İstanbul Anadolu'da hakim olarak görev yaptığı dönemde hakkında HSK inceleme ve soruşturmaları yürütülen Sidar Demiroğlu, sosyal medya paylaşımlarıyla yeniden gündeme geldi. Demiroğlu'nun, meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı "haksızlık" olarak nitelendiren paylaşımlar yaptığı belirtilirken, HSK soruşturma dosyasındaki tespitler farklı bir tablo ortaya koydu. Dosyada, yalnızca tek bir yargısal karar veya münferit işlem değil, çok sayıda tahliye kararı, başka hakimlerin dosyalarına yönelik temaslar, mali hareketler, idari yaptırım kararları ve menfaat sağlandığı iddiaları birlikte incelendi.
UYUŞTURUCU, YAĞMA, SİLAH TİCARETİ VE YASA DIŞI BAHİS DOSYALARI
HSK dosyasının önemli bölümünü, Demiroğlu'nun İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimi olarak görev yaptığı dönemde verdiği tahliye kararları oluşturdu. Uyuşturucu madde ticareti, yağma, silah ticareti, yasa dışı bahis ve kasten öldürmeye teşebbüs gibi suçlardan yürütülen soruşturmalarda tutuklu bulunan çok sayıda şüpheli hakkında verilen tahliye veya adli kontrol kararlarının "usul ve yasaya aykırı" olduğu yönünde tespitlere yer verildi. Uyuşturucu ticareti soruşturmalarında tutuklu bulunan Ramazan Kentaç, Mesut Doğru, Ersin Coşkun, Hakan Bal, Yılmaz Gürçay, Atila Yıldırım, Mesut Yüksel, Aliya Karataş, Murat Karataş, Hakan Karataş ve Emre Saka hakkında verilen kararlar incelemeye alındı. Silah ticareti soruşturmalarında Nedim Gündoğdu, Yıldırım Tuğrul Kort ve Umut Alkan, yağma soruşturmasında Umut Üçgül, yasa dışı bahis dosyasında ise aralarında örgüt lideri olduğu belirtilen Sabahattin Şahin ile örgüt yöneticisi olduğu belirtilen Ertuğrul Mertoğlu'nun tahliyeleri HSK incelemesine konu edildi.
TAHLİYE EDİLDİLER, BİR DAHA YAKALANAMADILAR
HSK Başmüfettişliğinin incelemesinde en dikkat çekici tespitlerden biri, bazı şüphelilerin tahliye edildikten sonra yeniden yakalanamaması oldu. Rapora göre Ramazan Kentaç, Mesut Doğru, Hakan Bal ve Atila Yıldırım, haklarında verilen tahliye kararlarının ardından yakalanamadı. Bu kişiler hakkında daha sonra açılan kamu davalarında ağır ceza mahkemelerince yakalama kararları çıkarıldığı belirtildi. Soruşturma makamları, söz konusu eylemleri yalnızca görevi kötüye kullanma kapsamında değerlendirmedi. Şüphelilerin "yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulmalarına imkan sağlandığı" değerlendirmesiyle dört ayrı kez "suçluyu kayırma" suçlaması da gündeme getirildi.

BAŞKA HAKİMİN TUTUKLADIĞI ŞÜPHELİ İÇİN MAKAMINA GİTTİ
Dosyada yer alan bir başka olay, uyuşturucu madde ticareti suçundan tutuklanan bir şüpheliyle ilgili. HSK kayıtlarına göre Demiroğlu, Gülseven'in tutuklanmasına karar veren Hakim Ecem Temoçin'in makam odasına giderek, tutuklunun ailesini tanıdığını ve söz konusu kişinin bu tür suçları işleyebilecek biri olmadığını söyledi. Daha sonra Cumhuriyet Başsavcılığının tutukluluğun devamına ilişkin talebi Demiroğlu'nun önüne geldi. Demiroğlu bu talebi reddederek tutuklunun tahliyesine karar verdi.
"DOSYASINA DÖRT, BEŞ KEZ BAK"
HSK soruşturmasında Demiroğlu'nun başka hakimlerin baktığı dosyalara yönelik temas kurduğu yönünde de tespitler yer aldı. Kasten yaralama soruşturmasında tutuklamaya sevk edilen Hacı Ali Tarlacı hakkında, hakim Ecem Temoçin'i sorgu öncesinde telefonla aradığı ve "Şahsın dosyasına bir kere değil, iki kere değil, üç kere değil, dört, beş kez bak." dediği dosyaya yansıdı. Aynı şüpheli hakkında daha sonra tahliye talebinin başka bir sulh ceza hakiminin önüne gelmesi üzerine, Demiroğlu'nun bu hakime dosya numarası ile şüphelinin ismini gönderdiği belirtildi. Ayrıca şüpheli müdafiinin yakını veya arkadaşı olduğundan söz ettiği ve savcının da adli kontrol talep ettiğini aktardığı kaydedildi.
KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS DOSYASINDA DA TAHLİYE
HSK dosyasındaki bir diğer başlık ise Mehmet Fatih Boğa hakkında verilen tahliye kararı oldu. Boğa'nın kasten öldürmeye teşebbüs soruşturması kapsamında tutuklandığı, tutukluluğa yapılan itirazın reddedildiği ve hakkında 3 kez adam öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması talebiyle iddianame hazırlandığı belirtildi. Dosya ağır ceza mahkemesinde henüz iddianamenin değerlendirilmesi aşamasındayken Demiroğlu'nun dosyayı getirterek şüphelinin tahliyesine karar verdiği kaydedildi. Söz konusu karar HSK dosyasında "şüpheli şekilde tahliye" olarak nitelendirildi.
RÜŞVET DOSYASI: MENFAAT KARŞILIĞI TAHLİYE
Demiroğlu hakkındaki inceleme, daha sonra birleşen dosyalarla birlikte yeni iddialarla genişledi. HSK dosyasında, Demiroğlu'nun avukat Recep Saraffoğlu aracılığıyla tutuklu şüpheliler Murat Karataş ve Hakan Karataş'tan menfaat sağlamak suretiyle Murat Karataş, Hakan Karataş ve Aliya Karataş Atalay'ı tahliye ettiği iddia edildi. Benzer şekilde, kasten öldürmeye teşebbüs soruşturmasında tutuklu bulunan Mehmet Fatih Boğa'dan yine aynı avukat aracılığıyla menfaat sağlanarak tahliye kararı verildiği ileri sürüldü. Bu iddialar üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca "rüşvet" suçundan iddianame düzenlenerek son soruşturmanın açılması talep edildi. Dosyanın İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/13 esasına kaydedildiği belirtildi.
GELİR VE HARCAMALAR DA İNCELENDİ
HSK soruşturması yalnızca yargısal kararlarla sınırlı kalmadı. Demiroğlu ve eşinin mali hareketleri de incelemeye alındı. Yaptırılan bilirkişi incelemesinde, Demiroğlu ve eşinin 2022 ve 2023 yıllarında elde ettiği gelir ile aynı dönemde gerçekleştirdiği harcamalar ve borç ödemelerinin birbiriyle uyuşmadığı tespit edildi. Aynı dönemde gerçekleştirilen nakit işlemlerinin kaynağını oluşturabilecek herhangi bir mal varlığı satışının bulunmadığı, söz konusu işlemlerin çiftin mali profiliyle örtüşmediği değerlendirmesine yer verildi. Dosyada ayrıca 2017 model Passat marka aracın eşinin adına alınmasına rağmen araç alımına karşılık gelen nakit çekme veya banka havalesi bulunmadığı belirtildi. Çocuklarının öğrenim gördüğü özel okula ise 225 bin liranın elden ödendiği tespit edildi. HSK dosyasında bu mali tablo, "yasal kazancının üzerinde, kaynağı belli olmayacak biçimde haksız mal edinme" iddiası kapsamında değerlendirildi.
BATMAZ AİLESİYLE İLGİLİ İŞLEMLER DE DOSYADA
Birleşen başka bir soruşturma dosyasında ise Veysi ve Bünyamin Batmaz'a ait şirket adına kayıtlı bir otomobile ilişkin iki ayrı idari para cezası incelendi. Söz konusu cezaların genel uygulamadan farklı olarak tevziye sokulmadan Demiroğlu'nun görev yaptığı hakimlikte kayda alındığı ve iptal edildiği belirtildi. Bunun yanı sıra alkollü araç kullanma nedeniyle uygulanan yaptırım ile bir döviz şirketine kesilen yüz binlerce liralık idari para cezalarının da benzer şekilde tevziye sokulmadan ele alınarak iptal edildiği tespitlerine yer verildi. Ceza soruşturmasında araç alım satımı, para transferleri, telefon görüşme kayıtları ve eğlence mekanlarına birlikte gidilmesi gibi ilişkiler de incelendi. Bu unsurlar birlikte değerlendirilerek Demiroğlu ile dosyaların ilgilileri arasındaki irtibatın sıradan bir yargısal ilişki olarak değerlendirilemeyeceği yönünde savcılık değerlendirmesi yapıldı.
HSK'DAN İKİ AYRI DOSYADA MESLEKTEN ÇIKARMA
Tüm bu süreç sonunda Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi, 16 Haziran tarihli kararıyla Demiroğlu hakkında karar verdi. HSK İkinci Dairesi, dosyadaki eylemler yönünden 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası verdi. Bir diğer dosyadaki eylemler yönünden de ayrıca meslekten çıkarma cezasına hükmedildi. Başka bir dosyadaki eylemler bakımından ise Demiroğlu hakkında kınama cezası uygulandı. HSK ayrıca meslekten çıkarma kararları kesinleşinceye kadar Demiroğlu'nun tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verdi.
CEZA DAVALARI YARGITAY'DA SÜRÜYOR
Demiroğlu hakkındaki süreç disiplin soruşturmasıyla sınırlı kalmadı. Hakkında birden fazla ceza dosyası da bulunuyor. "Suçluyu kayırma, görevi kötüye kullanma ve 3628 sayılı Kanun'a muhalefet" suçlarından yürütülen dosya, görev tartışmalarının ardından Yargıtay 7. Ceza Dairesine ilk derece mahkemesi sıfatıyla gönderildi. Duruşma 22 Eylül tarihine bırakıldı. Başka bir dosyada ise zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma suçundan yürütülen yargılama Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderildi. 2026 yılında açılan bir başka dosyada da rüşvet suçlamasıyla son soruşturmanın açılması talep edildi.
"YARGISAL TAKDİR" SAVUNMASI
Demiroğlu, savunmalarında hakkındaki isnatların somut delillere dayanmadığını ve verdiği kararların yargısal takdir yetkisi kapsamında bulunduğunu ileri sürdü. Ancak soruşturma makamları; tanık beyanları, telefon irtibatları, para transferleri, araç ilişkileri ve soruşturma konusu kararların tamamını birlikte değerlendirdi. Bu değerlendirmeler sonucunda Demiroğlu'nun savunmasına itibar edilmemesi gerektiği kanaatine varıldı. İddianamelerde de bazı işlemlerin "yargısal takdir hakkı" kapsamında değerlendirilemeyeceği ifade edildi.
"HAKSIZ İHRAÇ" PAYLAŞIMLARININ ARDINDAKİ DOSYA
Demiroğlu'nun sosyal medya paylaşımlarında kendisini "haksız biçimde meslekten çıkarılan bir hakim" olarak tanımladığı belirtilirken, HSK dosyasındaki tespitler daha geniş bir soruşturma sürecine işaret ediyor. Dosyada çok sayıda usulsüz tahliye iddiası, tahliye sonrasında yeniden yakalanamayan şüpheliler, başka hakimlerin dosyalarına yönelik temas girişimleri, mali profille uyumsuz para hareketleri, rüşvet ve haksız mal edinme iddiaları yer alıyor. Bu tespitlerin yanı sıra Demiroğlu hakkında devam eden ceza yargılamaları da bulunuyor. HSK'nın iki ayrı dosyada verdiği meslekten çıkarma kararları ile Yargıtay'daki ceza yargılamalarının sonucu, eski hakim hakkındaki hukuki sürecin bundan sonraki seyrini belirleyecek.