İstanbul'da 12 yıldır bir bankada çalışan Zuhal Uncu (36), evliliği sırasında bebek sahibi olmayı çok istedi. Ancak bir türlü çocuk sahibi olamadı. Hastanede yapılan tetkiklerde çocuk sahibi olamayacağını öğrenince dünyası yıkıldı. Bunun üzerine evliliği de sona eren Uncu, o andan itibaren hayatını çocuklara adadı. Uncu, çevresindeki arkadaşlarının da desteğiyle ihtiyaç sahibi çocukların mont, ayakkabı, kalem, defter gibi ihtiyaçlarını karşılamaya başladı. Yardımları ulaştırdığı çocukların fotoğraflarını sosyal medya üzerinden paylaşan Zuhal Uncu, yıllardır adını bile bilmediği çocuklara umut olmak için çaba harcıyor. 'Zuzu' lakabıyla tanınan ve 'Tek kişilik yardım derneği' gibi çalışan Uncu, kimi zaman maaşını son kuruşuna kadar çocuklar için harcıyor.
BÜYÜK AŞK
Çocuklardan bahsederken gözlerinin içi gülen Uncu, çocukların mutlu anlarını ise büyük bir aşkla anlatıyor. "Neden çocuklar?" diye sorunca da derin bir sessizliğe gömülüyor, uzaklara bakıyor. Zuhal Uncu, hikâyesini şöyle anlatıyor: "Babamın iflas etmesi üzerine yokluk içinde büyüdüm. Sıkıntı, dert nedir çok iyi bilirim. Bir öğretmenin verdiği parayla üniversiteye kayıt oldum. Bu hayatta nefes alıp, doğru insan olmak ve hissettiklerimi yaşamak için çabalıyorum. 28 yaşında anne olamayacağım gün, dünyam üzerime yıkılmıştı. Evlilik hayatıma mutsuz devam etmek istemeyerek noktalayıp yolumu çizmeye koyuldum."
'YENİDEN DOĞDUM'
Çocukların hayatlarına dokunabilmek için kendisine söz verdiğini vurgulayan Uncu, "Biyolojik bir anne olamayacaktım. Ben de tüm çocukların annesi olarak onların hayatlarına dokunabilmek için kendime söz verdim. Hiçbir çocuk sıkıntı çeksin istemiyorum. Bu bana çok acı geliyor. Birbirinden güzel, birbirinden masum yüzlerce çocuğum var. Bugüne şükrediyorum ki yarınım güzel olsun. Kendimi ölmüş ve yeniden doğmuş hissediyorum" ifadelerini kullanıyor. Uncu, "Aileler kız çocuklarına güçlü olmayı, kendilerini keşfetmeyi ve ayakları üzerinde durabilmeyi mutlaka öğretmeli. Günün birinde ayakları takılıp düşerlerse, tekrar kalkıp hayata tutunmaları gerekiyor. Hayat, ne yaşarsanız yaşayın gülümsemeye ve mutlu olmaya değer" diyor.