Son dakika haberleri: ABD'nin İran'a yönelik son saldırı dalgası, Orta Doğu'da gerilimi yine tırmandırdı.
Washington, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik tehditleri gerekçe göstererek İran'daki çok sayıda askeri hedefi vurduğunu açıklarken, Tahran yönetimi misilleme olarak Ürdün'deki Prens Hasan Hava Üssü, Bahreyn'deki Şeyh İsa Hava Üssü ile Kuveyt'teki Ali El-Salem ve Ahmed El-Caber üslerinin hedef alındığını duyurdu.
İran ayrıca Patriot hava savunma sistemleri, stratejik radar unsurları, helikopter bakım tesisleri ve İHA komuta-kontrol merkezlerinin vurulduğunu öne sürerken, Hürmüz Boğazı'nda rotası dışında ilerlediği belirtilen iki gemiye müdahale edildiğini açıkladı.
İşte ABD/İsrail-İran savaşında son durum…
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırıların süreceğini belirterek, müzakerelerden tamamen vazgeçmediğini, anlaşmanın halen mümkün olduğunu söyledi.
Trump, Oval Ofis'te düzenlenen imza töreninde basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. İran'a yönelik ABD saldırıları ve olası diplomatik çözüm süreci hakkında konuşan Trump, "Çok büyük miktarda mühimmatımız var. Yıllardır sahip olmadığımız seviyelere ulaştık ve onları çok ağır şekilde vuruyoruz ve bu devam edecek." ifadelerini kullandı. Askeri operasyonların yanı sıra İran'a yönelik deniz ablukasını da yeniden uyguladıklarını belirten Trump, "Ablukayı yeniden devreye sokuyoruz. Bu abluka sadece İran için geçerli. İran'la iş yapanlar geçemeyecek, diğer herkes geçebilecek." dedi. Trump, müzakerelerden tamamen vazgeçmediğini söyleyerek, "Bir anlaşmanın halen mümkün olduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu. İran'ın askeri kapasitesine ciddi zarar verdiklerini öne süren Trump, İran donanmasını bir ay içinde etkisiz hale getirdiklerini, hava kuvvetlerinin artık "fiilen var olmadığını", füze üretim kapasitesinin yüzde 89'unu ve insansız hava aracı üretim kapasitesinin ise yüzde 92'sini yok ettiklerini iddia etti. Trump, İran'la iki gün önce bir anlaşmaya vardıklarını ancak Tahran'ın daha fazla müzakere talep ederek geri adım attığını ve İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için düzenlenen saldırıların gerekli olduğunu savundu. ABD'nin Körfez bölgesindeki faaliyetlerine de değinen Trump, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn ve Kuveyt gibi müttefiklerini koruduklarını ve bu korumanın maliyetinin söz konusu ülkeler tarafından karşılanması gerektiğini söyledi. Trump, "Dünyanın çok zengin bir bölgesini koruyoruz. Bunun karşılığında bize ödeme yapılmasını istiyorum." ifadelerini kullandı.
BAE Savunma Bakanlığı: İran'dan ateşlenen iki füzenin bir yakıt tankerine isabet etmesi sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 4'ü ağır 8 kişi yaralandı.
ABD ordusunun İran'a karşı hava saldırıları başlattığını duyurmasının ardından Hürmüz Boğazı bölgesindeki Bender Abbas ile Keşm, Kiş ve Ebu Musa adalarında patlama seslerinin duyulduğu bildirildi.
İran basınına göre Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kenti ile Keşm, Kiş ve Ebu Musa adalarında patlama sesleri duyuldu. Öte yandan, Buşehr eyaletinde de patlamalar meydana geldiği belirtildi. Hürmüzgan Valiliği, saldırılarda şu ana kadar herhangi bir can kaybının yaşanmadığını duyurdu.
ABD ordusu, İran'a karşı art arda üçüncü gece de hava saldırılarına başladığını duyurdu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), saldırı haberini sosyal medya hesabından paylaştı.
Paylaşımda, "CENTCOM, Başkan Donald Trump'ın talimatıyla İran'a karşı art arda üçüncü gece hava saldırılarına başladı." ifadelerini kullandı. Bu saldırıların, İran güçlerine ağır kayıplar verdireceği belirtilen açıklamada, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda sivillere ve ticari gemilere saldırma yeteneklerini zayıflatmaya devam edeceği öne sürüldü.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik operasyonların süreceğini belirterek, "Bu gece onları çok sert vuracağız, yarın da çok sert vuracağız." dedi.
Hugh Hewitt'in podcast programına katılan ABD Başkanı, İran ile yürütülen müzakereler konusunda gelinen son nokta ile ilgili ayrıntılar verdi. "Bu gece onları çok sert vuracağız, yarın da çok sert vuracağız." diyen Trump, İran'ın buna karşılık verecek kapasitesinin bulunmadığını savundu. Trump, "Bunu engellemek için yapabilecekleri hiçbir şey yok. Ellerinde hiçbir şey yok. Büyük laflar etmekten başka yapabilecekleri bir şey de yok." ifadelerini kullandı. İran yönetimini sert sözlerle eleştiren Trump, "Bu insanlar çılgın. Her şeyi kazandığımız bir anlaşmamız vardı ama onlar anlaşmaları bozuyorlar. Onlar için anlaşmalar bozulmak üzere yapılır. Son derece güvenilmez insanlar." dedi. Trump, İran'ın nükleer silah edinmesi halinde bunu "bir gün içinde kullanacağını" öne sürerek, "Bence biraz kaçıklar. Bence hepsi öyle." ifadelerini kullandı.
ABD YÖNETİMİ İRAN'IN BAŞKA NÜKLEER TESİSLERİNİN OLMA İHTİMALİNİ GÖZ ARDI ETMİYOR
İran'ın nükleer programına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Trump, özellikle son zamanlarda ABD medyasında yer alan ve Pickaxe (Kazma) Dağı bölgesindeki, gizli dördüncü bir tesis olduğu yönündeki iddialara da yanıt verdi. İran'ı uydular aracılığı ile izlediklerini söyleyen Trump "Durumu yakından izliyoruz. Orada herhangi bir faaliyet görmüyoruz. Ama Pickaxe yeni büyük bir atış için muhtemel bir hedef olabilir." diyerek sözü edilen yerin de hedef alınacağını söyledi. Trump'ın sözünü ettiği "Pickaxe Dağı", İran'ın Natanz nükleer tesisinin yaklaşık 1,5 kilometre güneyinde bulunan ve dağın içine inşa edildiği iddia edilen yer altı tesisi olarak biliniyor. ABD'nin 22 Haziran 2025'te düzenlediği ve "Gece Yarısı Çekici Harekatı" adı verilen operasyonda Fordov, Natanz ve İsfahan'daki nükleer tesisler hedef alınmış, Washington ve Tel Aviv yönetimleri bu saldırıların İran'ın nükleer programına ciddi darbe vurduğunu açıklamıştı. Ancak daha sonra uydu görüntülerinde Pickaxe Dağı çevresinde yeni inşaat ve tahkimat faaliyetleri tespit edilmişti. Uluslararası basında yer alan analizlerde, dağın içindeki tünel girişlerinin hava saldırılarına karşı toprak ve kaya ile güçlendirildiği, bölgede ağır iş makineleri ile kazı çalışmalarının sürdüğü ileri sürüldü.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun, Hürmüz Boğazı üzerinde ABD'ye bir MQ1 insansız hava aracını (İHA) düşürdüğü bildirildi.
İran basınına yansıyan haberlere göre, Hürmüz Boğazı üzerinde bir İHA düşürüldü. Devrim Muhafızları Ordusu tarafından düşürülen hava aracının ABD'ye ait MQ1 İHA olduğu belirtildi. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.
İran'ın Hürmüz eyaletine bağlı Bender Abbas kentinin doğusu ile Sistan ve Beluçistan eyaletine bağlı Çabahar kentinde patlama seslerinin geldiği bildirildi.
İran basınına göre, ülkenin güneyinde patlama sesleri duyuldu. Buna göre, Bender Abbas kentinin doğusunda 4, Çabahar ile Kunarek kentinde ise birkaç patlama sesi duyuldu. Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı ise, Hürmüz Boğazı'nda birkaç geminin hedef alındığını duyurdu. Konuya ilişkin henüz ayrıntılı bilgi verilmedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı hakkındaki açıklamasına verdiği yanıtta, "İran her zaman boğazın koruyucusu olmuştur ve sonsuza dek öyle kalacaktır" ifadelerini kullanarak, "Yüzde 20 elbette çok fazla, biz adil davranacağız" dedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden ücret alacağına dair yaptığı açıklamaya yanıt verdi. Arakçi, "ABD Başkanı kesinlikle haklı. Ticari gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan güvenli ve emniyetli bir şekilde geçişini sağlayan her kim olursa olsun, bu hizmet karşılığında ödeme almalıdır" dedi. Trump'ın "ABD, bugünden itibaren 'Hürmüz Boğazı'nın koruyucusu' olarak anılacak" sözlerine değinen Arakçi, "İran her zaman boğazın koruyucusu olmuştur ve sonsuza dek öyle kalacaktır" dedi. Trump'ın ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden yüzde 20 ödeme alacağına dair sözlerine ise Arakçi, "Yüzde 20 elbette çok fazla, biz adil davranacağız" cevabını verdi. İran, daha önce Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerde ödeme alacağını dile getirmiş, ABD Hürmüz Boğazı'nın uluslararası su yolu olduğunu öne sürerek buna karşı çıkmıştı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'na yönelik ablukanın yarın saat 23.00'da başlayacağını duyurdu.
Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Orta Doğu'daki gerilimin sürdüğünü belirterek Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin korunması ve İran'ın nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineledi.
Kallas, AB Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamada, "İran'ın ticari gemilere yönelik saldırıları uluslararası hukuku ihlal etmektedir." dedi. Hürmüz Boğazı'nda uluslararası deniz taşımacılığının kesintisiz sürmesinin önemine dikkati çeken Kallas, "Savaş öncesinde Hürmüz Boğazı, herhangi bir geçiş ücreti alınmaksızın deniz taşımacılığına açıktı. Savaşın sona ermesinin ardından da Hürmüz Boğazı herhangi bir geçiş ücreti uygulanmaksızın deniz taşımacılığına açık kalmalıdır." ifadelerini kullandı. AB dışişleri bakanlarının bu konuda ortak görüşte olduğunu kaydeden Kallas, "Bakanlar bu konuda nettir. Deniz ulaşımı hiçbir şekilde engellenmemelidir ve İran hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamalıdır." diye konuştu. Körfez ülkelerinin bölgesel istikrar açısından önemli rol oynadığını ifade eden Kallas, İran'ın Ürdün, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn'e yönelik saldırılarının kabul edilemez olduğunu ve bunun bölgedeki barış sürecinin tamamen çökmesi riskini beraberinde getirdiğini söyledi. AB'nin Körfez ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmeyi hedeflediğini vurgulayan Kallas, AB ile Bahreyn'in, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ortaklarıyla yeni bir stratejik ortaklık anlaşmasına yönelik müzakereleri başlattığını bildirdi. Körfez ve Kızıldeniz'de seyrüsefer serbestisinin korunmasına yönelik çalışmaları değerlendirdiklerini aktaran Kallas, Husilerin oluşturduğu tehdidin sürdüğünü, AB'nin Kızıldeniz'deki ASPIDES Operasyonu'nun uluslararası deniz taşımacılığının korunmasına katkı sağlamaya devam ettiğini dile getirdi. Gelecek günlerde bölgeyi ziyaret edeceğini paylaşan Kallas, ASPIDES Operasyonu'nu yerinde inceleyeceğini söyledi.
KARADENİZ STRATEJİSİ
Kallas, AB dışişleri bakanlarının geçen yıl açıklanan Karadeniz Stratejisi'ni de değerlendirdiğini, Birliğin bölgede yaklaşık 200 milyon avro değerinde 65 projeyi hayata geçirdiğini ifade etti. Romanya ve Bulgaristan'ın öncülüğünde kurulacak Karadeniz Deniz Güvenliği Merkezi'nin deniz sahasındaki durumsal farkındalığın artırılmasına ve kritik altyapının korunmasına katkı sağlayacağını kaydeden Kallas, ayrıca milyarlarca avroluk bağlantısallık projelerinin de gündemde olduğunu bildirdi. Ermenistan ve Moldova'nın "dış baskılarla karşı karşıya bulunduğuna" değinen Kallas, geçen hafta Rusya'nın baskısına karşı Ermenistan'a yönelik kapsamlı bir ekonomik destek paketinin açıklandığını hatırlattı. Bakanların, yeni AB misyonunun Ermenistan'da sahada göreve başlamasına onay verdiğini aktaran Kallas, AB uzmanlarının siber tehditlerle mücadele, dezenformasyonun önlenmesi ve yasa dışı mali akışlarla mücadele konularında Ermeni makamlarına destek vereceğini söyledi. Kallas, Avrupa Barış Fonu kapsamında Moldova için ilave 120 milyon avroluk destek paketinin de kabul edildiğini, bunun bugüne kadar ülkeye sağlanan en büyük destek paketi olduğunu ve Moldova'nın hava savunma kapasitesini güçlendireceğini ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nda İran'a yönelik ABD deniz ablukasının yeniden yürürlüğe girdiğini ve boğazdan geçen tüm kargolar için yüzde 20 geçiş ücreti alınacağını açıkladı.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Hürmüz Boğazı açıktır ve İran olsun ya da olmasın açık kalacaktır." ifadesini kullandı. Sadece İran gemileri ile İran adına faaliyet gösteren müşterilerin boğaza giriş ve çıkışını engellediklerini vurgulayan Trump, bu uygulamanın "İran ablukası" adıyla yürürlüğe girdiğini kaydetti. Trump, diğer tüm ülkelerin Hürmüz Boğazı'nı adil ve açık şekilde kullanabileceğini belirterek, "ABD, bundan böyle 'Hürmüz Boğazı'nın Koruyucusu' olarak bilinecektir." ifadelerini kullandı. Bölgede güvenliğin sağlanmasının maliyetine dikkati çeken Trump, "Dünyanın son derece istikrarsız bu bölgesinde güvenlik ve emniyetin sağlanması için gerekli tüm masraflar kapsamında, boğazdan geçen tüm kargolardan yüzde 20 oranında geçiş ücreti alınacaktır." dedi. Trump, uygulamanın derhal yürürlüğe gireceğini bildirdi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'na ilişkin yaptığı açıklamanın ardından, "Hürmüz Boğazı'nın kontrolü ve yönetimini güç ve kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi.
Muhibbi, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından Hürmüz Boğazı'na ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD'nin Hürmüz Boğazı'na müdahale ederek küresel petrol ve doğalgaz güvenliğini tehlikeye attığını ifade eden Muhibbi, "Hürmüz Boğazı'nın kontrolü ve yönetimini güç ve kararlılıkla sürdüreceğiz. Yabancı güçleri ve müttefiklerini iran halkı karşısında teslim olmaya zorlayacağız." ifadelerini kullandı. Fox News kanalında katıldığı programda İran'a ilişkin açıklamalarda bulunan Trump, "(Hürmüz) Boğazı elimizde tutacağız. Muhtemelen biz yöneteceğiz. Boğaz'ın gardiyanları olacağız." diye konuşmuştu. İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Albay İbrahim Zülfikari ise, Trump'ın açıklamalarına ilişkin, "ABD'nin Hürmüz Boğazı'na müdahale etmesine izin vermedik vermeyeceğiz." demişti.
Yemen'de Sana Havalimanı'nın bombalanmasının ardından ülke genelindeki tüm havaalanlarının ikinci bir duyuruya kadar uçuşlara kapatıldığı belirtildi.
Yemen Sivil Havacılık ve Meteoroloji Kurumu, ülkede hava taşımacılığı alanında faaliyet gösteren uluslararası kuruluşlar ve havaalanları için bir genelge yayımladı.
Genelgede, ülkedeki tüm havalimanlarının ikinci bir duyuruya kadar hava trafiğine kapatıldığı bildirildi.
Söz konusu kararın genelgenin yayımlanması itibariyle yürürlüğe girdiği ifade edildi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü, “Yabancıları ile müttefiklerini İran halkının iradesine boyun eğdirmeye zorlayacağız. Hürmüz Boğazı üzerindeki otorite ve kontrolümüzü güç ve kudretle sürdürmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Lübnan Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Amiliye Derneği Yönetim Kurulu heyetini kabul etti.
Lübnanlıları koruyabilecek tek gücün ordu ve devlet olduğunu dile getiren Avn, güney halkının artık yıkım ve can kayıpları yerine güvenlik ve istikrar içinde yaşamayı hak ettiğini söyledi.
Lübnanlıların ortak hedeflerinin, İsrail'in işgal ettiği tüm Lübnan topraklarından çekilmesi, yerinden edilenlerin evlerine dönmesi, esirler ile cenazelerin iadesi ve yeniden imar olduğunu ifade eden Avn, "Savaş seçeneği başarısız oldu. Bu nedenle bu süreci denemek gerekiyor." dedi.
Cumhurbaşkanı olarak Lübnan'ın güneyinden ya da ülkenin haklarından taviz vermeyeceğini vurgulayan Avn, İsrail'in tüm Lübnan topraklarından çekilmesi ve "Lübnan üzerinde hiçbir emeli bulunmadığını" taahhüt etmesi konusunda ısrarcı olduklarını kaydetti.
ABD'ye 21 Temmuz'da gerçekleştireceği ziyarete de değinen Avn, "ABD Başkanı Donald Trump'tan, çerçeve anlaşmasında varılan hususların ve Lübnan'ın taleplerinin uygulanması için İsrail üzerinde gerekli baskıyı kurmasını isteyeceğim. Ayrıca ABD yönetiminin bölgede barışı sağlama yönündeki mevcut isteğinden yararlanarak Lübnan'ın bu süreçteki konumunun güçlendirilmesini talep edeceğim." ifadelerini kullandı.
Lübnan ve İsrail arasında 26 Haziran'da, Washington'da doğrudan müzakerelerin 5. tur görüşmelerinin ardından çerçeve anlaşması imzalanmıştı.
İran Silahlı Kuvvetleri'nin savaşı yürüten birimi Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü Albay İbrahim Zülfikari, ABD Başkanı Donald Trump'ın "(Hürmüz) Boğazı elimizde tutacağız. Muhtemelen biz yöneteceğiz." şeklindeki açıklamalarına cevap verdi.
ABD'nin Hürmüz Boğazı'na müdahale girişimlerinin bölge güvenliğini ve deniz ticaretini tehlikeye attığını belirten Zülfikari, "Daha önce yapılan uyarılarda olduğu gibi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'na müdahale etmesine hiçbir şekilde izin vermiyoruz ve vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı.
Zülfikari, İran Silahlı Kuvvetleri'nin izni olmadan ve yine İran'ın belirlediği rotayı kullanmadan Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapmak isteyen gemilere müdahale edileceği uyarısında bulunarak, "İran Ordusu ile Devrim Muhafızları'nın geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği operasyonlar bunun açık kanıtıdır." dedi.
Bölge ülkelerini uyaran Zülfikari, ABD saldırılarına lojistik destek verilmesinin savaş ilanı olarak değerlendirileceği ve bölgede savaşın yayılması ile tüm bölge ülkelerinin etkileneceği uyarısında bulundu.
Zülfikari, bölgedeki "güvensizliğin kaynağının ABD ve onunla iş birliği yapan ülkeler" olduğunu öne sürerek yine bölge ülkelerinin ABD ile iş biriliğinin savaş riskini artırdığını belirtti.
Fars Haber Ajansı, İran ordusundan yapılan yazılı açıklamayı yayımladı.
Açıklamada, Bender Abbas'ta ABD'ye ait bir İHA'nın, hava kuvvetlerine bağlı karadan havaya füze sistemi tarafından tespit edilerek vurulup imha edildiği ifade edildi.
Olayla ilgili ABD tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Yemen hava sahasına girmesi nedeniyle gerilime yol açan İran'a ait uçağın, ülkenin batısındaki Hudeyde Havalimanı'na indiği bildirildi.
Husilere yakın kaynaklar, İran uçağının Hudeyde Havalimanı'na iniş yaptığını aktardı.
Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde de İran'a ait olduğu belirtilen bir uçağın Hudeyde Havalimanı'nda bulunduğu görüldü.
NE OLMUŞTU?
Yemen hükümeti, gün içerisinde İran'a ait bir uçağın Husilerin kontrolündeki başkent Sana'daki Uluslararası Sana Havalimanı'na iniş yapmak amacıyla Yemen hava sahasına girdiğini açıklamıştı.
Savunma Bakanı Tahir el-Ukayli, yayımladığı görüntülü açıklamada, İran uçaklarının Yemen hava sahasını ihlal ettiğini belirterek, bu ihlallere karşılık vereceklerini duyurmuştu.
Sana Uluslararası Havalimanı'nın hedef alındığına ilişkin haberlerin ardından İran uçağının rotasını değiştirerek Hudeyde'ye yöneldiği belirtilmişti.
Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan güçlerinin Yemen’in başkenti Sana’daki Uluslararası Sana Havalimanı'na hava saldırısı düzenlediğini açıkladı.
Seri, söz konusu hava saldırısının bölgedeki gerilimi azaltma sürecini sonlandırdığını iddia etti.
Saldırının karşılıksız kalmayacağını savunan Seri, Suudi Arabistan'ın bu eylemin sonuçlarına katlanması gerektiğini öne sürdü.
YEMEN ORDUSUNDAN AÇIKLAMA
Öte yandan Yemen ordusu, başkent Sana'daki Uluslararası Sana Havalimanı'nın pistini, İran'a ait bir uçağın Yemen'e inişini engellemek amacıyla hedef aldığını açıkladı.
Açıklamada, Husilerin, Yemen ulusal hava yollarına ait uçakların Uluslararası Sana Havalimanı'na inmesini engellediği ve İran uçaklarının Yemen hava sahasını ihlal ettiği belirtildi.
ABD Başkanı Donald Trump, Fox News kanalında katıldığı programda, İran ile gerilime ilişkin açıklama yaptı.
Sunucunun, İran'ın Hürmüz Boğazı'na ilişkin tutumu hakkındaki soruya "(Hürmüz) Boğaz'ı biz ele geçiriyoruz. Onların (İran'ın) hiçbir şeyi yok." yanıtını verdi.
Trump, İran'ı "çok sert vurmaya" devam edeceklerini söyleyerek, "(Hürmüz) Boğazı elimizde tutacağız. Muhtemelen biz yöneteceğiz. Boğaz'ın gardiyanları olacağız." ifadelerini kullandı.
Hürmüz'ün "gardiyanlığı" karşılığında ödeme alacaklarını iddia eden Trump, "Uzun yıllar yaptığımızın aksine bunu hiçbir karşılık olmadan yapmamız beklenemez. Boğaz'ı 50 yıldan uzun süre koruduk ve karşılığında hiç para almadık. Tüm parayı onlar aldı." değerlendirmesinde bulundu.
Trump, bu süreçte Hürmüz Boğazı'nı "boşuna koruduklarını" söyledi.
İran tarafıyla bir "anlaşmaları" olduğunu ve dün 11 saatlik görüşme yapıldığını dile getiren Trump, "Anlaşma tamamdı ama sonra bozdular. Hep bozuyorlar. Bu insanlarla 10 anlaşma yaptık." diye konuştu.
Trump, İran'ın kendisinden "hiçbir şey alamadığını" belirterek eski ABD Başkanı Barack Obama dahil önceki başkanları 47 yıldır "Tahran yönetiminin yaptıklarına izin vermekle" suçladı.
Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani, X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, Husilerin Uluslararası Kızılhaç Komitesine (ICRC) ait uçağın Sana Havalimanı'ndan ayrılmasını engellediğini, pilot ile yardımcı pilotu alıkoyduğunu belirterek, bunu uluslararası insancıl hukukun ve insani yardım misyonlarını koruyan uluslararası kural ve sözleşmelerin açık ihlali olarak nitelendirdi.
Husilerin bu tutumunun, uluslararası hukuku ve insani yükümlülükleri tanımadığını bir kez daha gösterdiğini ifade eden İryani, grubun insani yardım kuruluşlarını ve çalışanlarını siyasi baskı aracı olarak kullandığını savundu.
Bu tür uygulamaların insani yardım faaliyetlerini sekteye uğrattığını ve siviller ile yardıma ihtiyaç duyan kişilerin hayatını tehlikeye attığını belirten İryani, Uluslararası Kızılhaç Komitesi, Birleşmiş Milletler ve uluslararası topluma olayı kınama çağrısında bulundu.
İryani, uçağın ve mürettebatın derhal serbest bırakılmasını, olayın sorumlularının hesap vermesini sağlayacak adımların atılmasını ve Husilerin Yemen'deki insani yardım faaliyetlerine yönelik ihlallerine son verilmesi için harekete geçilmesini istedi.
Husilerden, İryani'nin açıklamalarına ilişkin henüz bir değerlendirme yapılmadı.
Yemen hükümeti, bugün İran'a ait bir uçağın Yemen hava sahasına girerek Husilerin kontrolündeki Sana Havalimanı'na iniş yapmak istediğini açıklamış, bunun ülkenin egemenliğinin ihlali olduğunu belirtmişti.
Yemen Savunma Bakanı Tahir el-Ukayli, yayımladığı görüntülü açıklamada, meşru Yemen hükümetinin bölgesel ve uluslararası toplumla iş birliği içinde, İran yönetimi ile Husileri diplomatik ve hukuki yollarla Yemen hava sahasına yönelik ihlallerini sonlandırmaya çalıştığını ifade etti.
İran uçaklarının Yemen hava sahasını ihlal ettiğini söyleyen Ukayli, bunun daha önce de yaşandığını ancak son ihlalin "uluslararası meşruiyete açık bir meydan okuma" niteliğinde olduğunu dile getirdi.
"Sabrımız tükendi." diyen Ukayli, Yemen Silahlı Kuvvetleri'nin ülkenin hava sahasını ve egemenliğini ihlal eden unsurlara karşı "uygun karşılığı vereceğini" kaydetti.
Ukayli, Yemen ordusunun ülkenin kara, deniz ve hava sahasını savunmak için tüm imkanlarını kullanacağını belirterek, İran yönetimini söz konusu ihlallerin "hukuki ve ahlaki sorumlusu" olmakla suçladı.
İran makamlarından ise Ukayli'nin açıklamalarına ilişkin henüz bir değerlendirme yapılmadı.
Yemen'de Eylül 2014'ten bu yana İran destekli Husiler, başkent Sana ve bazı bölgelerin kontrolünü elinde bulunduruyor.
Suudi Arabistan öncülüğündeki Koalisyon Güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Aden merkezli uluslararası toplum tarafından kabul edilen Yemen hükümetine askeri destek sağlıyor.
Fars Haber Ajansına göre, Huzistan Vali Yardımcısı Veliyullah Hayati, ABD güçlerinin Abadan kentine düzenlediği saldırıya ilişkin açıklama yaptı.
Hayati, yerel saatle 13.45'te ABD tarafından fırlatılan mühimmatın Abadan kentine isabet ettiğini belirtti.
Huzistan Vali Yardımcısı Hayati, ilk belirlemelere göre saldırıda 2 kişinin hayatını kaybettiğini, 3 kişinin ise yaralandığını kaydetti.
İran basınına yansıyan haberlere göre, Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kenti ile Keşm Adası yakınlarında patlama sesleri duyuldu.
Bölge sakinleri patlama seslerinin deniz tarafından geldiğini belirtirken, İranlı yetkililer konuya ilişkin henüz bir açıklama yapmadı.
ABD ordusu, 7 Temmuz'dan bu yana aralıklarla İran'ın güney kıyılarına saldırılar düzenliyor.
İranlı Öğrenciler Haber Ajansı'na (ISNA) göre, İsfahan Vali Yardımcısı Ekber Salihi ABD saldırılarına ilişkin bilgi verdi.
Salihi, ABD'nin sabaha karşı düzenlediği saldırıda Nain ilçesinde 1 kişinin öldüğünü, 7 kişinin de yaralandığını belirtti.
İran Dışişleri Bakanlığı ve Müzakere Heyeti Sözcüsü İsmail Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.
İran'ın hiçbir zaman taahhütlerini ihlal etme konusunda öncü olmadığını savunan Bekayi, "Şüphesiz mutabakat bir kriz sürecine girmiştir. Bu anlaşma çerçevesinde sürekli olarak ihlallerde bulunan taraf ABD'dir." ifadelerini kullandı.
Bekayi, Umman'ın başkenti Maskat'ta Hürmüz Boğazı'ndan geçiş düzenlemeleri için Ummanlı heyetle bir araya geldiklerini ve bir mekanizma oluşturmaya çalıştıklarını ancak ABD'nin Umman üzerindeki baskısı nedeniyle bir sonuca ulaşamadıklarını söyledi.
Ulusal güvenliklerini ve toprak bütünlüklerini korumak için gerekli önlemleri alacaklarını belirten Bekayi, "Son günlerde yaşananların sorumluluğu ABD'dedir." dedi.
Bekayi ayrıca, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda gemilere refakat ettiği iddiasının, Washington yönetiminin bölgedeki güvenliği tehlikeye atmayı sürdürme niyetinde olduğunu gösterdiğini öne sürdü.
Tesnim Haber Ajansına göre İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Ali Bakıri Keni, ülkenin eski lideri Ali Hamaney suikastında yer alan ve son saldırılarda İran vatandaşlarını hedef alan kişilerin yargılanması gerektiğini ifade etti.
Keni, İran halkının 130 günü aşkın süredir sokak ve meydanlarda düzenlenen etkinliklerle söz konusu saldırıların sorumlularının cezalandırılması yönünde taleplerini dile getirdiğini söyledi.
Uydu görüntüsü analiz şirketi Soar Atlas tarafından paylaşılan görüntüler, Ürdün'ün başkenti Amman'ın yaklaşık 100 kilometre kuzeydoğusundaki Mefrat bölgesinde, Safavi kasabası yakınlarında bulunan Prens Hasan Hava Üssü'nün İran tarafından düzenlenen füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısında doğrudan hedef alındığını uydu analizleriyle netliğe kavuşturdu.
Paylaşılan görüntülerde, ABD ordusu tarafından da kullanılan Prens Hasan Hava Üssü'nde bir hangarın yıkıldığı ve uçuş pistinde doğrudan isabet noktalarının oluştuğu görüldü.
Görüntülerde ayrıca, üssün stratejik noktalarında meydana gelen tahribat ve pist üzerindeki doğrudan vurulma noktası açıkça seçilebiliyor.
İran Dışişleri Bakanlığı, ülkeye yönelik ABD saldırıları hakkında bildiri yayımladı.
Bildiride, ABD saldırılarının Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'na aykırı olduğu ve bölgede gerilimin azaltılmasına yönelik çabaları baltaladığı belirtilerek, son 24 saatte yapılan saldırıların şiddetle kınandığı ifade edildi.
ABD'nin İran'da hedef aldığı noktaların sivil bölgeler ve yerler olduğu, dolayısıyla ABD'nin savaş suçu işlediği ifade edilen bildiride, Washington'un mutabakat zaptını bütünüyle ihlal ettiği belirtildi.
Bildiride, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda gerekli düzenlemelerin yapılması sürecine müdahil olduğu ve boğazda güvensizlik meydana getirdiği kaydedildi.
Bildiride ayrıca, komşu ülkelerin uluslararası hukuk uyarınca topraklarının saldırgan taraflar tarafından İran'a yönelik askeri saldırı gerçekleştirmek amacıyla kullanılmasını engellemekle yükümlü bulunduğu ve İran'a yönelik saldırıların çıkış kaynağına yapılacak misillemelerin meşru müdafaa kapsamında olduğu ifadesine yer verildi.
Fars Haber Ajansı, İran Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan açıklamayı yayımladı.
Açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın deniz trafiğine yeniden açılmasının tek şartının, ABD ordusunun boğazdaki müdahalelerine son vermesi ve kıyı devletlerinin kendi kara suları üzerindeki egemenliğine saygı göstermesi olduğu belirtildi.
Açıklamada ayrıca, ABD saldırılarına misillemenin 5'inci aşaması kapsamında, Bahreyn'in Cüfeyr bölgesindeki ABD ordusuna ait tesis ve altyapının, Umman'daki FPS uzun menzilli hava radarı ile deniz hedef tespit radarının, füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alınarak imha edildiği öne sürüldü.
Söz konusu açıklamada, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki müdahalelerinin sürmesi halinde, küresel petrol ve doğal gaz piyasalarını etkileyecek daha büyük gelişmelerin yaşanabileceği uyarısında bulunuldu.
Bahreyn İçişleri Bakanlığının X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, İran saldırıları nedeniyle sirenlerin yeniden devreye alındığı belirtilerek, vatandaşlar ve ülkede yaşayan yabancılardan sakin olmaları ve en yakın güvenli noktalara gitmeleri istendi.
Açıklamada ayrıca, gelişmelere ilişkin bilgilerin yalnızca resmi kaynaklardan takip edilmesi çağrısı yapıldı.
İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan (DMO) ABD'nin son saldırılarına misilleme geldi.
DMO'dan yapılan açıklamada, Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD üslerinin çok sayıda İran saldırısı ile hedef alındığı bildirildi.
Ürdün'deki Prens Hasan Hava Üssü'ne füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlendiği ve saldırı sonucunda çok sayıda yakıt ve mühimmat deposunda yangın çıktığı belirtildi.
Bahreyn'de Şeyh İsa Hava Üssü'nün hedef alındığı aktarılırken, bu saldırılarda helikopter bakım tesisleri, 1 adet P-8 uçağına ev sahipliği yapan bir hangar ve ABD'ye ait bir İHA komuta-kontrol merkezinin vurulduğu ifade edildi.
Kuveyt'te ise Ali El-Salem Hava Üssü'ndeki yakıt depoları ve Patriot hava savunma sistemlerinin yanı sıra Ahmed El-Caber Hava Üssü'ndeki stratejik bir radar sisteminin "tamamen imha edildiği" kaydedildi.
ABD'ye İran'a yönelik saldırılarına son verme uyarısı yapılan açıklamada, "İran'ın Hürmüz Boğazı'na yönelik yabancı askeri müdahalenin sürmesine izin vermeyeceği" vurgulandı.
Kuveyt Genelkurmay Başkanlığından yapılan açıklamada, ordunun Kuveyt hava sahasındaki "düşman" hava hedeflerine karşı koyduğu bildirildi.
Açıklamada, duyulabilecek patlama seslerinin hava savunma sistemlerinin saldırıları önlemesinden kaynaklandığı belirtilerek, halka ilgili makamların güvenlik ve emniyet talimatlarına uyma çağrısı yapıldı.
Ürdün Silahlı Kuvvetlerinden yapılan açıklamada, İran topraklarından atılan 4 füzenin hava savunma sistemlerince engellendiği kaydedildi.
ABD ordusu, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen uluslararası nakliye gemilerini hedef alma kabiliyetini zayıflatmak amacıyla ülkeye karşı başlatılan son saldırı dalgasının tamamlandığını duyurdu.
CENTCOM'dan yapılan açıklamada, bu kapsamında birden fazla konumdaki onlarca hedefin hassas güdümlü mühimmatlarla vurulduğu aktarılarak, "CENTCOM kuvvetleri; ABD savaş uçakları, savaş gemileri ve ilk kez kullanılan tek yönlü insansız hava araçları (İHA) ve tek yönlü insansız deniz araçları (İDA) ile İran'ın askeri hava savunma sistemlerini, kıyı radar sahalarını, füze ve insansız hava aracı unsurlarını ve küçük tekneleri hedef aldı" ifadelerine yer verildi.
"İRAN HÜRMÜZ BOĞAZI'NI KONTROL ETMEMEKTEDİR"
Hürmüz Boğazı'nın "küresel ticaret için hayati öneme sahip bir deniz koridoru" olduğu hatırlatılan açıklamada, "İran burayı kontrol etmemektedir" denildi. Açıklamada, "ABD kuvvetleri; İran'ın süregelen haksız saldırganlığına, tacizlerine, tehditlerine ve keyfi kararlarına rağmen ticari taşımacılıkta seyrüsefer serbestisinin korunmasını sağlamak için hazır durumda ve tetiktedir" ifadeleri kullanıldı.

ABD'nin İran'a karşı başlattığı son saldırı dalgasının bilançosu netleşmeye başladı.
İran'ın resmi haber ajansı IRNA'nın Huzistan eyaletinin Güvenlik ve Kolluk Kuvvetlerinden Sorumlu Vali Yardımcısı Valiullah Hayati'ye dayandırdığı habere göre; Mahşehr şehrindeki bir tarımsal su pompalama istasyonuna isabet eden ABD mühimmatı en az 1 kişinin ölümüne, 4 kişinin ise yaralanmasına yol açtı.
Saldırıda hayatını kaybeden kişinin tesiste çalışan bir güvenlik görevlisi olduğu bildirildi.
İran'a yönelik saldırıların bazıları amatör kameralara yansırken, aralarında havalimanı ve otoyolların da bulunduğu iddia edilen yapılardan alev ve dumanların yükseldiği görüldü.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) tarafından yapılan açıklamaya göre, Hürmüz Boğazı'nda iki gemiye müdahale edildi.
Söz konusu gemilerin sistemlerini kapatarak İran'ın belirlediği rota dışında Hürmüz Boğazı'nı geçmeye çalıştığı ve Devrim Muhafızları Ordusu'nun her iki gemiyi de durdurduğu belirtildi.
Yaşanan bu gelişme üzerine ABD ordusunun İran'ın güney kıyılarına saldırı düzenlediği, İran Silahlı Kuvvetleri'nin misilleme olarak Ürdün'deki Prens Hasan Hava Üssü'nde bulunan füze ve yakıt depolarını füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldığı kaydedildi.

İran basınına göre, İran ordusu, bölgedeki "düşman üslerine" füze ve İHA'larla geniş çaplı misilleme saldırıları gerçekleştirdi.
İran Devrim Muhafızları Ordusundan yapılan açıklamada ise şunlar kaydedildi:
"Bahreyn'deki Şeyh İsa Üssü'nde bulunan ABD ordusuna ait helikopter bakım ve onarım merkezleri, P-8 elektronik harp uçağının hangarı ve insansız hava araçları komuta ve kontrol merkezi ile Ürdün'deki Prens Hasan Hava Üssü'nde bulunan büyük füze depoları ve yakıt tesisleri füzeler ve insansız hava araçlarıyla hedef alındı. Ayrıca Kuveyt'in Ali Al-Salem kentindeki ABD üssünde bulunan yakıt depoları ve Patriot hava savunma sistemi ile Ahmed el-Ceber Üssü'ndeki stratejik FPS radar sistemi de misilleme saldırılarının hedefi oldu."
Devrim Muhafızları, karşı saldırıların devam edeceği ve Hürmüz Boğazı'nın İran'a ait olduğu uyarısında bulundu.

Ürdün basını, İran'ın füze saldırısı nedeniyle başkent Amman'da uçuşların askıya alındığını bildirdi.
ABD'nin İran'a karşı başlattığı son saldırıların ardından, Körfez ülkelerinden Bahreyn bir kez daha misillemeye hedef oldu.
Bahreyn İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, ülkeye yönelik yeni saldırılar nedeniyle birçok bölgede sirenlerin çaldığı belirtilerek, "Vatandaşlardan ve diğer sakinlerden en yakın güvenli alanlara sığınmalarını rica ediyoruz" denildi.
İlgili gelişmelerin resmi kanallardan takip edilmesinin önemli olduğu vurgulanan açıklamada, saldırıların önlenip önlenemediği ya da herhangi bir hasara yol açıp açmadığına ilişkin detaylı bilgi verilmedi.
ABD ordusunun İran'a yönelik son saldırılarına Tahran yönetiminden tepki gecikmedi.
İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ABD'nin saldırıları kınanarak, "Bu barbarca saldırılar sadece Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin temel ilkelerinin açık bir ihlali olmakla kalmayıp, aynı zamanda uluslararası barış ve güvenliğe yönelik ciddi bir tehdittir" denildi.
Açıklamada, ABD'nin İran'ı hedef alan saldırılarının "Batı Asya bölgesinde gerilimi azaltmak ve barışı tesis etmek için son birkaç aydır sarf edilen tüm çabaların boşa çıkmasına neden olduğu" vurgulandı.
Uluslararası deniz taşımacılığında yaşanan aksamalardan Washington yönetiminin sorumlu olduğu belirtilerek, "ABD rejimi, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda gerekli düzenlemeleri yapma sürecine açıkça müdahale ederek, Hürmüz Boğazı'na güvensizliğin geri dönmesine ve uluslararası ticari taşımacılığın aksamasına neden olmuştur" ifadelerine yer verildi.

İngiltere, Almanya ve Fransa'nın oluşturduğu E3 ülkelerinin ortak açıklamasında, "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticaret gemilerine ve aralarında Katar, Kuveyt, Bahreyn, Umman ve Ürdün'ün bulunduğu bölge ülkelerine yönelik pervasız saldırılarını kınıyoruz." ifadeleri yer aldı.
Ülkelerin denizlerdeki egemenlikleri ve seyrüsefer özgürlüğünün uluslararası hukukun temel prensiplerinden olduğu hatırlatılan açıklamada, "Hürmüz Boğazı üzerinden uluslararası deniz taşımacılığının hızlı şekilde tamamen yeniden başlamasına yönelik desteğimizi yineliyor, Körfez ülkeleri ve bölgedeki müttefiklerimizle tam dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyoruz." denildi.
E3 ülkeleri, ateşkes ve müzakerelerin yeniden tesis edilmesi çağrısında da bulundu.
ABD DÜN DE İRAN’I VURMUŞTU
ABD dün gece İran'ın çeşitli kentlerine saldırı başlatmış; Kuveyt, Bahreyn, Ürdün, Katar, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri de İran'ın füze ve kamikaze İHA'larla topraklarına saldırı düzenlediğini duyurmuştu.
İran'ın son misilleme saldırısında ise Kuveyt kara sularında Kuveyt Petrol Şirketine (KOC) ait bir deniz sondaj platformuna İHA saldırısı yapılmış, saldırıda maddi hasar meydana gelirken platform çalışanlarından bir işçi yaralanmıştı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, X sosyal medya platformundaki hesabından, BM'nin internet sayfasında yer alan ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in açıklamalarının yer aldığı paylaşımı alıntılayarak, BM'ye tepki gösterdi.
Bekayi, "İran'ı, saldırılara karşı kendisini savunduğu için suçlamak sorumsuzca ve haksızdır. Bu durum bir askeri çatışma değil, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı askeri saldırganlığın devamıdır." dedi.
Ülkesinin hiçbir yere saldırı düzenlemediğini ileri süren Bekayi, İran'ın Basra Körfezi kıyısındaki ABD üslerine yönelik saldırılarının meşru müdafaa kapsamında olduğunu ve uluslararası hukuka da aykırılık teşkil etmediğini savundu.
BM Genel Sekreteri Guterres, ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı'nda yeniden başlayan "saldırıların tamamının" durdurulması gerektiğini ifade etmişti.
Söz konusu son gelişmeden rahatsız olduğunu aktaran Guterres, "Körfez'deki ciddi tırmanış ve yeniden başlayan askeri çatışmalardan, özellikle de İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki gemilere yönelik saldırılarından, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarından ve İran'ın komşu ülkelerdeki hedeflere yönelik saldırılarından derin endişe duyuyorum." ifadelerini kullanmıştı.

İran basınına yansıyan haberlere göre, ABD'nin saldırı başlattığını açıklamasının ardından İran'ın Bender Abbas, Sirik ve Cask kentleri ile Keşm Adası'nda patlama sesleri işitildi.
Sirik ve Bender Abbas'ta 10 patlamanın meydana geldiği belirtildi.
Öte yandan yarı resmi Mehr Haber Ajansı, Buşehr eyaletinde de patlamaların duyulduğunu açıkladı.
Hürmüzgan Valiliği ise şu ana kadar düzenlenen saldırılarda herhangi bir can kaybının olmadığını bildirdi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), X sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, İran'a yönelik yeni başlatılan saldırılara ilişkin bilgileri paylaştı.
Açıklamada," CENTCOM kuvvetleri, bugün (ABD) doğu yakası yerel saatiyle 17.00'de, Hürmüz Boğazı'ndan serbestçe geçiş yapan sivil denizcilere ve ticari gemilere saldırma kapasitesini zayıflatmayı sürdürmek amacıyla, İran'a yönelik yeni saldırılar başlattı." ifadelerine yer verildi.
CENTCOM'un açıklamasında, bu saldırıların gerçekleştirilmesi talimatının, İran güçlerinden hesap sorulması amacıyla ABD Başkanı Donald Trump tarafından verildiği vurgulandı.
