
Akbabaların leşle beslenme alışkanlığı pek hoş görünmese de, aslında bu kuşlar son derece yararlı hayvanlar. Çünkü akbabalar yemese, çürüyen hayvan leşleri sineklerin ürediği birer pislik yuvasına dönüşürdü.

Akbabalar, besin zincirinin son halkası olarak doğada önemli bir görev üstleniyor: Bulaşıcı hastalık kaynağı olabilecek hayvan leşlerini yok etmek. Bunu yaparak, organik maddelerin doğa içinde yeniden dönüşüm sürecini de hızlandırıyorlar.

Birçok canlıyı hasta edebilecek kadar çürümüş bir leş, akbabalar için sorun yaratmıyor. Sindirim sistemindeki asitler öyle güçlü ki, öldürücü bakterileri bile kolayca yok edebiliyor.

Beslenme biçimi, akbabaların fiziksel özelliklerini de belirliyor. Kara akbabalar başlarını leşin içine uzatmak zorunda olduğundan, boyunlarında az tüy var. Böylece tüylere yerleşebilecek bakterilerden korunmuş oluyorlar.

Kartalgillerden gelen akbabalar 5-6 bin metrede uçabiliyor. 11 bin metrede uçan akbaba bile tespit edilmiş. Kanat açıklıkları 3 metre olan yetişkinler ağır gövdelerini taşımaları zor olduğundan termal hareketleri kolluyor, süzülüp uzun süre havada kalıyorlar.

Kara akbabaların doğal düşmanı yok. Onlar için en büyük tehlike, insan. Ormanların yok edilmesi, yaşama ve üreme alanlarını daraltıyor.

Rüyada akbabanın sesini işitmek, keder ve sıkıntıdan kurtulmak anlamına geliyor.