SON DAKİKA… ABD-İran Savaşı'nda ateşkesin bozulması sonrası gerilim bir kez daha alevlendi. ABD ordusu, 2 gün boyunca İran'ın en kritik şehirlerine bombalı saldırı düzenledi. Ateşkes sonrası "İran'ın Trump'a suikast planladığı" iddiası dikkat çekti.
İsrail'in ABD'ye benzer bir istihbarat sağladığı belirtilirken Trump'tan Tahran yönetimine çok sert bir mesaj geldi. Trump "Suikastın gerçekleşmesi halinde bin füze atışa hazır" dedi.
Öte yandan İran, Hürmüz Boğazı'nda bir gemiyi vurduklarını ve bir sonraki duyuruya kadar geçişlerin durdurulduğunu açıkladı.
İşte ABD-İran Savaşı'nda dakika dakika yaşanan gelişmeler…
İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, "yabancı müdahalenin yol açtığı istikrarsız güvenlik durumu nedeniyle, Hürmüz Boğazı'nın ikinci bir duyuruya kadar kapatıldığını" duyurdu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda yabancı müdahale ve gemilerin "yetkisiz rotalarda" seyretmeye çalışmasının güvenlik sorunlarına yol açtığı öne sürüldü.
Daha önce yabancı müdahalelerin ve gemilerin rotalarının izinsiz şekilde belirlenmesine karşı uyarıda bulunulduğu belirtilerek, birkaç saat önce bazı gemilerin bu uyarıları dikkate almadığı ve "yetkisiz rotalarda" ilerlemeye çalıştığı ifade edildi.
Uyarılara rağmen rotasını değiştirmeyen ve deniz güvenliğini tehlikeye attığı öne sürülen gemilerden birinin, Devrim Muhafızları Ordusu Donanması tarafından uyarı atışlarıyla durdurulduğu aktarılarak, "Bu olay sonucunda ve yasadışı yabancı müdahale nedeniyle ortaya çıkan bu istikrarsız güvenlik durumu sebebiyle, Hürmüz Boğazı ikinci bir duyuruya kadar kapatılacak." denildi.
Açıklamada, Hürmüz Boğazı bölgesinde Amerikan müdahaleleri sona erene kadar hiçbir gemiye geçiş izni verilmeyeceği belirtilerek, "Amerikan-Siyonist düşmanın topraklarına girmesine izin veren ülkeler, bu müdahalenin sonuçlarından sorumlu tutulacaktır." ifadelerine yer verildi.
ABD merkezli CNN International, Umman'ın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin iki ayrı koridordan yürütülmesinin ve her iki güzergahın da açık tutulmasına yönelik bir öneri taslağı hazırladığını öne sürdü. Umman Haber Ajansı ise, Maskat ile Tahran yönetimlerinin Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisine ilişkin siyasi ve teknik görüşmeleri sürdürme konusunda anlaştığını bildirdi.
Umman ile İran, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliği ve serbestisinin sağlanmasına ilişkin görüşmeleri teknik ve siyasi düzeyde sürdürme konusunda anlaştı.
Görüşmelerde, bölgedeki son gelişmelerin ortaya çıkardığı koşullar ve bunların Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefere etkileri ele alındı.
Taraflar, Boğaz'da seyrüsefer güvenliği ve serbestisinin uluslararası hukuk doğrultusunda sağlanmasına yönelik gerekli mutabakatlara varılması amacıyla teknik ve siyasi düzeydeki görüşmelerin sürdürülmesi konusunda anlaşmaya vardı.
İsrail ordusunun ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki Sur kentine bağlı Mansuri beldesine düzenlediği hava saldırısında 7 kişi yaralandı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, Hürmüz Boğazı meselesi başta olmak üzere bölgesel gelişmeleri ele aldı.
Umman Dışişleri Bakanı Busaidi, ülkesinin, bölgedeki gerginliğin tırmanmasını önlemek için diplomasiyi kullanma konusundaki tutumunu yineleyerek, İran ile ABD arasında imzalanan mutabakat zaptının tam olarak uygulanmasıyla bölgedeki güvenlik durumunda iyileşme görüleceğini umduğunu ifade etti.
İran Savunma Bakan Vekili Tuğgeneral Seyyid Mecid İbn'ül Rıza, ülkesinin savaş döneminde insansız hava aracı (İHA) üretimini üç katına çıkardığını söyledi.
Ülkesinin teknolojiye yaptığı yatırımlar sayesinde savaş döneminde İHA üretimini üç katına çıkardığını belirten Rıza, "Son savaş, İran’ın modern teknolojilere yaptığı yatırımların ülkenin savunma gücünün en önemli bileşenleri olduğunu gösterdi." dedi.
ABD'nin, İran'dan Hürmüz Boğazı'nın ticari gemilere açık olduğunu kabul ettiğine dair kamuoyuna yönelik resmi bir açıklama yapmasını istediği iddia edildi.
ABC News'e isminin paylaşılmaması kaydıyla konuşan üst düzey bir ABD'li yetkili, Washington'ın Tahran'dan "Hürmüz Boğazı'nın tüm geçiş yollarının açık olduğunu ve artık gemilere ateş edilmediğini" kabul eden bir açıklamayı kamuoyuna duyurmasını istediğini aktardı.
ABD'li yetkili, bugün yapılacak görüşmelere ilişkin, İran'ın Hürmüz Boğazı'nın çatışmalardan önce olduğu gibi açık kalmasını kabul etmesi yönündeki beklentisini dile getirdi.
Yetkili, "Ve yarın Umman'da yapılacak toplantının sonucunda onların da aynı tutumu sergilemesini bekliyoruz. Eğer bu, onların tutumu olmazsa onlar için iyi bir gün olmayacak." diye ekledi.
Haber kuruluşu daha önce yine ABD'li üst düzey yetkililere dayanarak İranlı yetkililerin Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere ateş açmanın bir "hata" olduğunu özel olarak kabul etmesinin ardından ABD ve İran arasındaki müzakerelerin devam edeceğini bildirmişti.
Söz konusu haberde, İranlı yetkililerin ABD'den, bazı sorunları çözmek için daha fazla görüşme talep ettikleri ve gemilere ateş etmeyi bırakacaklarını "kamuoyuna açıkça söyleyecekleri" bilgilerine yer verilmişti.
İran'dan yapılan açıklamada, "İhlaller devam ederse ABD ile anlaşmaya bağlı kalmayacağız." denildi.
Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun genel seçimlerde kaybedeceği kanaatine varması durumunda Lübnan'a saldırıları, İran ile daha geniş bir savaşa yol açacak şekilde artırabileceğini belirtti. Barak, “Netanyahu kaybedeceğini anladığı anda seçimleri baltalamak için son derece tehlikeli adımlar atmaktan çekinmez. Seçim günü oy sayım merkezlerine yönelik provokatif baskın girişimlerine tanıklık edebiliriz" dedi.
Eski Başbakan Barak, Kanal 12 televizyonuna yaptığı açıklamada, Netanyahu'nun Lübnan ve İran'la yaşanan askeri gerilimi seçim sürecinde siyasi çıkarı için kullanabileceğini savundu.
Netanyahu'nun, Ekim 2026'da yapılması planlanan genel seçimleri kazanamayacağını anlaması halinde farklı senaryoları devreye sokabileceğini öne süren Barak, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
"NETANYAHU SEÇİMLERDEN BİRKAÇ GÜN ÖNCE SALDIRI TALİMATI VEREBİLİR”
"Netanyahu'nun seçimlerden birkaç gün önce kaybedeceğini anlaması halinde (Lübnan'ın güneyindeki) Nebatiye kentindeki hedeflere saldırı talimatı vermesi muhtemeldir.
Hizbullah buna İsrail'e İHA saldırılarıyla karşılık verir. Ardından İsrail ordusu Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesini hedef alır. Böylece çatışmalar Hizbullah'la sınırlı kalmaz ve İran'la savaşa dönüşür."
Barak, Netanyahu'nun seçim sürecini sekteye uğratmaya yönelik girişimlerde bulunabileceğini de öne sürerek, "Netanyahu kaybedeceğini anladığı anda seçimleri baltalamak için son derece tehlikeli adımlar atmaktan çekinmez. Seçim günü oy sayım merkezlerine yönelik provokatif baskın girişimlerine tanıklık edebiliriz." ifadelerini kullandı.
İsrail Evimiz Partisi lideri Avigdor Liberman da 14 Mayıs'ta benzer uyarılarda bulunarak, Netanyahu'nun "seçim amaçlı" bir askeri adım atabileceği ihtimaline dikkati çekmişti.
Haaretz gazetesinin askeri analisti Amos Harel de 24 Nisan'da yayımlanan değerlendirmesinde, Netanyahu hükümetinin seçim hesapları doğrultusunda Gazze'ye yeni bir saldırı düzenlemeyi hedeflediğini, hükümetteki bazı yetkililerin ise Hamas'ın İsrail'e roket atarak "büyük bir hata yapmasını" beklediğini belirtmişti.
İran dini lideri Mücteba Hameney, 28 Şubat'ta ABD-İsrail saldırısında öldürülen babası ve önceki dini lider Ali Hamaney için İran ve Irak'ta düzenlenen cenaze törenleriyle ilgili yazılı açıklama yaptı. Cenaze törenlerine katılan milyonlarca kişiye teşekkür eden Mücteba Hamaney, Ali Hamaney'in intikamının alınacağını belirtti. Mücteba Hamaney, "Senin ve bu iki savaşın tüm şehitlerinin kanının intikamını, suçlu katillerden alacağımıza söz veriyoruz. Bu intikam, milletimizin istediğidir ve mutlaka yerine getirilmelidir. İsimleri baştan sona listelenen bu suçlular, mezarlarına huzur içinde bir ölüm dileğiyle gidecekler. Bilmeliler ki bu mesele benim veya diğer yetkililerin varlığına bağlı değildir. Biz orada olsak da olmasak da bu, başarılacak ve yakında dünyadaki her özgür insan bu görevin bir parçasını yerine getirecektir" ifadelerini kullandı.
İran lideri Mücteba Hamaney, İran'ın eski lideri Ali Hamaney’in cenaze ve defin töreni münasebetiyle yayımladığı mesajında, babasının intikamının alınacağının sözünü vererek, “İntikam, milletimizin isteğidir ve mutlaka yerine getirilmelidir.” dedi.
Hamaney’in sosyal medya hesaplarından, İran'ın eski lideri Ali Hamaney’in cenaze ve defin töreniyle ilgili mesaj yayımlandı.
“İNTİKAM, MİLLETİMİZİN İSTEĞİDİR VE MUTLAKA YERİNE GETİRİLMELİDİR”
Hamaney mesajında, “İntikam, milletimizin isteğidir ve mutlaka yerine getirilmelidir. Dünyanın özgür insanları yakın zamanda bu ilahi görevin bir bölümünü yerine getirecektir.” ifadelerini kullandı.
Mesajında ayrıca, babası Ali Hamaney’in çizdiği yolda ilerlemeye söz verdiğini vurgulayan Hamaney, şunları aktardı:
“Suçlu katillerden her iki savaştaki şehitlerin ve senin temiz kanının intikamını alacağımıza söz veriyoruz. Baştan sona listede olan bu suçlular, yataklarında huzurlu bir ölüm isteğini kendileriyle birlikte mezara götürecek. Onlar bu işin şahsım veya diğer yetkililerin varlığına bağlı olmadığını bilmeli. Biz olsak da olmasak da bu konu gerçekleşecek.”
İranlı müzakere ekibine yakın bir kaynak, ABD’nin mevcut tutumundan geri adım atmadığı sürece Tahran-Washington müzakerelerinin söz konusu olmayacağını söyledi.
İranlı müzakere ekibine yakın bir kaynak, yarı resmi Fars Haber Ajansına konuya dair açıklama yaptı.
GERİ ADIM ATMADIĞI SÜRECE GERÇEKLEŞMEYECEK
Kaynak, Tahran-Washington arasındaki müzakerelerin, ABD mevcut tutumundan geri adım atmadığı sürece gerçekleşmeyeceğini ifade etti.
Söz konusu kaynak ayrıca, İsrail medyasında yer alan ve İran’ın ABD’den müzakere talep ettiği yönündeki haberleri yalanlayarak şunları kaydetti:
"ABD’nin geri adım attığının göstergesi, savaşın sonlandırılması amacıyla Lübnan çalışma grubunun kurulması, geri çekilmenin sağlanması, Hürmüz Boğazı’ndan geçiş konusunun çözülmesi ve İran’ın petrol ihracatının normale dönmesi başta olmak üzere üzerinde mutabakata varılan diğer hususların uygulamaya konulmasıdır."

Gerilim tırmanırken ABD medyası CNN nternational’dan çarpıcı bir iddia geldi. Öyle ki İran’ın gizli nükleer programıyla ilişkilendirilen Parchin tesislerine ait yeni uydu görüntüleri bölgede yeniden inşa faaliyetlerinin başladığı iddia edildi. Daha önce ABD ve İsrail saldırılarında sığınak delici bombalarla vurulan alanlarda, hasar gören noktaların betonla kapatıldığı ve bölgeye beton mikserlerinin sevk edildiği görülüyor. Haziran ve temmuz aylarında çekilen görüntüler, beton koruma yapılarındaki hasarın kademeli olarak onarıldığını ortaya koyuyor. Bombaların açtığı çukurların üzerinin geçici kapaklarla örtüldüğü ve ardından kalıcı onarım çalışmalarına geçildiği değerlendiriliyor.
İran'ın Tahran eyaletinin doğusunda duyulan patlama seslerinin, patlamamış mühimmatın imhasından kaynaklandığı açıklandı. Öte yandan İran medyasında, Buşehr Nükleer Santrali çevresinde ABD ordusuna ait olduğu iddia edilen bir saldırı gerçekleştiği yönünde haberler yer aldı.
İran Sağlık Bakanlığı, ABD'nin 8-9 Temmuz'da ülkeye düzenlediği saldırılarda 17 kişinin hayatını kaybettiğini, 115 kişinin yaralandığını duyurdu.
Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, ABD'nin 8-9 Temmuz'da ülkenin 6 şehrine düzenlediği saldırıların neden olduğu can kayıplarına ilişkin bilgi verdi.
Kermanpur, saldırılarda biri kadın 17 kişinin hayatını kaybettiğini, 115 kişinin yaralandığını aktardı.
İran'ın, Hürmüz Boğazı'nda birkaç gemiyi "koordinasyonsuz" hareket ettiği gerekçesiyle hedef almasının ardından ABD, İran ile varılan mutabakata rağmen 8-9 Temmuz'da İran'ın güney bölgeleri ve ülkenin kuzeyindeki Gülistan eyaletine saldırılar düzenlemişti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, resmi ziyaret kapsamında Umman'ın başkenti Maskat'a geldi. Havalimanında Ummanlı yetkililer tarafından karşılanan Arakçi, Umman Dışişleri Bakanlığına geçti. Arakçi, bakanlıkta Ummanlı mevkidaşı Seyid Bedir bin Hamad Al-Busaidi ile görüştü. Görüşmeye dair henüz detaylı açıklama yapılmadı.
HÜRMÜZ BOĞAZI ELE ALINACAK
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi dün ziyarete ilişkin yaptığı açıklamada, "Bu ziyaret, bölgesel gelişmeler, özellikle de Hürmüz Boğazı sorunu konusunda İran-Umman ikili istişarelerinin devamı niteliğinde gerçekleştirilecek. Ziyaret sırasında İran ve Umman Dışişleri Bakanları, mutabakat zaptının 5. maddesi uyarınca Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin güvenli geçişi için uygun mekanizmaların düzenlenmesi konusunda görüş alışverişinde bulunacak" ifadelerini kullanmıştı.
ABD Hazine Bakanlığı, İran lideri Mücteba Hamaney ve Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ile bağlantılı olduğu öne sürülen kişilerin yaptırım listesine alındığını açıkladı. Yaptırım listesine eklenenler arasında Mohammad Darbani, Mohsen Khandan, Ahmad Navai Lavasani ve Amir Navai gibi "Partners Exchange" döviz şirketi ile ilişkili isimlerin de yer aldığı ifade edildi.
ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisinden (OFAC) yapılan açıklamada, Hamaney ve diğer İran hükümet yetkilileri yararına çalıştığı ve İranlı bir "finansal aracı" olduğu gerekçesiyle Ali Ansari'ye yaptırım uygulandığı bildirildi.
Açıklamada, Ansari'nin, "kamu kaynaklarından sağlanan serveti yurt dışındaki geniş çaplı gayrimenkul ve ticari varlık portföyüne aktardığı" ifade edilirken, daha önce yaptırım uygulanan İranlı bankalar adına işlem yapan ve "çok sayıda paravan şirket kullanan" İran döviz bürolarının da yaptırımlar ile hedef alındığı belirtildi.
"PARTNERS EXCHANGE" DÖVİZ ŞİRKETİ İLE İLİŞKİLİ İSİMLER DE YAPTIRIM LİSTESİNDE
Yaptırım listesine eklenenler arasında Mohammad Darbani, Mohsen Khandan, Ahmad Navai Lavasani ve Amir Navai gibi "Partners Exchange" döviz şirketi ile ilişkili isimlerin yer aldığı kaydedilen açıklamada, Saint Kitts ve Nevis'te kayıtlı bir şirket olan "Smart Global Limited"in de Ansari ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle listeye eklendiği aktarıldı.
ABD-İran savaşını sonlandırmak için iki ülke, 14 Haziran'da İslamabad Mutabakatı'nı imzalamış, mutabakat ile nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngörülmüştü.
Ancak ABD ordusu, 8 Temmuz'da İran'a karşı yeni saldırılar başlatmış, İran da bu saldırılara misilleme olarak komşu ülkelerdeki ABD üslerini hedef almıştı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD'nin mutabakat zaptına ilişkin yükümlülüklerini ihlal ettiğini belirterek "İran, mutabakat zaptının 9. paragrafını ihlal eden sözde ABD Hazine Bakanı'nın aksine sözünü tuttu." ifadesini kullanmıştı.
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile ABD Başkanı Donald Trump telefonda görüştü. Bölgesel ve uluslararası gelişmelerin ele alındığı görüşmede, ABD ile İran arasında yürütülen müzakereler değerlendirildi.
Suudi basını, Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile ABD Başkanı Donald Trump’ın telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini duyurdu.
“BÖLGESEL GÜVENLİK VE İSTİKRARA KATKI SUNACAK HER TÜRLÜ ÇABA DESTEKLENMELİ”
Bölgesel ve uluslararası gelişmelerin ele alındığı görüşmede, ABD ile İran arasında yürütülen müzakereler değerlendirildi.
Görüşmede ayrıca bölgedeki deniz ulaşımı ve deniz ticaret yollarının güvenliğinin önemine dikkat çekildiği, bölgesel güvenlik ile istikrarın sağlanmasına katkı sunacak her türlü çabanın desteklenmesi gerektiği de aktarıldı.
ABD Başkanı Donald Trump’tan İran’ın kendisine yönelik suikast planladığına ilişkin iddialarla ilgili dikkat çeken bir açıklama geldi. Truth Social hesabı üzerinden yayınladığı mesajda bin füzenin atışa hazır şekilde İran’a kilitlenmiş durumda olduğunu ifade eden Trump, "İran hükümeti dünyanın birçok köşesinde dile getirdiği, görevdeki ABD Başkanına, yani bana suikast düzenleme veya suikast girişiminde bulunma tehdidini eyleme dökecek olursa bunu derhal binlerce füze daha takip edecektir" ifadelerini kullandı. Bu konudaki gerekli emrin şimdiden ABD ordusuna verildiğini kaydeden Trump, "ABD ordusu, gerekli olması halinde uzatılabilecek 1 yıllık süre boyunca İran'ın tüm bölgelerini tamamen yerle bir etmeye ve yok etmeye hazır, istekli ve muktedirdir" dedi. Trump, İran'ı haritadan silmekle tehdit ettiği mesajını "Allah'a hamdolsun" (Praise be to Allah) ifadeleriyle sonlandırdı.
İRAN’IN TRUMP'A SUİKAST PLANLADIĞI ÖNE SÜRÜLMÜŞTÜ
ABD merkezli The Wall Street Journal Gazetesi’nin konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberinde, İsrail makamlarının Washington yönetimine İran’ın ABD Başkanı Donald Trump'a yönelik yeni bir suikast planı hazırladığına dair istihbarat sağladığı öne sürülmüştü. İran’ın planlarına ilişkin detayların ABD’li yetkililerle paylaşıldığı aktarılan haberde, söz konusu istihbaratın hangi kanaldan ve ne zaman iletildiğine dair detaylara yer verilmemişti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İran ve ABD arasında 14 Haziran'da yapılan mutabakatın Washington yönetimi tarafından ihlal edildiğini belirtti. Arakçi, “İran, mutabakat zaptının 9’uncu paragrafını ihlal eden sözde ABD Hazine Bakanı'nın aksine sözünü tuttu” ifadesini kullandı.
İhlalin, ABD’nin gerçekleştirdiği diğer ihlallerin ve hatalı adımların devamı olduğunu kaydeden Arakçi, "Mutabakat ancak karşılıklı uyumla mümkün" açıklamasında bulundu.
İran basını, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın, İran'a giden Endonezya Halkın Danışma Meclisi Başkanı Ahmed Muzani ile görüştü. Kalibaf, görüşmede, ABD ile müzakerelerin yalnızca savaşa hazır olanlar tarafından yürütülmesi gerektiğini kaydederek, Washington’ın Tahran ile yaptığı anlaşmayı ihlal etmesi durumunda karşılık vereceklerini belirtti.
ABD’lilere güvenmediklerini, müzakereler sırasında bunu ABD Başkan Yardımcısı James D. Vance’a da söylediğini aktaran Kalibaf, “ABD anlaşmayı ihlal ederse ABD’ye karşı kararlı bir şekilde duracağız. Savaşı sona erdirmek tüm ülkeler için öncelikli bir konu ancak herkes bu savaşın İran'ın teslim olmasıyla asla sona ermeyeceğini bilmelidir” ifadelerini kullandı.
ABD Hazine Bakanlığı’nın İran bağlantılı kişi ve kuruluşlara yeni yaptırımlar uygulamasına Tahran yönetiminden tepki gecikmedi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD ile varılan mutabakatın hükümlerine uyduğunu, ancak ABD’den benzer bir tutum göremediklerini vurguladı. Washington yönetiminin son hamlesinin Mutabakat Zaptı'nın (MoU) 9. maddesinde yer alan "Nihai anlaşma imzalanana dek, ABD İran’a herhangi yeni bir yaptırım uygulamayacaktır" hükmünü ihlal ettiğini kaydeden Arakçi, "Bu ihlal, ABD’nin diğer ihlallerinin ve yanlış adımlarının ardından gelmiştir" hatırlatmasında bulundu. Herkesin mevcut gerçekliği görmesi gerektiğinin altını çizen Arakçi, "Uyum ancak karşılıklı olabilir" ifadelerini kullandı.
ABD İRAN’A YÖNELİK YENİ YAPTIRIMLAR UYGULAMIŞTI
ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere yönelik son saldırılarının ardından, İran bağlantılı kişi ve kuruluşlara yeni yaptırımlar uygulandığını duyurmuştu. Bakanlıktan yapılan açıklamada, yaptırımların Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Dubai kentinde yaşayan İranlı bankacı ve iş insanı Ali Ensari ile bazı kişi ve kuruluşları hedef aldığı belirtilmişti. Açıklamada, Ensari'nin İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney'in "kilit finansörlerinden biri" olduğu ve kamu kaynaklarıyla oluşturulan serveti geniş çaplı denizaşırı gayrimenkul ve ticari varlıklara aktararak kendisini, İran yönetimindeki üst düzey isimleri ve İran Devrim Muhafızları Ordusu'nu (DMO) zenginleştirdiği iddia edilmişti. ABD Hazine Bakanlığ'na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), bazı önemli İran döviz bürolarının da yaptırım listesine eklendiğini bildirmişti.
ABD ile İran arasında yaşanan son gerilim güvenlik endişelerini yeniden alevlendirirken, ismini gizli tutan üst düzey ABD’li yetkililer Washington yönetiminin talepleri konusunda açıklamalarda bulundu. Reuters’ın haberine göre yetkililer iki ülke arasında son günlerde yürütülen temasların oldukça verimli geçtiğini ifade etti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan bir kaynak, "Talep ettiğimiz şey, İranlıların Hürmüz Boğazı'nın tamamen açık olduğunu ve artık gemilere ateş açmayacaklarını açık bir şekilde kamuoyuna beyan etmeleri. Ya bu açıklamayı yapacaklar ya da kendileri açısından iyi bir sonuçla karşılaşmayacaklar" uyarısında bulundu.
"TAHRAN'DA GÜÇ MÜCADELESİ YAŞANIYOR"
Aynı yetkili, Tahran’ın Washington'a, Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yönelik son saldırıların "İran’ın kendi sistemi içindeki kontrolden çıkmış bir unsurdan" kaynaklandığını ilettiğini öne sürdü. Habere göre ABD'li kaynaklar şu anda İran içinde "katı muhafazakarlar" ile "pragmatistler" arasında anlık bir güç mücadelesi yaşandığı değerlendirmesinde bulundu.
"İRAN HATA YAPTIĞINI KABUL ETMELİ"
Sürecin gidişatına ilişkin beklentilerini paylaşan bir yetkili ise, "Gemilere ateş açmayı bırakacaklarını kamuoyuna duyuracakları ve hata yaptıklarını açık ya da en azından üstü kapalı olarak kabul edecekleri bir noktaya gelmeyi umuyoruz. Şu anda bunun üzerinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Donald Trump’ın kendilerine müzakere talimatı verdiğini hatırlatan yetkili, "Ancak Başkan'ın daha önce de kanıtladığı gibi, gemilere ateş etmeye devam ederlerse veya başka herhangi bir düşmanca eylemde bulunurlarsa onlara karşılık vereceğiz" şeklinde konuştu.
"NÜKLEER MALZEMEYİ ALAMAZSAK, ANLAŞMA YOK"
Öte yandan ABD tarafının bir diğer temel talebinin, İran'ın elindeki zenginleştirilmiş nükleer malzemeyi teslim etmesi olduğu vurgulandı. ABD’nin bu konudaki katı tutumunun altını çizen bir ABD'li yetkili, "Şunu açıkça ifade etmek istiyorum; eğer o nükleer malzemeyi alamazsak, İran ile herhangi bir anlaşmamız olmayacak" dedi. Aynı yetkili, İran'ın bu talepleri reddetmesi halinde askeri ve ekonomik yaptırımlar da dahil olmak üzere masada "pek çok seçenekleri" olduğunu sözlerine ekledi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD Başkanı Donald Trump'ın, "İran müzakerelere devam edilmesini" yönündeki açıklamasını yalanladı. İran resmi haber ajansı IRNA'nın haberine göre Bekayi, "İran İslam Cumhuriyeti, ABD ile müzakerelere yönelik herhangi bir talepte bulunmadı" dedi.
Bekayi, geçtiğimiz ay taraflar arasında imzalanan mutabakat zaptının ABD tarafından defalarca ihlal edildiğini belirterek, İran'ın politikasının "taahhüde karşı taahhüt" ilkesine dayandığını söyledi. Bekayi, Washington'un taahhütlerini ihlal etmesi halinde İran'ın buna "karşılıklı eylemlerle" cevap vereceğini ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump geçtiğimiz saatlerde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İran müzakerelere devam edilmesini istedi. Biz de bunu kabul ettik ancak, ABD onlara kesin bir dille ateşkesin sona erdiğini bildirdi" demişti.