Dünya koranavirüs kabusunun ortasında çırpınıyor. Evlere kapandık, psikolojimiz altüst. "Evde Kal" uyarılarıyla evlere kapanan çiftlerin evliliklerinde ise tehlike çanları çalıyor. Psikiyatri ve çift terapistleri uyarıyor: "Birbirinize alan tanıyın. Evin içinde kendinize bir program yapın. Birlikte film saatiniz, birlikte egzersiz saatiniz olsun. Birbirinize sürprizler yapın. Erkekler mutfakta hünerlerinizi gösterin ve koronavirüs günleriyle ilgili anı deferi tutun." İşte uzmanlardan çiftlere öneriler:
SAYGI VE SEVGİ EVLİLİĞİN İLACI
Psikiyatrist Prof. Dr. Arif Verimli: Toplumun en küçük aile yapısı ailelere, eşlere de tavsiyem var. Lütfen bu günleri saygı ve sevgi çerçevesinde geçirin. Saygı ve sevgi her şeyin ilacı. Bana diyorlar ki, '40 yıllık evliyiz. Bu kadar çok evde kalınca eşimin ilk defa görmediğim huylarını gördüm'. Herkes tek düze değil, farklı. Lütfen saygı ve sevgiyi koruyun. Ev işlerini paylaşın. Örneğin erkek, bir süpriz yapıp mutfağa girip yemek yapsın ailesi için. Mutfaktaki hünerlerini göstersin eşine. Nezaketinizi koruyun.
BİRBİRİNİZE ALAN TANIYIN
Psikiyatrist ve Çift Terapisti Nuşin Sarımert Baydemir: Evlerde kapalı kaldığımız bugünlerde çiftler arasında sorun varsa daha yoğun hale geliyor kavgalar. Birbirlerine alan tanımak zorundalar. Örneğin ev işlerinde, çocuk bakımında kadınlar daha çok sorumlu görünüyor. Temizlik kurallarına uyacağız. Hele ki bu dönemde ama bazı kadınlar bunu çok abartıyor. O zaman da çatışma başlıyor. Araştırmalara göre
Çin'de virüs göründükten sonra boşanmalar artmış. Ben
Türkiye'de artacağını düşünmüyorum. Önerilerim şöyle: Sabah erken kalkın. Birlikte egzersiz yapın, film seyredin.
EŞLER HİSSETTİKLERİNİ BİRBİRİNE ANLATMALI
Beykoz Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi ve Psikiyatrist Prof. Dr. Mansur Beyazyürek:
* Bu dönem, birbirine katlanamadığı
halde birlikte yaşamak
isteyenler için bir fırsat olabilir. Sıkıntılı süreçler en karşıt olanları bile birbirine yaklaştırabilir.
* Aile bireylerinizle iletişiminizi artırın. Hissettiklerinizi onlarla paylaşın. Bu tip kaygılar, paylaştıkça hafifler.
* Çocuklara kaygılarınızı fazla yansıtmayın. Evde kalmaya gençlerin ve çocukların daha iyi uyum sağladığını unutmayın.
* Evde kalma dönemini fırsata çevirin. Yapmak isteyip de yapamadıklarınıza zaman ayırın. Kitap okuyun, teknoloji okur yazarlığınızı geliştirin.
TELEFONUNA DEĞİL EŞİNE ODAKLAN
İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Psikoloji Bölümü'nden Uzm. Psikolog Ceylin Sürek:
* İzleyemediğiniz film, dizi ve okuyamadığınız
kitap listesi yapın.
* Daha önce yapmadığınız bir yemeği,
yapmayı deneyin.
* Arkadaşlarınızla, ailenizle konuşurken
onlara odaklanın, başka şeylerle ilgilenmeden
dinleyin. Elinizde telefonu sürekli tutmayın.
* Kaygınızı azaltmak için nefes egzersizleri
deneyebilirsiniz.