YKS'de üniversite hayali kuran milyonlarca aday için en kritik süreç başladı. Adaylar, 10 Ağustos'a kadar tercih listelerini oluşturarak geleceklerini şekillendirecek. Uzmanlara göre bu süreçte yalnızca yüksek puan almak yeterli değil. Doğru hazırlanmış tercih listesi, adayın aynı başarı sırasıyla daha iyi bir programa yerleşmesini sağlayabileceği gibi, yanlış yapılan tercihler de istenmeyen sonuçlara yol açabiliyor. Bunların başında ise puanlara göre tercih yapmak geliyor. Oysa YKS puan değil, başarı sırası sınavı olarak değerlendiriliyor. Sınavın zorluk derecesi her yıl değişebildiği için puanlar da farklılaşabiliyor. Bu nedenle tercihler oluşturulurken geçen yılların başarı sıralarının esas alınması tavsiye ediliyor. Uzmanlar, tercih listesinin "hayal", "hedef" ve "güvenlik" olmak üzere 3 gruba ayrılmasını öneriyor.
LİSTE NASIL HAZIRLANMALI?
RİSK GRUBU: İlk 3-5 tercih, adayın en çok istediği ve başarı sırasının yaklaşık yüzde 5 ila yüzde 30 üzerinde kalan programlardan oluşturulabilir. Bu bölüm "hayal" ya da "risk grubu" olarak adlandırılıyor. Yerleşme olasılığı daha düşük olsa da oluşabilecek sıralama değişimleri veya kontenjan hareketleri sonucu bu programlardan birine yerleşme ihtimali bulunabiliyor.
HEDEF GRUBU: Listenin orta bölümünü ise adayın kendi başarı sırasına yakın programlar oluşturuyor. Yerleşme ihtimalinin en yüksek olduğu bu tercihler, listenin omurgasını oluşturuyor.
GARANTİ GRUBU: Son 4-6 tercihte ise başarı sırasının yaklaşık yüzde 30 ila yüzde 50 altında kalan, yerleşme olasılığı daha yüksek programlara yer verilmesi öneriliyor. Böylece aday hem hedeflerini zorlamış oluyor hem de açıkta kalma riskini önemli ölçüde azaltıyor.

EN ÖNEMLİ KRİTER: İSTEK
Tercih döneminde yapılan en önemli hata ise programların istek sırasına göre değil, "kesin gelir" düşüncesiyle sıralanması. Oysa ÖSYM, tercih listesini yukarıdan aşağıya doğru değerlendiriyor ve adayı yerleşebildiği ilk programa yerleştiriyor. Bu nedenle adayların en çok istedikleri bölümü, başarı sırası daha düşük olsa bile, daha az istedikleri bir programın altına yazmamaları gerekiyor. Uzmanlar, "Nasıl olsa gelir" düşüncesiyle istemediği bir bölümü üst sıralara yazan adayların, daha sonra pişman olabildiğini hatırlatıyor.
İSTEMEDİĞİNİZ PROGRAMI YAZMAYIN
UZMANLARIN en önemli uyarılarından biri de tercih listesine gerçekten okunmak istenmeyen bölümlerin eklenmemesi yönünde. Sadece listeyi doldurmak ya da "belki giderim" düşüncesiyle yapılan tercihler, adayın istemediği bir programa yerleşmesine neden olabiliyor. Üstelik yerleştiği halde kayıt yaptırmayan adaylar, bir sonraki yıl sınava girdiklerinde Ortaöğretim Başarı Puanı kesintisiyle karşılaşabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, tercih listesindeki her program için adayın kendisine tek bir soruyu sormasını öneriyor: "Burayı kazanırsam gerçekten kayıt yaptırır mıyım?" Yanıt "hayır" ise o programın tercih listesinde yer almaması gerektiği vurgulanıyor. Böylece hem yanlış tercihlerin hem de gelecek yıl yaşanabilecek puan kayıplarının önüne geçilebiliyor.