Türk düşünce ve fikir hayatının en önemli isimlerinden biri olan Cemil Meriç, vefatının 39'uncu yıldönümünde rahmet ve minnetle anılıyor. Kaleme aldığı eserlerle nesillerin ufkunu açan, kültür ve medeniyet meselelerine getirdiği özgün yorumlarla Türk düşünce dünyasına yön veren Meriç, aradan geçen yıllara rağmen güncelliğini koruyan fikirleriyle yaşamaya devam ediyor. Hüseyin Cemil Meriç, Birinci Balkan Savaşı sürerken 1912'de Meriç Nehri yakınlarındaki Dimetoka'dan Antakya'ya göçmüş bir ailenin çocuğu olarak 12 Aralık 1916'da Reyhanlı ilçesinde dünyaya geldi. Okumayı 4 yaşında söken, ilk ve orta öğrenimini Arapça, Fransızca, Kuran, tecvid, ahlak eğitimi de aldığı Reyhanlı Rüştiyesi'nde tamamlayan Meriç, ardından Fransız idaresindeki Antakya'ya giderek Fransız eğitim sistemi uygulayan Antakya Sultanisi'nde okudu.
FİKİRLERİ HEP DEĞER GÖRDÜ
İlk çeviri kitabı Balzac'ın "Altın Gözlü Kız" romanı 1943'te yayımlanan Cemil Meriç, burslu kabul edildiği İstanbul Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu'nun Fransız Filolojisi Bölümü'nden 1944'te mezun oldu. Gözleri 1954'te zayıflayan ve başarısız göz ameliyatlarının ardından 1955'te görme yetisini tamamen yitirdi. Büyük mütefekkir "Bu Ülke" kitabını 1974'te yayımladı. Aynı yıl, medeniyet kavramını tartıştığı "Umrandan Uygarlığa" adlı eseri okurla buluşturan, edebiyat ve düşünce tarihi niteliği taşıyan "Kırk Ambar" eseriyle 1980'de Türkiye Milli Kültür Vakfı Ödülü'ne layık görülen usta kalem, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından 1981'de "Yılın Yazarı" seçildi.