Türkiye'nin gündemindeki yeni ve sivil Anayasa kapsamında Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) "Hak Temelli Anayasacılık" paneli düzenledi. Anayasanın bir ülkenin temel kurallarını belirleyen belge olduğuna vurgu yapan TİHEK Başkanı Prof Dr. Muharrem Kılıç, "Anayasa hem devleti kurar, hem de insanların haklarını güvence altına alır. Günümüzde artık anayasalar sadece devleti sınırlayan metinler olmaktan çıktı. Aynı zamanda insanların haklarını garanti altına alan belgeler haline geldi. Bu yüzden, "hak temelli anayasacılık" dediğimiz şey devletin değil, bireyin merkezde olduğu bir yaklaşımı ifade ediyor" dedi.

YENİ BİR ANAYASA YAPILACAKSA HAK TEMELLİ OLMALI
Türkiye'de 1982 Anayasası uzun zamandır tartışma konusu olduğunu söyleyen Kılıç, "Defalarca değiştirildi ama hâlâ halkın beklentilerini tam olarak karşılamıyor. Yapılan değişiklikler, anayasanın ruhunu tam anlamıyla dönüştüremedi. Bu yüzden, yeni ve sivil bir anayasa ihtiyacı her zaman gündemde. Yeni bir anayasa yapılacaksa bu hak temelli olmalı. Yani bireylerin hak ve özgürlüklerini esas almalı. Ayrımcılığı önleyici hükümler içermeli. En önemlisi, herkesin katılımına açık bir süreçle hazırlanmalı. Biz de bu doğrultuda Kurum olarak gerekli girişimlerde bulunuyor ve bu girişimlerin ilk ayağı olarak bu panelde bir araya geliyoruz" ifadelerini kullandı.
DÜNYADA HAK ANLAYIŞI DEĞİŞTİ
Zamanla anayasaların içeriği değiştiğini eskiden anayasada 20-30 hak varken şimdi bu sayının 60-70'i bulduğunu söyleyen Kılıç, "Çünkü dünyada hak anlayışı da değişiyor. Mesela sadece yaşama hakkı, eğitim hakkı değil; çevre hakkı, dijital haklar gibi konular da gündeme geliyor. Ama sadece bunların yazılı olması yetmiyor, uygulanabilir olması da gerekiyor. Aksi takdirde bu haklar yalnızca kağıt üstünde kalıyor ne yazık ki" ifadelerini kullandı.

"ANAYASA'DA HALK DAHA FAZLA SÖZ SAHİBİ OLMALI"
Bugün dünyada pek çok ülkenin Anayasa yapımında halkın daha fazla söz sahibi olmasını istediğini dile getiren Kılıç, "Artık insanlar sadece seçtikleri milletvekillerine değil, kendilerine de sorumluluk verilsin istiyor. Çünkü anayasa, sonuçta hepimizin hayatını doğrudan etkileyen bir metin. Yapılan araştırmalar da gösteriyor ki, halkın katıldığı anayasa süreçleri daha kapsayıcı oluyor. Yani daha fazla hak içeren, daha adil anayasalar ortaya çıkıyor. Ama bu süreç kolay değil. Herkesin bir araya gelip ortak bir metin yazması kolay değil. Bu yüzden süreç iyi yönetilmeli" diye konuştu.