Adıyaman'da yaşayan AFAD görevlisi Mehmet Nevzat Özdemir'in, asrın felaketi olan Kahramanmaraş merkezli depremlerde kendi ailesinden kimseyi kaybetmese de 148 akrabası enkaz altında can verdi. Ailesini güvenli alana taşıdıktan hemen sonra önce kendi binasından komşularını kurtaran Özdemir, daha sonra günlerce enkazlarda çalıştı. 28 kişiyi canlı olarak enkazdan kurtarmanın mutluluğunu yaşayan Mehmet Nevzat Özdemir, 3. yıldönümü gelen 6 Şubat depremlerinde yaşardığı acıyı ve yürek ısıtan yardımları gözyaşları içinde SABAH'a anlattı.

RUSYA'DAN ADIYAMAN'A YARDIM KÖPRÜSÜ
Arama kurtarma çalışmaları sırasında yorgun düştüğü bir anda Rus Doktor Yanna Vlasova ile tanıştığını anlatan Mehmet Nevzat Özdemir;"Enkazda çok yorulduğum bir an dinlenmek için durdum. O sırada yanıma Yanna oturdu. Biz ne kadar üzgünsek, o da o kadar üzgündü. Doktor olduğunu söyledi. Enkazdan çıkarılan yaralılara ilk müdahaleyi yapıyor, gece gündüz demeden ambulanslara taşıyordu. Biz nasıl canla başla çalıştıysak, Yanna da aynı fedakârlıkla mücadele etti. Rahatsızlanan kurtarma personelini verdiği ilaçlarla ayakta tuttu. Adıyaman'dan ayrılırken bizi unutmayacağını söyledi. Rusya'daki arkadaşlarını arayarak yardım toplamaya başladı ve bu yardımların dağıtımı için benden destek istedi. Kısa süre sonra Mikhail Polyakov, yardım malzemeleriyle Adıyaman'a geldi. Ardından Yanna'nın başka arkadaşları da yardımlarla yola çıktı. Bu iyilik köprüsü defalarca kuruldu. Yanna sayesinde Rusya'dan birçok insan, kendi imkânlarıyla Adıyaman'a umut taşıdı. Yanna ile hâlâ görüşüyoruz. Bir kez Antalya'da karşılaştık. Hâlâ telefonla konuşuruz. 'Adıyaman toparlandı mı?' diye sorar. Yakın zamanda yeniden gelip bizi ziyaret etmek istediğini söyledi" diye konuştu.

"KALBİMİ ADIYAMAN'DA BIRAKTIM"
Rus Yanna Vlasova ise asrın felaketi depremlerin yol açtığı yıkımı Adıyaman'da gördüğünü belirterek, Adıyaman'ı unutmasının mümkün olmadığını söyledi. Depremde Adıyaman'da kurtarma çalışmalarına katıldığını belirten Anna Vlasova; "Adıyaman'da çok güzel dostluklar edindim. AFAD görevlisi Mehmet Nevzat Öztürk, benim orada gözüm kulağım oldu. Enkazdan çıkan yaralılara ilk müdahaleyi yapıp ambulansa kadar eşlik ediyordum. Ancak bu yaptıklarımın da yetersiz kaldığını anladım. Rusya'daki tüm arkadaşlarımı arayarak Adıyaman'a çocuk bezi, hijyen malzemeleri, mama, gıda ve kıyafetler getirmelerini söyledim. Arkadaşlarıma Mehmet Nevzat Öztürk'ün numarasını verdim. Öztürk Rusya'dan gelen arkadaşlarıma rehber oldu. Hayatımı İstanbul'da yaşayan bir Türk ile birleştirdim ve Türkiye'ye yerleştim. Adıyaman hiç aklımdan çıkmıyor. Mehmet Nevzat'ı arayıp son durum hakkında bilgiler alıyorum. Bana Türk devletinin yaptığı konutların fotoğrafını attı. Bu kadar kısa bir sürede adeta yeniden bir Adıyaman kurulmuş. Bu takdir edilmesi gereken bir başarı" diye konuştu.

28 CAN KURTARDI, 148 AKRABASINI KAYBETTİ
Deprem günü havanın çok soğuk olduğunu ve kar yağdığını anlatan Mehmet Nevzat Özdemir, "AFAD'dan gelen mesajla organize olarak kurtarma çalışmalarına başladık. Depremde canlı olarak 28 kişiyi kurtardım. Ancak aynı depremde baldızım, bacanağım ve çocukları enkaz altında kaldı. Sadece bir çocuğu kurtarabildik. İkinci depremle bina tamamen çöktü. Ben 148 akrabamı, eşim ise 70 akrabasını kaybetti" dedi.

"KEPÇE BENİ ÖLDÜRECEK SANDIM"
Depremin 5'inci gününde yaşanan bir olayı anlatan Özdemir, "Vatandaşlar yakınlarının artık vefat ettiğini düşünerek kepçeyle enkazın kaldırılmasını istedi. Ancak biz bunu kabul etmedik. Tünel açarak enkaza girdik ve bir gencin canlı olduğunu fark ettik. Kurtardığımızda bana, 'Deprem öldürmese bile kepçe beni öldürecek sandım' dedi. 120 saat sonra kurtuldu. Aylar sonra onu TOKİ inşaatında çalışırken gördüm. Bana sarılarak teşekkür etti" diye konuştu.

"60 LİRASINI KIZIMA BIRAKIP AĞLAYARAK GİTTİ"
Depremde kız kardeşinin ailesiyle birlikte enkaz altında kaldığını belirten Gülçin Özdemir ise yaşadığı unutulmaz bir anıyı anlattı. Depremin ikinci günü enkaz başında kız kardeşi ve ailesinden gelecek umutlu bir haberi beklediklerini sırada duygusal bir an yaşandığını belirten Gülçin Özdemir; "Kızımla birlikte enkaz başında kardeşimi bekliyorduk. Yardım için Adıyaman'a gelen bir genç, cebinden üç tane 20 lira çıkarıp kızıma vermek istedi. Kabul etmeyince 'Ben ne yapacağım parayı' dedi ve parayı bırakıp ağlayarak gitti. Kardeşimin vefatını beklemek kadar bu olay da içimi parçaladı. Milletimiz o gün etle tırnak oldu. Allah bu millete bir daha böyle acılar yaşatmasın" dedi.
