters’a açıkladı.
Taslağa göre Washington, İran’a yönelik petrol yaptırımlarını belirli bir süre için askıya alacak ve Tahran’ın dondurulan 25 milyar dolarlık varlıklarının serbest bırakılması için adım atacak. Buna karşılık İran, nükleer silah geliştirmeyeceğini taahhüt ederken uranyum zenginleştirme faaliyetlerini seyreltecek.
Taslak metinde, tarafların anlaşmaya varmasının ardından nihai düzenlemelerin 60 gün içinde müzakere edilmesi öngörülüyor.
“HÜRMÜZ BOĞAZI YENİDEN AÇILACAK”
İranlı yetkiliye göre taslak anlaşma kapsamında Tahran yönetimi, küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilere yeniden açacak. Buna karşılık ABD de İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldıracak.
PETROL YAPTIRIMLARINDA MUAFİYET
Taslağa göre ABD, nihai anlaşmaya kadar İran’a yeni yaptırım uygulamamayı kabul edecek. Ayrıca İran’ın petrol satabilmesi ve gelir elde edebilmesi için mevcut petrol yaptırımlarına geçici muafiyet sağlanacak.
25 MİLYAR DOLARLIK VARLIK SERBEST BIRAKILACAK
Anlaşma taslağı, İran’ın yurt dışında dondurulan yaklaşık 25 milyar dolarlık varlığının serbest bırakılmasını da içeriyor. Söz konusu kaynakların doğrudan nakit transferleri, bölgesel ülkelerin iş birliği ve finansal kredi hatları yoluyla Tahran’ın kullanımına sunulması planlanıyor.
NÜKLEER PROGRAMDA SINIRLAMA
Nükleer başlık altında ise İran, nükleer silah üretmemeyi veya edinmemeyi kabul ediyor. Ayrıca nihai anlaşma sağlanıncaya kadar uranyum zenginleştirmeme ve nükleer tesislerini genişletmeme taahhüdünde bulunuyor.
Taslak metne göre ABD de İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke içinde seyreltilmesini kabul ederken, bunun nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin mekanizmanın 60 gün içinde netleştirilmesi planlanıyor.
Reuters’a konuşan İranlı yetkili, tarafların nihai anlaşmaya giden süreçte temel başlıklarda önemli ölçüde uzlaşı sağladığını belirtti.
İran basını, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın, geçen yıl İsrail tarafından başlatılan 12 günlük savaşın yıl dönümüne ilişkin mesaj paylaştığını duyurdu.
İran halkının 'birlik ve dayanıklılığını' öven Pezeşkiyan, çatışmayı 'ulusal dayanışmanın bir sembolü' olarak nitelendirdi ve savaş sırasında hayatını kaybedenleri andı.
Pezeşkiyan, İsrail hükümetinin üst düzey askeri isimler ile stratejik tesislere yönelik saldırılarının İran halkını zayıflatacağı ve ülkeyi istikrarsızlaştıracağı yönünde yanlış hesap yaptığını bildirdi.
Pezeşkiyan, "İran halkının gösterdiği birlik ve direniş, merhum lider Ali Hamaney ile silahlı kuvvetlerin hazırlığı sayesinde İsrail'in hedeflerine ulaşmasını engelledi ve ateşkesi kabul etmek zorunda bıraktı" ifadelerini kullandı.
İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarını sürdürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, sabah saatlerinden itibaren güneydeki Deyr Kanun en-Nehr, Furun, Haddasa, Haris, Mecdel Zun, Mansuri, Abbasiyye ve Kalile beldeleri İsrail'in hava saldırılarına maruz kaldı.
İsrail topçu birlikleri de Sarifa, Mansuri, Mecdel Zun, Buyut Siyad ve Katrani beldelerini hedef aldı.
Zehrani bölgesinde Musaylih yolu üzerinde bir araca düzenlenen İHA saldırısında 1 kişi hayatını kaybetti.
Deyr Kanun en-Nehr'deki saldırıda ise 3 kişi yaralandı.
İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, sabah saatlerinde Lübnan'dan İsrail'e 2 İHA gönderilmesinin ardından Beyrut'a saldırı çağrısında bulundu.
Başbakan Binyamin Netanyahu ile bugün yapacağı görüşmede Dahiye bölgesinin bombalanmasını talep edeceğini belirten Ben-Gvir, "Her ihlal için ateş. Her İHA için Dahiye sallanmalı." tehdidinde bulundu.
İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ordunun Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye ve Sayda kentlerine bağlı 29 beldeyi hedef alacağını bildirdi.
Adraee, Lübnan'ın Arki, Binaful, Ciba, Cernaya, Aşağı Humin, Yukarı Humin, Kefer Beyt, Kefer Melki, Kefer Fila, Kefer Şellel, Ayn Busvar, İzze, Ayna Kana, Arab el-Cul, Serba ve Rumin beldeleri sakinlerinden bulundukları yerlerden en az 1 kilometre uzaklaşmalarını, ayrıca Zerariye, Kefer Bede, Harayib, Ansar, Arzi, Bıreyki, Mezraıt Bisafur, Mezraıt El-Yahudiyye, Mezraıt el-Vasıta, Mezraıt Cumcum, Mezraıt Kevseriyyet Ruz, Matariyyet eş-Şomar ve Kefer Sir beldeleri sakinlerinden ise Zehrani Nehri'nin kuzeyine geçmelerini istedi.
İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansının, müzakere heyetine yakın bir kaynağa dayandırdığı haberinde, Tahran'ın ABD ile imzalanması muhtemel mutabakat zaptına ilişkin henüz nihai bir sonuca ulaşmadığı ve incelemelerin sürdüğü ifade edildi.
Haberde, değerlendirmelerin teknik, siyasi ve hukuki yönden devam ettiği, İran'ın mutabakat zaptına ilişkin kararını ulusal çıkarların korunması, kırmızı çizgilerin muhafaza edilmesi ve gerekli güvencelerin sağlanması çerçevesinde alacağı vurgulandı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Hizbullah'a ait olduğu değerlendirilen ve sınır hattındaki askeri noktaları hedef alan "şüpheli hava unsurlarının" ordu tarafından düşürüldüğü ifade edildi.
Açıklamada, İHA saldırısında ölen ya da yaralanan olmadığı, olayla ilgili soruşturma başlatıldığı kaydedildi.
İsrail basını, İHA saldırısı nedeniyle ülkenin kuzeyindeki Celile bölgesinde bulunan bazı yerleşimlerde uyarı sirenlerinin çaldığını aktardı.
Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde ise İsrail'in kuzeyindeki Şlomi yerleşimi yakınlarında bir İHA'nın düşürüldüğü anlar yer aldı.
İran'ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, Katar heyeti, arabuluculuk için başkent Tahran'a geldi.
Tahran'da üst düzey İranlı yetkililerle görüşen Katar heyeti, ABD ile yürütülen diplomatik süreçle ilgili görüş alışverişinde bulundu.
İran basını, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında hayatını kaybeden İran'ın eski lideri Ali Hamaney'in cenaze törenine ilişkin takvimi açıkladı.
Buna göre, ilk cenaze töreni 4-5 Temmuz'da Tahran'daki İmam Humeyni Musalla Camisi'nde yapılacak.
Ardından 6 Temmuz'da yine Tahran'da ikinci cenaze töreni düzenlenecek.
Daha sonra 7 Temmuz'da Kum'da, 9 Temmuz'da ise Meşhed kentinde tören düzenlenerek cenaze İmam Rıza Türbesi'nin içinde hazırlanan bir alanda toprağa verilecek.
İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ile İran arasındaki müzakereleri işaret ederek, Hizbullah'ın durumdan faydalanıp İsrail'in kuzeyini vurmasına izin verilmeyeceğini ileri sürdü.
İsrail'e yönelik her roket veya insansız hava aracı (İHA) saldırısına karşılık Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesinde 10 binanın bombalanması gerektiğini savunan Smotrich, bunun hemen bu gece yapılması çağrısında bulundu.
Öte yandan İsrail ordusu, Lübnan'dan atılan roketler nedeniyle İsrail'in kuzeyindeki bazı yerleşimlerde sirenler çaldığını bildirdi.
Açıklamada, roketlerin Lübnan'ın güneyindeki işgalde görev alan İsrail birliklerini hedeflediği belirtilerek, olayda yaralanan olmadığı ileri sürüldü.
Ayrıca İsrail basını, sabah saatlerinde Lübnan'dan fırlatılan bir İHA'nın sınırdan sızdığını, bu nedenle İsrail'in kuzeyindeki 2 yerleşimde sirenlerin çaldığını aktarmıştı.
Eski İsrail Başbakanı ve ana muhalefet lideri Yair Lapid, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun İran konusunda başarısız olduğunu kaydetti.
"Şu anda şekillenen anlaşma, İsrail'in savaş hedeflerinin hiçbirini gerçekleştirmiyor." ifadesini kullanan Lapid, Tahran yönetiminin ayakta kaldığını, füze programının devam ettiğini ve İran'ın nükleer programını yeniden inşa edebileceğini aktardı.
Lapid, bunun Netanyahu'nun tam başarısızlığı olduğunu ve İsrail'i ulusal güvenliği konusunda talimatlar alan bir uydu devlet haline getirdiğini, hiçbir basın toplantısı, medya manipülasyonu veya yapay zeka videosunun bu başarısızlığı gizleyemeyeceğini ifade etti.
İSRAİL ANLAŞMA NEDENİYLE ENDİŞELİ
İsrailli siyaset ve güvenlik yetkilileri, ABD ile İran arasında imzalanmak üzere olan anlaşmanın İsrail'de endişeye yol açtığı yorumunda bulundu.
İsrail'in i24 televizyonunun haberine göre, İsrailli yetkililer, anlaşmanın Tahran yönetimini güçlendireceğini ve İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını kısıtlayacağını kaydetti.
ABD ve İran'ın çatışmayı sonlandıracak bir anlaşmaya çok yakın olduğu aktarılıyor.
İran lideri Mücteba Hamaney'in resmi Telegram hesabından yapılan paylaşımda, İran halkına "milli birlik" çağrısı yapıldı.
"Milli birlik, büyük şeytan karşısındaki galibiyetin en önemli unsurlarından birisidir." başlığını taşıyan mesajda, siyasiler başta olmak üzere herkesin, toplumsal birliğe zarar verecek girişimlerden ve siyasi çekişmelerden kaçınması gerektiği vurgulandı.
İsrail'in Yediot Ahronot gazetesinin haberine göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, daraltılmış güvenlik kabinesini yerel saatle 19.30'da toplayacak.
Söz konusu toplantı kararının duyurulmasının ardından, aralarında İsrail devlet televizyonu KAN'ın da bulunduğu ülke basınında, siyasi makamların "İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki ilerleyişini durdurması" yönünde karar almasının muhtemel olduğuna işaret edildi.
Ayrıca KAN'ın güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberinde, "İsrail ordusu, beklenen yaklaşımlar çerçevesinde Lübnan'ın güneyinde oluşturduğu güvenlik şeridinden kesinlikle çıkmayacak." ifadesine yer verildi.
Haberde, bu konunun yaklaşık bir buçuk hafta sonra ABD'de Lübnan tarafıyla görüşülmesinin beklendiği kaydedildi.
KAN'ın konuya ilişkin değerlendirmesinde, İsrail'in beklenen anlaşmaya zarar vermemek için Lübnan topraklarının derinliklerine yönelik saldırılarını azaltmaya hazırlandığı ve ordunun güneydeki bölgelerde operasyonlarını daha odaklı şekilde sürdürdüğü ifade edildi.
İsrail, nisan ayında Litani Nehri'nin güneyinde Gazze'dekine benzer bir "Sarı Hat" oluşturduğunu açıklamıştı.
İsrail, sınıra kadar uzanan bu hayali hatla, Lübnan'da yerinden edilenlerin geri dönüşünü ve her türlü silahlı faaliyeti engellemeye çalıştığını belirtiyor.
Tel Aviv yönetimi, bu bölgenin muhtemel ateşkes anlaşmalarının kapsamına girmeyeceğini öne sürüyor.
İran Meclisi'nin muhafazakar milletvekillerinden Mahmud Nebeviyan, X sosyal medya platformundaki hesabından Tahran ile Washington arasında olası mutabakat zaptına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Mutabakat zaptında, Hürmüz Boğazı'nın ücretsiz şekilde acil ve kısıtlama olmadan açılacağı ve uranyumun seyreltilmesine dair maddelerin yer almasına karşın, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve İran'ın 300 milyar dolarlık fondan yararlanması konusunda belirsizlikler bulunduğunu belirten Nebeviyan, "Acaba bu metin ulusal çıkarları sağlıyor mu?" dedi.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rezai de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran müzakere heyetinin fazla tavizkar olduğuna atıf yaparak, "Müzakere masasındaki cömertlik, düşmanın hesaplarında değişikliğe yol açarak İran'ın zayıf olduğu anlayışına neden oldu." ifadelerini kullandı.
Akşam saatlerinde başkent Tahran'daki İbni Sina meydanında toplanan bir grup İranlı, ABD ile gerçekleştirilen görüşmeler aleyhine gösteri düzenledi.
Gösteride İran Meclisi ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi aleyhine sloganlar atıldı.
Mısır Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile telefonda görüştü.
Görüşmede bölgedeki son gelişmeler ile ABD ve İran arasında yürütülen müzakerelerde gelinen son durum ele alındı.
ABD ile İran arasında arzu edilen anlaşmaya varılması amacıyla sürdürülen temasların değerlendirildiği görüşmede, söz konusu anlaşmanın gerilimin azaltılmasına, çatışmaların sona erdirilmesine ve bölgede güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlayacağı vurgulandı.
Abdulati görüşmede, Mısır'ın anlaşmaya yönelik desteğini yineleyerek, tüm tarafların kaygılarını dikkate alan nihai bir uzlaşıya ulaşılması için bölgesel ortaklarla işbirliği içinde her türlü çabayı göstermeye hazır olduklarını ifade etti.
Bakan Abdulati ayrıca, mevcut fırsatın değerlendirilerek çatışmaların sona erdirilmesi ve bölgesel istikrarın desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
Witkoff ise bölge ülkelerinin, özellikle de Mısır'ın anlaşmaya ulaşılması yönünde yürüttüğü yoğun diplomatik çabalardan övgüyle söz ederek, olası bir anlaşmanın bölgede güvenlik ve istikrarın güçlenmesine katkı sunması temennisinde bulundu.
İsrail devlet televizyonunun ismini açıklamadığı güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberde, ABD ile İran arasında şekillenmeye başlayan anlaşma süreci kapsamında ordunun, Lübnan'ın güneyine yönelik kara harekatının durdurulması olasılığına hazırlandığı bildirildi.
İsrail ordusunun ayrıca Lübnan içlerine yönelik saldırıları azaltmaya hazırlandığı, ancak askeri "operasyonların" güneye yoğunlaşarak devam edeceği iddia edildi.
İsrail ordusunun, anlaşma kapsamında yer alsa bile Lübnan'ın güneyindeki emniyet şeridinden çekilmeyeceği kaydedildi.
İsrail geçen nisan ayında, Litani Nehri'nin güneyinde Gazze'dekine benzer bir Sarı Hat oluşturduğunu açıklamıştı.
Sınıra kadar uzanan bu hayali hatla İsrail, Lübnan'da yerinden edilenlerin geri dönüşünü ve her türlü silahlı faaliyeti engellemeye çalıştığını ifade ediyor.
İsrail, bu bölgenin ateşkes anlaşmaları kapsamına girmeyeceğini öne sürüyor.
İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı'nda yer alan bir haberde, ABD Başkanı Donald Trump'ın mutabakat zaptının pazar günü imzalanacağına yönelik açıklamasının kesin bir hüküm olmadığı belirtildi.
Haberde, Trump'ın, İran ile ABD arasındaki savaşın sonlandırılması ve 60 günlük müzakere sürecinin başlamasına ilişkin hazırlanan mutabakat zaptının pazar günü imzalanması konusundaki ısrarının kendi doğum günü ile aynı tarihe getirme amacına hizmet ettiği ve Trump'ın bu vesileyle propaganda malzemesi elde etmeye çalıştığı vurgulandı.
Ayrıca haberde, İran müzakere heyetinin, mutabakat zaptının imzalanmasına yönelik bir tarih belirtmediği ifade edildi.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı.
Eski Başkan Barack Obama döneminde yapılan anlaşmanın İran'ın nükleer silaha giden yolu için "sorunsuz" olduğu yorumunu yapan Trump, şu an varılan anlaşmanın ise "nükleer silahlara karşı duvar" niteliğinde olduğunu öne sürdü.
Trump, İran'ın artık nükleer silaha sahip olmayı istemediğini belirterek, "Anlaşmanın pazar günü imzalanması planlanıyor ve imzalandıktan hemen sonra Hürmüz Boğazı herkes için açık olacak." bilgisini verdi.
ABD'nin İran ile ilişkisinin önceki yönetimlerden "çok daha farklı ve daha iyi" olduğunu savunan Trump, İran'ın dondurulan paraları konusunda da herhangi bir "el değiştirme" olmayacağını kaydetti.
Trump, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun da "her şey sakinleştiğinde" ve "uygun bir zamanda" İran veya ABD'de imha edileceğini belirterek, "İran ve tüm Orta Doğu ile uzun yıllar birlikte çalışmayı dört gözle bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Sürecin hızlı, kolay ve sorunsuz bir şekilde ilerlemesini umduğunu aktaran Trump, "Eğer ilerlemezse, umarım bir daha asla kullanılmayacak nihai bir alternatifimiz var." ifadelerini kullandı.