Gaziosmanpaşa Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Hakan Bahçetepe'nin de arasında bulunduğu 9 sanığın 'yolsuzluk' iddiasına ilişkin yargılanmasına başlandı. İstanbul 35.Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmada tutuklu sanıklar Hakan Bahçetepe, Erdal Celal Aksoy ve Baki Aydöner hazır bulundu. Duruşmaya aralarında Aziz İhsan Aktaş'ın da bulunduğu bazı tutuksuz sanıklar ile sanık avukatları da katıldı.
Duruşmada sanık Aksoy, sağlık sorunları nedeniyle oturarak savunma yaptı. Aksoy, "Hukuka ve mevzuata aykırı herhangi bir eylemim söz konusu değildir. 300 bin dolar rüşvet suçlamasına dair tek bir delil yok. Aziz İhsan Aktaş'ın beyanlarıyla suçlanıyorum. Aktaş'ın da benim aleyhime bir beyanı yoktur." dedi.
"O KASA BANA AİT DEĞİL. MİLLET DEDİKODU YAPMASIN DİYE EVDEN BELEDİYEYE YÜRÜYEREK GİDEN BİR İNSANIM"
Savunma yapan sanık Bahçetepe, "Ben belediye başkanı seçildikten sonra hayatımda hiçbir şey değişmedi. Seçildikten sonra da aynı davranış şekline devam ettim. Tek suçum var o da 35 yıl sonra belediye başkanı seçilmek. Hayatımda çok birikimim olmadı ancak hakkımda 'gizli kasasından balya balya dolar çıktı' şeklinde haber yapıldı. O kasa bana ait değil, eski belediye başkanının dolabına konulan kasa. Ben 1 gün bile elimi sürmedim ancak belediye mührünü kasaya koymuşlar. Kayınpederim 40 yıllık iş insanıdır. Kendi birikimi benimle ilişkilendirilmeye çalışılıyor. Ben millet dedikodu yapmasın diye evden belediyeye yürüyerek giden bir insanım. İddianamede 'duydum' var, 'tahmin' var, 'varsayım' var. Tutuklama artık tedbir olmaktan çıkmıştır. Bu inançla hukuku, tahminlere ve varsayımlara feda etmeyeceğinizi umuyorum." dedi.
"ARACIN AZİZ İHSAN AKTAŞ'A VE ŞİRKETİNE AİT OLDUĞUNU POLİS SORGUSUNDA ÖĞRENDİM"
Sanık Bahçetepe, Aziz İhsan Aktaş'ın şirketine ait olan araçla ilgili savunmasında, "İlçe başkanlığına tahsis edilen araçtı. Ben bir belediyeye veya şahsa 'bana araba gönderin' demedim. Aracın Aziz İhsan Aktaş'a ve şirketine ait olduğunu polis sorgusunda öğrendim. Aracın kullanılış bilgilerine bakarsanız gençlik gençlik kollarımız da kullanmış, mahalle başkanlarımız da kullanmış. Ben kimseden talep etmedim. Sadece ihtiyaç doğrultusunda partimizin ilçe başkanlığınca kullanıldığını görürsünüz. Aracın parti tarafından tahsis edildiğini biliyorum." ifadelerini kullandı.
"SÖYLEDİĞİM HER CÜMLENİN ARKASINDAYIM"
Duruşmada söz alan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş, daha önce etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeleri aynen tekrar ettiğini belirterek, "Bildiğim hiçbir hususu gizlemedim, kimseyi haksız yere suçlamadım, gördüğümü, yaşadığımı bildiğimi anlattım. Aradan geçen zamana ve sürece rağmen söylediğim her cümlenin arkasındayım. Bir yandan kazı izninde yaşadığımız sorunlar diğer yandan ruhsatta yaşanan sorunlar. İki sorunda da ortak isim kimdir? Seza Büyükçulha. Etkin pişmanlıkta bu isimleri söylemiştim. 2 eylemin başındaki en önemli aktör Seza Büyükçulha'dır. Hem Gaziosmanpaşa kazı iznini hem İBB ruhsat işini çözen Seza Büyükçulha'dır. Etkinlik pişmanlık ifademde paranın ödenme biçiminin her detayını verdim." şeklinde konuştu.
"BENİM İÇİN DE KAMERA BANTLAMAZLAR HERHALDE"
Rüşvet parasının ödemesini ortağı sanık Gürkan Dölekli tarafından yapıldığını iddia eden Aktaş, kazı izni konusunda sanık Bahçetepe'nin diğer sanıklar Sezer, Gürkan ve Baki ile telefon görüşmelerinin incelendiğinde konunu anlaşılacağını söyleyerek, "300 bin doları ben verseydim bugün ortaya koyardım belgesini ama ortağım 'ben verdim' dedi. Para Ankara'daki kuyumcudan İstanbul'da ki bir kuyumcuya aktarıldı. Kuyumcudan 2 kişi üzerinden para Hakan Bahçetepe'ye ulaştırıldı. Akaryakıt istasyonunun faaliyeti geçmesi için İBB'den çalışma ruhsatı alınması gerekiyordu ancak ruhsat verecek komisyon uzun bir süre toplanmadı. Ruhsat alınamadığı için iş yeri faaliyete geçmedi. 4 ayın ardından komisyon toplandı ama ruhsat verilmedi. Sanık Erdal Celal Aksoy ile görüşme yaptım, görüşme için Saraçhane binasına gittim. Kamera kayıtları vardır, istenebilir. Benim için de kamera bantlamazlar herhalde." dedi.
Sanık Aktaş, diğer sanıklar Gürkan Dölekli ve Seza Büyükçulha ile bir araya gelerek, yapılan görüşmeden sonuç alınamadığını ve sorunun çözüme kavuşturulmak yerine daha da yokuşa sürüldüğünü belirterek, "Bu görüşmeden 2 gün sonra 29 Ağustos'ta Gürkan, Sezer ve ben tekrar buluştuk ruhsatı çözüşmesi için. 3 Eylül'de yapılan görüşmelerin sonucunda 200 bin dolar ödeme yapılıyor ve 13 Eylül'de ruhsat veriliyor. Parayı bizzat veren kişi ortağım olduğu için bunu ben ispatlayamıyorum. Ortağım da kaygılarından dolayı konuşmuyor." şeklinde konuştu.
Duruşma, diğer sanıkların savunmalarının alınmaya devam etmesi için yarına ertelendi.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede şüpheli Hakan Bahçetepe'nin 'haksız mal edinme', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' ve 'rüşvet alma' suçlarından 10 yıldan 24 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.
İddianamede diğer şüpheliler iş insanı Gürkan Dölekli, CHP PM Üyesi Baki Aydöner, İşletme Müdürü Özer Ayık, Ekrem İmamoğlu'nun çocukluk arkadaşı ve işletmeci Seza Büyükçulha, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Aksoy, Hakan Bahçetepe'nin eşi Gözde Bahçetepe ve Kayınbabası Aziz Lal'in ise 'rüşvet almak', 'rüşvet vermek', 'rüşvete aracılık etmek', 'suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' gibi suçlardan 3 yıldan 24 yıla kadar değişen oranlarda hapisle cezalandırılmaları istendi.
İddianamede ayrıca, "Gerek Hakan Bahçetepe'ye gerekse de Erdal Celal Aksoy'a rüşvet verilmesi eylemlerini soruşturma başlamadan evvel Cumhuriyet Başsavcılığımıza şüpheli Aziz İhsan Aktaş tarafından bildirilmesi ve haberdar etmesi nedeniyle, şüpheli Aziz İhsan Aktaş hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 254/2 maddesinde yer alan hükümlerin uygulanmasına, şüpheli hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi talep olunur." denildi.