Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önceki gün Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda Filistin meselesine yönelik yaptığı konuşma tüm kesimlerden tam not aldı. Erdoğan'ın, "vicdanlarının sesi" olarak tanımlanan konuşmasıyla Filistin sorununa çözüm bulunacağına dair umutları yeşerttiği belirtildi. Erdoğan'ın bir kez daha dünyanın takdirini kazandığı vurgulandı. SABAH'a konuşan aktivistler, gazeteciler ve STK temsilcileri konuya ilişkin şunları söyledi:

Filistinli Akivist Zahir Elbek: "Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda gerçekleştirdiği etkileyici konuşma bütün Filistinlilerin umutlarını tazelemiştir. Filistinde sürmekte olan soykırım boyunca Türkiye'nin ortaya koyduğu destek Filistinliler tarafından çok iyi anlaşılmakta ve iki halkın kardeşliğinin perçinlenmesini sağlamaktadır. Ben de bütün Filistinliler gibi sayın Cumhurbaşkanına Birleşmiş Milletler'de haklı davamıza göstermiş olduğu güçlü destek için müteşekkirim. Dünya liderlerini harekete geçmeye çağıran bu konuşma umuyoruz ki dünya kamuoyunu ve liderlerini maalesef çok geç kalınmış tepkiyi vermeye yönlendirir. Filistin'in tanınmasına yönelik sayın Cumhurbaşkanının yaptığı çağrı aslında soykırıma uğramış ve yerinden edilmiş halkımızın iradesini tanımaya yönelik bir çağrıdır. Gelinen noktada pek çok devletin Filistin'i tanıma kararlarını açıklaması her ne kadar olumlu bir gelişme olarak Filistin'de sevinçle karşılansa da bu tanıma kararlarında geçen HAMAS'a yönelik ifade ve ithamlar kesinlikle kabul edilemez. Bu bağlamda sayın Cumhurbaşkanının konuşması sonrasında verdiği röportajda Filistin halkının direniş iradesini temsil eden HAMAS'ın asla bir terör örgütü olmadığının altını çizmesi son derece önemlidir.
Gazeteci yazar Mustafa Özcan: "Erdoğan'ın tarihe damga vuran konuşmalarından bir tanesiydi. Filistin meselesine Türkiye'nin verdiği önemi ortaya koydu. Adalete, hakikate ve vicdanlara seslenen daha doğrusu dünya vicdanlarının sesi olan konuşmasıyla, bu meseleye çözüm bulunacağına dair inancı yeşertti. Cumhurbaşkanı Erdoğan bir kez daha dünyanın takdirini kazandı."

TARİH ALTIN HARFLERLE YAZACAK
Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk grubu Başkanı Hasan Turan: Birleşmiş Milletler kürsüsünde yükselen ses, sadece bir devlet başkanının değil; mazlumların, adaletin ve insanlığın vicdanının sesiydi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın tarihi konuşması, Gazze'de işlenen soykırıma karşı susanlara, gerçeği çarpıtanlara, zalimin safında duranlara karşı yazılmış en güçlü beyannamedir. Cumhurbaşkanımızın hem konuşması hem de oradaki toplantılardaki duruşu Müslüman ülkelerin temsilcisi ve lideri olduğunu bir kez daha tescillenmiştir. Cumhurbaşkanımız, işgalcilerin terörüne ve küresel şer ittifakına karşı boyun eğmemiş; hiçbir baskıya aldırmadan, kınayıcıların kınamasından korkmadan , hiçbir tehdide kulak asmadan dik ve onurlu bir ses yükseltmiştir. Bu ses, sadece Türkiye'nin değil, tüm mazlumların ve İslam dünyasının umudu olmuştur. Bu duruş, tam bağımsız Türkiye'nin iradesinin, milletimizin asaletinin, ümmetin vicdanının nişanesidir. Cumhurbaşkanımızın BM kürsüsünde dile getirdiği bu beyanname; hakikatin yalana, vicdanın zulme, adaletin haksızlığa karşı zaferini müjdeleyen bir çağrıdır. Bu, bir liderin yalnızca kendi milleti için değil, insanlığın onuru için ayağa kalkışıdır. Tarih, o kürsüden yükselen bu cesur sözleri altın harflerle yazacaktır.