Zamanaşımı kavramı, adli süreçlerde hem davacı hem de davalı taraflar açısından kritik bir öneme sahiptir. Hukuki uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresinin ne kadar olduğu ve bu sürenin hangi tarihte başladığı konusu tartışılan ve üzerinde dikkatle durulması gereken bir husustur. Dava zamanaşımı süresi ne kadardır, olağan zamanaşımı süresi ne zaman başlar demeden önce, dava açmayı düşünen bireylerin veya kurumların, zamanaşımı kavramı hakkında bilgi sahibi olmalarının ne kadar önemli olduğunu belirtmek gerekir.
Dava zamanaşımı süresi, açılacak davanın türüne ve konusuna göre değişiklik göstermektedir. Genel anlamda zamanaşımı süreleri, borçlar hukukunda, ceza hukukunda veya idare hukukunda farklı farklı belirlenmiş durumdadır. Türk Ceza Kanunu'na (TCK) göre, dava zamanaşımı süreleri şu şekildedir:
• Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlar:30 yıl
• Müebbet hapis cezası gerektiren suçlar: 25 yıl
• 20 yıldan az olmayan hapis cezası gerektiren suçlar: 20 yıl
• 5 yıldan fazla ve 20 yıldan az hapis cezası gerektiren suçlar: 15 yıl
• 5 yıldan fazla olmayan hapis veya adli para cezası gerektiren suçlar: 8 yıl
Olağan zamanaşımı süresinin ne zaman başlayacağı konusu, hukukta sıklıkla tartışılan ve net olarak bilinmesi gereken bir husustur. Genel kural olarak zamanaşımı süresi, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlar. Başka bir ifadeyle, borcun yerine getirilmesinin istenebileceği tarihten itibaren zamanaşımı işlemeye başlar. Ancak bazı durumlarda bu başlangıç tarihi değişebilir:
• Tamamlanmış suçlarda: Suçun işlendiği gün
• Teşebbüs halinde kalan suçlarda: Son hareketin yapıldığı gün
• Kesintisiz suçlarda: Kesintinin gerçekleştiği gün
• Zincirleme suçlarda: Son suçun işlendiği gün
• Çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda: Çocuğun 18 yaşını bitirdiği gün