Dar-ul Lugat, öğrencilere Arapçayı konuşulduğu coğrafyada, günlük hayatın içinde öğrenme imkânı sunuyor. 2026 yılında iki ayrı dönemde Türkiye'den toplam 60 öğrenci Halep'e giderek burada eğitim aldı. Her dönemde 80 saat temel dil eğitimi ve 20 saat interaktif atölyeden oluşan 100 saatlik yoğun bir program uygulandı. Ana dili Arapça olan uzman akademisyenlerden ders alan öğrenciler; sosyal faaliyetler ve kültürel gezilerle öğrendiklerini günlük hayatta kullanırken Halep'in tarihî ve kültürel birikimini de yakından tanıdı.

Törende konuşan İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arkan, dilin yalnızca bir iletişim aracı değil, aynı zamanda kültür ve medeniyetin taşıyıcısı olduğuna dikkat çekti. Arapçanın Türkiye'nin Orta Doğu, Kuzey Afrika ve İslam dünyasıyla tarihî ve kültürel bağları bakımından özel bir yere sahip olduğunu belirten Arkan, "Aramızda güçlü tarihî ve kültürel bağlar bulunan toplumlarla ilişkilerimizi geliştirmek istiyorsak birbirimizin dilini daha iyi bilmemiz gerekiyor. Arapça bilen yeni nesillerin akademiden diplomasiye, ticaretten kültüre kadar geniş bir alanda önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz." dedi.

Suriye ile akademik ilişkilerin yeni dönemde daha da geliştirilmesini önemsediklerini ifade eden Arkan, Dar-ul Lugat'ı bu alandaki ilk adımlardan biri olarak gördüklerini belirtti. Eğitim, araştırma, öğrenci ve akademisyen hareketliliği ile ortak projeler başta olmak üzere daha kalıcı akademik bağlar kurmayı hedeflediklerini kaydeden Arkan, programı tamamlayan öğrencileri tebrik ederek emeği geçenlere teşekkür etti. Program konuşmaların ardından öğrencilere sertifikalarının verilmesiyle sona erdi.

İbn Haldun Üniversitesinin Türkçe, İngilizce ve Arapçayı merkeze alan çok dilli eğitim modeline de değinen Arkan, Dar-ul Lugat'ın bu yaklaşımın Halep'teki önemli örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Merkezin ilerleyen dönemde iki toplum arasındaki dil bağını çift yönlü güçlendirmesi hedefleniyor. Bu kapsamda Suriyelilere Türkçe eğitimi verilmesi de planlanıyor. Ayrıca savaş yıllarında Türkiye'de büyüyen, günlük hayatında Türkçeyi kullanan ancak Arapçayla bağı zayıflayan Suriyeli çocuk ve gençlerin Arapçayı öğrenmelerine ve geliştirmelerine yönelik eğitimlerin de hayata geçirilmesi amaçlanıyor.




