Akademi, devlet vizyonu ve sanayinin ortak akıl birliğiyle hayata geçirilen projenin klinik liderliğini ve tıbbi direktörlüğünü, aynı zamanda Türkiye Sağlık Enstitüleri (TÜSEB) Başkanı olan Kalp Damar Cerrahı Prof. Dr. Ümit Kervan üstlendi. Cihazın laboratuvar ortamındaki ilk sıvı ve kan çalışmaları Sağlık Bilimleri Üniversitesi laboratuvarlarında yapılırken, en zorlu pre-klinik testler TÜSEB'in İstanbul İDEA Hayvan Laboratuvarlarında başarıyla tamamlandı.
15 AMELİYAT, SIFIR HATA: İKİ BÜYÜK MERKEZDE KLİNİK BAŞARI
Açık kalp cerrahisi gibi hataya yer olmayan kritik operasyonlarda güvenilirliğini kanıtlayan LIFELINE HLM, iki ana klinik merkezde uygulandı:
Ankara Bilkent Şehir Hastanesi: Tarihi serüvenin ilk adımı 24 Haziran 2026 tarihinde atıldı. Deneyimli hekim ve perfüzyonist ekipleriyle hastanede bugüne kadar toplam 12 başarılı operasyon gerçekleştirildi.
Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi: Projenin bir diğer klinik ayağını oluşturan merkezde ilk vaka 19 Ağustos 2026'da ameliyat edildi ve toplam 3 operasyon tam başarıyla tamamlandı.
ASKERİ STANDARTLARDA GÜVENLİK VE ULUSLARARASI ÖDÜLLER
Yüzde 90 yerlilik oranıyla üretilen LIFELINE HLM, yalnızca yerli üretim olmasıyla değil, sahip olduğu üstün teknolojik özelliklerle de öne çıkıyor:
Kesintisiz Çalışma Mimarisi: Askeri standartlardaki anlık yedekleme sistemi sayesinde elektrik kesintisi gibi durumlarda dahi batarya ve manuel destek mekanizmalarıyla operasyonun kesintisiz devam etmesini sağlıyor.
Küresel Tasarım Ödülleri: Henüz tasarım aşamasındayken dünyanın en prestijli organizasyonlarından Golden A' Design Award (2023), iF Design ve IDA ödüllerini kazanan cihaz, bünyesindeki özgün teknolojilerle birçok patentin de sahibi oldu.
"TÜRK MÜHENDİSİ VE HEKiMİ BİRLEŞTİĞİNDE AŞILAMAYACAK ENGEL YOK"
Sürece ilişkin açıklamalarda bulunan Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Koordinatör Başhekimi Prof. Dr. Levent Öztürk, "Sağlıkta Türkiye Yüzyılı" vizyonunun ameliyathanelerde can kurtaran bir gerçeğe dönüştüğünü belirtti. Öztürk, "Türk mühendislerinin zekâsı ve Türk hekimlerinin üstün mahareti birleştiğinde aşamayacağımız hiçbir engel yoktur. Hastanemizde gerçekleştirilen başarılı operasyonlar, milli bağımsızlığımıza sunduğumuz katkının en somut göstergesidir," ifadelerini kullandı.
Yerli kalp-akciğer makinesinin seri üretime geçmesiyle birlikte, Türkiye'nin medikal ithalat yükünün hafifletilmesi, sağlık turizmindeki gücünün artırılması ve cihazın yüksek teknoloji ihracat kalemi olarak küresel pazara sunulması hedefleniyor.