Yemeğin lezzeti yalnızca kullanılan malzemelerle ya da pişirme tekniğiyle sınırlı değil. Tabağın rengi, dokusu, formu hatta ağırlığı bile sofradaki tadı değiştiriyor. Araştırma Türkiye'den bir vakıf üniversitesi tarafından yapıldı. Yaşar Üniversitesi'nden çıkan bilimsel çalışma, gastronomi dünyasında uzun süredir tartışılan "çoklu duyusal tasarım" kavramını somut verilerle ortaya koydu. Araştırma, tabağın artık sadece bir sunum aracı değil, lezzetin gizli kahramanı olduğunu gözler önüne serdi.

ŞEFLER VE TASARIMCILARLA SAHAYA İNİLDİ
Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü Başkanı Doç. Dr. Selin Gençtürk'ün yürütücülüğünde gerçekleştirilen çalışmada, yemeğin algılanan lezzeti üzerinde tabak tasarımının etkileri incelendi. Araştırmaya Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü'nden Prof. Efe Türkel ile Yaşar Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Sanatta Yeterlilik Programı öğrencisi Gözde Ecem Atıcı da katkı sundu.
Araştırma kapsamında Türkiye'nin farklı şehirlerinde füzyon mutfak alanında çalışan şefler ve seramik tasarımcılarıyla detaylı görüşmeler yapıldı. Elde edilen bulgular, tabağın yemeğin algılanan tadını, kalitesini ve hatta psikolojik etkisini değiştirdiğini ortaya koydu. Çalışma, Türkiye'de bu kapsamda yapılan ilk detaylı akademik araştırma olma özelliğiyle dikkat çekti.

HANGİ TABAK HANGİ LEZZETİ ÖN PLANA ÇIKARIYOR?
Araştırma kapsamında literatür taraması ve saha verileriyle birlikte dikkat çekici bulgulara ulaşıldı.
-Buna göre beyaz ve yuvarlak tabaklar tatlılık algısını artırırken, siyah tabaklar yemeği daha yoğun ve daha az tatlı hissettiriyor.
-Mat yüzeyli tabaklar sosyal medyada daha estetik algılanıyor ve restoranlar tarafından daha fazla tercih ediliyor.
-Sert dokulu tabaklar yiyecekleri daha çıtır ve keskin algılatırken, yumuşak dokulu tabaklar daha tatlı ve yumuşak bir his oluşturuyor. -Tabağın ağırlığı ise kalite algısını doğrudan etkiliyor. Ağır tabaklar daha değerli bulunuyor.
YEMEĞİN SADECE YÜZDE 30'U TAT
Araştırmaya katılan şeflerin tamamı, yemeğin algılanan lezzetinin yalnızca kullanılan teknik ve malzemelerle sınırlı olmadığını dile getirdi. Şeflerden biri, yemeğin sadece yüzde 30'unun tat olduğunu, geri kalan kısmın tabak, ışık, mekân ve atmosferle şekillendiğini ifade etti.
GASTRONOMİYE YENİ BİR BAKIŞ
Araştırma, lezzetin yalnızca mutfakta değil, tabakta da şekillendiğini ortaya koyarak gastronomi dünyasına yeni bir perspektif sundu. Çalışma, tasarım odaklı düşünmenin restoranlardan ev sofralarına kadar geniş bir alanda fark yaratabileceğini gösterdi.

LEZZET ARTIK ÇOKLU DUYUSAL BİR DENEYİM
Çalışmaya ilişkin SABAH'a değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Selin Gençtürk, gastronomi ve tasarım dünyası arasında güçlü bir bağ kurduklarını vurgulayarak, yemek deneyiminin yalnızca damak tadıyla açıklanamayacağını ifade etti. Gençtürk, tabağın rengi, dokusu, formu ve ağırlığının lezzeti bilimsel olarak değiştirdiğini belirtti.
FÜZYON MUTFAKTA TASARIM ZORUNLU
Farklı kültürlerin bir araya geldiği füzyon mutfakların tüm dünyada yükselişte olduğuna dikkat çeken Gençtürk, artan rekabet ortamında tasarımın gastronomi alanında vazgeçilmez hale geldiğini söyledi. İyi bir yemeği öne çıkaran unsurun yalnızca tat olmadığını vurgulayan Gençtürk, tabak, atmosfer ve mekânla kurulan bütüncül duyusal deneyimin önemine işaret etti.