2 Şubat'ta aracını muayene ettirmek için Ankara Yenimahalle'deki TÜVTÜRK İvedik Araç Muayene İstasyonu'na giden polis memuru Melih Okan Keskin, çalışanlarla yaşanan kavganın ardından hastaneye kaldırılmış, 5 Şubat'ta hayatını kaybetmişti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede sanıklar hakkında "kasten yaralama sonucu ölüme neden olma" suçundan 14'er yıla kadar hapis istenmişti. İddianamede, sanıkların Keskin'i iteklediği, yumruk attığı, zıplama hareketiyle darp girişiminde bulunduğu ve araçla temasın da yaşandığı belirtilmişti. Adli Tıp raporunda ise Keskin'in künt kafa travmasına bağlı kafa içi kanama sonucu hayatını kaybettiği kaydedilmişti.
Olaya ilişkin Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmada tutuklu ve tutuksuz sanıklar savunma yaparken, müşteki taraf ve avukatlar da salonda hazır bulundu.

"KADINA ŞİDDETİ ÖNLEMEK İÇİN ARAYA GİRDİM"
Savunması için söz verilen sanık Görfidan, olay anına ilişkin iddialarda bulunarak Keskin'in amir yardımcısıyla tartıştığını ve üzerine yürüdüğünü gördüğünü öne sürdü.
Keskin'in küfür ettiğini ve elini kaldırdığını iddia eden Görfidan, "Ben, Buket Hanım'ı darbedeceğini düşündüm ve 'Neden küfür ediyorsun?' diye araya girdim. Bu sırada Yiğitcan da yanımıza geldi. Ben ve Yiğitcan'ı iterek 'Siz karışmayın.' dedi. Ardından maktul yakamdan tutup dışarıya çekti. Sonra sanıklar dışındaki arkadaşlar araya girdi. Maktul bize küfürler etmeye başladı ve 'Dua edin yanımda silah yok.' dedi." ifadelerini kullandı.

GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİ SALONDA İZLENDİ
Duruşmada olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri izletildi. Mahkeme başkanı görüntülere dikkat çekerek, "Maktul burada vurmak için mi elini kaldırıyor? Burada hararetli konuşma gözüküyor. Kadın da aynı şekilde elini kaldırıyor." değerlendirmesinde bulundu. Bunun üzerine sanık Görfidan, "Ben elini kaldırdığını gördüm. Bir sonraki hareketinin saldırı olabileceğini düşündüm. Erkek olsaydı müdahale etmezdik." dedi. Mahkeme başkanının güvenlik ve müdahale gerekçesine ilişkin soruları üzerine Görfidan, "Savunmasız bir kadına elleri havada şekilde küfür ettiği için müdahale ettim. Çıkışta güvenlik yoktu. Ani geliştiğinden dolayı biz müdahale ettik." ifadelerini kullandı.

"KÜFÜR EDİLİNCE ARAYA GİRDİK"
Sanık Karlar da olayın tartışma sonrası geliştiğini belirterek müdahale ettiklerini söyledi. Karlar, "Maktul arabasına doğru yöneldi ve hepimize hitaben küfür etmeye başladı. O küfürden sonra içeride çalışan birkaç kişi daha çıktı. Küfür ederek üzerimize doğru geldi. Arkadan gelenleri görmedim. Maktul ile Rahman arasında itişme oldu. İtişmenin olduğu yere koştum ve refleks olarak Rahman'ın omuzuna iki elimle basıp yükseldim. Vurmak için yapmadım." diye konuştu. Mahkeme başkanının güvenlik prosedürüne ilişkin soruları üzerine Karlar, "Ben olayın böyle olacağını hiç tahmin etmedim. İş yerinde telefon kullanmamız yasak. Ben sadece küfür edildiğinden dolayı araya girdim, sakin olması gerektiğini söyledim. Ben sadece kolunu tuttum, itmedim. Yaralamaya yönelik bir kastım yok." dedi.
"KESİNLİKLE VURMADIM"
Sanık Yıldırım, savunmasında olayın ani geliştiğini belirterek müdahale amacıyla araya girdiğini söyledi.Yıldırım, "Böyle elim bir olayın yaşanması nedeniyle üzgünüm." diyerek başladığı savunmasında, "Olayın ne olduğunu anlayamadan kim olduğunu bilmediğim arkadaşlarım ile maktul arasında bir itişme olduğunu gördüm. Kesinlikle vurmadım. Ben ayırmak için araya girdim. İki tarafı da itekledim. Daha sonra olay yerinden uzaklaşarak çalışma yerime döndüm. Suçlamaları kabul etmiyorum." dedi. Mahkeme başkanının kamera görüntülerine ilişkin sorusuna ise, "Hayır, ben değilim. Ben maktule herhangi bir temasta bulunmadım. O kişinin kim olduğunu da bilmiyorum." yanıtını verdi.
"KÜFÜR EDİNCE YUMRUK ATTIM"
Sanık Atasoy, olayın araç muayenesi sırasında başladığını ve tartışmanın büyümesiyle fiziksel müdahaleye dönüştüğünü anlattı. Atasoy, "Sonra araç muayenesi işlemine devam ettim. Araç muayeneden geçmişti, dışarıya doğru aracı çıkarıyordum. Arkası dönük bir kişi vardı. Aracı dışarıya çıkarırken 3 kere kornaya bastım. Aracı frenlediğim halde beni umursamadığı için yavaş yavaş ilerledim. Maktul hareket halinde olduğu için aracın vurmayacağını düşündüm. Aracın maktule değdiğini anlamadım. Aracı teslim etmem gerekiyordu. O önümdeyken aracı durdurup teslim edemezdim. Sonra aracı park konumuna aldım. Bana doğru geldi ve 'Beni mi ezeceksin?' dedi, küfür etti. O anlık sinirle yumruk salladım. Sol çene alt kısmına değdi." ifadelerini kullandı.
MAKTULÜN EŞİNDEN ÇARPICI İFADELER
Duruşmada söz verilen Emel Keskin, eşinin hastanedeyken yaşadıklarını anlattı. Keskin, "Eşim, 'Hastanedeyim. Beyin kanaması geçirmişim, ameliyat olmam gerekiyor.' dedi. Hastaneye yanına gittim. Bilinci açıktı, şuuru yerindeydi. Konuştuk, bana her şeyi anlattı. Eşim kadınla tartışıyor. Bana açık açık küfür ettiğini söylemedi. Sonra birden kendisine doğru insanların geldiğini, dışarıya çıkarıldığını, 20-30 kişinin saldırdığını söyledi. Ben de 'Sen ne yaptın?' diye sordum. 'Hiçbir şey yapmadım.' dedi. 'Neden yapmadın?' diye sorduğumda, 'Yapamadım.' dedi. Birileri tutarken, arkadan birilerinin de vurduğunu söyledi. 'Düşmedin mi? dedim. 'Düşüyor gibi oldum ama düşmedim.' dedi. Yumruk olayını hiç hatırlamıyor. Tek söylediği '20-30 kişi geldi üzerime çullandı.'" savunmasında bulundu.
MAHKEMEDEN ARA KARAR
Tanık beyanları ve savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Murat Yıldırım'ın tahliyesine karar verdi. Heyet ayrıca olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinde ses olup olmadığının araştırılmasına ve görüntüler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına hükmetti. Duruşma 30 Eylül'e ertelendi.