İran, Hürmüz Boğazı'nın yalnızca İran ile iş birliği yapan taraflara açık olacağını ve Boğaz'dan geçişler için hazırlanan mekanizma kapsamında verilen "uzmanlaşmış hizmetler" için ücret tahsil edileceğini bildirdi.
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, X sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, Hürmüz Boğazı'ndan geçişler için Meclis'in hazırladığı mekanizma hakkında bilgi verdi.
Azizi, yakında açıklanacağını belirttiği mekanizmanın, "İran'ın ulusal egemenliği ve uluslararası ticaret güvenliğinin garanti altına alınması çerçevesinde hazırlandığını" belirtti.
“YALNIZCA TİCARİ GEMİLER VE İRAN İLE İŞ BİRLİĞİ YAPAN TARAFLAR FAYDALANACAK”
Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin belirlenmiş bir güzergah üzerinden yapılacağını aktaran Azizi, "Bu süreçte, yalnızca ticari gemiler ve İran ile işbirliği yapan taraflar bundan faydalanacaktır. Bu mekanizma kapsamında sağlanan uzmanlaşmış hizmetler için gerekli ücretler tahsil edilecektir." ifadelerini kullandı.
Azizi, ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin geçişini sağlamayı amaçladığını iddia ettiği "Özgürlük Projesi" adı verilen operasyona işaret ederek, "Bu rota, sözde 'özgürlük projesi' operatörlerine kapalı kalacaktır." açıklamasında bulundu.
ABD-İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan savaş sırasında İran, Hürmüz Boğazı'nı kapatmış, "izinsiz" geçmeye çalışan gemileri füze ve dronlarla vurmuştu. İranlı yetkililer, Meclis'te savaş sonrasında Hürmüz Boğazı'ndan "güvenli geçiş" ücreti alınmasını öngören yasa tasarısı hazırlandığını duyurmuştu.
İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney, ülkesinin Hürmüz Boğazı'nda "yeni yönetim planı" uygulayacaklarını bildirmişti.
İsrail ordusunun İran'a saldırıların yeniden başlatılması ihtimaline ilişkin ABD ordusuyla koordinasyon içinde hazırlıklarını sürdürdüğü aktarıldı. Öte yandan İsrail'e askeri mühimmat sevkiyatının sürdüğünü belirten haberde, Tel Aviv'deki Ben-Gurion Havalimanı'na sabah saatlerinde üç yakıt ikmal ve nakliye uçağının daha indiği bildirildi.
İsrail'de yayın yapan Walla haber sitesinin haberinde, İran'a saldırıların yeniden başlatılmasına ilişkin İsrail ordusunda hazırlık ve planlamaların devam ettiği belirtildi.
İSRAİLLİ GÜVENLİK KAYNAĞI: “CENTCOM İLE İSRAİL ORDUSU KOORDİNASYON HALİNDE”
Walla'ya konuşan İsrailli güvenlik kaynağı, İran'a saldırıların yeniden başlatılması ihtimaline ilişkin ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ile İsrail ordusunun koordinasyon halinde olduğunu ifade etti.
Ayrıca İsrailli güvenlik kaynağı, İsrail ordu komuta kademesi ile CENTCOM'un saldırı planları üzerine çalışmalarını sürdüğünü de kaydetti.
Öte yandan İsrail'e askeri mühimmat sevkiyatının sürdüğünü belirten haberde, Tel Aviv'deki Ben-Gurion Havalimanı'na sabah saatlerinde üç yakıt ikmal ve nakliye uçağının daha indiği bildirildi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyaretinin ardından İran'a saldırıların yeniden başlatılmasına ilişkin karar verebileceğini aktaran İsrail basını, Tel Aviv yönetimi ve ordu komuta kademesinin hafta sonu yüksek alarm durumunda olacağını yazmıştı.
İsrail devlet televizyonu KAN ise CENTCOM yetkilileri ile geçen hafta görüşen İsrailli üst düzey askeri yetkililerin Tel Aviv yönetiminin İran'a saldırıların yeniden başlatılmasını istediği yönündeki mesajını ilettiği belirtilmişti.
ABD ve İsrail'in "gelecek hafta gibi erken bir tarihte" İran'a muhtemel saldırılar düzenlemeye yönelik yoğun hazırlık yürüttüğü iddia edildi.
The New York Times gazetesinin haberine göre, isimlerini açıklamak istemeyen, Orta Doğu konusunda yetkili iki kaynak, ABD ile İsrail'in İran'a karşı atabileceği adımlara ilişkin açıklama yaptı.
"GELECEK HAFTA GİBİ ERKEN BİR TARİHTE"
ABD ve İsrail'in, "gelecek hafta gibi erken bir tarihte" İran'a yönelik saldırıların yeniden başlaması ihtimaline karşı yoğun hazırlık yürüttüğünü öne süren yetkililer, bunların "ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana yapılan en kapsamlı hazırlıklar" olduğunu kaydetti.
Yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump'ın "askeri saldırıları yeniden başlatmaya karar vermesi" halinde, seçenekler arasında İran'ın askeri ve altyapı hedeflerine yönelik daha yoğun bombardımanların düzenlenmesinin yer aldığını belirtti.
Bir başka seçeneğin ise İran'daki nükleer maddeleri ele geçirmek üzere özel harekat birliklerini sahaya göndermek olduğunu kaydeden yetkililer, martta bir kısım özel harekat mensubunun, Trump'a bu seçeneği sunmak amacıyla Orta Doğu'ya sevk edildiğini ileri sürdü.
"ZOR BİR HEDEF"
Yetkililer, bu seçeneğin ciddi can kaybı risklerini barındırabileceğini vurgularken, ABD ve İsrail için zaferin "zor bir hedef" olabileceğini ifade etti.
Bölgede yaklaşık 5 bin deniz piyadesi ile 82. Hava İndirme Tümeni'ne bağlı 2 bin civarında piyadenin talimat beklediğini belirten yetkililer, olası bir saha operasyonuna yeşil ışık yakılması halinde, bu birliklerin İran'ın İsfahan kentindeki nükleer tesisteki malzemelere ulaşmak için kullanılabileceğini kaydetti.
Yetkililer, bu birliklerin İran'ın petrol ihracatının merkezi "Hark Adası'nı ele geçirme çabalarında" da kullanılabileceğini ancak bunun için ordunun daha fazla kara birliğine ihtiyaç duyacağını aktardı.
İsrail ordusu, ateşkese rağmen, Lübnan'ın güneyine yeni bir hava saldırısı başlattığını bildirdi.
İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Lübnan’ın güneyindeki "Hizbullah altyapısını hedef alan" geniş çaplı hava saldırıları düzenlendiği ifade edildi.
Lübnan resmi ajansı NNA'da yer alan habere göre de İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kentinde yer alan bazı beldeleri hedef aldı.
“5 BELDE HEDEF ALINDI”
Yahmer eş-Şakif, Kefr Tebnit, Ernun, Kevseriyye ve Mervaniyye beldelerini hedef alan İsrail ordusu, beldelere ulaşan bazı yolları da bombaladı.
İsrail ordusu Sayda kentindeki Babiliyye ve Gassaniyye beldelerini de hava saldırısıyla vurdu.
İsrail ordusuna ait insansız hava araçları (İHA) ise Sur kenti ve beldeleri üzerinde alçak uçuş gerçekleştirdi.
İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI VE ATEŞKES
İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti bu sürede ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan'da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.
ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs'ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması ve haziran ayı başında 4. tur görüşmelerin yapılması kararlaştırılmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığının son verilerine göre, 2 Mart'tan bu yana ateşkes ilanına rağmen devam eden İsrail saldırılarında 2 bin 950'den fazla kişi hayatını kaybetti.
Ateşkese rağmen İsrail ordusu Lübnan'ın güneyindeki saldırılarını ve ev yıkımlarını sürdürürken, Hizbullah ise ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle İsrail birliklerine saldırılar düzenliyor.
İran'ın Yezd eyaletinde İsrail ile iş birliği yaptığı iddia edilen 51 kişinin mal varlığına el konulduğu bildirildi.
İran Yargı Erki'ne bağlı Mizan Haber Ajansı’nın haberinde, İsrail ile işbirliği yaptığı tespit edilen 51 kişinin taşınır ve taşınmaz mal varlıklarına el konulduğu belirtildi.
31 KİŞİ YURT DIŞINDA
Bu kişilerden 20’sinin İran’da, 31 kişinin ise yurt dışında bulunduğu aktarıldı.
Malvarlıklarına el konulan kişiler hakkında soruşturmaların devam ettiği kaydedildi.
ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ın direncini hafife almadığını, ancak isterse İran'ın altyapısını "iki günde yok edebileceklerini" iddia etti.
Çin ziyaretinin yansımaları devam eden ABD Başkanı Trump, Fox News kanalına verdiği röportajda İran gündemini değerlendirdi.
İran'ın direncinin farkında olduğunu ve hiçbir şeyi hafife almadığını vurgulayan Trump, yine de istemesi halinde İran'a kısa süre içinde büyük zarar verebileceklerini savundu.
"HER ŞEYİ İKİ GÜNDE YOK EDEBİLİRİZ"
İran'ın tüm altyapısına zarar vermediğini ifade eden Trump, "Her şeyi iki günde yok edebiliriz." dedi.
ABD Başkanı, İran ile diplomaside tekrarlanan aksaklıklara atıfta bulunarak, "Tahran'ın müzakerelerde güvenilmez ve öngörülemez" olduğunu savundu.
“ONLARDA BİR SORUN VAR”
Trump, "Bize istediğimiz her şeyi vereceklerdi, ama her anlaşma yaptıklarında, ertesi gün sanki o konuşmayı hiç yapmamışız gibi davranıyorlar. Bu herhalde beş kez oldu. Onlarda bir sorun var." dedi.
Trump ayrıca olası bir çözümün askeri veya diplomatik olabileceğini ve bunun İran'ın tutumuna bağlı olacağını kaydederek, "Ya şiddetli olacak ya da şiddet içermeyecek, ben şiddet içermeyenini tercih ederim." diye konuştu.
3 Kasım'da ABD'de yapılacak Kongre seçimleri hakkındaki bir soruyu da yanıtlayan Trump, "Seçimlerin İran konusunda ne olacağına karar vermesine izin vermeyeceğim." diyerek Tahran'ın nükleer silaha sahip olamayacağı yönündeki söylemini yineledi.

İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki bir sivil savunma merkezine düzenlediği saldırıda aralarında 3 sağlık görevlisinin de bulunduğu en az 6 kişi öldü, 22 kişi ise yaralandı.
İsrail ile Lübnan arasında varılan ateşkesin 45 gün daha uzatılmasına rağmen, İsrail bir kez daha Lübnan’ı hedef aldı. Resmi Lübnan basınında yer alan haberlere göre; İsrail’in ülkenin güneyindeki bir sivil savunma merkezine düzenlediği saldırıda aralarında 3 sağlık görevlisinin de bulunduğu en az 6 kişi öldü, 22 kişi ise yaralandı. İsrail Savunma Kuvvetleri’nden (IDF) saldırının hedefine ilişkin açıklama yapılmadı.

İran dini lideri Mücteba Hamaney'in askeri danışmanı Tümgeneral Muhsin Rızayi, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin temaslarına ilişkin, "ABD Başkanı, Pekin'den güçlü bir konumda değil, İran ile yürüttüğü savaşta yaşadığı başarısızlığın ağır gölgesi altında ayrıldı" dedi.
İran'dan ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin'in başkenti Pekin'deki temaslarına ilişkin sert açıklamalar geldi. İran dini lideri Mücteba Hamaney'in askeri danışmanı Tümgeneral Muhsin Rızayi, "ABD Başkanı, Pekin'den güçlü bir konumda değil, İran ile yürüttüğü savaşta yaşadığı başarısızlığın ağır gölgesi altında ayrıldı" ifadelerini kullandı.
Rızayi açıklamasında, Washington yönetiminin diplomatik girişimlerini eleştirerek yeni dünya düzeninin artık ABD merkezli olmadığını savundu. Rezaei, "ABD'nin kendi oluşturduğu krizi kontrol altına almak için Çin'in etkisine ihtiyaç duyması, yeni dünya düzeninin artık ABD merkezli olmayan kurallarla şekillendiğini gösteriyor" dedi.
İtalya'nın, ABD/İsrail-İran savaşında ateşkesin kesinleşip barışın sağlanması durumunda Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğinin tesis edilmesi amacıyla oluşturulması muhtemel uluslararası bir misyonda hızlı şekilde göreve başlanabilmesi için donanmaya ait 2 mayın avlama gemisini bölgeye yakın konuşlandırmak üzere yola çıkardığı bildirildi.
İtalyan ANSA ajansının kaynaklara dayandırdığı haberine göre, İtalyan donanması, ABD ve İsrail'in İran'a karşı 28 Şubat'ta başlattığı ve halihazırda geçici ateşkes durumunda bulunan savaşta ateşkesin kesinleşmesi halinde Hürmüz Boğazı’nda mayın arama faaliyetleri icra edebilecek mayın avlama gemilerini hareket ettirdi.
"Crotone" ve "Rimini" isimli mayın avlama gemileri, Hürmüz Boğazı yakınlarına gitmek üzere Sicilya Adası’ndaki Augusta Limanı’ndan ayrılırken, mayın gemileri ilk aşamada Süveyş Kanalı'ndan Kızıldeniz’e geçerek Cibuti’ye gidecek.
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, 13 Mayıs’ta parlamentonun üst kanadı Senato'nun dışişleri ve savunma komisyonlarının ortak toplantısında, bölgede barış sağlanması halinde Hürmüz Boğazı’na ve Körfez bölgesine gemileri göndermenin 1 ay gibi bir zaman alacağını belirterek, "Önlem amacıyla 2 mayın avlama gemisini Boğaz’a nispeten daha yakın konuşlandırmaya hazırlanıyoruz." demişti.
Diğer taraftan, İtalyan hükümetinin, Hürmüz Boğazı'na yönelik muhtemel uluslararası askeri bir misyonda İtalyan ordusunu görevlendirebilmesi için parlamentodan onay alması gerekiyor.

İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki Sur kentinin merkezine düzenlediği hava saldırısında yaralananların olduğu bildirildi.
İsrail ordusu, 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkese rağmen Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail ordusu Sur kentinin merkezini hava saldırısıyla hedef aldı.
Sivil savunma ekipleri olay yerine sevk edilirken, saldırıda yaralananlar hastanelere kaldırıldı. İsrail ordusu, akşam saatlerinde Sur kentinin merkezindeki 2 bina için saldırı tehdidinde bulunmuştu.

Lübnan heyeti, ABD'de İsrail ile yürütülen müzakerelerde ülke lehine somut diplomatik ilerleme sağlandığını açıkladı. Lübnan heyetinden Washington'da 2 gündür süren İsrail-Lübnan 3. tur doğrudan müzakereleriyle ilgili yazılı açıklama yapıldı.
Müzakerelerde Lübnan lehine somut diplomatik bir ilerleme sağlandığı kaydedilen açıklamada, ateşkesin 45 gün daha uzatılmasının vatandaşların "nefes almasını" sağlayacağı ve kalıcı istikrara doğru siyasi bir yol açacağı vurgulandı.
Lübnan heyetinin pozisyonunun temel unsurlarına ilişkin de bilgi verilen açıklamada, bu unsurların "devletin tüm ülke topraklarında egemenliğini geri kazanması, sınırların korunması, yerinden edilenlerin güvenli bir şekilde geri dönüşünün sağlanması ve yeniden imar, alıkonan Lübnanlıların serbest bırakılması ve cenazelerin iade edilmesinden" oluştuğu belirtildi.
Açıklamada, önceki ihlallerin benzerlerinin yaşanmaması için Lübnan egemenliğinden ödün vermeden tüm taahhütlerin yerine getirilmesi için ABD desteğiyle bir uygulama mekanizması oluşturulması gerektiğinin altı çizildi.
Açıklamada ayrıca, Lübnan'ın, sınırlarına saygı duyulan, egemenliği yalnızca Lübnan ordusu tarafından korunan ve halkının güven ve barış içinde yaşayacağı bir gelecek için müzakere yürüttüğü aktarıldı.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Washington'daki görüşmeler sonucunda İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkesin 45 gün daha uzatıldığını ve siyasi görüşmeler için tarafların 2-3 Haziran'da bir araya geleceğini açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigott, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, 16 Nisan'da ilan edilen ateşkesin 45 gün daha uzatılacağını, müzakerelerin siyasi ayağının 2-3 Haziran'da yeniden başlayacağını ve 29 Mayıs'ta Pentagon'da her iki ülkenin askeri heyetlerinin katılımıyla güvenlik toplantısı yapılacağını duyurmuştu.

ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ile Lübnan’ın; ABD Başkanı Donald Trump tarafından 16 Nisan’da ilan edilen ateşkesin 45 gün uzatılması konusunda anlaştığını duyurdu.
ABD'nin başkenti Washington DC'de İsrail-Lübnan arasında gerçekleştirilen doğrudan temaslara ilişkin dikkat çeken bir gelişme yaşandı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Piggott, dün ve bugün gerçekleştirilen İsrail-Lübnan görüşmelerinin "son derece verimli" geçtiğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Piggott, "17 Nisan'da varılan ateşkes, daha fazla ilerleme sağlanabilmesi için 45 gün uzatılacaktır" dedi.
Piggott, müzakerelerin siyasi ayağının Haziran ayında yeniden başlatılacağını duyurdu. Piggott ayrıca, "Buna ek olarak, 29 Mayıs’ta Pentagon’da her iki ülkeden askeri heyetlerin iştiraki ile güvenlik alanındaki görüşmeler başlatılacak" dedi.
Tarafların müzakerelere 2 ve 3 Haziran’da devam edeceğini belirten Piggott, "Bu görüşmelerin iki ülke arasında kalıcı barışın, birbirlerinin egemenliği ile toprak bütünlüğünün tam olarak tanınmasının ve ortak sınır boyunca gerçek güvenliğin tesis edilmesinin önünü açmasını umuyoruz" ifadelerini kullandı.