Özbekistan'da 2025 yılında yol kenarında toprağa gömülü halde bulunan çürümüş erkek cesedinin Türk vatandaşı Kadir Tunç'a ait olduğunun DNA incelemesiyle kesinleşmesi üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturmada, Kadir Tunç'un Özbekistan'da açılması planlanan restoranın mutfak dizaynı ve havalandırma sistemini kurmak üzere Suat Taşkın ile anlaşarak ülkeye gittiği belirlendi. Hasan Halis ile Hamdin Baydağ'ın da aynı restoranda çalışmak üzere Özbekistan'da bulunduğu tespit edildi. 30 Mayıs 2025'te Taşkent'ten Urgenç'e doğru araçla seyir halindeyken Kadir Tunç ile Suat Taşkın arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Taşkın'ın yanında bulunan bıçakla Tunç'a defalarca saldırdığı ve ölümüne neden olduğu belirtildi. Soruşturma kapsamında 19 Şubat'ta düzenlenen operasyonla Suat Taşkın, Hasan Halis, Hamdin Baydağ ve Murat Çinko gözaltına alındı. Şüphelilerden Suat Taşkın çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
TOPRAKTAN ÇIKAN CİNAYET
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu Cumhuriyet Savcısı Zafer Küçük tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, Özbekistan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Ekim 2025 tarihinde Türkiye'ye gönderdiği yazıyla, Buhara-Nukus-Beyneu Uluslararası Karayolu'nun Buhara Vilayeti Jondor ilçesi sınırlarında, yoldan yaklaşık 23 metre içeride toprağa gömülü halde ileri derecede çürümüş erkek cesedinin bulunduğunun bildirildiği aktarıldı. Özbekistan'da çıkarılan DNA profili ile Türkiye'de oğlu Yusuf Can Tunç'tan alınan örneklerin İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda karşılaştırıldığı, yapılan inceleme sonucunda cesedin Kadir Tunç'a ait olduğunun kesinleştiği belirtildi. İddianamede, cesedin bölgede altyapı çalışması yapan bir şirket çalışanı Alihan O.A.'nın toprağa yarı gömülü haldeki beyaz spor ayakkabıları fark etmesiyle bulunduğu kaydedildi. İhbar üzerine olay yerine gelen ekiplerin toprağı kazarak cesedi çıkardığı, olay yerinde yapılan incelemede plastik kaplar, cam şişeler ve metal kutuların muhafaza altına alındığı, bunun dışında herhangi bir delile rastlanmadığı ifade edildi. Otopsi raporunda, Kadir Tunç'un kaburgasında ve sağ ön kol kemiğinde bıçak darbeleri, burun ile sağ kürek kemiğinde ise kırıklar bulunduğu belirtildi. Uzmanlar, göğüs bölgesindeki bıçak yaralarının akciğer zarına kadar ulaştığını ve ölümcül nitelikte olduğunu tespit ederken, ölümün üzerinden en az dört ay geçtiği kaydedildi.
CEP TELEFONU CİNAYETİ AYDINLATTI
Soruşturmanın en önemli delillerinden biri ise cesedin bulunduğu bölgede ele geçirilen cep telefonu oldu. Telefonda kullanılan GSM hattının Suat Taşkın adına kayıtlı olduğunun belirlenmesi üzerine şüphelinin yurt dışı giriş-çıkış kayıtları incelendi. Yapılan araştırmada Taşkın'ın 19 Mayıs 2025'te Özbekistan'a gittiği, 30 Mayıs'ta ise Türkiye'ye döndüğü belirlendi. Aynı tarihlerde Hasan Halis ile Hamdin Baydağ'ın da Özbekistan'da bulunduğu, üç sanığın aynı gün aynı uçakla Türkiye'ye döndükleri ve aynı pasaport kontrol noktasından art arda geçiş yaptıkları tespit edildi. Soruşturma kapsamında ayrıca Suat Taşkın'ın Özbekistan'da kiraladığı aracın, cinayetin işlendiği tarihte Buhara ve Harezm bölgelerindeki radar sistemlerine yakalandığı da iddianamede yer aldı.
ARAÇ GÜNLER SONRA YIKANIP TESLİM EDİLDİ
İddianamede, Hasan Halis ile Hamdin Baydağ'ın cinayetin ardından Suat Taşkın ile birlikte Kadir Tunç'un cesedini araçtan indirerek yol kenarına sürükledikleri ve gizlemeye çalıştıkları, Hasan Halis'in ise cinayette kullanılan bıçağı olay yerinden uzağa attığı belirtildi. Sanıkların daha sonra kiralık aracı havalimanı otoparkına bırakarak Türkiye'ye döndükleri, birkaç gün sonra Murat Çinko'nun Özbekistan'a giderek aracı bulduğu, içini ve dışını yıkattıktan sonra kiralama şirketine teslim ettiği kaydedildi. Savcılık, aracın yıkanmasının kan ve DNA izlerini ortadan kaldırarak delilleri yok etmeye yönelik gerçekleştirildiği değerlendirmesinde bulundu.
1 SANIĞA MÜEBBET HAPİS, 3 SANIĞA 5 YILA KADAR HAPİS TALEBİ
Hazırlanan iddianamede sanık Suat Taşkın hakkında "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis, diğer şüpheliler Hasan Halis, Hamdin Baydağ ve Murat Çinko hakkında ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapsi istendi.