İstanbul Pendik'te 25 Nisan 2005'te cansız bedeni bulunan Gönül Çelen'in ölümü, tren kazası ya da intihar olarak değerlendirilmiş, dosya delil yetersizliği nedeniyle kapatılmıştı. 2025 yılında bir televizyon programına gelen Çelen'in de cinayete kurban gittiği ihbarı üzerine savcılık harekete geçti. Mahkemenin takipsizlik kararı kaldırıldı, dosya yeniden açıldı. Çelen'in cesedinin bulunmasından 1 gün önce Gönül'ü, İçmeler Köprüsü'ne bıraktığını söyleyen arkadaşı Nejla Kahveci ve cesedin bulunmasından birkaç saat sonra Çelen'in sim kartını kendi telefonuna taktığı tespit edilen Ali Türk'ün de aralarında bulunduğu 7 şüpheli Temmuz 2025'te gözaltına alındı. 7 şüpheliden Kahveci ile Türk tutuklanırken 5 şüpheli serbest bırakıldı.

Savcılık, HTS kayıtlarını incelemeye aldı, iletişim trafiği çözümlendi, Adli Tıp raporları yeniden dosyaya girdi. Kahveci'nin farklı aşamalarda verdiği ifadelerin birbiriyle örtüşmediği, tanıkları yönlendirdiği ve olayın planlanmasında aktif rol aldığı, Cemile Seven'in Çelen ile olan ilişkisini gizlemeye çalıştığı ve çelişkili savunmalar yaptığı, Saffet Dinçel'in Çelen ile bağlantısını inkâr ettiği ancak delillerle çeliştiği, Ali Türk'ün ise Çelen'in telefonunu kullanarak olay sonrası delil karartmaya çalıştığı belirlendi. Savcılık, sanıkların organize şekilde hareket ettiğini ve suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar yaptığını değerlendirdi. Sanıklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.