Pandemide canlarını ortaya koyarak fedakârca görev yapan sağlıkçılar 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutlarken, sağlıkta önemli bir yeri olan erkek hemşireler cinsiyete ilişkin toplumsal önyargılarla da mücadele ediyor.
Türkiye'de "Hemşirelik kadın mesleğidir" şeklindeki algının 2007 Hemşirelik Kanunu'nda belirtilen madde ile değiştiğini ifade eden Kültür Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Asiye Gül, Hemşirelik bölümü akademik kadrosu olarak tüm ekibiyle bu algıyı değiştirmek için çalıştıklarını belirtiyor.

Erkek hemşirelerin bu mesleğe çok büyük katkı sağladığını ifade eden Gül, üniversitenin 2019-2020 akademik yılında açılan hemşirelik bölümünde şu anda okuyan erkek öğrenci sayısının 6 olduğunu söyledi.
Prof. Gül, şöyle devam etti: "Hemşirelik kariyer alanı çok geniş bir meslek. Yurt dışında
Almanya,
Avusturya vb. gibi ülkelerde hemşire ihtiyacı fazla. Hemşirelik bölümümüze de bu ihtiyacın karşılanabilmesi için talepler geliyor. Bu taleplerde de cinsiyet bir kriter değil. Ülkemizde de erkek öğrenci sayısı arttıkça hemşirelik mesleğine ilişkin algı da değişecektir."
ÖNCELİKLİ SORUN ŞİDDET
Hemşirelik
bölümü öğrencileri şunları söyledi:
Emre Eser Saba: Birinci sınıf öğrencisiyim. Hedefim yazılım mühendisliğiydi ancak puanım yetmedi. 24 tercihimi de hemşirelik bölümüne yaptım. Ailem destekledi. İlk başta adapte olmakta zorluk çeksem de şu an bulunduğum durumdan memnunum. Erkek "hemşire" olmaz o "hemşir"dir diyenler oluyor. Hemşirelik mesleğine ilişkin kadınerkek ayrımından önce çözülmesi gereken sorun sağlık personeline yönelik şiddet.
Ahmet Babat: Bitlis Anadolu Lisesi mezunuyum, hemşirelik mesleğini atanması kolay olduğu için tercih ettim. Önyargılar, sahada çalışan erkek hemşire sayısının artmasıyla kırılır. Topluma kadın veya erkek mesleği diye bir şey olmadığının gösterilmesi gerek.
Onur Torun: Hemşireliği, insanlara yardım etmeyi sevdiğim için tercih ettim. Meslek seçimimde ablamın da sağlıkçı olması belirleyici oldu.
