Karabük Üniversitesi Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi, alanında uzman bilim insanları tarafından hazırlanan 14 maddelik "Kuraklıkla Mücadele Politika Raporu"nu yayımladı. Raporda, yurt genelinde mahalle veya site ölçeğinde 'Gri Su Toplama ve Dağıtım Merkezleri'nin kurulması da önerildi.
Raporu oluşturan 14 ana maddenin alt başlıklarında kapsamlı politika tavsiyelerine yer verildi. Kuraklıkla mücadelede su kullanım haritalarının, gri suyun, yağmur hasadının ve erken uyarı sistemlerinin önemine vurgu yapıldı. Yeraltı sularında bilinçsiz kullanımın kuraklığa etkisi, sanayide ZLD (sıfır sıvı deşarj) uygulamaları, bulut tohumlama, havza bazlı su yönetimi, yüzeysel sularda buharlaşmanın önlenmesi gibi stratejik faaliyetler ve bu alanlara dönük öneriler tüm detaylarıyla paylaşıldı.
'DÜŞÜK AKIŞLI MUSLUKLAR' ÖNERİSİ
Yapıların su giderlerinde 'düşük akışlı muslukların' önemine dikkat çekilerek, bu sayede hane başına yüzde 50'ye varan tasarruf sağlanabileceği aktarıldı. Düşük debili sifonlar ve duş başlıkları sayesinde de yüzde 30-50 bandında tasarruf sağlanabileceği belirtildi. Türkiye'de acilen, bina ve yerleşke ölçeğindeki gri su sistemleri için ayrıntılı teknik şartnameler, tasarım kılavuzları ve kalite standartları hazırlanması gerektiğine de dikkat çekildi.
'YERALTI BARAJLARI YAYGINLAŞMALI'
Ayrıca mevcut müstakil konutlar, eski siteler ve yeni inşa edilecek binalarda, mahalle veya site ölçeğinde "Gri Su Toplama/Dağıtım Merkezleri" kurulması da önerildi. Su yönetimine ilişkin tüm yatırım, plan ve arazi kullanım kararlarında idari sınırlar yerine havza sınırlarının esas alınması tavsiye edildi. Raporda, "Yeraltı suyu beslenimini desteklemek üzere; uygun alanlarda sızdırma sahaları, yapay besleme tesisleri ve yeraltı barajları planlı şekilde yaygınlaştırılmalı" önerisi de yer aldı.
KAPSAMLI ÖNERİLER
Raporun 13'üncü maddesinde yer alan "Havza bazlı su yönetimi ve hidrolojik kuraklıkla mücadele" başlığı altında ise şu politika önerileri dikkat çekti: Su yönetimine ilişkin tüm yatırım, plan ve arazi kullanım kararlarında idari sınırlar yerine havza sınırları esas alınmalıdır. Kaçak kuyu açımı ve izinsiz kullanımın önlenmesi için denetim kapasitesi güçlendirilmelidir. Taşkın yatakları, sulak alanlar ve doğal depolama birimleri "geçici depolama ve beslenim alanları" olarak planlanmalıdır. Tarım ve arazi kullanım kararları, havzanın mevcut ve öngörülen su potansiyeli dikkate alınarak planlanmalıdır. Su tüketimi yüksek ürünler, kuraklık riski taşıyan havzalarda kademeli olarak sınırlandırılmalıdır. Sulama birlikleri ve üretici örgütleri, izleme verilerine dayalı planlı su dağıtımına geçmeli; su verimliliği teknolojileri teşvik–denetim bütünlüğüyle yaygınlaştırılmalıdır.