ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Açıklamalarına İran ile başlayan Trump, "İran ile olan savaşa ilişkin büyük bir uzlaşıya vardık. Bunun da önümüzdeki birkaç gün içinde bitmesi gerekiyor. Muhtemelen Avrupa’da bir imza törenimiz olacak. Bu harika bir şey" dedi.
Haberle birlikte borsanın yükseldiğini ve petrol fiyatlarının düştüğünü ifade den Trump, "İran’ın asla nükleer silaha sahip olmayacağına dair bir anlaşmamız var. Bütün bu süreçten geçmemizin temel amacı buydu. Dolayısıyla bu çok büyük bir olay. Yakında bir imza törenimiz olacak. Belgeler de neredeyse son haline gelmiş durumda" dedi.
"BAZI GECELER 25, BAZI GECELER 15 GEMİ GEÇİRDİK"
ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndan İran’ın haberi olmadan gemi geçirdiği yönündeki açıklamalarını yineleyen Trump, "Son bir ay boyunca gemileri geçiriyorduk. Geceleri büyük gemileri sessizce geçiriyorduk. Bunu bilmiyordunuz" dedi. Trump, "Işıkları kapattılar. Biz de radarlarını ve her şeylerini bombaladık. Böylece neler olduğunu göremediler. Bazı geceler 25, bazı geceler 15 geçirdik" dedi.
Bu şekilde çok fazla petrol taşındığını söyleyen Trump, "Boğaz, anlaşmayı imzaladığımız anda resmi olarak da açılacak" dedi. Trump, muhtemelen Avrupa’da yapılacak imza törenine kendisinin katılmayacağını fakat Başkan Yardımcısı JD Vance’in katılacağını söyledi.
"PETROL FİYATLARININ DÜŞTÜĞÜNÜ GÖRECEKSİNİZ"
ABD Başkanı Trump, basın toplantısında İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in anlaşmayı onaylayıp onaylamadığı yönündeki soruya, "Anladığıma göre öyle" şeklinde cevap verdi. Trump, anlaşma imzalandığında ABD’nin uyguladığı ablukayı kaldıracağını ve bunun da anlaşmanın bir parçası olduğunu söyledi. Trump, "Ve petrol fiyatlarının taş gibi düştüğünü göreceksiniz" ifadelerini kullandı. Nükleer materyal ve nükleer müzakereler konusunda bir anlaşma olup olmadığı sorusuna Trump, "Evet, prensipte anlaştık. Zaten nükleer malzemelere kimse yaklaşamıyor çünkü esasen dağın altında gömülü durumdalar" dedi. İran’ın nükleer silah geliştirme hedefinden vazgeçmeyi taahhüt edip etmediği ve bu konuda daha fazla müzakere olup olmayacağı sorusuna Trump, "Nükleer silaha sahip olmayacaklar. Bunu kabul ettiler" ifadeleriyle cevap verdi. Büyük ölçüde savaşın sebebinin de bu husus olduğunu söyleyen Trump, "Nükleer silah geliştirmeyecek olmaları bir yana, aynı zamanda herhangi bir şekilde nükleer silah satın almaları da söz konusu olmayacak. Nükleer silahları olmayacak" dedi.
"DAYANILAMAYACAK KADAR AĞIR DARBE ALDILAR"
İran ve ABD’nin bir anlaşmaya yakın olduğunun daha önce de ilan edilmesine rağmen bunun gerçekleşmediği ancak bu defa neyin farklı olduğu yönündeki bir soruya Trump, "Çünkü çok ağır darbe aldılar. Dayanılamayacak kadar ağır darbe aldılar. Anlaşmayı benim istediğimden çok daha fazla istiyorlar. Sanırım bunu diğer yoldan da yapabilirdik ama daha uzun sürerdi. Bildiğiniz gibi yakın zamanda çok ağır darbe aldılar. Ben işleri bu şekilde yapmak zorunda kalmayı sevmiyorum lakin bunun gerekli olduğunu düşündüm" şeklinde cevap verdi.
"HERKES ANLAŞMAYI ONAYLADI"
Trump, "Bu, ABD için de Orta Doğu için de harika bir anlaşma. Nihayetinde İran için de harika olacağını düşünüyorum çünkü ülkelerini yeniden inşa edebilecekler. Bunun gerçekten bir rejim değişikliği olduğunu düşünüyorum. Çünkü artık aramızda olmayan insanlara kıyasla bunların çok daha makul insanlar olduğunu görüyorum. İlk liderler grubunu etkisiz hale getirdik. İkinci liderler grubu farklı bir grup ve farklı bir seviye. Bunların tamamı anlaşmayı onayladı. Herkes anlaşmayı onayladı. Şimdi bunu sonuçlandıracağız ve umarım tamamlanmış olacak. İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğiz" dedi.
"HERKES BUNUN OLMASINI İSTİYOR VE BU NEDENLE OLACAK"
Kendisi için anlaşmada en önemli bölümün "İran hiçbir şekilde, hiçbir biçimde nükleer silaha sahip olmayacak ve satın almayacak" ifadesi olduğun söyleyen Trump, "Bunun herhangi bir nedenle gerçekleşmemesini hayal bile edemiyorum. Onlar da benim kadar imzalamak istiyor. Hatta daha fazla istiyorlar diyebilirim. Çok daha fazla" dedi. Trump, "Ayrıca onlar üzerinde büyük nüfuza sahip birçok ülke tarafından da kabul edildi. Herkes bunun olmasını istiyor ve bu nedenle olacak" şeklinde konuştu.
Dün İran’ın ABD’yi oyalıyor olabileceğini söylerken bugün diplomasi arayışında samimi olduklarına niçin inandığı sorusuna Trump, "Başlangıçta belli bir istek düzeyi vardı. Ve son üç gündür onları çok sert vuruyorduk. Bu gece daha da sert vuracağımızı biliyorlardı. Ne yapacağımızı net olarak söyledik. Ayrıntılı bir şekilde açıkladık çünkü donanmaları, hava kuvvetleri, herhangi bir tespit sistemleri yok. Hiçbir şeyleri yok. Bu yüzden onlara ne yapacağımızı net olarak söyleyebildik ve buna karşı yapabilecekleri hiçbir şey yoktu" cevabını verdi.
Trump, "Bir anlaşma yapacaklar. Ve bunun harika bir anlaşma olacağını söylemek isterim. Neden harika biliyor musunuz? Çünkü asla nükleer silaha sahip olmayacaklar. Bunun nispeten hızlı olmasını umuyoruz ama boğazlar anlaşma imzalanır imzalanmaz açılacak. İmza töreni belki cumartesi ya da pazartesi günü olabilir. Bunun oldukça hızlı ilerleyeceğini düşünüyoruz" dedi.
"ASLINDA BOĞAZLAR AYLARDIR AÇIKTI"
ABD Başkanı Trump, "Aslında boğazlar aylardır açıktı. Sadece bunu siz bilmiyordunuz. Amerikalı muhabirler bunu öğrenemedi. Dün birçok gemiyi geçirdiğimizi açıkladım ve kimsenin haberi yoktu" dedi. Trump, "Çok sayıda gemi geçirdik ve yüz milyonlarca varil petrol taşındı. Kimsenin yapabileceği bir şey yoktu. Eğer bu anlaşmayı imzalarsak artık resmi olarak da öyle olacak" şeklinde konuştu.
ABD’nin Venezuela ile yaptığı savaşın maliyetini petrol ticaretiyle kat kat çıkardığını ifade eden Trump, İran konusunda da böyle bir durum olacağını ifade etti. Trump, "En son ne zaman harcadığımız parayı kat kat geri kazandığımızı duydunuz? Savaşlara giriyoruz, orayı yerle bir ediyoruz ve sonra eve dönüyoruz. Hiçbir şey olmuyor. Fakat Venezuela olağanüstüydü. Bu da olağanüstü" dedi.
"YAKIT FİYATLARININ DA DÖRT YA DA BEŞ AY ÖNCESİNE GÖRE DAHA DÜŞÜK OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM"
Amerikalı çiftçilerin gübre fiyatları nedeniyle zorluk yaşadığı ve bir federal yardım üzerinde düşünüp düşünmediği sorusuna Trump, "Aslında şu anda bunu değerlendiriyorum" cevabını verdi. Trump, "Evet, çiftçilerin gübre konusunda sorunu var. Ama bunların hepsi artık düşecek. Yakıt fiyatlarının da dört ya da beş ay öncesine göre daha düşük olacağını düşünüyorum" dedi. Bu yaşananları İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin vermemek için katlanılması gereken sıkıntılar olarak nitelendiren Trump, "Gerçek bir kargaşa görmek isterseniz, ölüm ve yıkım görmek isterseniz o zaman İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin verin. Ama gübre meselesi nedeniyle bir tür yardım sağlamayı değerlendiriyorum. Bu iş biter bitmez, gübre fiyatları ciddi şekilde düşecek" dedi.
İran basını, gerekli koordinasyonu sağlamadan Hürmüz Boğazı’na giriş yapan ve kuralları ihlal eden bir tankerin geçişinin engellendiğini duyurdu. Ayrıca Sirik sahili yakınlarında 3 patlama sesinin duyulduğu bildirildi.
İran’ın yarı resmi Fars Haber Ajansı, gerekli koordinasyonu sağlamadan Hürmüz Boğazı’na giriş yapan ve kuralları ihlal eden bir tankerin geçişinin İran güçleri tarafından engellendiğini duyurdu. Ayrıca, bölge halkından gelen bilgilere göre; Sirik sahiline 2 kilometre mesafede 3 patlama sesinin duyulduğu bildirildi. İran makamlarından henüz konuyla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'la anlaşmanın "onay aşamasına" geldiğini duyuran ABD Başkanı Donald Trump ile görüşme gerçekleştirdi.
İsrail Başbakanlık Ofisi'nden yapılan açıklamaya göre, Netanyahu, Trump ile "müzakereleri başlatmayı amaçlayan, İran ile şekillenmekte olan mutabakat zaptı" hakkında görüştü.
Açıklamada, İsrail'in mutabakat zaptına taraf olmadığını dile getiren Netanyahu'nun, "nihai anlaşmanın zenginleştirilmiş uranyumun (İran dışına) çıkarılması, nükleer altyapının imhası, balistik füze üretiminin kısıtlanması ve İran'ın bölgedeki vekil güçlerine desteğinin sonlandırılmasını içermesine ilişkin kararlılığı için Trump'a takdirlerini dile getirdiği" belirtildi.
ABD Başkanı Trump, anlaşmanın İran tarafından "onaylanma" aşamasına geldiğini, 11 Haziran'da yapılması planlanan saldırıları iptal ettiğini açıklamıştı. Trump'ın söz konusu açıklamasının, İsrail yönetiminde "şaşkınlıkla karşılandığı" basına yansımıştı.
Trump, "İran İslam Cumhuriyeti ile yürütülen görüşmelerin İran liderliğinin en üst düzeyine taşınarak onaylanmış olması nedeniyle ABD Başkanı olarak bu akşam İran'a yönelik planlanan hava saldırılarını ve bombardımanları iptal ettim." ifadesini kullanmıştı.
İran basını ise ABD Başkanı Donald Trump'ın iddiasının aksine ABD ile muhtemel anlaşma için hiçbir mutabakat metninin Tahran tarafından henüz onaylanmadığını duyurmuştu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD Başkanı Donald Trump'ın iddiasının aksine henüz anlaşma konusunda nihai sonuca ulaşmadıklarını ve ortaya atılan hususların spekülasyondan ibaret olduğunu söyledi.
İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki işgalini genişleterek Nebatiye kentine kara saldırıları başlatmaya hazırlandığı ileri sürüldü.
Aralarında Türkiye'nin de olduğu birçok bölge ülkesinin lideri ile görüştüğünü ve bu görüşmelerin sürdüğünü belirten Trump, İran'la anlaşma sürecinde Ankara'nın rolüne ilişkin, "Türkiye ile de görüşeceğiz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu süreçte harikaydı." değerlendirmesini yaptı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşmanın İran tarafından "onaylanma" aşamasına geldiğini belirterek, bugün yapılması planlanan saldırıları iptal ettiğini duyurmasının İsrail yönetimi tarafından "şaşkınlıkla" karşılandığı bildirildi.
Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, ABD Başkanı Donald Trump ile ABD ve İran arasında yürütülen müzakerelerde kaydedilen ilerleme ile bölgesel gelişmeleri ele aldı.
ABD ile İran arasında yürütülen müzakereler kapsamında gerçekleştirilen görüşmeler ve varılan mutabakatların sonuçlarının değerlendirildiği görüşmede Trump, üzerinde uzlaşı sağlanan mutabakatların ilgili tüm taraflarca onaylandığını ve Katar’ın da aralarında bulunduğu bazı ülkelerin katılımı ve desteğiyle nihai prosedürlerin tamamlanması için çalışmaların sürdüğünü ve duyurulması için hazırlıkların devam ettiğini belirtti.
Kuveyt, İran'ın ülkedeki uluslararası havalimanına yönelik saldırısını Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) nezdinde protesto etti.
İran basını, ABD Başkanı Donald Trump'ın iddiasının aksine ABD ile muhtemel anlaşma için hiçbir mutabakat metninin Tahran tarafından henüz onaylanmadığını duyurdu.
Brent petrolün varili Trump'ın İran ile anlaşmanın "onaylanma" aşamasına geldiğini açıklaması ve bugün yapılması planlanan saldırıları iptal ettiğini duyurmasının ardından 90 doların altına geriledi.
ABD Başkanı Trump, aralarında Türkiye'nin bulunduğu bölge ülkelerinin katılımıyla (İran'la) anlaşmaya son halinin verilmekte olduğunu, imza töreninin zamanını yakında ilan edeceklerini belirtti
ABD Başkanı Donald Trump, "İran ile yürütülen görüşmelerin İran liderliğinin en üst düzeyine taşınarak onaylanmış olması nedeniyle, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak bu akşam İran’a yönelik planlanan hava saldırılarını ve bombardımanları iptal ettim" dedi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran'ın Körfez'deki ABD müttefiklerine vereceği her türlü zararın, İran'a ait varlıklardan karşılanacağını belirtti.
ABD medyası, Birleşik Arap Emirlikler (BAE) ile İran’ın üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin savaşın başlamasından bu yana ilk kez yüz yüze görüştüğünü aktardı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Hark Adası'nı ve diğer petrol altyapı noktalarını ele geçirecekleri" yönündeki tehdidine, "yanlış stratejiler ve fevri kararların ABD için kötü sonuçları olacağı" şeklinde karşılık verdi.
Kalibaf, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Trump'ın, ABD'nin "çok uzak olmayan bir gelecekte" (Basra Körfezi'ndeki) Hark Adası'nı ve diğer petrol altyapı noktalarını ele geçireceği" yönündeki tehdidine yanıt verdi.
Yanlış stratejiler ve fevri kararların bölgedeki tüm dengeleri altüst ederek ABD için işleri daha da kötüleştireceğini, enerji altyapısını ve piyasaları havaya uçurarak Washington yönetiminin yıllarca içinden çıkamayacağı sonsuz bir bataklık oluşturacağını savunan Kalibaf, "Karşınızda bambaşka bir İran göreceksiniz." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin "çok uzak olmayan bir gelecekte" (Basra Körfezi'ndeki) Hark Adası'nı ve diğer petrol altyapı noktalarını ele geçireceğini belirtmişti.
Trump, İran'a dün gece düzenlenen saldırıların ardından, bu gece "daha kapsamlı ve şiddetli" saldırılar olacağını açıklamıştı.
ABD/İsrail-İran Savaşı'nda gerilim yeniden artarken, İran Devrim Muhafızları Ordusu bugün yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın ikinci bir duyuruya kadar gemi trafiğine kapatıldığını ve boğaza yaklaşılmasının "düşmanla işbirliği" olarak kabul edileceğini bildirdi. Hiçbir geminin Basra Körfezi ve Umman Denizi'ndeki demirleme alanlarından ayrılmaması uyarısında bulunuldu.
Böylece Hürmüz Boğazı'ndan son 2 günde yalnızca 2 ticari geminin geçtiği görülürken, bu geçitteki günlük ticari gemi trafiği yaklaşık son 5 haftanın en düşük seviyesine geriledi. Son olarak 7 Mayıs'ta Boğaz'dan bir gemi geçmişti.
ABD Başkanı Donald Trump Fox News’e telefonla bağlanarak verdiği röportajda, İran'ın petrol altyapısının merkezi olan Hark Adası'nı ele geçirmek istediğini belirterek, "İran’la görüşüyoruz ve her şey devam ediyor, ama biliyorsunuz benim tercihim her zaman Hark Adası'nı almak olurdu" dedi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a bu gece de saldırı düzenleyeceklerini duyurmasının ardından bu akşam daraltılmış güvenlik kabinesini toplayacağı bildirildi.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail'in 2 Mart'tan itibaren düzenlediği saldırılardaki ölü ve yaralı sayısına ilişkin son verileri paylaştı. Buna göre, İsrail saldırılarında 3 bin 711 kişi hayatını kaybetti, 11 bin 483 kişi yaralandı.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Rusya'yı ziyaret eden Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid ez-Zeyyani, başkent Moskova'da bir araya geldi.
Görüşmenin başında konuşan Lavrov, Rusya ile Bahreyn arasındaki ilişkilere değinerek geçen yıl Bahreyn ile diplomatik ilişkilerinin kurulmasının 35. yılını kutladıklarını dile getirdi.
Lavrov, "Bu süre zarfında, başta ticaret, ekonomi, finans, yatırım ve kültür gibi alanlarındaki iş birliğinin genişletilmesi için birçok şey yapıldı." değerlendirmesinde bulundu.
Hürmüz Boğazı'ndaki duruma değinen Lavrov, "Hem Arap monarşileri hem de İran, tüm Körfez ülkelerinin, dış aktörlerin desteğiyle bir araya gelerek Körfez Bölgesi için güvenlik konseptini geliştirmelerinden yanayız." dedi.
Haziran başında, Basra Körfezi'nde güvenliğin sağlanmasına ilişkin 2021'de hazırlanan Rus konseptini güncellediklerine dikkati çeken Lavrov, Bahreyn dahil tüm ülkeleri bu konuda bilgilendirdiklerini kaydetti.
Lavrov, "Arapları İranlılara karşı kışkırtmayan, aksine güven artırıcı eylemler ve ortak temaslar yoluyla onları birleştiren yaklaşımın, bölgede istikrarın sağlanmasına yardımcı olacağını umuyoruz. Hem bölgenizde hem de küresel bağlamda seyrüsefer özgürlüğü ilkesine bağlıyız." ifadelerini kullandı.
"GERGİNLİĞİN AZALTILMASINA YÖNELİK GİRİŞİMLER ÖNEMLİ"
Bahreyn Dışişleri Bakanı Abdullatif bin Raşid ez-Zeyyani, ülkesinin İran'ın saldırılarına maruz kaldığını belirterek "Son aylarda bölgemizdeki durum tehlikeli yönde gelişiyor. Gerginliğin azaltılmasına ve devletlerin egemenliğinin garanti edilmesine yönelik uluslararası girişimlere büyük önem veriyoruz. Dost ülkelerle diyalog ve koordinasyon halinde olma niyetindeyiz." diye konuştu.
Rusya'nın bu bağlamda önemli rol oynadığını dile getiren Zeyyani, şu şekilde devam etti:
"Rusya'nın uluslararası seyrüsefer güvenliğinin sağlanmasına büyük önem verdiğini, krizin siyasi ve diplomatik araçlarla çözülebileceğine inandığını biliyoruz. Ülkelerimiz arasında uluslararası platformlarda, özellikle de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde (BMGK) koordinasyona değer veriyoruz. İstişareleri ve ortak çalışmaların sürdürüleceğini umuyoruz. Bu, bölgesel ve uluslararası güvenliğin güçlendirilmesine katkı sağlayacak."
Lübnan resmi haber ajansı NNA'da yer alan habere göre, İsrail savaş uçakları, Sur kentinde yer alan Hiram Hastanesi yakınında bulunan binayı hedef aldı.
İsrail'in söz konusu saldırısında bir kişi yaşamını yitirirken, 10'u hemşire ve hastane çalışanı olmak üzere 17 kişi yaralandı.
Şiddetli saldırı sonucu Hiram Hastanesi binasında hasar oluşurken, hastane bahçesinde park halindeki çok sayıda araçlar zarar gördü.
Hiram Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Selman Aydibi, İsrail'in hava saldırısı sonucu şarapnellerin isabet ettiği 10 hemşire ve sağlık görevlisinin yaralandığını söyledi.
Hastane binasındaki klinik ve hasta odalarında da hasar oluştuğunu aktaran Aydibi, "Hastanenin çevresine düzenlenen hava saldırıları sonucunda yoğun bakım, kardiyoloji, diyaliz, acil servis, laboratuvar gibi hastane bölümlerinde hasar meydana geldi." dedi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM), X sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, Umman Körfezi'nde İran'a uygulanan ablukayı ihlal ederek "İran petrolü taşımaya çalışan" Gine-Bissau bayraklı "M/T Jalveer" tankerinin dün füzeyle etkisiz hale getirildiği aktarıldı.
Tanker mürettebatının "ABD güçlerinin talimatlarına defalarca uymaması" üzerine, bir ABD uçağının "tankerin makine dairesine iki Hellfire tipi füze" attığı belirtilen açıklamada "Amerikan kuvvetlerinin bu hafta etkisiz hale getirdiği üçüncü ticari gemi oldu." denildi.
Hafta içinde bölgedeki ABD uçaklarının Palau bayraklı "M/T Marivex" ve "M/T Settebello" tankerlerini etkisiz hale getirdiği hatırlatılan açıklamada "Marivex, İran limanına gitmeye çalışarak ablukayı ihlal etmişti ve Settebello ise İran petrolü taşımaya çalışmıştı." ifadeleri kullanıldı.
ABD güçlerinin 13 Nisan'da başlattığı İran ablukası kapsamında 9 geminin hedef alındığı aktarılan açıklamada, uyarılara riayet eden 135 geminin rotasını değiştirdiği, insani yardım taşıyan 42 geminin ise geçişine izin verildiği bilgisi paylaşıldı.
Fars Haber Ajansına göre İran, bölgedeki askeri hedef listesini güncelledi.
Söz konusu listede, Arap ülkeleri ve İsrail dahil, ABD'li milyarder Elon Musk'ın Batı Asya'daki şirketleriyle bağlantılı kuruluşlara yer verildiği aktarıldı.
Musk'ın Starshield projeleri ve askeri uydu fırlatma yoluyla ABD ordusuna yardım sağladığı böylece gözetleme, şifreli iletişim ve güvenli veri aktarımı gibi eylemlere destek olduğu öne sürüldü.
Haberde,; İsrail, Katar, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Umman'daki Starlink uydu ağı merkezleri ile SpaceX hissedarları dahil olmak üzere BAE'deki "Alpha Dhabi" ve "Mubadala" adlı iki şirketin altyapısı ile bazı bankaların İran ordusunun yeni hedefleri arasında olduğuna işaret edildi.
İran Devrim Muhafızları Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi, bölgenin tamamını “cehenneme çevirmekle” tehdit etti. İran resmi haber ajansı IRNA’da yayımlanan kısa yazılı açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Hürmüz Boğazı’nı güvensiz hale mi getiriyorsunuz? İran’ın dört bir yanından tüm bölgeyi cehenneme çevireceğiz. Bu, Amerika’nın bölgedeki saldırganlığına verilecek yanıttır.”
Afrika Birliği (AfB) Komisyonundan yapılan açıklamada, gerilimleri azaltmaya ve barışçıl bir çözüm sağlamaya yönelik devam eden diplomatik çabalara rağmen ABD ile İran arasındaki çatışmaların tekrar arttığı hatırlatıldı.
Açıklamada, yaşanan gelişmelerin kırılgan olan durumu daha da istikrarsızlaştırma riski taşıdığı ve uluslararası barış ile güvenliği tehdit ettiği ifade edildi.
Tüm taraflara azami itidal göstermeleri, gerilimi artırabilecek adımlardan kaçınmaları çağrısı yapılan açıklamada, anlaşmazlıkların çözümü için tek sürdürülebilir yol olarak diyalog ve diplomasiye bağlı kalınması gerektiği ifade edildi.
Komisyonun, Körfez bölgesinde devam eden istikrarsızlığın Afrika kıtası açısından önemli sonuçlar doğurduğuna dikkati çektiği açıklamada, küresel enerji piyasalarındaki aksaklıklar, ulaşım ve emtia maliyetlerindeki artış ile kıta genelinde ekonomik büyüme, ticaret ve kalkınma üzerindeki olumsuz etkilerin altı çizildi.
Açıklamada, AfB olarak gerilimin azaltılmasına yönelik tüm diplomatik girişimlere destek verileceği yinelenerek uluslararası topluma bölgesel ve küresel istikrarın sağlanması amacıyla barışçıl ve müzakereye dayalı çözüm için çabaları artırma çağrısı yapıldı.
ABD Başkanı Donald Trump Fox News'e telefon bağlantısıyla katılarak İran'a yönelik son saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu.
İran'a dün düzenlenen saldırıların ardından bu gece saldırıların "daha kapsamlı ve şiddetli" olacağını belirten Trump, "Kara harekatı istemiyorum ama gerekirse küçük bir asker grubu gönderip oranın tamamını ele geçirebiliriz." ifadesini kullandı.
ABD uçaklarının Tahran'ın üstünde uçtuğunu ancak İran'ın bunun farkında olmadığını savunan Trump, "İran'ın donanması, havaalanı ve uçaksavarlarının kalmadığını" söyledi.
Trump, medyanın İran konusundaki tutumunu da eleştirerek İran teslim olsa bile medyanın bunu "İran'ın zaferi olarak yansıtacağı" değerlendirmesinde bulundu.
Trump ayrıca, “İranlılar bizimle anlaşma için müzakere ediyorlar ancak gururlu davranıyorlar.” ifadelerini kullandı.
Kuveyt ordusundan yapılan açıklamada, konuya ilişkin bilgi verildi.
Ülke hava sahasında son 48 saatte tespit edilen 24 İHA'nın da etkisiz hale getirildiği belirtilen açıklamada, ülkeye yönelik saldırılarda yaralananlar olduğu aktarıldı.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları başlattığı 28 Şubat'tan bu yana Kuveyt hava sahasında toplam 379 balistik füze, 15 seyir füzesi ve 893 İHA'nın tespit edildiği kaydedildi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, CBS televizyonunda Robert Costa'nın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD ile İsrail'in yakın ortaklar olduğunu belirten Vance, "Ancak bazı zamanlar uyuşan, bazı zamanlar ise uyuşmayan çıkarlarımız var." ifadesini kullandı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu "ülkesinin çıkarlarını agresifçe savunan bir lider" olarak niteleyen Vance, ABD Başkanı Donald Trump'ın ise kendi çıkarları konusunda gayet net olduğunu vurguladı.
Vance, Netanyahu'nun İran konusunda ABD ile ilişkilerine yaklaşımında herhangi bir hata yapıp yapmadığı sorusuna, "Elbette, bazı konularda yanıldı." yanıtını verdi.
Öte yandan Vance, Netanyahu'nun hangi konularda yanıldığına dair detay vermekten kaçındı.
Vance'in röportajının tamamının 14 Haziran Pazar günü yayımlanması bekleniyor.
İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye ve Sur kentleri ile doğudaki Bekaa bölgesindeki beldelere yönelik saldırılarını sürdürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'e ait insansız hava araçları Bekaa'daki'daki Suhmur beldesinde bir aracı hedef aldı. Saldırıda 1 Suriye vatandaşı yaşamını yitirirken, 1 Suriyeli yaralandı.
Bekaa'daki Mişgara beldesi de insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındı.
İsrail savaş uçakları ve İHA'lar öğle saatlerinden sonra güneydeki Deyr Kanun en-Nehr, Mecdel Zun, Mansuri, Kefer Coz, Kefer Tebnin, Şevkin, Habbuş, Abbasiyye ve Tora beldelerine saldırılar düzenledi.
Sur kentinin batı kesimindeki Mecdel Zun, Zibkin ve Hınniye başta olmak üzere birçok belde de İsrail topçu birliklerinin yoğun bombardımanına tutuldu. İsrail topçuları ayrıca Ganduriyye ve Sarifa beldelerini de vurdu.
Öte yandan Sur'a bağlı Coya beldesinde bir aracı hedef alan İHA saldırısı düzenlendi.
İsrail'e ait bir insansız hava aracı ise Beyrut semalarında alçak irtifada uçuş yapıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ordusunun bu gece İran'a "oldukça sert bir darbe indireceğini" belirtti.
Halihazırda İran'a ait donanma, hava kuvvetleri, radar, uçaksavar dahil tüm savunma unsurları ile saldırı gücünün büyük bir kısmının "yok olmuş durumda" olduğunu ileri süren Trump şunları kaydetti:
"Çok uzak olmayan bir gelecekte Hark Adası'nı ve diğer petrol altyapı noktalarını ele geçireceğiz ve tıpkı Venezuela'da olduğu gibi, petrol ve doğal gaz piyasalarının tam kontrolünü ele alacağız."
Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Joseph Avn, eski Adalet Bakanı İbrahim Neccar başkanlığındaki "Kültür ve Özgürlük" Vakfı heyetini kabul etti.
Avn, görüşmede devletin tüm vatandaşları koruyan temel yapı olduğunu belirterek, "Tercihimiz devlettir çünkü hepimizi koruyan odur. Egemen bir devlet olduğumuza ikna olmalıyız." ifadelerini kullandı.
İsrail ile yürütülen müzakerelere de değinen Avn, süreci sonlandırmaları yönünde baskılar bulunduğunu ancak geri adım atmayacaklarını belirterek, "Müzakerelerden çekilmeyeceğiz ve ülkemizin çıkarlarına hizmet edecek sonuçlara ulaşıncaya kadar bu yolu sürdüreceğiz." dedi.
İsrail ile düşmanlık halinin sona erdirilmesini talep ettiklerini belirten Avn, bunun ancak İsrail'in Lübnan topraklarından çekilmesi, saldırıların durması, Lübnan ordusunun ülkenin güneyinde konuşlanması, yerinden edilenlerin evlerine dönmesi ve esirlerin serbest bırakılmasıyla mümkün olabileceğini kaydetti.
ABD merkezli yayın organı "The Free Press"in, incelenen iç belgeler ve ABD'li yetkililerin açıklamalarına dayandırdığı habere göre, ABD merkezli düşünce kuruluşu Quincy Sorumlu Devlet Yönetimi Enstitüsünün Başkan Yardımcısı Dr. Trita Parsi, Washington yönetiminin merceğine takıldı.
ABD Dışişleri Bakanlığının, "sadece görüşlerini bildirmek isteyen bir yorumcudan" daha fazlası olduğu düşünülen Parsi'ye yönelik soruşturma başlattığı ve yeşil kartını iptal edip sınır dışı etmeye çalışacağı ileri sürüldü.
Hükümetten bir yetkili, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun "ülke içindeki İran etkisiyle mücadele" konusunda net olduğunu savunarak, "düşmanlarını destekleyen ve çalışmalarıyla onları hedeflerine yaklaştıran kişilerin" incelenmeye devam edileceğini ifade etti.
Öte yandan, Quincy Sorumlu Devlet Yönetimi Enstitüsünün ve şahsi olarak Parsi'nin de dava ve gözaltı ihtimallerini aylar öncesinden değerlendirdiği ve avukat tutma sürecine başladığı iddia edildi.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşmede, ABD'nin İran'daki bazı noktalara yönelik saldırılarının ardından bölgede yaşanan gelişmeler ele alındı.
Arakçi, görüşmede ABD'nin saldırılarını kınayarak söz konusu eylemlerin uluslararası hukuk normlarını ihlal ettiğini belirtti.
Saldırıların mevcut ateşkes durumunu etkisiz hale getirdiğini ifade eden Arakçi, bunun doğuracağı sonuçların sorumluluğunun ABD'ye ait olduğunu söyledi.
Arakçi, uluslararası toplumun pasif kalmasının bölgesel ve küresel güvenlik risklerini artıracağı uyarısında bulundu.
Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün ile dayanışma mesajı verilerek İran'ın söz konusu ülkelere yönelik saldırıları şiddetle kınandı.
Açıklamada, saldırıların Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'ün egemenliğinin yanı sıra uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu vurgulandı.
Bölgenin İran saldırılarının neden olacağı sonuçlardan korunması, bölgesel ve uluslararası güvenlik ile istikrarın yeniden tesis edilmesi için gerilimi azaltmaya yönelik çabaların artırılması gerektiğine dikkati çekildi.
SUUDİ ARABİSTAN
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İran'ın saldırıları sert bir dille kınandı.
Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'ün egemenliğini hedef alan saldırıların bölgedeki gerilimi daha da tırmandırdığı belirtilen açıklamada, diplomasi yoluna geri dönülmesinin önemine vurgu yapıldı.
Ayrıca, Pakistan'ın ev sahipliğinde yürütülen müzakerelerin sürdürülmesi ve gerilimin azaltılması çağrısında bulunuldu.
BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın kardeş ülkeler Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'ü füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alan saldırgan eylemlerini en güçlü şekilde kınamaktadır." ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, saldırıların söz konusu ülkelerin egemenliğini açıkça ihlal ettiği, güvenlik ve istikrarlarına yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğu kaydedildi.
BAE'nin İran'ın hedef aldığı üç ülkeyle tam dayanışma içinde olduğu, bu ülkelerin güvenlik ve istikrarını korumaya yönelik alacakları önlemleri desteklediği ifade edildi.
KÖRFEZ İŞBİRLİĞİ KONSEYİ
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, yaptığı yazılı açıklamada, İran'ın Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün'e yönelik saldırılarını en güçlü şekilde kınadığını ifade etti.
İran'ın saldırılarının sivil tesisler ile hayati öneme sahip altyapıları hedef almaya devam ettiğini belirten Budeyvi, bu eylemlerin bölgede güvenlik ve barışın sağlanmasına yönelik uluslararası ve bölgesel çabaları baltaladığını vurguladı.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, başkent Moskova'da gazetecilere ABD ve İran arasında karşılıklı saldırıları değerlendirdi.
Bunun endişe verici olduğunu belirten Peskov, "Tüm çatışma taraflarını itidale ve müzakere sürecine dönmeye çağırıyoruz. Gerginliğin yeniden artması, bölgedeki durum ve uluslararası ekonomi için ek olumsuz sonuçlar doğuracak." ifadelerini kullandı.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, İran'ın saldırıların tekrarlanmasının "Kuveyt'in asla müsamaha göstermeyeceği ve hoş görmeyeceği sistematik ve saldırgan bir yaklaşımı" yansıttığı kaydedilerek şu ifadelere yer verildi:
"Bu saldırılar Kuveyt'in egemenliğine yönelik açık bir ihlal, uluslararası hukuk kuralları ile Birleşmiş Milletler Şartı'nın ağır bir şekilde çiğnenmesi ve bölgede gerilimi düşürmeye yönelik çabaların baltalanması anlamına gelmektedir."
Açıklamada, ülkenin güvenliğini korumak, topraklarını ve hayati tesislerini savunmak için gerekli tüm önlemleri alma hakkını saklı tuttuğunu yineledi.
Yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, Sirik Kaymakamı Rıza Şehidiyan, isabet alan İran kargo gemisine ilişkin açıklama yaptı.
Şehidiyan, bugün sabahın erken saatlerinde Umman Denizi'nde, ABD füzesinin bir İran kargo gemisine isabet ettiğini duyurdu.
Kargo gemisinin temel ihtiyaç maddeleri taşıdığını söyleyen Şehidiyan, geminin sabah yerel saatle 05.00'te Umman'dan hareket ettiğini ve Sirik kentine doğru geldiğini belirtti.
Şehidiyan, söz konusu geminin Umman'a 5 mil uzaklıkta hedef alındığını, 5 kişilik mürettebatın ise bölgeden geçen gemiler tarafından kurtarıldığını ve Umman'a ulaştırıldığını aktardı.
İran resmi haber ajansı IRNA, Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.
Açıklamada, ABD'nin son saldırılarının devletlerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı ilkesine aykırı olduğu ve bu eylemlerin 8 Nisan'da ilan edilen ateşkesi pratikte anlamsız hale getirdiği ifade edildi.
ABD'nin bazı bölge ülkelerinin topraklarını söz konusu saldırılarda kullanmaya devam ettiği savunulan açıklamada, İran'ın saldırıların kaynağına karşı meşru müdafaa hakkını kullanacağını ve ülkeye yönelik tehditleri etkisiz hale getirmekte kararlı olduğu kaydedildi.
İran ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile BM Genel Sekreteri'ni uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına ilişkin sorumluluklarını yerine getirmeye davet etti.
Pakistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tahir Hüseyin Andrabi, haftalık basın toplantısında yaptığı açıklamada, Orta Doğu'da tırmanan gerilim nedeniyle derin endişe duyduklarını söyledi.
Andrabi, "Taraflara, ateşkes konusunda varılan mutabakata uymaları, düşmanlığa son vermeleri ve diyalog ile diplomasi için alan açmaları çağrısında bulunuyoruz." dedi.
Meselelerin barışçıl yolla çözümünü desteklediklerini yineleyen Andrabi, "Diyalog ve diplomasinin, çekişmeli meselelerin müzakerelerle, tarafların hakları ve sorumlulukları doğrultusunda çözülmesinin sağlanması için yol gösteren ilkeler olması görüşündeyiz." ifadesini kullandı.
Andrabi, Pakistan'ın arabulucu çabalarıyla düşmanlığa son verilmesi, hayatların kurtarılması ve diplomasiye bir şans verilmesi için çaba sarf ettiğini vurguladı.
Hindistan Limanlar, Denizcilik ve Su Yolları Bakanı Sarbananda Sonowal, yaptığı açıklamada, ABD ordusunun Umman açıklarında vurduğu ve tamamı Hint vatandaşı 24 kişilik mürettebatı bulunan Palau bayraklı "MT Settebello" tankerinde 3 denizcinin öldüğünü söyledi.
Sonowal, "trajik olay" nedeniyle derin üzüntü duyduğunu dile getirerek "Bu, denizcilik ailemiz için büyük bir kayıptır. (Narendra) Modi hükümeti, bu zor zamanda kederli ailelerin yanında durmaktadır. Destek için tam bir kararlılık gösterilmektedir." ifadelerini kullandı.
The Times of India gazetesinin haberine göre, Umman Donanması, Hindistan'ın Muskat Büyükelçiliği ile koordineli olarak tankerde kalan 21 kişilik mürettebatı kurtardı.
"TİCARİ GEMİLERİN HEDEF ALINMASINA SON VERİLMELİ"
Bakanlık Sözcüsü Randhir Jaiswal da gazetecilere yaptığı açıklamada, "Bölgedeki gemilere yönelik saldırıların devam etmesi son derece endişe vericidir ve süregelen çatışmanın doğrudan bir sonucudur. Bölgedeki ticari gemilerin ve sivil altyapının hedef alınmasına son verilmelidir." ifadelerini kullandı.
Hindistan İleri Denizciler Birliği (FSUI) Genel Sekreteri Manoj Yadav da mürettebattan hayatını kaybeden 3 kişinin kimliklerinin tespit edildiğini açıkladı.
Yadav, hayatını kaybedenlerin, güverte stajyeri Aditya Sharma, makine teknisyeni Shivanand Chaurasiya ve mühendis Patnala Suresh olduğunu belirtti.
NELER OLMUŞTU?
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) dün, X sosyal medya platformundaki hesabından, ordunun Umman Körfezi'nde İran'a yönelik ablukayı ihlal etmeye çalıştığı gerekçesiyle Palau bayraklı bir petrol tankerini vurduğunu bildirmişti.
Açıklamada, Palau bayraklı "MT Settebello" adlı tankerin ABD güçlerinin uyarıları ve yönlendirmelerine uymamasının ardından hedef alındığı kaydedilmişti.
The Hindu gazetesinin haberinde "MT Settebello" tankerinin, Umman'ın Sohar limanının 20 deniz mili kuzeydoğusunda uluslararası sularda vurulduğu bildirilmişti.
Tahran Acil Servis Başkanı Muhammed İsmail Tevekküli, ABD'nin geçtiğimiz günlerde düzenlediği saldırılarda başkent Tahran'da 3 kişinin yaralandığını söyledi.
Fars Haber Ajansı, İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Karargahı Komutanı Ali Abdullahi'nin Haziran 2025'te İran ile İsrail arasında 12 gün süren savaş nedeniyle yaptığı yazılı açıklamayı yayımladı.
Abdullahi, İsrail'in saldırılarıyla başlayan ve 12 gün süren savaşta silahlı kuvvetler personelinin büyük fedakarlık gösterdiğini belirterek övgüyle söz etti.
ABD'nin İran'a son saldırılarına ilişkin ise Abdullahi, şu ifadeleri kullandı:
"Silahlı Kuvvetler, tam hazırlık, yüksek teyakkuz ve güçlü istihbarat kapasitesiyle, ülkenin güvenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne yönelik her türlü tehdide etkili, acı verici ve pişmanlık doğuracak operasyonlarla kesin şekilde karşılık verecektir."
Abdullahi ayrıca yaklaşık 100 gündür meydanlarda destek gösterileri düzenleyen İranlılara da teşekkür etti.
İSRAİL'İN İRAN'A ŞİDDETLİ SALDIRILARIYLA BAŞLAYAN 12 GÜN SAVAŞI
İsrail, 13 Haziran 2025'te İran'ın çeşitli kentlerindeki nükleer tesisler başta olmak üzere ordunun üst komuta kademesini de hedef alan geniş çaplı saldırılar düzenlemişti.
İran'da Genelkurmay Başkanı, Devrim Muhafızları Genel Komutanı ve bazı üst düzey komutanlar ile 9 nükleer bilim insanı saldırılarda yaşamını yitirmişti.
İsrail'e açıktan destek veren ABD, 22 Haziran'da İran'ın Natanz, Fordo ve İsfahan'daki 3 nükleer tesisine saldırı düzenlemişti.
CNN'in diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD ile İran arasında bir anlaşmaya varılması için yapılan görüşmeler, gece boyunca süren müzakerelerin ardından hala planlandığı gibi ilerliyor.
Ürdün Silahlı Kuvvetler Komutanlığından yapılan yazılı açıklamada, İran'dan gerçekleştirilen saldırılara ilişkin bilgi verildi.
Açıklamada, sabah saatlerinde İran'dan Zerka kentine gönderilen 20 füzenin hava savunma sistemleriyle imha edildiği, füzelerden düşen parçaların herhangi bir can kaybı veya maddi hasara yol açmadığı ifade edildi.
Silahlı kuvvetlerin, herhangi bir ülkenin, Ürdün hava sahasını ihlal etmesine izin vermeyeceği vurgulanan açıklamada, Ürdün ordusunun bölgesel gelişmeleri yakından takip ettiği, ülke hava sahası, egemenliği ve toprak bütünlüğünü savunmak için daima hazır olduğu kaydedildi.
NBC News'ün konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı habere göre, ABD, İsrail ile birlikte İran'a düzenlediği saldırılarla başlayan savaş nedeniyle azalan füze stokunu genişletmenin yollarını arıyor.
İsimleri açıklanmayan kaynaklar, ABD Başkanı Donald Trump'ın azalan stoklar nedeniyle danışmanlarına ve müttefiklerine "öfkesini ifade ettiğini" ileri sürdü.
Savunma sanayisinden 7 şirketin liderinin bu hafta Trump ile görüşmeye hazırlandığını söyleyen kaynaklar, Trump'ın toplantıda "silah üretimini hızla artırmanın yollarını bulma konusunda baskı yapacağını" iddia etti.
Kaynaklardan biri, Trump'ın stokların azlığından duyduğu hayal kırıklığı nedeniyle toplantının "tatsız" geçmesini beklediklerini kaydetti.
Öte yandan, bir Beyaz Saray yetkilisinden kanala yapılan açıklamada ise Trump'ın takviminde şu an için savunma şirketlerinden liderlerle toplantı bulunmadığı belirtildi.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansına (ISNA) göre, Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın ateşkes ihlali nedeniyle yeniden kapatıldığı belirtildi.
Açıklamada, "Amerikan düşmanının ateşkes koşullarını tekrar tekrar ihlal etmesinin ardından, Hürmüz Boğazı ikinci bir duyuruya kadar kapatılacaktır." ifadelerine yer verildi.
Hiçbir geminin Basra Körfezi ve Umman Denizi'ndeki demirleme alanlarından ayrılmaması uyarısında bulunulan açıklamada, "Hürmüz Boğazı'na yaklaşmak, düşmanla iş birliği olarak kabul edilecektir." ifadesi kullanıldı.
Bahreyn İçişleri Bakanlığı, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İran'dan düzenlenen saldırılara ilişkin bilgi verdi.
Ülkeye yönelik saldırılarda İHA'ların hava savunma sistemlerince imha edilmesi akabinde düşen şarapnel parçaları nedeniyle başkent Manama ile Hamed kentinde bir ev ile bazı araçların zarar gördüğü kaydedildi.
Olayda 11 yaşındaki bir kız çocuğunun hafif şekilde yaralandığı ifade edildi.
Kuveyt Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, ihtiyati tedbir alınmasını gerektiren koşulların ortadan kalkmasının ardından Kuveyt hava sahasındaki uçuş trafiğinin normale döndüğü ifade edildi.
Açıklamada, güvenliğin en üst düzeyde sağlanması amacıyla Kuveyt içindeki ve dışındaki ilgili kurumlarla koordinasyon halinde gelişmelerin yakından takip edildiği kaydedildi.
Lübnan haber ajansı NNA'ya göre, İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kentinin el-Makasid Mahallesi'nde bir evi bombaladı.
Hedef alınan evde ve çevredeki araçlarda yangın çıktı.
İsrail ordusu, gece saatlerinde Nebatiye'nin Sir el-Garbiyye ve Adşit beldelerini topçu ateşiyle hedef alırken, Yukarı Nebatiye, Necde Hastanesi çevresi ve Kefr Rumman Kavşağı'nı bombaladı.
New York Times'ın haberinde (NYT), incelenen uydu görüntülerinde İran'ın güneyindeki bir içme suyu tesisinin ABD saldırılarında yok edilmiş olabileceği belirtildi.
Haberde, 9 Haziran'da söz konusu içme su tesisine ait 2 depolama tankının olduğu, ABD'nin 10 Haziran gecesindeki saldırıları sonrası bunlardan küçük olanın çatısının çöktüğü, diğerinin de çatısının ortasında büyük bir delik olduğu ifade edildi.
İran medyasında da bu depolardan küçük olanın çatısının çöktüğüne dair videoların yer aldığı aktarılan haberde, sivil altyapıyı kasten hedef almanın, uluslararası hukuka göre savaş suçu teşkil edebileceğine dikkat çekildi.
İran'ın Ürdün'e saldırısı sonrası ABD'nin Amman Büyükelçiliğinden yapılan yazılı açıklamada, güvenlik uyarısı yapıldı.
Ürdün'e füze ve insansız hava araçlarıyla saldırı olduğu belirtilen açıklamada, ABD vatandaşlarından güvenli bir yere geçmeleri talep edildi.
ABD vatandaşlarından bir sonraki duyuruya kadar oldukları güvenli yerlerde kalmaları ve yerel duyuru ve uyarıları takip etmeleri istendi.
İran, ABD ordusunun gece saatlerine düzenlediği saldırılara misilleme olarak Ürdün'deki ABD ordusuna ait Muvaffak Salti askeri üssünü hedef almıştı.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Lübnan'dan İsrail'in kuzey kesimindeki çeşitli yerleşim bölgelerine yönelik roket atışları tespit edildiği belirtildi.
İsrail İç Cephe Komutanlığı da Yukarı Celile bölgesindeki bazı yerleşimlerde sirenlerin devreye girdiğini duyurdu.
İsrail ordusu ayrıca, Lübnan'ın güneyinde faaliyet gösteren birliklerinin bulunduğu bölge yakınlarına iki roketin düştüğünü, olay nedeniyle kuzeydeki bazı bölgelerde alarm verildiğini açıkladı.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, hava sahasının yerel saatle 04.50 itibarıyla tedbir amacıyla geçici olarak kapatıldığı ve uçuşların yürürlükteki anlaşmalar ile prosedürler doğrultusunda alternatif havalimanlarına yönlendirildiği belirtildi.
Açıklamada, söz konusu kararın hava seyrüseferinin ve yolcuların güvenliğini korumak amacıyla alındığı ifade edildi.
Kuveyt'in İran saldırılarına maruz kaldığı vurgulanan açıklamada, bölgedeki gelişmelerin sivil hava trafiği açısından oluşturabileceği muhtemel riskler nedeniyle bu adımın atıldığı belirtildi.
Açıklamada, ilgili kurumlarla koordinasyon halinde gelişmelerin yakından takip edildiği, risk durumunun ortadan kalktığının değerlendirilmesinin ardından hava sahasının yeniden açılarak uçuşların normale döneceği hatırlatıldı.
Ayrıca açıklamada, yolcu ve hava yolu şirketlerine, kurum tarafından yayımlanan resmi duyuru ve talimatları takip etmeleri çağrısında bulunuldu.

İran, ABD'nin ülkenin güneyine yönelik saldırılarına karşılık Ürdün'deki Muvaffak Salti askeri üssünün de füze saldırılarıyla hedef alındığını bildirdi.
İran devlet televizyonu, Silahlı Kuvvetlerin ABD'nin saldırılarına karşılık eylemlerine devam ettiğini aktardı.
İran'ın misillemeleri kapsamında Ürdün'de ABD güçlerinin konuşlandığı Muvaffak Salti askeri üssünün de ağır füze saldırılarıyla hedef alındığı ifade edildi.

ABD ordusundan İran’a gerçekleştirilen son saldırılarla ilgili yeni açıklama geldi. CENTCOM, İran’ın gözlem, iletişim ve hava savunma altyapısını hedef alan saldırıların tamamlandığını duyurdu.
CENTCOM’dan yapılan açıklamada, saldırıların ABD güçlerine ve bölgesel sulardan geçen uluslararası ticari gemilere tehdit oluşturan askeri altyapıları hedef aldığı vurgulanarak, "Bu saldırılar İran'ın haksız ve süregelen saldırganlığına bir yanıt niteliğindedir. ABD güçleri teyakkuzda olmaya devam etmektedir" denildi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi, ABD'nin ülkenin güneyindeki saldırılarının ardından bölgeyi ABD için "cehenneme çevireceklerini" ifade etti.
İran'ın füze operasyonlarından sorumlu Tuğgeneral Musevi, ABD'ye misilleme saldırılarının ardından sosyal medya hesabından mesaj yayımladı.
Musevi, mesajında şu ifadelere yer verdi:
"Kutsal Hürmüz Boğazı'nı güvensiz mi kılıyorsunuz? Bölgeyi sizin için cehenneme çevireceğiz! Bu, Allah'ın izniyle, Amerikalıların bölgedeki küstahlığına verilen cevaptır."

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Kuveyt’teki Ali Salem ve Ahmed el-Ceber Hava Üsleri ile Bahreyn’deki Şeyh İsa Hava Üssü’ndeki ABD ordusuna ait 18 hedefe saldırı düzenlendiğini açıkladı.
İran’dan ABD’nin son saldırılarına misilleme geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan (DMO) yapılan açıklamada, Kuveyt’teki Ali Salem ve Ahmed el-Ceber Hava Üsleri ile Bahreyn’deki Şeyh İsa Hava Üssü’ndeki ABD ordusuna ait 18 hedefe saldırı düzenlendiği bildirildi. Saldırıların ABD’nin DMO’ya ait üs ve karakollar ile Bender Abbas Havaalanı bölgesini hedef alan son saldırılarına yanıt olarak gerçekleştirildiği vurgulandı. Ayrıca, İran ordusunun Bahreyn’deki ABD 5. Filosu’na ait Patriot hava savunma sistemlerinin radar tesislerini insansız hava aracı (İHA) saldırıları ile hedef aldığı aktarıldı.

Fox News'e göre Trump, Beyaz Saray'daki Durum Odası'ndan İran'a yönelik yeni saldırılara ilişkin açıklamalarda bulundu.
İran'ın içindeki hedefleri vurmak için 49 Tomahawk füzesinin kullanıldığını belirten Trump, bunların bir kısmının başkent Tahran'a yaklaşık 65 kilometre mesafede olduğunu söyledi.
Trump, ABD'ye ait savaş uçaklarının İran hava sahasında uçtuğunu belirterek, ülkenin güneybatı bölgelerinde radar ve hava savunma sistemlerini imha ettiğini kaydetti.
"İranlı üst düzey yetkililerin kendisini aradığını ve bombalamayı durdurmalarını istediğini" aktaran Trump, saldırıların yakında duracağını belirtti.
İran ordusu, ABD'nin ülkenin güneyine yönelik saldırılarına misilleme eylemlerine ilişkin açıklama yayımladı.
Açıklamada, "Ateşkes ihlali ve ABD terörist ordusunun ülkenin güneyindeki bölgelere saldırılarının ardından İran İslam Cumhuriyeti Ordusu, Bahreyn'deki ABD 5. Filosu'nu çeşitli türde yıkıcı insansız hava araçlarıyla hedef aldı." ifadeleri kullanıldı.
Saldırıların ABD 5. Filosu'nun iletişim kuleleri ve hava savunma sistemlerini hedef aldığı aktarılırken, ordunun, Silahlı Kuvvetlerin diğer birimleriyle "düşmanla ölümüne savaşmaya hazır olduğu ve saldırgan düşman cezalandırılana kadar durmayacağı" vurgulandı.
İranlı üst düzey bir yetkili, ABD Başkanı Donald Trump'ın İranlı yetkililerin ateşkes için kendisiyle iletişime geçtiğine ilişkin iddiasını "tamamen yalan" diyerek reddetti.
İran devlet televizyonuna konuşan ismi açıklanmayan üst düzey bir yetkili, ABD Başkanı Trump'ın "İranlı yetkililerin kendisini doğrudan arayarak bombalamaların durmasını istediğine" ilişkin iddiasına cevap verdi.
İranlı yetkili, "Trump'ın, İranlı yetkililerin doğrudan kendisiyle konuştuğu ve bombalamaya ara verilmesini talep ettiği iddiası tamamen yalandır. Trump ile hiçbir temas kurulmadı ve İran saldırganlıklara askeri olarak yanıt veriyor." ifadelerini kullandı.
İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Karargahı, ABD'nin Hürmüz Boğazı çevresindeki bölgelere düzenlediği saldırılara ilişkin, "Terörist ABD ordusunun her türlü saldırganlığına kesin bir şekilde cevap vereceğiz." açıklamasında bulundu.
Hatemu'l Enbiya Karargahı, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, "Terörist ABD ordusunun her türlü saldırganlığına kesin bir şekilde cevap vereceğiz." ifadesine yer verildi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması, Hürmüz Boğazı'ndan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan iki gemiyi vurduğunu duyurdu.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Donanması tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Hürmüz Boğazı'ndan yasa dışı geçiş yapmaya çalışan iki gemi vuruldu." ifadeleri kullanıldı.
İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı, ABD'nin ülkenin güneyine saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri tamamen kapattığını bildirmişti.
Açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın petrol tankerleri ve ticari gemiler de dahil olmak üzere her türlü geminin geçişine kapatıldığını ve izinsiz geçmeye çalışan gemilerin hedef alınacağı belirtilmişti.

İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Karargahı, ABD'nin Hürmüz Boğazı çevresindeki bölgelere saldırı düzenlemesinin ardından Hürmüz Boğazı'nın kapatıldığını duyurdu.
Hatemu'l Enbiya Karargahı, Hürmüz Boğazı'na ilişkin bildiri yayımladı.
Bildiride, "Bölgedeki güvensizlik nedeniyle şu andan itibaren Hürmüz Boğazı, petrol tankerleri ve ticari gemiler de dahil olmak üzere her türlü geminin geçişine kapatılmıştır ve her türlü geçişe müdahale edilecektir." ifadeleri yer aldı.
Yapılan uyarının ardından İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'ndan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan iki gemiyi vurduğunu açıkladı.
İran'ın güneyinde Basra Körfezi'ndeki Keşm ve Hengam adalarında bazı noktaların ABD saldırılarının hedefi olduğu ve Bender Abbas kentinde de patlama seslerinin duyulduğu bildirildi.
İran devlet televizyonunun Hürmüzgan Valiliğine dayandırdığı haberinde, Keşm ve Hengam adalarında saldırılardan kaynaklanan patlamalar olduğu belirtildi.
Öte yandan, Bender Abbas kentinde de patlama sesleri duyulduğu kaydedildi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) genel merkezi önünde basın mensuplarına İran'a ilişkin açıklamalarda bulunan Hegseth, "İran'da başlıca tesisleri bombalayacağız. Bu gece İran'a yönelik saldırılar güçlü olacak. Eğer bu saldırılar yarın olursa, yine net ve şiddetli olacak" ifadelerini kullandı.
İran'ın anlaşma için bir şansı olduğunu da aktaran Hegseth, Trump'ın anlaşma yapmaya hazır olduğunu savundu.
ABD'nin İran'a saldıracağını duyurmasının ardından Hürmüz Boğazı yakınlarındaki Sirik ve Minab kentlerinden de patlama sesleri geldiği bildirildi.
İran'ın Tesnim Haber Ajansına göre, Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik ve Minab kentlerinden patlama sesleri duyuldu.
İran devlet televizyonu da Sirik'te 3 kez patlama sesi duyulduğunu ancak henüz seslerin yerinin belli olmadığını bildirdi.
ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği, "son bölgesel gelişmeler nedeniyle" ABD vatandaşlarının Irak'a seyahat etmemelerini, Irak'ta bulunanların ise derhal ülkeyi terk etmelerini istedi.
Büyükelçilikten yapılan uyarıda, son bölgesel gelişmeler nedeniyle, Irak'taki ABD vatandaşlarına en yüksek düzeyde dikkatli ve tedbirli olmaları, ayrıca yerel haber kaynaklarını sürekli takip etmeleri tavsiye edildi.

ABD'nin İran'a saldıracağını duyurmasının ardından İran basını, Fars eyaletinde hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini bildirdi.
İran’ın yarı resmi Mehr Haber Ajansına göre, Fars eyaletinde hava savunma sistemleri aktif hale getirildi.
Ayrıca bölgede yaşayan yerel halkın patlamaya benzer sesler duyduğu ancak bu seslerin hava savunma sistemlerinin faaliyetinden kaynaklandığı belirtildi.
Öte yandan İran devlet televizyonu, Kiş Adası sakinlerinin de uzak mesafeden kaynağı henüz netleşmeyen sesler duyduğunu açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD'ye ait helikopterin düşürülmesinin ardından İran'a saldıracaklarını ve buna hakları olduğunu savunarak, "Dün onlara sert bir darbe indirdik ve bugün de yine sert bir darbe vuracağız." demişti.
İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansı’nın İranlı bir askeri kaynağın açıklamalarına dayandırdığı haberinde, İran’ın, ABD çıkarlarına dair yeni hedefler belirlediği ve olası saldırı durumunda bunları vuracağı belirtildi.
Söz konusu askeri kaynak, İran Silahlı Kuvvetleri’nin, ABD’nin düzenleyeceği saldırılara karşı hazırlıklı olduğunu ve olası saldırılara anında cevap verileceğini söyledi.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Florida’da ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nı (CENTCOM) ziyareti sırasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Basın toplantısının başında ABD Başkanı Donald Trump’ın bu gece İran’ın sert bir şekilde vurulacağını açıkladığını hatırlatan Hegseth, "Ve biz de İran’ı vuracağız. Çünkü İran’ın harika bir anlaşma yapma fırsatı ve yapmaya hazır olduğunu söylediği şeyi resmiyete dökme fırsatı olmasına rağmen bunu yapmaya yanaşmadı. Başkan Trump’ın dediği gibi sürekli oyalıyorlar. İran, kritik tesislere ABD tarafından bırakılan bombalarla karşı karşıya kalacak" dedi.
"KORUMAMIZ ALTINDA 100 MİLYON VARİLDEN FAZLA PETROL GEÇTİ"
Hegseth, "İran asla nükleer silaha sahip olamayacak ve kendileri de bunu istemediklerini söylüyorlar. Bu yüzden müzakere edilmiş bir anlaşma bu kadar yakınken, eğer durum gerçekten buysa, bir adım atıp anlaşmayı yapmaları gerekir. Başkanın bugün açıkladığı ve basının bilmediği başka bir şey daha var. Tabii, bu bina, yani CENTCOM biliyordu. "Özgürlük Projesi", yani Hürmüz Boğazı’ndan gemi geçirme fikri hiçbir zaman durmadı. Halkın bildiği şeyler var, bilmediği şeyler var. Ancak sonuç olarak Başkanın açıkladığı gibi, Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemiciliği koruyorduk. Korumamız altında yüz milyon varilden fazla petrol geçti. Gece boyunca daha fazlası da geçti. ABD tarafından korundu ve İran bunu durduramadı. Ne görebiliyorlar ne de durdurabiliyorlar" dedi.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İran'a karşı yürüttükleri saldırıların henüz "bitmediğini" belirterek, İsrail ordusunun İran'ı "büyük bir güçle vurmaya hazır olduğunu" belirtti.
Hizbullah'a karşı ise Lübnan'ın derinliklerinde "operasyonlar yürüttüklerini" iddia eden Katz, İsrail ordusunun Lübnan'ın Sur kentindeki Hristiyan mahallesini tahliye ettiğini ve buraya sığınan Hizbullah unsurlarına saldırı düzenlediğini savundu.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ABD’nin İran’a yönelik saldırı tehditleri hakkında, “Savaş bu kez bölgeyle sınırlı kalmayacak” dedi.
Kaybedenlerle savaşmaktan korkmadıklarını dile getiren Azizi, “ABD tabutları, Trump'ın söylediğinden çok daha fazla ve daha fazla olacak. Çünkü savaş bu kez bölgeyle sınırlı kalmayacak. Nelerin olacağını göreceğiz.” ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD'ye ait bir helikopterin düşürülmesinin ardından İran'a saldıracaklarını ve buna hakları olduğunu savunarak, "Dün onlara sert bir darbe indirdik ve bugün de yine sert bir darbe vuracağız." demişti.