Son dakika haberleri: ABD ile İran arasında ateşkesin fiilen sona erdiği yönündeki açıklamaların ardından Orta Doğu'da tansiyon yeniden zirveye çıktı.
ABD ordusu İran'ın güneyindeki askeri hedeflerin ardından Buşehr'deki nükleer santral çevresini de hedef alırken, İran peş peşe misilleme saldırıları düzenledi. Körfez ülkelerinde sirenler çalarken, ABD üsleri hedef alındı, bölgede alarm seviyesi en üst düzeye çıkarıldı.
İşte ABD/İsrail-İran savaşında son durum ve son gelişmeler…
İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Deniz Kuvvetleri, ABD'nin İran'a saldırıları hakkında bildiri yayımladı.
Bildiride, "yabancı unsurların" bölgede ve Hürmüz Boğazı'nda hiçbir hakkının olmadığı vurgulanarak, "ABD'nin terörist ordusunun maceracılıkları ve geçiş güzergahı belirlemeye yönelik müdahalesi Hürmüz Boğazı'nın kademeli olarak yeniden açılma sürecini ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakacaktır. Ayrıca boğazdan yararlanan ülkelerin çıkarlarını ciddi biçimde tehlikeye atacaktır." ifadelerine yer verildi.
ABD'nin İran'a yönelik saldırılarında sivil kayıplar artıyor. İranlı yetkililer, ABD güçlerinin Sirik kentinde bir balıkçı iskelesini hedef aldığını bildirdi.
ISNA Haber Ajansı'na göre saldırıda 3 kişi hayatını kaybederken, 15 kişi de yaralandı.
Ürdün, İran'ın son saldırılarına yönelik açıklama yaptı.
Ürdünlü yetkililer “İran'dan topraklarımıza füze saldırıları düzenlendi, hava savunma sistemlerimiz füzeleri etkisiz hale getirdi” ifadelerini kullandı.
İran tarafından fırlatılan 8 füzenin düşürüldüğü kaydedilen açıklamada, herhangi bir can kaybının ya da maddi hasarın kaydedilmediği aktarıldı.
İran'ın bölgedeki ABD üslerine yönelik misillemeleri devam ederken Ürdün'de uyarı sirenleri çaldı.
Ülke basınında, "sirenlerin vatandaşları uyarmak ve prosedürleri takip etmesini istemek için çaldığı" haberlerine yer verildi.
Resmi makamlardan ise konuya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya konuşan İran'ın Buşehr Eyaleti Vali Yardımcısı İhsan Cihaniyan ABD saldırılarına ilişkin bilgi verdi.
Vali Yardımcısı Cihaniyan, Buşehr Nükleer Santrali'nin çevresi, Çoğadek'teki askeri üs ve eyaletin güneyindeki bir balıkçı iskelesinin ABD güçleri tarafından hedef alındığını, şu ana kadar can kaybına ilişkin herhangi bir ihbar alınmadığını belirtti.
Sabah saatlerinde de Aseluye'ye bağlı Benud İskelesi'nin saldırıya uğradığını aktaran Cihaniyan, olayda bölge halkına ait balıkçı teknelerinde yangın çıktığını ifade etti.
Cihaniyan, olay yerlerinde inceleme ve hasar tespiti çalışmalarının başlatıldığını kaydetti.

Fars Haber Ajansı'na göre, Basra Körfezi'nde yer alan Buşehr eyaletinde 2 patlama sesi duyuldu.
Haberde, patlamanın nedeni belirtilmezken konuya ilişkin resmi makamlardan henüz açıklama yapılmadı.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İran'ın saldırılarının Kuveyt'in egemenliğini açık şekilde ihlal ettiği belirtildi.
İran'ın Kuveyt'e saldırılarını sürdürmesinin en şiddetli şekilde kınandığı bildirilen açıklamada, bunun "İran'ın tekrarlanan düşmanca yaklaşımını yansıttığı", ülkenin güvenlik ve istikrarı ile vatandaşların can güvenliğine doğrudan tehdit oluşturduğu ifade edildi.
Ayrıca saldırıların uluslararası hukuk kuralları, Birleşmiş Milletler ile 2817 sayılı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Kararı'nın ihlali niteliğinde olduğu belirtildi.
Saldırıların bölgedeki gerilimi daha çok tırmandırabilecek tehlikeli bir gelişme olduğu, bölgesel barış ve güvenliği tehdit ettiği ve sorunların barışçıl yollarla çözümüne yönelik diplomatik çabaları zayıflattığı vurgulandı.
ABD'nin İran'ın Gülistan eyaletinde Çin ve Rusya ile yapılan ticarette kullanılan Akteke Han demir yolu köprüsüne seyir füzeleriyle saldırı düzenlediği bildirildi.
Fars Haber Ajansı'na göre, Gülistan Eyaleti Devrim Muhafızları Komutanlığı konuya ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, "ABD, bugün sabaha karşı seyir füzeleriyle Gülistan eyaletine bağlı Akkale ilçesinde bulunan Akteke Han demir yolu köprüsünün bazı noktalarını hedef aldı." ifadeleri kullanıldı.
Köprünün Çin-Kazakistan-Türkmenistan-İran uluslararası demir yolu koridoru üzerinde bulunduğu, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında Şian'dan Tahran'a uzanan güzergahın bir parçasını oluşturduğu ve Rusya'nın da 2025 sonlarından itibaren İran'a yük sevkiyatında bu hattı kullandığı belirtildi.
Ölü veya yaralının olmadığı belirtilen saldırının, ateşkes sonrasında ABD'nin İran'ın iç kesimlerinde gerçekleştirdiği en derin saldırılardan biri olduğu kaydedildi.
Kuveyt Savunma Bakanlığı Sözcüsü Kurmay Albay Suud Abdulaziz el-Atvan, yaptığı açıklamada, silahlı kuvvetlerin sabah saatlerinde Kuveyt hava sahasında 3 balistik füze, 1 seyir füzesi ve 10 İHA'yı tespit ettiğini belirtti.
Füze ve İHA'ların önlendiğini ve etkisiz hale getirildiğini aktaran Atvan, olayda bir kişinin yaralandığını, maddi hasar meydana geldiğini ifade etti.
Atvan, yaralının durumunun stabil olduğunu kaydetti.
Kara Kuvvetleri'ne bağlı Patlayıcı İnceleme ve İmha Ekibinin de geride kalan mühimmat ve enkaz parçalarına ilişkin çok sayıda ihbara müdahale ettiğini belirten Atvan, Silahlı Kuvvetlerin, hazırlık ve yüksek teyakkuz içerisinde olduğunu ifade etti.
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ordusunun ülkenin güneyindeki kıyı eyaletlerinde bazı noktalar ile Meşhed demir yolu güzergahındaki 2 köprüye düzenlediği saldırıları kınadı.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, söz konusu saldırıların "açık bir savaş suçu" olduğu, İran halkının ülkenin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve ulusal güvenliğini koruma konusundaki kararlılığının sürdüğü belirtildi.
Açıklamada, ABD'nin son 48 saatte, Hürmüz Boğazı'nda bazı gemilerle ilgili yaşandığı ileri sürülen olayları gerekçe göstererek düzenlediği saldırıların, Birleşmiş Milletler Sözleşmesi'nin 2. Maddesi'nin 4. Fıkrası'nın ve savaşın sona erdirilmesine ilişkin mutabakat zaptının da ihlali niteliğini taşıdığı kaydedildi.
ABD Başkanı Donald Trump başta olmak üzere ABD'li yetkililerin açıklamalarını da eleştiren Bakanlık, bu tarz yaklaşımların savaşın sona erdirilmesine ilişkin mutabakata bağlı kalınmadığının açık göstergesi olduğunu vurguladı.
Bahreyn İçişleri Bakanlığının X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, ülke genelinde sirenlerin çaldığı belirtildi.
Açıklamada, halktan sakin olmaları, en yakın güvenli yerlere yönelmeleri ve haberleri resmi kanallardan takip etmeleri istendi.
Israel Hayom gazetesinin haberine göre, Orta Doğu'daki Amerikan üslerinin İsrail'in güneyindeki Necef Çölü'ne taşınması olasılığı, kabine toplantısında ele alındı.
Siyasi yetkililer, ABD üslerinin İsrail'e nakledilmesi ihtimaline olumlu bakarken, konu şimdiden üst düzey Amerikalı yetkililerle gündeme getirildi.
Ancak henüz nihai bir karar alınmadı ve taraflar arasındaki görüşmeler sürüyor.
ABD'nin, İran'ın füze menzilinde yer alan Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Katar'da üsleri bulunuyor.
ÜSLERİN İSRAİL'E TAŞINMASI "İSRAİL'İ HEDEF YAPABİLİR" ENDİŞESİ
Habere göre İsrail, Amerikan perspektifinden bakıldığında birkaç net avantaj sunuyor.
Orta Doğu'daki "ana operasyon sahalarına" coğrafi yakınlık, yakın güvenlik ve istihbarat iş birliği, gelişmiş teknolojik altyapı, Amerikan yanlısı bir nüfus ve hava savunma sistemi.
Potansiyel avantajların yanı sıra İsrail'de kalıcı ve kapsamlı bir Amerikan üssü varlığı, özellikle ABD ile doğrudan bir gerilim yaşanması durumunda ülkeyi İran ve bölgedeki diğer aktörler için daha da önemli bir hedef haline getirebilir.
Görüşmelerde gündeme gelebilecek bir diğer konu ise böyle bir hamlenin İsrail'in hareket serbestisini ne ölçüde etkileyebileceği.
Amerikan kuvvetlerinin ve altyapısının İsrail topraklarında konuşlandırılması, Washington'ın İsrail'e yönelik güvenlik taahhüdünü güçlendirebilir ancak gelecekte Tel Aviv üzerinde, ülkede konuşlu ABD güçlerini tehlikeye atabilecek askeri adımlardan kaçınması yönünde Amerikan baskısına da yol açabilir.
İran, İngiliz yetkililerin Tahran yönetimine yönelik "güvenlik suçlamaları" nedeniyle bu ülkenin Tahran Büyükelçisi Hugo Shorter'i Dışişleri Bakanlığına çağırdı.
Mehr Haber Ajansına göre, Dışişleri Bakanlığı Batı Avrupa Genel Müdürü Alirıza Yusefi, Büyükelçiye İran'ın İngiltere'nin tutumuna ilişkin protesto notası iletti.
Açıklamada, İngiliz yetkililerin İran'ın İngiltere'de güvenliği hedef alan eylemler planladığı yönündeki iddialarının "asılsız ve gerçek dışı" olduğu savunuldu.
Bu suçlamaların, İngiltere'nin uluslararası hukuka aykırı politikaları ile ABD ve İsrail'e verdiği desteğe yönelik eleştirilerden kaçma amacı taşıdığı öne sürüldü.
İran tarafı ayrıca İngiltere'yi, "İran karşıtı terör ağlarına ve şiddet yanlısı gruplara ev sahipliği yapmak ve destek vermekle" suçlayarak Londra yönetimine bu faaliyetleri durdurma çağrısında bulundu.
Açıklamada, İngiltere'nin İsrail tarafından finanse edildiği ve yönlendirildiği öne sürülen söz konusu ağlara ev sahipliği yapmasının, uluslararası hukuktan kaynaklanan terörizmi desteklememe yükümlülüğüyle bağdaşmadığı iddia edilerek, bu durumun bir an önce sona erdirilmesi gerektiği kaydedildi.
Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
Görüşmede, son 2 günde ABD ile İran arasında yaşanan askeri gerilim ele alınırken Al Sani, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemileri hedef alan saldırıların bölgede tansiyonu düşürmeye yönelik çabalara rağmen gerçekleştiğini ifade ederek kınadı.
Bu saldırıların taraflar arasındaki güveni zedeleyeceğini, uluslararası deniz seyrüsefer güvenliğini tehdit edeceğini ve bölgede güvenlik ile istikrarın tesisine yönelik çabalara zarar vereceğini belirten Al Sani, tüm tarafların diyalog ve diplomasiye bağlı kalmasının önemine dikkati çekti.
Al Sani, tarafların mutabakat zaptı kapsamında varılan anlaşmaları uygulamasının bölge güvenliğinin korunmasına, elde edilen kazanımların muhafaza edilmesine ve bölgesel istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Katarlı Bakan, ülkesinin gerilimin kontrol altına alınması ve bölgede kalıcı barış ile istikrarı destekleyecek kapsamlı bir anlaşmaya varılması için diplomatik çözüm çabalarını sürdürmeye hazır olduğunu kaydetti.
İran, Kuveyt ve Bahreyn'in ardından ABD saldırılarına misilleme olarak Katar'ı da hedef aldı.
İran basını, İran'ın Katar'daki bir uydu antenini hedef alan dron saldırıları düzenlediğini bildirdi.
Kuveyt ve Bahreyn'deki saldırılara da değinen İran basını, Kuveyt'te Patriot hava savunma sisteminin, Bahreyn'de ise ABD ordusuna ait bir yakıt deposunun hedef alındığını aktardı.
Saldırılardaki can ve mal kaybı henüz bilinmiyor.
İran’ın eski lider Ali Hamaney'in cenazesinin İran'ın Meşhed kentine defnedilmesine saatler kala ABD, Tahran-Meşhed demiryolunu vurdu.
İran Demiryolları, söz konusu hatta tren seferlerinin askıya alındığını belirterek, hasarı onarmak için bölgeye ekipler gönderildiğini aktardı. Mahsur kalan yolcular ise, karayolu ile Meşhed'e nakledildi.
Hamaney'in cenazesi Meşhed kentinde düzenlenecek cenaze törenlerinin ardından İmam Rıza Türbesi'nde toprağa verilecek.
Bahreyn ordusundan yapılan yazılı açıklamada, İran'ın sabah saatlerinde Bahreyn'de füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) "sivil noktaları hedef aldığı" belirtildi.
Ülkedeki hava savunma sistemlerinin bugün İran'a ait çok sayıda hava saldırısını engellediği ifade edildi.
Sayıya ilişkin bilgi verilmezken, "sivillerin ve özel mülkiyetin füze ve İHA'larla kasıtlı olarak hedef alınmasının" uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğu vurgulandı.
Bahreyn'in tüm silahlı unsurlarının en üst düzey hazırlık durumunda bulunduğu ve ülkenin savunulması için tam teyakkuz halinde olduğu kaydedildi.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına ait olduğu belirtilen bir görseli alıntıladı.
Trump, "Bu, İran'ın dün gemileri bombalamasına misilleme niteliğindedir. Eğer tekrar yaşanırsa çok daha ağır olur." ifadelerini kullandı.
İran Sağlık Bakanlığı Halkla İlişkiler ve Bilgilendirme Merkezi Başkanı Hüseyin Kermanpur, X sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.
İranlı yetkili, ABD'nin 8 ve 9 Temmuz 2026'da İran'ın 5 eyaletini hedef alan saldırılar düzenlediğini hatırlatarak saldırılarda şu ana kadar 14 kişinin yaşamını yitirdiğini, 78 kişinin yaralandığını aktardı.
Kermanpur, yaralılardan 47'sinin tedavisinin hastanede sürdüğü, diğer yaralıların gerekli tıbbi müdahalelerin ardından taburcu edildikleri bilgisini verdi.
İran Devrim Muhafızları Ordusundan yayımlanan açıklamada, ABD'nin İran'ın güney kıyı bölgelerine düzenlediği saldırılarla mutabakatı ihlal ettiği belirtilerek "ABD ordusunun saldırganlığı karşılıksız bırakılmayacaktır." ifadeleri kullanıldı.
Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
"Amerikalı anlaşma ihlalcilerine karşı cezalandırıcı yanıtın ilk aşamasında, Devrim Muhafızları Ordusu'nun deniz ve hava kuvvetleri, ortak füze ve insansız hava aracı operasyonlarıyla, düşmanın ülkenin çeşitli bölgelerine yaptığı saldırılardan bir saat sonra Kuveyt'teki Arifjan ve Ali es-Salem ile Bahreyn'deki Cufeyr ve Şeyh İsa'daki Amerikan işgalcilerinin iki sömürge üssünün altyapısını ve önemli tesislerini imha etti."
Devrim Muhafızları Ordusu, ABD'nin yeni saldırılar gerçekleştirmesi halinde misillemelerin bölgedeki diğer ABD üslerini de kapsayacağı uyarısında bulundu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’ndan (CENTCOM) yapılan açıklamaya göre, ABD'nin 8 Temmuz'da gerçekleştirdiği saldırılarda İran'a ait yaklaşık 90 askeri hedef vuruldu.
Saldırılarda hava savunma sistemleri, kıyı gözetleme unsurları, füze ve insansız hava aracı (İHA) depolama tesisleri, deniz kuvvetlerine ait unsurlar ile İran kıyı şeridindeki askeri lojistik altyapısı hedef alındı.
Operasyonların, bir önceki gece gerçekleştirilen saldırıların devamı niteliğinde olduğu belirtildi.
CENTCOM, 7 Temmuz'da düzenlenen ilk saldırı dalgasında ise yaklaşık 80 İran askeri hedefinin vurulduğunu, bunlar arasında İran Devrim Muhafızları Ordusu'na ait 60'tan fazla sürat teknesinin de bulunduğunu öne sürdü.
Açıklamada, operasyonların İran'ın ateşkesi ihlal ederek Hürmüz Boğazı'ndan geçen üç ticari gemiye saldırmasının ardından düzenlendiği öne sürülürken, Tahran'a "ağır bedel ödetmenin" amaçlandığı ifade edildi.
CENTCOM, ABD güçlerinin bölgede "tetikte, yüksek hazırlık seviyesinde ve ABD Başkanı'nın talimatı doğrultusunda operasyon düzenlemeye hazır" olduğunu belirterek, gerekmesi halinde yeni saldırılar düzenlenebileceği mesajını verdi.
Bahreyn İçişleri Bakanlığının, X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, ülke genelinde saldırı olasılığı nedeniyle sirenlerin tekrar çaldığı belirtildi.
Saldırının niteliğine ve kaynağına ilişkin bir bilgiye yer verilmeyen açıklamada, "Vatandaşlar ile ülkede ikamet edenlerden sakin kalmaları ve en yakın güvenli bölgeye gitmeleri rica olunur." ifadesi kullanıldı.
Bahreyn İçişleri Bakanlığının X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, ülke genelinde sirenlerin çaldığı belirtildi.
Açıklamada, halktan sakin olmaları, en yakın güvenli yere yönelmeleri ve haberleri resmi kanallardan takip etmeleri istendi.
Kuveyt ordusunun X sosyal medya platformundaki resmi hesabından yapılan açıklamada, "Hava savunma sistemlerimiz, füze ve İHA saldırılarını engellemeye çalışıyor." ifadesine yer verildi.
Açıklamada, saldırının kaynağına ilişkin bir bilgiye yer verilmezken, duyulabilecek patlama seslerinin hava savunma sistemlerinin "düşman saldırılarını" önlemesinden kaynaklandığı belirtildi.
İran'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, ABD'nin saldırılarıyla ilgili olarak BM Güvenlik Konseyi Başkanı ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'ne ayrı ayrı mektuplar gönderdi.
Mektupta, "BM Şartı'nı ve uluslararası yükümlülüklerini açıkça ihlal eden ABD'nin, İran'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne karşı bir kez daha yaygın askeri saldırılar başlattığı" kaydedildi.
Söz konusu saldırıların BM Şartı'nın 2. maddesinin 4. fıkrasının açık bir ihlali ve İslamabad Mutabakat Zaptı'nın 1. maddesinin temel bir ihlali olduğu ifade edildi.
İran devlet televizyonunun yerel kaynaklara dayandırdığı haberinde, kuzeydeki Gülistan eyaletinin Akkale kentinin batı sınırındaki demir yolu üzerindeki Akteke Han köprüsünün ABD tarafından saldırıya uğradığı belirtildi.
Saldırının yerel saatle 01.30 sularında gerçekleştiği, köprünün 7 mühimmatla hedef alındığı ve bunlardan ikisinin demir yolu raylarında patlamaya yol açtığı aktarıldı.
CNN'e konuşan ABD'li bir üst düzey yetkili, İran ile varılan ateşkesin "en azından şimdilik" sona erdiğini söyledi.
İran ile yaşanan son gerginliği "oldukça dinamik" olarak niteleyen yetkili, daha önce duyurulanların ötesinde İran'a yönelik yeni saldırıların da yapılabileceğine dikkat çekti.
ABD ordusunun şu anda "bekle ve gör" pozisyonunda olduğunu vurgulayan yetkili, İran'a yönelik son saldırılarda uçak gemileri gibi ABD unsurlarına karşı kullanılabilecek füze ve insansız hava araçlarının (İHA) hedef alındığını kaydetti.
ABD güçlerinin Hürmüz Boğazı ve çevresinde deniz taşımacılığını ve ticareti tehdit edebilecek unsurları da hedef aldığını belirten yetkili, İran'a yönelik hem karadan hem de denizden gerçekleştirilen son saldırı dalgasında ABD Donanması'nın aktif rol aldığını aktardı.
"TAARRUZ AMAÇLI SALDIRI SEÇENEĞİ MASADA"
Umman Denizi'nde bulunan USS Abraham Lincoln uçak gemisindeki operasyonların şu an için "savunma amaçlı" yürütüldüğünü vurgulayan yetkili, geminin Hürmüz Boğazı'nın gözetlenmesinde ve ihtiyaç duyulması halinde muhtemel bir deniz ablukasında kullanılabileceği bilgisini paylaştı.
Gelişmelere bağlı olarak "taarruz amaçlı" saldırıların da gerçekleştirilebileceği ve bu seçeneğin masadan kalkmadığı vurgulandı.
"SON SALDIRILAR ÖNCEKİNE GÖRE DAHA YOĞUN OLACAK"
İngiltere merkezli haber ajansı Reuters'a konuşan bir ABD'li yetkili ise ABD'nin İran'a yönelik son saldırılarının, bir gün önce gerçekleştirilenlerden daha yoğun olacağını belirtti.
İsrail'in "Kanal 12" televizyonuna konuşan ve adı açıklanmayan bir ABD'li yetkili, Amerikan hava saldırılarında İran'ın Buşehr bölgesindeki Devrim Muhafızları Ordusu'na ait üsler ile insansız hava aracı (İHA) fırlatma platformlarının da hedef alındığını aktardı.
Çarşamba gecesi İran'ın güney ve güneydoğusundaki birçok kentte patlama sesleri duyulmuş, ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik yeni hava saldırıları düzenlendiğini duyurmuştu.
CENTCOM'dan yapılan açıklamada, saldırıların "Silahlı Kuvvetler Başkomutanı" ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla, "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer serbestisini tehdit etme kabiliyetini daha da zayıflatmak" amacıyla gerçekleştirildiği belirtildi.
HÜRMÜZ BOĞAZI ASKERİ HEDEFLERİ VURULDU
ABD makamları hedef alınan noktalara ilişkin detaylı bilgi vermezken, Amerikan "Axios" haber sitesine konuşan bir ABD'li yetkili, Amerikan ordusunun Hürmüz Boğazı'ndaki İran askeri hedeflerini vurduğunu kaydetti.
İsrail'in, ABD'nin çarşamba gecesi İran'a yönelik gerçekleştirdiği geniş kapsamlı hava saldırılarının ardından, Tahran veya Lübnan'dan gelebilecek olası bir misillemeye karşı hazırlıklarını artırdığı belirtildi.
İsrail merkezli "Walla" internet sitesinin ismi açıklanmayan bir güvenlik kaynağına dayandırdığı habere göre, İsrail ordusu, ABD'nin İran'daki hedeflere yönelik saldırı raporları çerçevesinde Tahran'ın verebileceği muhtemel yanıtlara karşı teyakkuza geçti.
Güvenlik kaynağı, ordunun hazırlıklarına ilişkin yaptığı açıklamada, "İsrail ordusunun hazırlıkları, tüm savunma sistemlerinin gerek 'üçüncü çember' (İran) gerekse Lübnan'dan gelebilecek her türlü senaryoya karşı tam hazır duruma getirilmesini kapsamaktadır." ifadesini kullandı.
"OLAĞAN DIŞI BİR HAREKETLİLİK GÖZLENMEDİ"
Söz konusu kaynak, askeri hazırlıklara rağmen şu anki aşamada İran tarafında İsrail'e yönelik bir füze fırlatma hazırlığı veya olağan dışı bir hareketliliğin tespit edilmediğini vurguladı.
Kaynak ayrıca, ABD ordusunun İran'da gerçekleştirdiği saldırının boyutunun henüz tam olarak netleşmediğini, bu nedenle İran'ın vereceği yanıtın niteliğini kestirmenin şu an için mümkün olmadığını ifade etti.
İran'ın resmi haber ajansı IRNA'ya göre Buşehr Vali Yardımcısı İhsan Cihaniyan, ABD'nin ülkeye yönelik saldırılarıyla ilgili açıklamada bulundu.
Buşehr kentinin güneyinde yer alan askeri üsse iki füzenin isabet ettiğini duyuran Cihaniyan, saldırılarda şu ana kadar hayatını kaybeden kimsenin bulunmadığını belirtti.
Öte yandan yarı resmi Mehr Haber Ajansı, Ebu Musa Adası ile Sirik kentine 4 füzenin isabet ettiğini duyurdu.
Ayrıca Çabahar kentine yönelik saldırılarda iki deniz trafiği kontrol kulesinin hedef alındığı belirtildi.
İran lideri Mücteba Hamaney'in danışmanı Muhsin Rızai, X sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, ABD'nin ülkeye başlattığı saldırılara karşılık vereceklerini belirtti.
Mesajında, Kur'an-ı Kerim'in Bakara Suresi 194. ayetini alıntılayan Rızai, "Saldırgan düşman ve işbirlikçileri şiddetle cezalandırılacak." ifadesine yer verdi.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, katıldığı bir televizyon programında, ABD'nin İran'a saldırıları hakkında açıklamalarda bulundu.
Azizi, "ABD'liler, onlara ezici bir karşılık vereceğimizi ve dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar güvenliklerini ellerinden alacağımızı bilmeli." ifadesini kullandı.
İran basını, ABD'nin saldırılarında ülkenin güneydoğusundaki Sistan ve Beluçistan eyaletine bağlı Çabahar kentindeki bir hastanenin de vurulduğunu duyurdu.
İran devlet televizyonunun haberinde, "Suçlu Amerikan rejiminin Çabahar Limanı'nda bir bölgeye saldırısında bu şehirdeki İmam Ali Hastanesine şarapneller isabet etti." ifadelerine yer verildi.
Hastanedeki hasarın boyutu hakkında henüz bilgi verilmedi.
İran devlet televizyonuna konuşan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD'nin saldırılarını değerlendirdi.
ABD'nin 14 Haziran'da Pakistan aracılığında varılan mutabakatı yerine getirmediğini söyleyen Garibabadi, mutabakat zaptına göre tarafların aşama aşama ilerlemesi gerektiğini ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik hakaret içeren açıklamalarına değinen Garibabadi, "Bugün İran milletine hakaret etmekten daha fazla saldırı tehdidinde bulunmaya kadar yaptığı açıklamalar, otorite işareti değil, yıllardır güç, yaptırımlar ve tehditlere dayalı, İran ulusunu diz çöktüremeyen politikanın başarısızlığının itirafıdır. Suçlu ve katil Trump'la kendi dilinde konuşmalıyız ve görünüşe göre o, güç dilini daha iyi anlıyor." ifadelerini kullandı.
Garibabadi, "ABD'nin son eylemleri cevapsız kalmayacak." dedi.
İran basına göre, ülkenin güney bölgelerinde patlama sesleri duyuluyor.
Buna göre, İran'ın güneyinde bulunan Hürmüzgan Eyaleti'ne bağlı Sirik ile Bender Abbas kentleri ile Sistan ve Beluçistan Eyaleti'ne bağlı Çabahar ve Kunarek kentlerinde patlama sesleri duyuldu.
Bender Abbas'da 8, Kunarek'te ve Çabahar'da ise en az 10 patlama sesinin duyulduğu belirtildi.
Patlamaların ardından Çabahar kentinin bazı bölümlerinde elektrik kesintilerinin yaşandığı kaydedildi.
Öte yandan Buşehr kentindeki bölge sakinlerinin 2 ayrı patlama sesi duyduğu aktarıldı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM), X sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yapıldı.
Açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatıyla İran'ın "Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisini tehdit etme kabiliyetini azaltmak amacıyla" bu ülkeye yönelik ek saldırılar başlatıldığı belirtildi.
ABD'nin "uluslararası sularda ticari gemileri ve sivil mürettebatı hedef aldığı gerekçesiyle İran'ı sorumlu tuttuğu" ifade edildi.
AA muhabirinin, uçuş takip uygulaması "Flightradar24" üzerinden yaptığı incelemede, 8 Temmuz'da Doğu Akdeniz ve Basra Körfezi'nde havada bulunan ABD ordusuna ait uçakların sayısında sıra dışı artış olduğu görüldü.
Havada gözlemlenen uçakların çoğunluğunu, yaklaşık 90 ton yakıt ve yaklaşık 37 ton kargo taşıyabilen "Boeing KC-135R Stratotanker" tipi askeri yakıt ikmal tanker uçakları oluşturdu.
Doğu Akdeniz bölgesinde 4 Stratotanker, İsrail üzerinde 1 Stratotanker, Basra Körfezi'nde ise 5 Stratotanker ve 2 yakıt ikmal ve stratejik askeri nakliye uçağı "Boeing KC-46 Pegasus" olduğu gözlemlendi.
Ayrıca, Avrupa üzerinde de ABD ordusuna ait askeri nakliye uçakları görüldü.
Yarı resmi Fars Haber Ajansı'na göre, İran'ın güneyinde patlama sesleri duyuldu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırı tehdidinin ardından Hürmüzgan Eyaleti'ndeki Sirik ile Bender Abbas kentleri ile Sistan ve Beluçistan Eyaleti'ne bağlı Çabahar ve Kunarek kentlerinde patlama sesleri duyulduğu belirtildi.
Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.
İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberinde, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının ardından Washington yönetiminin bölgedeki askeri hareketliliğini artırdığı aktarıldı.
Haberde, İran'la sağlanan mutabakat sonrası Avrupa'daki üslere konuşlandırılan ABD ordusuna ait yakıt ikmal uçaklarının son birkaç saat içinde bölgeye doğru yola çıktığı belirtildi.
KAN'a konuşan İsrailli kaynaklar ise Tel Aviv yönetiminin ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarının birkaç gün sürebileceği değerlendirmesini yaptığını söyledi.
ABD ile İran arasındaki yeniden yükselen gerilimin ardından İsrail ordusunun da yüksek alarm durumuna geçtiği bildirildi.
Son 24 saatte askeri kurmaylarıyla durum değerlendirmeleri gerçekleştirdiği kaydedilen İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ve Pentagon'dan üst düzey yetkililerle doğrudan temaslarını sürdürdüğü kaydedildi.
Tel Aviv yönetiminin İran'ın ABD saldırılarına misilleme olarak İsrail'i hedef alması halinde "sert" karşılık vermeyi planladığı ifade edildi.
İsrail ordusu İç Cephe Komutanlığı ise henüz halka yönelik güvenlik yönergelerinde bir değişikliğe gitmedi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, ABD'nin Wisconsin eyaletinin Milwaukee kentinde yaptığı konuşmada, ABD-İran arasında tekrar tansiyonun yükselmesine neden olan gelişmelerle ilgili değerlendirmede bulundu.
İran'ı Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere saldırmaması konusunda uyaran Vance, "Yaptığımız temel anlaşma şuydu; gemilere ateş açmayı bırakırsanız ablukayı kaldırırız ancak gemilere ateş açarsanız karşılık veririz ve bu karşılık, şimdiye kadarkinden çok daha sert olur." ifadelerini kullandı.
Vance, İran'ın nükleer programları ve konvansiyonel askeri güçlerinin "yok edildiği" söylemini yinelerken, "İran sistemi içinde 'ABD ile ilişkilerimizi değiştirmek ve yeni bir sayfa açmak istiyoruz' diyen insanlar vardı. Başkan da (Donald Trump) 'tamam, masaya oturup müzakere edelim ve sistemdeki aklıselim insanların, kontrolü o çılgınlardan devralıp alamayacağını görelim.' dedi. İşte vardığımız temel anlaşma buydu." diye konuştu.
"EĞER GEMİLERE ATEŞ AÇARLARSA ONLARI DARMADAĞIN EDERİZ"
İran'ın 24 saat önce tekrar gemilere ateş açmaya başladığını aktaran Vance, "Bir hafta kadar uslu durdular ama sonra yine ateş açtılar. Yani anlaşma çok basit; eğer gemilere ateş açarlarsa, onları darmadağın ederiz, olay bu kadar basit ve işleyişin temel mantığı da bu." dedi.
Vance, Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağının altını çizerek, "Bu da Amerikan halkına petrol ve gaz akışı sağlanacağı anlamına geliyor." değerlendirmesinde bulundu.
Trump'ın, "Dünyanın enerji sevkiyatının büyük kısmının yapıldığı o hayati damarın, o geçidin, açık kalması gerekiyor ve İranlıların da bunu bilmesi gerekiyor." sözlerini anımsatan Vance, aksi takdirde dün gece yaşananların aynısının tekrarlanarak devam edeceğini kaydetti.