Sosyal refahı büyüten, toplumsal birliği güçlendiren temel yapıdır" diyerek aile politikalarının stratejik önemine dikkat çekti. KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar ise "Kadının güçlenmesi ile ailenin güçlenmesi birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısıdır. Aile toplumun istikrarıdır" sözleriyle güçlü aile vizyonunu vurguladı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kadın ve Demokrasi Vakfı iş birliğinde, İstanbul Ticaret Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen I. Uluslararası Ailenin Güçlendirilmesi Konferansı, 16–17 Şubat 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen oturumların ardından Sütlüce Kampüsü'nde yapılan kapanış programıyla sona erdi.

"Türkiye'de ve Özbekistan'da Ailenin Güçlendirilmesi Temelli Devlet Politikaları" temasıyla düzenlenen konferans, iki ülke arasında aile politikaları alanında kalıcı ve kurumsal iş birliklerinin güçlendirilmesi hedefiyle önemli mesajlara sahne oldu.

Kapanış toplantısına; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, KADEM Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Necip Şimşek, Özbekistan Yükseköğretim, Bilim ve İnovasyon Bakanı Sharipov Kongratbay Avezimbetovich, Özbek Kadın Hakları Koruma Derneği Başkanı Ozoda İslomova, Özbekistan Başbakan Yardımcısı Züleyha Mahkamova ile çok sayıda akademisyen ve davetli katıldı.

BAKAN GÖKTAŞ: "AİLEYE DOKUNAN HER POLİTİKA BİR GELECEK POLİTİKASIDIR"
Konuşmasında demografik dönüşüme dikkat çeken Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye'de doğurganlık hızının 2024 yılı itibarıyla 1,48'e gerilediğini belirterek bunun nüfusun kendini yenileme eşiğinin altına inilmesi anlamına geldiğini söyledi.
'Birçok Avrupa ülkesi bu seviyeye 200 yılda ulaşırken, Türkiye 60 yıl gibi kısa bir sürede benzer bir düşüş yaşadı' diyen Bakan Göktaş, aileyi merkeze alan politikaların artık sosyal bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. 'Aile meselesi yalnızca sosyal bir konu değildir; aynı zamanda bir beka ve gelecek meselesidir' ifadelerini kullanan Bakan Göktaş, evlilik yaşının yükselmesi, boşanma oranlarındaki değişim ve dönüşen yaşam biçimlerinin aileyi güçlendiren önleyici ve destekleyici politikaları daha kritik hale getirdiğini kaydetti.
'AİLE YALNIZCA BİR DEĞER DEĞİL, TOPLUMSAL BİR SİSTEMDİR'
Ailenin bireyin dünyayla tanıştığı ilk kapı olduğunu belirten Bakan Göktaş, kimliğin, aidiyetin ve sorumluluğun aile içinde şekillendiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aileyi "kültürel kimliği ve insani değerleri koruyan temel kurum" olarak tanımladığını hatırlatan Göktaş, çağın aile yapısını çok katmanlı baskılarla karşı karşıya bıraktığını ifade etti.
Artan şehirleşme, uzayan çalışma saatleri, dijital mecraların yaygınlaşması ve zayıflayan kuşak bağlarının aile dayanıklılığını doğrudan etkilediğini belirten Bakan Göktaş, "Aileyi yalnızca kültürel bir değer olarak değil; sosyal refahı büyüten, toplumsal birliği güçlendiren bir sistem olarak ele almak zorundayız" dedi.
2025 "AİLE YILI" KAPSAMINDA 19 BİNDEN FAZLA ETKİNLİK
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın takdirleriyle ilan edilen 2025 "Aile Yılı" kapsamında aile odaklı çalışmalara hız verildiğini açıklayan Bakan Göktaş, yıl boyunca 19 binden fazla etkinlik düzenlendiğini söyledi.
Evlenecek gençlere destek amacıyla 2 bin 47 kurumla indirim iş birliği yapıldığını aktaran Göktaş, kamu personeline çocukları ilköğretim çağına gelene kadar yarım zamanlı çalışma hakkı sağlandığını, kamu kurumlarında kreş ve çocuk bakımevlerinin yaygınlaştırılması için çalışmaların sürdüğünü belirtti.
AİLE DİPLOMASİSİ İLE ULUSLARARASI AÇILIM
Türkiye'nin aile odaklı sosyal politikalarını uluslararası platformlara taşıdığını ifade eden Göktaş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Mısır, Nijerya ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin 2026 yılını "Aile Yılı" ilan ettiğini söyledi. İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan edilmesi için girişimlerde bulunduklarını kaydeden Göktaş, 2026–2035 döneminde aile politikalarının daha kurumsal ve kalıcı bir stratejiye dönüştürüleceğini belirtti. Konferansın Türkiye ile Özbekistan arasındaki kardeşlik bağlarını aile politikaları alanında kalıcı bir ortaklığa dönüştürmesini temenni etti.
SÜMEYYE ERDOĞAN BAYRAKTAR: "AİLEYİ KORUMAK, GELECEĞİ KORUMAKTIR"
Kadın ve Demokrasi Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, konuşmasında aileyi yalnızca sosyal politikaların bir başlığı olarak değil, toplumun istikrarının, kültürel devamlılığının ve medeniyet tasavvurunun temel taşı olarak gördüklerini vurguladı.
İki gün süren konferans boyunca ortaya konulan akademik katkıların ve politika önerilerinin son derece kıymetli olduğunu belirten Bayraktar, "Bu buluşma akademik bir toplantı olmanın ötesine geçti. Ortak bir iradenin, güçlü bir vizyonun ve samimi bir iş birliği arzusunun somutlaştığı bir zemine dönüştü" dedi.
'AİLE TOPLUMUN EN GÜÇLÜ DAYANAĞIDIR'
Ailenin kuşaklar arasında değer aktarımını sağlayan en temel yapı olduğuna dikkat çeken Bayraktar, şunları kaydetti: "Aile toplumun istikrarıdır. Kuşakları birbirine bağlayan en güçlü bağdır. Değerlerin korunduğu, kimliğin şekillendiği ve dayanışmanın öğrenildiği ilk ve en önemli yerdir. Aile zayıfladığında toplum zayıflar; aile güçlendiğinde ise toplumsal dayanıklılık artar."
Türkiye ile Özbekistan'ın tarihsel ve kültürel bağlarına da değinen Bayraktar, iki ülkenin aileyi merkeze alan politikalar üretme konusunda ortak bir hassasiyete sahip olduğunu belirtti. Aile alanındaki her iş birliğinin, iki toplumun geleceğine yapılan bir yatırım anlamına geldiğini söyledi.
'KADININ GÜÇLENMESİ İLE AİLENİN GÜÇLENMESİ BİRBİRİNİN RAKİBİ DEĞİL'
KADEM'in 13 yıldır kadın hakları alanında yürüttüğü çalışmalara değinen Bayraktar, kamuoyunda zaman zaman oluşturulmak istenen "kadın mı aile mi?" ikileminin sağlıklı bir tartışma zemini olmadığını ifade etti. "Kadının güçlenmesi ile ailenin güçlenmesi birbirinin rakibi değildir. Aksine birbirini tamamlayan iki süreçtir. Kadının fiziksel, psikolojik ve ekonomik olarak güvende olmadığı bir yapının sağlıklı bir aile üretmesi mümkün değildir." Kadınların eğitim, istihdam ve karar alma mekanizmalarındaki varlığının artmasının aile yapısını zayıflatmadığını, bilakis daha bilinçli, daha dayanıklı ve daha adil bir aile ortamı oluşturduğunu belirten Bayraktar, şiddetsiz ve güvenli aile ortamının toplumsal huzurun temel şartı olduğunu söyledi.
ŞİDDETLE MÜCADELE VE KORUYUCU MEKANİZMALAR
Bayraktar, aile içi şiddetin önlenmesine yönelik projeler, farkındalık çalışmaları ve koruyucu mekanizmalar üzerinde kararlılıkla çalıştıklarını ifade etti. Kadının onurunu ve güvenliğini merkeze alan bir yaklaşımın, aileyi güçlendirmenin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu vurguladı.
"Biz aileyi savunurken, bireyin hakkını ve onurunu da savunuyoruz. Aileyi koruyan ama bireyi görünmez kılan bir anlayış sürdürülebilir değildir" diyen Bayraktar, sosyal politikaların insan onurunu merkeze alması gerektiğini söyledi.
2025 "AİLE YILI" VE UZUN VADELİ VİZYON
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen 2025 "Aile Yılı"na da değinen Bayraktar, bu sürecin sembolik bir ilan olmanın ötesinde, somut politika adımlarıyla desteklendiğini ifade etti.
Doğurganlığın desteklenmesi, genç nüfusun teşviki, esnek çalışma modelleri, kreş destekleri ve aile odaklı sosyal politikaların bu vizyonun parçaları olduğunu belirten Bayraktar, "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi" ile uzun vadeli bir yol haritası oluşturulduğunu söyledi.
DİJİTAL ÇAĞDA AİLEYİ KORUMAK
Dijitalleşmenin aile hayatı üzerindeki etkilerine de değinen Bayraktar, yeni nesil risklere karşı ailelerin bilinçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Sosyal medya, ekran bağımlılığı ve dijital şiddet gibi konuların aile politikalarının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ifade eden Bayraktar, kuşaklar arası iletişimin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Konuşmasının sonunda konferansın düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurum ve paydaşlara teşekkür eden Bayraktar, Türkiye ile Özbekistan arasındaki iş birliğinin daha geniş katılımlarla ve somut projelerle devam edeceğine inandığını belirterek şu ifadelerle sözlerini tamamladı: "Aileyi korumak, geleceği korumaktır. Güçlü aileler, güçlü toplumlar demektir. Bu hedef doğrultusunda atılan her adımı kıymetli görüyor, ortak çalışmalarımızın artarak sürmesini temenni ediyorum."
EĞİTİM, DİJİTALLEŞME VE KUŞAKLAR ARASI DAYANIŞMA
Konferansta eğitim politikaları, hukuk düzenlemeleri, psikososyal destek mekanizmaları, dijitalleşmenin aile hayatına etkileri ve kuşaklar arası dayanışma başlıkları ele alındı.
Bayraktar, aileyi koruyan ancak bireyin hakkını ve onurunu merkeze alan bir yaklaşımın esas olması gerektiği yönünde güçlü bir uzlaşı oluştuğunu belirterek, aile içi şiddetin önlenmesine yönelik projeler, farkındalık çalışmaları ve koruyucu mekanizmalar üzerinde çalıştıklarını ifade etti. 13 yıldır kadın hakları alanında faaliyet gösteren KADEM'in eğitim, istihdam ve liderlik alanlarında kadınların güçlenmesini desteklediğini hatırlatan Bayraktar, "Kadının güçlenmesi ailenin zayıflaması anlamına gelmez; tam tersine daha sağlıklı, daha dayanıklı bir aile yapısının temelidir" dedi.
ORTAKLIK PROJELER HAYATA GEÇİRİLECEK
Programda ayrıca Özbekistan Buhara Teknik Üniversitesi Rektörü Sadoqat Sıddıqova, ülkedeki aile politikaları ve sosyal gelişmelere ilişkin sunum gerçekleştirdi. Konferans boyunca iki ülke arasında akademik iş birliklerinin artırılması, aile politikalarının karşılıklı tecrübe paylaşımıyla güçlendirilmesi ve ortak projelerin hayata geçirilmesi konusunda mutabakat sağlandı.